T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 588
KARAR NO : 2015 / 600
KARAR TR : 28.09.2015
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen maddi ve manevi zararın giderilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : K.İ.
Vekili : Av. H. T.Ş.
Davalı : Samsun Su ve Kanalizasyon İdaresiGenel Müdürlüğü (SASKİ)
Vekili : Av. Ö.C. K.
OL A Y : Davacı vekili dilekçesindeözetle; Müvekkilinin kardeşi M. İ.’in, mülkiyetimüvekkiline ait 55 TS 065 plakalı araç ile 25.07.2013tarihinde Samsun İli, İlkadım İlçesi, Nuri Cerit Caddesinitakip ederek Duru şehir istikametinden Büyükşehir Belediyeşantiyesi istikametine seyir halindeyken yol çalışmasıolan bölümde aracının kayması sonucu rögarçukuruna düştüğünü,düştüğü yerde betona çarpmak suretiyleyaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğiniileri sürerek, ileride arttırılmak üzere şimdilik 3.000,00TL tazminatın davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır.
Davalı idare vekili birinci cevap dilekçesinde görevitirazında bulunmuştur.
SAMSUN 1.ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 26.6.2014 gün ve E:2013/597, K:2014/215 sayıile, Belediyeler ile bağlı hizmet birimleri olan SASKİ’nin(Samsun Su Kanalizasyon İşletmesi) kamu tüzel kişileriolduğu, görmekle yükümlü bulundukları kamuhizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayısorumluluklarının özel hukuk hükümlerine tabiolmadığı; Kamu tüzel kişilerinin, yasalartarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırkenoluşan zararların niteliği itibariyle hizmet kusurundankaynaklanmakta olduğu; somut olayda karayolu dışında kanalizasyonrögar-yol inşaatı çalışması alanındagerekli yol güvenliği ve işaretleme önlemleri almayanbelediye kuruluşu SASKİ aleyhine hizmet kusuruna dayanılarakdava açıldığından davanın İdareMahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyleMahkemelerinin görevsizliğine, dava dilekçesinin görevyönünden reddine karar vermiş, bu karar davacı vekilincetemyiz edilmiştir.
YARGITAY17.HUKUK DAİRESİ: 16.10.2014 gün ve E:2014/19680, K:2014/13589sayı ile, davalı idarenin gördüğü hizmet bir kamuhizmeti ise de; faaliyetini özel hukuk kuralları altındayapması itibariyle TTK'nun 18/1 maddesi (YTTK'nun 16. maddesi)anlamında tacir sayılacağı; tacir olan davalı iledavacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davaya bakmagörevinin adli yargının görev alanına girdiği; budurumda mahkemece, işin esasına girilmesi, taraf delilleri toplanaraksonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğubiçimde yargı yolu bakımından görevsizlikkararı verilmesinin doğru görülmediğigerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazınınkabulü ile hükmün bozulmasına karar vermiştir.
SAMSUN 1.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 28.5.2015 gün ve E:2015/51 sayı ile, Usul ve Yasaya uygunolan Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 16.10.2014 gün ve E:2014/19680,K:2014/13589 karar sayılı ilamına uyulmasına kararvermiştir.
Davalı idare vekilininolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması yolundaki dilekçesi üzerine davadosyası örneği DanıştayBaşsavcılığına gönderilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI :
Dava konusu olayda davacının yol yapımısırasında uğradığını ilerisürdüğü maddi zarara ilişkin tazminatsorumluluğunun, özel hukuktan kaynaklanan bir sorumluluk olmayıpdavalı idarenin alt yapı hizmetini kusurlu yürütmesindenkaynaklandığı iddiasına dayandığından, idarehukuku kurallarına göre değerlendirilmesi gereken bir sorumlulukolduğu; bu durumda, uğranıldığı ilerisürülen zararın, 2560 sayılı Kanun uyarınca kamutüzel kişisi olarak kurulmuş olan SASKİ GenelMüdürlüğünün Kanunda belirlenmiş olan kamu hizmeti niteliği taşıyan alt yapı tesisini kurma ve işletmeyetkisi kapsamında sunmuş olduğu hizmetin kötüişlemesi, hiç işlememesi ya da eksik işlemesi birbaşka anlatımla hizmet kusuru iddiasınadayandığından uyuşmazlığın görümüve çözümü görevinin idari yargı yerine aitbulunduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncumaddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.09.2015 günlü toplantısında;
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalıvekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının“Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ilamına uyulmasına kararverilmiştir” denilmek suretiyle Mahkemece reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunulmasıüzerine Danıştay Başsavcısı’nca, 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN davada adliyargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL ise davadaidari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalıidarenin çalışma sahasında kalan yolda meydana gelen kazanedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazminedilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, mülkiyetidavacıya ait olan aracın seyir halindeyken kazayaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğuönesürülen zararın tazmini talebiyle bakılan budavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, DanıştayBaşsavcısının başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısınınbaşvurusunun REDDİNE, 28.09.2015 gününde, ÜyeSüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy