T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 664
KARAR NO : 2015 / 665
KARAR TR : 28.9.2015
ÖZET : 1-Hukuk uyuşmazlıklarında, adli yargı yerince görevsizlik kararı verildikten sonra, dava dosyası gönderilmekle idari yargı yerinde dava açılmış sayılmayacağı;
2- 2247 sayılı Yasada öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A. A.
Vekilleri :Av. İ.D.-Av. T. P.D.
Davalı :Milli Eğitim Bakanlığı
Vekili :Av.I. Y.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin,Şanlıurfa'da Otelcilik Turizm Meslek Lisesi Uygulama Oteli'ndebelirsiz süreli iş akdiyle usta öğretici olarak çalışırken,iş akdinin hiçbir gerekçe gösterilmedenfeshedildiğini; müvekkilinin, 01.04.2010 tarihinden 05.04.2013tarihine kadar aralıksızçalıştığını; çalıştığısüre içerisinde iş yasasında öngörülensüreden daha fazla çalıştırılmasınarağmen kendisine fazla mesai ücreti ödenmediğini;müvekkilinin sağlık sorunları, aile problemleri gibiistisnalar hariç haftalık izin kullanmadığını,gün içerisinde ancak 15 dakika yemek için işe araverdiğini, bunun dışında sürekliçalıştığını; bu şekilde süreklifazla mesai yaptığını ancak bununkarşılığı olan ücretialmadığını; bunun yanında yıllık izin dekullanmadığını, kendisine hafta tatili ücreti, bayram-geneltatil ücretleri dini milli bayram ücretlerinin de ödenmediğiniifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylaDavalı'dan şimdilik;100,00 TL kıdem tazminatı, 100,00 TLihbar tazminatı, 100,00 TL fazla mesai ücreti, 100,00 TL hafta tatiliücreti, 100,00 TL bayram ve genel tatil ücreti ve 100,00 TLyıllık izin ücreti olmak üzere toplam 600,00 TL tazminat vealacağın, kıdem tazminatı için iş akdinin fesihtarihinden, diğer alacaklara ise borçlunun temerrüdedüşmüş sayıldığı tarihten itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesiistemiyle 29.7.2013 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Davacıvekili daha sonra davalarını 10.418,06 TL olarak ıslahetmiştir.
Şanlıurfa3.İş Mahkemesi; 17.2.2014 gün ve E:2013/72, K:2014/53 sayıile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek karar vermiş;temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9.Hukuk Dairesi; 9.12.2014 günve E:2014/11182, K:2014/37695 sayı ile görev nedeniyle Mahkemekararını bozmuştur.
ŞANLIURFA3.İŞ MAHKEMESİ: 30.3.2015 gün ve E:2015/72, K:2015/122sayı ile, “(…) Taraf vekillerinin temyizi üzerinemahkememiz kararı Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin yukarıdabelirtilen ilamı ile "657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu’nun 89. maddesinde “Her derecedeki eğitim veöğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (AskeriAkademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda vebenzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesibulunmaması halinde öğretmenlere, öğretimüyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktanatanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacakders saatlerinin sayısı, ders görevi alacaklarınnitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi veBakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunur, hükümleri yeralmaktadır.
Bu maddeyeistinaden çıkarılan, T.C. Milli EğitimBakanlığı kurumlarında sözleşmeli veya ekders görevi ile görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilerhakkında yönetmeliğin 5/2 maddesi uyarınca da, Uzman veUsta Öğreticilerin 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun 89 uncu maddesi uyarınca 02/12/1998 tarihli ve 98/12120sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğekonulan T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen veYöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine ilişkin Esaslardabelirtilen miktarda ek ders görevi verilebileceğibelirtilmiştir.
Görevkonusu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğindendikkate alınmalıdır.
İşmahkemelerinin görev alanını hakim, tarafların iddia vesavunmalarına göre değil, 5521 sayılı İşMahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesini esas alarak belirleyecektir.
Ayrıcabelirtmek gerekir ki, işçinin İş Kanunu kapsamındakalmaması halinde iş mahkemesine açılan davada,davanın esastan reddi usule aykırıdır. Davadilekçesinin görev nedeni ile reddi ve adli yargı görevliise davanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine kararverilmesi gerekir.
İdariYargının görevli olması “dava dilekçesininyargı yolu yanlışlığı nedeni ile reddine”karar verilmesi gerekir. İdari Yargı görevli ise göndermekararı verilemez.
5521sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesiuyarınca İş Kanununa göre işçi sayılankimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında işakdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hakiddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözüm yeri iş mahkemeleridir.
Davacınındışarıdan ücretli usta öğretici olarakgörevlendirildiği, davacıya ücretlerinin 657Sayılı Devlet Memurları kanununun 89. Maddesine uygun olarakBakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca T.C.Maliye Bakanlığınca belirlenen ders ücretleriyleödendiği anlaşılmaktadır.
Davacınınsosyal güvenlik hukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumukapsamında gösterilmesi iş sözleşmesi ileçalıştığını göstermez.
Davacı657 sayılı yasanın 89. maddesinde belirtilen statüiçinde görevlendirilmiştir. Davacı ile davalıarasında iş sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflararasındaki ilişkinin statü hukukuna tabi olduğununkabulü gerekir. Aradaki hukuki ilişki iş sözleşmesi,bir başka anlatımla işçi-işveren ilişkisiolarak nitelenemez.
Bu hukukiolguya göre uyuşmazlığın çözüm yeriidari yargı olup, Mahkemece “dava dilekçesinin yargıyolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine” karar verilmesigerekir" şeklinde bozularak mahkememize gönderilmiştir.
Bozmasonrası yapılan yargılamada davacı vekili direnme,davalı vekili bozmaya uyma talep etmiştir. Mahkememizce bozmayauyulmuştur.
Tümdosya kapsamı, Yargıtay bozma ilamı birliktedeğerlendirildiğinde; dava dilekçesinin yargı yolununcaiz olmaması nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki gibihüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
Davadilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usuldenreddine…” karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacı vekili13.4.2015 tarihinde İş Mahkemesine verdiği dilekçe ile, görevsizlikkararı verilip kesinleşen E:2015/72 sayılı dosyanın,davaya bakmakla görevli Şanlıurfa Nöbetçi İdareMahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
Şanlıurfa3.İş Mahkemesi; 11.5.2015 gün ve E:2015/72 sayılıüst yazıyla dava dosyasını İdare mahkemesinegöndermiştir.
ŞANLIURFA 2.İDARE MAHKEMESİ: 23.6.2015 günve E:2015/659 sayı ile, “(…) 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesinde, "Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
Yargımerciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ilebirlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir" hükmüne yer verilmiştir.
2576sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri veVergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un“İdare Mahkemelerinin Görevleri” başlıklıdeğişik 5. maddesinde;
“1-İdare Mahkemeleri, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalarla ilkderecede Danıştay’da çözümlenecek olanlardışındaki, a) İptal davalarını, b) Tam yargıdavalarını, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerinden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davaları, d) Diğer kanunlarlaverilen işleri çözümler.
2-ÖzelKanunlarda Danıştay'ın görevli olduğu belirtilen veİdari Yargılama Usulü Kanunu ile İdare Mahkemeleriningörevli kılınmış bulunduğu davalarıçözümler." hükmüne yer verilmiştir.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı'' başlıklı 2. maddesinin 1.fıkrasında idari dava türleri; idari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşmave sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır.
Davadosyasının ve Şanlıurfa 3. İş Mahkemesi’ninE:2015/72 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden;davacının 657 sayılı Kanun'un 89. maddesi uyarınca ekders ücreti karşılığında davalı idare ilearalarında yapılan ve her yıl yenilenen "Ek DersGörevi Verilerek Görevlendirilen Usta Öğretici Ferdi HizmetSözleşmesi" ile 01/04/2010-05/04/2013 tarihleri arasındaŞanlıurfa İli, Merkez Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesinde ustaöğretici olarak çalıştığı,davacı ile yeniden sözleşme yapılmayarak iştençıkarıldığı, bunun üzerine kıdem ve ihbartazminatı, fazla mesai alacağı, milli ve dini bayram ile resmitatil çalışmalarınınkarşılığının ve yıllık izin ücretialacağının tazminine karar verilmesi istemiyleaçılan davada Şanlıurfa 3. İş Mahkemesinin17/02/2014 tarih ve E:2013/72, K:2014/53 sayılı kararı iledavanın kabulüne dair karar verildiği, Milli EğitimBakanlığı tarafından yapılan temyiz üzerineYargıtay 9. Hukuk Dairesinin 09/12/2014 tarih ve E:2014/11182,K:2014/37695 sayılı kararı ile uyuşmazlığınidari yargı yerlerinin görev alanına girdiğigerekçesiyle kararın bozulduğu, Şanlıurfa 3.İş Mahkemesince bozma kararına uyularak 30/03/2015 tarih veE:2015/72, K:2015/122 sayılı kararı ile bozma kararınauyularak uyuşmazlığın çözüm yerinin idariyargı yerleri olması nedeniyle dava dilekçesinin usuldenreddedildiği, davacı vekilinin dosyanın Şanlıurfaİdare Mahkemesine gönderilmesi talebi üzerine (usuleaykırı olarak) dosyanın Mahkememize gönderildiğigörülmüştür.
5510sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigortakolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veyakendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir.
Öteyandan, 4857 sayılı İş Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir iş sözleşmesinedayanarak çalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekolduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın dakonusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türlerive Feshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında, kıdemtazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir.
Diğertaraftan; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesinde, “İş Kanununa göre işçisayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesininÇ, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerdeçalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleriarasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan hertürlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözülmesi ilegörevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemelerikurulur.
Bumahkemeler:
A)(Mülga: 18/10/2012-6356/81 md.)
B)İşçiSigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan haksahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz vedavalara da bakarlar.
İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerdegörevlendirilecek mahkeme tarafından, temsilci üyeleralınmaksızın, bu kanundaki esas ve usullere göre bakılır.
Fiili vehukuki imkânsızlıklar dolayısıyla işmahkemesinin toplu olarak görevini yapamadığı hallerde deyukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
(Ekfıkra: 2/7/2012-6352/39 md.) Birden fazla iş mahkemesi bulunanyerlerde, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davalarıngörüleceği iş mahkemeleri, Hâkimler ve SavcılarYüksek Kurulu tarafından belirlenebilir.” denilmiştir.
Olayda,davacının, Şanlıurfa ili, Merkez Otelcilik ve Turizm MeslekLisesinde 657 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen istihdamşekillerinden biri ileçalıştırılmadığı, ayrıcadavacının 657 sayılı Kanunun 89.maddesine dayanılarakçalıştırılmasının davacıyı kamupersoneli yapmayacağı, davacının, mahalli mülki amirintasarrufu ile çalıştığı,imzaladığı iş sözleşmesine (Ek Ders GöreviVerilerek Görevlendirilen Usta Öğretici Ferdi Hizmet Sözleşmesi)istinaden idareyle arasında hizmet ilişkisi kurulduğu, talepedilen kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, milli ve dinibayram, resmi tatil çalışmasından kaynaklananalacakları ile yıllık izin ücreti alacağınıniş kanunundan kaynaklanan haklardan olduğu dikkatealındığında, uyuşmazlığın özelhukuk hükümlerine göre görüm ve çözümündeadli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 02/03/2015 tarihve E:2015/87, K:2015/106 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, 2247 Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’ninKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için davadosyasının ile Şanlıurfa 3. İş Mahkemesi'ninE:2015/72 sayılı dosyasının UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine, dosyanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesi'nin karar vermesine kadar ertelenmesine…”karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.9.2015 günlü toplantısında: Raportör-HakimTaşkın ÇELİK’in, 2247 sayılıYasa’da öngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın başvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ;
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesinde, “Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.
(Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir”denilmiştir. Aynı Yasanın 27. maddesinde ise,Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmayaveya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleriönce şekil ve süre açısından inceleyeceği;yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yerverilmiştir.
Öte yandan;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Görevsizlik veyayetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler”başlıklı 20.maddesinin 1.fıkrasında; “ (1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararıverilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği andakesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yolunabaşvurulmayarak kesinleşmiş ise kararınkesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bubaşvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren ikihafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, davadosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinitalep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanınaçılmamış sayılmasına karar verilir.”hükmüne yer verilmiş; 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari davalarınaçılması' başlıklı 3. maddesinde; idaridavaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesibaşkanlıklarına hitaben yazılmış imzalıdilekçelerle açılması öngörülmüş;aynı Kanunun 9. maddesinde; çözümlenmesiDanıştay’ın idare ve vergi mahkemelerinin görevlerinegirdiği halde adli ve askeri yargı yerlerineaçılmış bulunan davaların görevnoktasından reddi halinde bu husustaki kararların kesinleşmesiniizleyen günden itibaren otuz gün içinde görevlimahkemelerde dava açılabileceği hükmebağlanmış; Yasanın “İlk inceleme üzerineverilecek karar” başlıklı 15.maddesinin1.fıkrasının (a) bendinde; “ 1. (Değişik bent:05/04/1990 - 3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerinceyukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılıhususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncümaddenin; a) 3/a bendine göre adli ve askeri yargınıngörevli olduğu konularda açılan davaların reddine;idari yargının görevli olduğu konularda ise görevliveya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veyayetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevliveya yetkili mahkemeye gönderilmesine, (…) karar verilir”denilmiştir.
Dosyanın,2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncaincelenmesinden:
Hukukuyuşmazlıklarında, görevli veya yetkili olmayan mahkemeyeaçılan davanın görev veya yetki yönündenreddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeyegönderilmesi, ancak aynı yargı düzeni içinde yeralan mahkemeler arasında olanaklı olup; bu hususa ilişkin 6100sayılı H.M.K’nın 20. (1086 sayılıH.U.M.K.’nun 27.) maddesiyle 2577 sayılı İ.Y.U.K.’nun 15. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin ikinci cümlesinde yeralan “görev” kuralları, aynı yargı düzeniiçindeki mahkemelerin işbölümü esasınailişkin düzenlemelerdir. Oysa yargı yolunu değiştirengörevsizlik kararı verilmesi durumunda, görevli olduğundanbahisle farklı bir yargı düzeninde yer alan mahkemeye davadosyasının gönderilebilmesine olanak tanıyan birdüzenleme bulunmamaktadır.
Göreveilişkin kararın, işbölümü esasına göreveya yargı yolu bakımından verilmiş olması farklısonuçlar doğurmaktadır. Şöyle ki;işbölümü esasına göre verilen görevsizlikkararı sonucu dava dosyasının görevli mahkemeyegönderilmesi durumunda, dava başvuru tarihi itibariyle görevlimahkemede açılmış sayılmaktadır. Yargıyolunu değiştiren görevsizlik kararı verilmesi durumundaise, görevli olduğu işaret edilen yargı yerine, buyargı yerinin uyguladığı usul kurallarına uygun olarakyeniden dava açılması zorunlu bulunmaktadır.
Olayda, idaremahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadan, davacı vekilinin talebiüzerine, Şanlıurfa 3.İş Mahkemesince bir üst yazıekinde dava dosyası Şanlıurfa İdare Mahkemesine gönderilmişve idari yargı yerince, kendisine gelen adli yargı yerine ait davadosyası üzerinden inceleme yapılarak UyuşmazlıkMahkemesine başvuruda bulunulmuş olup, yukarıda yapılanaçıklamalara göre, İ.Y.U.K.’nun 3 ve 9.maddelerinde öngörülen şekilde usulüne uygun olarakidari yargı yerine açılmış bir davabulunduğundan söz etmek olanaksızdır.
2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre, adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciince, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, dava dosyalarının gerekçeli başvuru kararı ile birlikte görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi ve elindekiişin incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin ertelenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak, başvurukoşullarının incelenebilmesi için öncelikle,yargı yerinde usulüne göre açılmış birdava bulunması gerektiği tartışmasızdır.
Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi İkinci Dairesinin 14.10.2008 tarihliMesutoğlu –Türkiye kararında (Başvuru No: 36533/04);asliye hukuk mahkemesine açılan tazminat davasında bumahkemece davanın görev yönünden reddine,başvuranların kararın kesinleşmesinden itibaren 10 güniçinde dava açmaları halinde dava dosyasınınyetkili idare mahkemesine gönderilmesine karar verildiği,davacıların öngörülen süredebaşvurmaları üzerine yine bu mahkemece dava dosyasınınilgili idare mahkemesine gönderildiği, İdare Mahkemesince demahkemelerine İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinegöre davacılar tarafından açılan bir davanınmevcut olmadığı gerekçesiyle davanın usuldenreddedildiği, temyiz edilen bu kararın Danıştay’caonandığı, davacıların adil yargılanmahaklarının ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine (AİHM’ne) başvurdukları, AİHM 2.Dairesince yapılan incelemede ise davanın somutunda İdariYargılama Usulü Kanununun 9 uncu maddesinin uygulamasınınçok katı biçimde ve aşırı şekilcigerçekleşmesi nedeniyle, başvuranların mahkemeyeerişim haklarının ve dolayısıyla Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6/1 nci maddesininihlal edildiği sonucuna varıldığıgörülmektedir. Mahkememizce konuya ilişkin idari yargıiçtihatları üzerinde yapılan araştırmada;Danıştay 6. Dairesi uygulamasında AİHM’nin temasedilen kararına işaretle, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararı sonrası davacının 30 günlük süreiçerisinde başvurarak dosyanın görevli idare mahkemesinegönderilmesini talep etmesi halinde, Asliye Hukuk Mahkemesineyaptığı başvuru tarihinin görevli İdareMahkemesine başvurma tarihi olarak kabulü gerektiğininbelirtildiği anlaşılmaktadır. (Dnş. 6. D.nin 27.9.2012tarih ve E.2012/4525, K.2012/4622 sayılı kararı.)Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31.5.2007 tarih veE.2006/4713,K.2007/1302 sayılı kararında ise “…ilgililerin süresi içinde adli yargı yerine verdikleri vedosyanın idari yargı merciine gönderilmesi isteminiiçeren dilekçelerin ‘dilekçe reddi’kararı verilerek dava dilekçesi durumuna getirilmek suretiyleişin esasının incelenmesine geçilmesi hukukenolanaklı ise de, adli yargı yerinin kendiliğinden davadosyasını idari yargı yerine göndermesi halinde, dosyamahkemenin esasına kaydedilerek davanın incelenmesinegeçilemeyecektir. Davada davacının yazılı bir istemiolmaksızın doğrudan idari yargı merciine dosyanın 2577sayılı Yasanın 9/1. maddesi hükmükarşısında esasa kaydedilmeyerek veya esasa hataenkaydedilmiş ise dosya kaydının kapatılarak mahkemesineiadesi gerekmektedir…” denilmektedir.
Davanınsomutunda, Şanlıurfa 3.İş Mahkemesince verilengörevsizlik kararı, Mahkemece davacı vekilinin talebiüzerine Şanlıurfa İdare Mahkemesine gönderilmiş;ancak bu mahkemece usulü yönden bir karar (dilekçe reddi)verilmeyip, davada görevsiz olduğu düşüncesiyle,görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 3. ve 9. maddeleri uyarıncaidari yargı yerlerinde bizzat dava açma, davacıların uymakzorunda olduğu emredici bir hüküm olduğu gibi, 492sayılı Harçlar Kanununun ilgili hükümleri vetarifeleri gereğince böyle bir davanın harca tabi olduğuizahtan varestedir. İlgili mevzuatında gerekli değişiklikyapılmadığı sürece, bu yasalyükümlülüklerin ihmali ve Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin anılan kararının Mahkememizce doğrudanuygulanması suretiyle, benzer bütün davaların buşekilde sonuçlandırılması mümküngörülmemiştir.
Bu durumda,ortada idare mahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadığından, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenkoşullar gerçekleşmemiştir.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasada öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun, aynı Yasanın27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN,aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİNE, 28.9.2015gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞIOY
2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 1. maddesinde,“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasıile görevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir” ve 27. maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi,uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veyasüresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddeder" denilmiştir.
Öte yandan; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin birincifıkrasında (Değişik: 10/6/1994-4001/2 m.d.),“İdari davalar, Danıştay, İdare mahkemesi ve vergimahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmışimzalı dilekçelerle açılır” ve 9. maddesininbirinci fıkrasında (Değişik: 5/4/1990 - 3622/2 md.),“Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergimahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargıyerlerine açılmış bulunan davaların görevnoktasından reddi halinde, bu husustaki kararlarınkesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içindegörevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargımerciine başvurma tarihi Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerinebaşvurma tarihi olarak kabul edilir" hükmü yeralmıştır.
Olayda, adli yargı yerince yargı yolubakımından görevsizlik kararı verilen dava dosyasıdavacı vekilinin istemi üzerine idari yargı yerinegönderilmiş ve bu yargı yerince, adli yargı yerine ait davadosyası üzerinde inceleme yapılarak davada adliyargının görevli olduğu gerekçesiyle 2247sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca görevuyuşmazlığının çözümüiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesinekarar verilmiş olup, İdari Yargılama Usulü Kanununun 3 ve9. maddelerinde öngörülen şekilde usulüne uygun olarakidari yargı yerinde açılmış bir davabulunduğundan sözetmek mümkün değildir.
Durum böyleolmakla birlikte, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nagöre yapılan usule aykırılığın 2217sayılı Kanunun 27. maddesi kapsamında incelenemeyeceği, buhususun Uyuşmazlık Mahkemesi’nin görev ve yetkisidışında kaldığı, UyuşmazlıkMahkemesi’nin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının varlığı kabul edilerekçözüme kavuşturulmasının dava ekonomisine veUyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacına uygundüşeceği, bu nedenle görevuyuşmazlığının esası incelenerek görevliyargı yerinin belirlenmesi gerektiği düşüncesi ilesayın çoğunluğun görüşünekatılmıyorum.
Üye
SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy