T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 577 KARAR NO : 2015 / 591 KARAR TR : 28.09.2015 ÖZET : Adli yargı yeri ile idari yargı yerinde açılan davalarda tarafların aynı olmadığı anlaşıldığından, 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde belirtilen koşulların oluşmaması nedeniyle, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan BAŞVURUNUN REDDİNE karar verilmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : F. ElektrikDağıtım A.Ş. Vekili : Av.N.Ö. Davalılar : 1.N.C. ( Adli Yargıda) 2.Malatya B.B. (Adli ve İdari Yargıda) Vekilleri : Av. F.D. & Av.Z.K.&Av.M.Ö.D. OL A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; Müteveffa Seda Görgülü’nünmülkiyeti Nevzat Canpolat'a ail olan evlerinin balkonunda Tedaş'a aityüksek gerilim hattına teması sonucu 06.07.2003 tarihindeelektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiğini,müteveffanın anne ve babasının davacı aleyhine Malatya2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/420 E. sayılı dosyasıile maddi ve manevi tazminat davası açtığını,açılan bu dava 04.02.2010 tarihinde 2010/20 sayılı kararile karara bağlandığını ve Yargıtayincelemesinden geçerek kesinleştiğini, olay sonrasındaMalatya 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/638 esas sayılıdosyasında olayda kusuru olan Malatya Belediyesi, Tedaş, NevzatCanpolat ve anne Üçgül Görgülü hakkındakamu davası açıldığını, Malatya 1.AsliyeCeza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonucunda 12.11.2006tarihli bilirkişi raporuyla ve Malatya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/420Esas sayılı dosyasında mevcut Ankara 16.Asliye Hukuk Mahkemesi2009 /276 Tal. sayılı dosyasından aldırılan 15.10.2009tarihli Bilirkişi Raporu Malatya Belediyesini elektrik iletimhatlarına yakın balkon yapılmasına müsaade etmesinedeniyle 8/2 kusurlu Tedaş'ın ise gerekli tedbirleri almamasınedeniyle 8/2 kusurlu ev sahibi Nevzat Canpolat'ın ise enerji iletimhattının cadde boyunca geçtiği halde elektrik tellerine60 cm yakınına kadar balkonu uzatması ve balkona siperyapmamış olması, balkon demirini yükseltmemişolması nedeniyle 8/4 kusurlu bularak sanıklarıncezalandırılmalarına karar verildiğini ve bu kararınkesinleştiğini, Malatya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/420 E ve2010/20 sayılı kararıyla davalılardan Malatya Belediyebaşkanlığı hakkındaki davanın görevsizliknedeniyle reddine, diğer davalılar Fırat Edaş ve Nevzat Canpolatyönünden kabulü ile davacı Mesut Görgülüiçin 13.553.19 TL maddi 25.000.00.TL manevi; davacıÜçgül Görgülü için ise 15.215.96.TL maddive 25.000.00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterekenve müteselsildi tahsili ile davacı yana ödenmesine vehüküm altına alman meblağa olay tarihinden itibaren yasalfaiz yürütülmesine karar verildiğini, davacı vekili tarafındanMalatya 7.İcra müdürlüğü 2010/3193sayılı icra dosyasından davacı aleyhine icra takibinde bulunulduğunuve icra dosyasına 30.06.2011 tarihinde 222.752,00 TL, 11.07.2011 tarihindetemyiz karar harcı olarak 3.498.00.TL olmak üzere toplamda226.250.00.TL’nin Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş.tarafından yatırıldığını belirterek;169.687,50.TL rücu alacağının olayda kusuru bulunan Nevzat Canpolatile Malatya Belediyesi'nden ödeme tarihinden itibaren işleyecekreeskont faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiliile müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesi istemi ile adliyargı yerinde dava açmıştır. Malatya4. Asliye Hukuk Mahkemesi, 26.12.2012 gün ve 2012/178 Esassayılı dosya duruşmasında; açılandavanın Malatya Belediye Başkanlığı yönündentefriki ile talep halinde mahkemenin ayrı esasına kaydedilmesinehükmetmiştir. Malatya4. Asliye Hukuk Mahkemesi: 08.02.2013 gün ve 2012/178 Esas, 2013/50 Kararsayılı kararı ile; “Taraflarınkarşılıklı savunmaları, Malatya 2 Asliye HukukMahkemesinin 2008/420 Esas sayılı dosyası, Malatya 7.İcraMüdürlüğünün 2010/3193 takip sayılıdosyası, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; olaytarihinde dava dışı Mesut ile Uçgül'ündavalı Nevzat evinde kiracı olarak ikamet ettikleri esnada evinbalkonunda bulunan müşterek çocuk Seda’nındavacı tarafa ait elektrik telinde bulunan akıma kapılarakölmüştür. Malatya 2 Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/420 Esassayılı dosyası ile olayda davacı tarafı 2/8,davalı Nevzat'ı 4/8, Belediye Başkanlığını2/8 oranında kusurlu bulmuştur. Mahkemece verilen hüküm vekusur oranlan davalı Nevzat ve davacı yönünden kesinleşmiştir.Mahkemece hüküm altına alınan maddi/manevi tazminatlar,faizi, vekalet ücreti dahil olmak üzere davacı tarafçaölenin mirasçılarına ödenmiştir. Mirasçılarınher hangi bir alacağı kalmamıştır./Malatya 2 AsliyeHukuk Mahkemesinin 2008/420 Esas sayılı dosyasında MalatyaBelediyesi yönünden görevsizlik kararı vermiştirmahkemenin gerekçesi ölüm olayında belediyenin hizmet kusurununbulunma ihtimali olduğu, davaya bakmaya, delilleri taktir etmeyeİdare Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğudur.Görevsizlikkararından önce mahkemece kusur oranlan belirlenmiş olupbelediyenin 2/8 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Ancakyargılamanın sonunda mahkemece Belediye yönündengörevsizlik kararı verilmiştir. Dosyaya yansıyan hali ileMalatya Belediyesi aleyhine İdare Mahkemesine açılan bir davabulunmamaktadır. Dolayısıyla belediyenin hizmet kusuru olmadığımahkeme karan belirlenmemiştir. Mahkememizce Malatya 2 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin2008/420 Esas sayılı dosyasında aldırılanbilirkişi raporunun belediye yönünden kesinleşmediğianlaşılmış, mahkememizi bu yönü ilebağlamayacağı kanaatine varılmıştır. Zirahizmet kusuru yönünden belediyenin kusuru oranınındeğişme ihtimali ya da başka bir kurumun kusurlu olduğuveya kusurun paylaştırma ihtimali bulunmaktadır. Belirtilengerekçeler nedeni ile mahkememizce davalı Malatya Belediyesiyönünden dosyanın tefrikine karar verilmiştir. Zirabelediyenin kusur durumunu belirleyecek olan İdare Mahkemesidir. Davacınınidare Mahkemesi önünde açacağı dava ile Belediyeyönünden kusurun belirlenmesini sağlayıp bu oranüzerinden rucuen tazminat talep etmek olmalıdır./Yukarıdabelirtilen gerekçeler doğrultusunda tarafların kusur oranlan,davacı tarafça yapılan ödeme dikkate alınarakdavalı Nevzat yönünden 111.376 TL'nin davacınınödeme yaptığı 30.06.2011 tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına,davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermekgerekmiştir her ne kadar davacı taraf alacağa reeskont faiziişletilmesini talep etmiş ise de asıl alacağındayanağının haksız fiil oluşu taraflar arasındasözleşme ya da ticari ilişki bulunmaması nedeni iledavacı tarafın savunmasına bu yönden itibaredilmemiştir./Davacı tarafın talep ettiği tazminatiçerisinde davacının mahkemece verilen hükmü temyizetmesi nedeni ile ödediği 3.408.00 TL temyiz harcıdabulunmaktadır. Mahkemenin hükmünü davalı Nevzat temyizetmemiştir dolayısıyla bu temyiz harcınadavacının katlanması gerektiği zarar göreneyapılan bir ödeme niteliği olmadığıanlaşıldığından bu miktarın davacıüzerinde bırakılması gerektiği kanaatine varılmıştır.”şeklindeki gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne,111.376,00 TL’nin 30.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine hükmetmiş,karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay4. Hukuk Dairesi; 23.10.2014 gün ve 2013/18222 Esas, 2014/13668 Kararsayılı kararı ile; “Davacı Fırat ElektrikDağıtım A.Ş. vekili Avukat Fatma Karaduman tarafından,davalılar Malatya Belediye Başkanlığı vd. aleyhine16/05/2012 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminatistenmesi üzerene mahkemece yapılan yargılama sonunda;davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/02/2013 günlükararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafındansüresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesininkabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafındanhazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlarincelenerek gereği görüşüldü./Dosyadakiyazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasayauygun gerektiriri nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine,,özellikle "Malatya Belediye Başkanlığı yönündentefrik kırarı verilerek iş bu dosyada bir hükümkurulmamış olmasına göre" yerinde görülmeyenbütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygunolan hükmün ONANMASINA “ hükmetmiş, onama ilamı taraflara17.12.2014 tarihinde tebliğ olunmuş, süresi içinde karardüzeltme yoluna başvurulmaksızın, karar şerhedildiği üzere 05.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez; aynıgerekçelerle; davalı Malatya BelediyeBaşkanlığı’na karşı, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL’nin rucuentazmini istemi ile idari yargı yerinde davaaçmıştır. Malatya İdare Mahkemesi: 30.01.2015gün ve 2015/100 Esas, 2015/118 Karar sayılı kararı ile aynen:“Uyuşmazlıkta, haksız fiile dayalı asıl alacakdavasının görüldüğü Malatya 2.Asliye HukukMahkemesince hükme esas alınan Malatya 1.Asliye Ceza Mahkemesinin2003/638 esasına kayden görülen davada yaptırılanbilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; mülk sahibinin4/8, davacı şirket ile davalı idarenin ise 2/8 oranındakusurlu bulunmasına karşın Mahkemece davalı idarenin kusuroranı bakımından herhangi bir ayrım yapılmadan destektenyoksun kalma zararının hesaplatılarakmirasçıların maddi ve manevi zararlarının tazmininekarar verildiği, bu kararın kesinleşmesi üzerineborçlular hakkında başlatılan icra takibininmüteselsil sorumluluğu bulunan davacı tarafın sözkonusu tazmin borcunun tamamını ödenmiş olmasınedeniyle sonlanması üzerine açılan rücu davasınıngörüldüğü Malatya 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin08.02.2013 tarihli kararında da mirasçılarınuğramış oldukları zararların tazmini istemiyleaçtıkları dava neticesinde herhangi biralacaklarının kalmadığının belirtildiğigörülmektedir. Buna göre, bakılan rücudavasına konu asıl alacak davasınıngörüldüğü Malatya 2.Asliye Hukuk Mahkemesincedavalı idare yönünden idari yargının görevliolduğu gerekçesiyle görevsizlik karar verilmiş ise de,bilirkişi raporu ile saptanan kusur ve sorumluluk oranları esas alınarakdavanın konusu bakımından bir tefrik yapılıpayrılan kısma ilişkin bulunan zararın idare hukukuilkelerine göre idari yargı yerinde saptanmasınıngerekeceği yolunda bir hüküm kurulmadığına vemüteselsil sorumluluk esas alınarak hükmolunan tazminat datamamen ödenmiş olduğuna göre, ortada 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesinin (1-b) bendindebelirtilen "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhaklan doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davası"nın bulunmadığıaçıktır. Bu durumda, kişisel haklarıihlal edilenler tarafından idari yargı yerleri nezdindeaçılacak bir idari dava yoluyla giderilmesi gereken birzararın tazmini talep edilmediğinden tam yargı davasıniteliğini haiz olmayıp rücu davası niteliğindebulunan davanın Borçlar Kanunu hükümlerine adliyargı yerleri nezdinde çözümlenmesi gerekmektedir.” şeklindeki gerekçesi iledavanın görev yönünden reddine karar verilmiş, karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. Malatya Bölge İdare Mahkemesi; 09.04.2015 günve 2015/620 Esas, 2015/500 Karar sayılı kararında, usul vehukuka uygun olan kararın onanmasına hükmetmiş, karartaraflara 28.04.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, süresiiçinde karar düzeltme yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir. Davacı vekili, idari ve adliyargı yerlerince verilen görevsizlik kararları nedeniyleoluşan olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur. İNCELEME VEGEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.09.2015 günlü toplantısında: Raportör-HakimBirgül YİĞİT’in, başvurunun reddi yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadabaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının158. maddesinin birinci fıkrasında “UyuşmazlıkMahkemesi adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görevve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözümlemeye yetkilidir”. denilmiş; 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde “Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu Kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir. Özel kanun uyarınca hakemebaşvurulmasının zorunlu olduğu hallerde, eğer hakemlikgörevi hakim tarafından yerine getirilmiş ise bu merci,davanın konusuna göre, yukarıdaki fıkrada yazılıadli veya idari yargı mercilerinden sayılır.”hükümleri yer almıştır. 2247 sayılı Yasanın14.maddesine göre; olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararın kesin veya kesinleşmiş olması gerekmekte; buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, hukukuyuşmazlıklarında ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilmektedir. Aynı Yasa’nın 27.maddesinde ise, Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlıkçıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarınailişkin istemleri önce şekil ve süre açısındaninceleyeceği; yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yerverilmiştir. Anılan hükümleregöre, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce bir görev ya dahüküm uyuşmazlığının incelenebilmesiiçin, uyuşmazlığa konu edilen karar veya kararların,adli, idari veya askeri yargı mercilerince ya da hakemliğin hakimtarafından yerine getirilmesinde olduğu gibi yargı mercisayılanlarca verilmesi ve 14.madde kapsamında olumsuz görevuyuşmazlığının varlığından sözedebilmek için de; adli, idari veya askeri yargı yerlerinden en azikisi tarafından konusu, tarafı ve sebebi aynı olan davalardakesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş görevsizlikkararlarının bulunması gerekmektedir. Dosya kapsamında yapılanincelemede; Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08.02.2013 gün ve2012/178 Esas, 2013/50 Karar sayılı kararı ile davalıMalatya Belediye Başkanlığı yönündendosyanın tefriki ile talep halinde ayrı esasa kaydedilmesine kararverildiği, Malatya İdare Mahkemesi’nin 30.01.2015 gün ve2015/100 Esas, 2015/118 Karar sayılı kararı ile ise,davanın Malatya Belediye Başkanlığı yönündengörev nedeni ile reddine hükmedildiği tespit edilmiştir. Butespitler ışığında Malatya 4. Asliye HukukMahkemesi’ne müzekkere yazılarak, Malatya BelediyeBaşkanlığı yönünden Mahkeme’nin 26.12.2012tarihli celsesinde verilen tefrik kararının akıbetisorulmuş, verilen 11.08.2015 gün ve 2012/178 esas sayılıcevapta; söz konusu tefrik işlemine ilişkin UYAP ortamındayapılan araştırmada herhangi bir sonucarastlanılmadığının belirtildiği, yine Mahkemeceverilen 14.07.2015 gün ve 2012/178 esas sayılı cevapta tefrikkararı sonrasında talep olmaması nedeni ile tefrikişleminin yapılmadığı belirtildiği görülmüştür. Bu durumda, Malatya 4. Asliye HukukMahkemesi’nde davalı Malatya Belediye Başkanlığıyönünden açılan dava ile ilgili olarak verilen birgörevsizlik kararının bulunmadığı ve 2247sayılı Kanun’un 14. Maddesi koşullarının buitibarla dava dosyası yönünden gerçekleşmediğisonucuna ulaşılmıştır. Her ne kadar Malatya 4. Asliye HukukMahkemesi’nin 2012/178 Esas, 2013/50 Karar sayılıkararının gerekçesinde, “Malatya 2 Asliye HukukMahkemesinin 2008/420 Esas sayılı dosyasında Malatya Belediyesiyönünden görevsizlik kararı vermiştir mahkemeningerekçesi ölüm olayında belediyenin hizmet kusurununbulunma ihtimali olduğu, davaya bakmaya, delilleri taktir etmeyeİdare Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğudur. Görevsizlikkararından önce mahkemece kusur oranlan belirlenmiş olupbelediyenin 2/8 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ancakyargılamanın sonunda mahkemece Belediye yönündengörevsizlik kararı verilmiştir. Dosyaya yansıyan hali ileMalatya Belediyesi aleyhine İdare Mahkemesine açılan bir davabulunmamaktadır. Dolayısıyla belediyenin hizmet kusuruolmadığı mahkeme karan belirlenmemiştir. MahkememizceMalatya 2 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/420 Esas sayılıdosyasında aldırılan bilirkişi raporunun belediyeyönünden kesinleşmediği anlaşılmış,mahkememizi bu yönü ile bağlamayacağı kanaatinevarılmıştır. Zira hizmet kusuru yönündenbelediyenin kusuru oranının değişme ihtimali ya da başkabir kurumun kusurlu olduğu veya kusurun paylaştırma ihtimalibulunmaktadır. Belirtilen gerekçeler nedeni ile mahkememizcedavalı Malatya Belediyesi yönünden dosyanın tefrikine kararverilmiştir. Zira belediyenin kusur durumunu belirleyecek olan İdareMahkemesidir. Davacının idare Mahkemesi önündeaçacağı dava ile Belediye yönünden kusurunbelirlenmesini sağlayıp bu oran üzerinden rucuen tazminat talepetmek olmalıdır.” denilmiş ise de, Malatya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/420 Esas, 2010 20 Karar sayılıdava dosyası davacılarının ÜçgülGörgülü ve Mesut Görgülü olmasıkarşısında,, söz konusu dosyanın davalısıkonumunda bulunan Malatya Belediye Başkanlığıyönünden verilen görevsizlik kararı ile Mahkememizdegörev uyuşmazlığına konu edilen Malatya İdareMahkemesi’nin 30.01.2015 gün ve 2015/100 Esas, 2015/118 Kararsayılı kararı arasında da 2247 sayılı Kanun’un14. Maddesi koşullarının mevcut olmadığı sonucunaulaşılmıştır. Olayda, davacı vekilincegörevli merciin belirlenmesi için 2247 sayılıYasanın 14.maddesi kapsamında Mahkememize başvurulmuşolmasına karşın, Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Malatyaİdare Mahkemesi davalarının tarafları aynı olmamakla,2247 sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen“ davanın taraflarının aynı olması”koşulu geçekleşmemiştir. Açıklanan nedenlerle,2247 sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun, aynı Yasanın27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. S O N U Ç : 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenkoşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynıYasa’nın 27. maddesi uyarınca REDDİNE, 28.09.2015gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy