T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 583
KARAR NO : 2015 / 595
KARAR TR : 28.09.2015
ÖZET: Eşinden boşanan ve Emekli Sandığı iştirakçisi iken ölen ilk eşinden dolayı dul aylığı almaya başlayan davacının, davalı kurum tarafından boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespiti üzerine, dul aylığı ödenmesinin iptaline ilişkin olarak tesis edilmiş olan işlemin hukuka aykırı olduğundan bahisle iptaline, kesilen aylığın tekrar bağlanarak ödenmesi ile kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkin açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı :H.T. Vekili :Av.N.S. Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili :Av. E.G. (Adli Yargıda) O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacınınEyüp 2. Aile Mahkemesi’nin E:2009/978 K:1119 sayılıilamı ile eşi E.Ş.'den boşandığınailişkin kararın kesinleştiğini, sonrasında Karasuİlçesi'nde bayan kuaförü olarakçalıştığını, emekli sandığıiştirakçisi iken ölen ilk eşi Y.H. nedeniyle kurumdanaylık aldığını, ancak boşandığıeşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespitedilerek muvazaalı boşanma nedeniyle aylığınınkurum tarafından kesildiğini, boşandığıeşiyle fiilen birlikte yaşamadığını,boşanmanın muvazaalı olmadığının kurumunyaptığı araştırmanın yetersiz ve gerçekdurumun tespit eder nitelikte olmadığını belirterek; yasayaaykırı olan kurum işleminin iptali, kesilenaylığın tekrar bağlanarak ödenmesi ile kurumaborçlu olmadığının tespitine karar verilmesiistemiyle 19.11.2014 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. SAKARYAİŞ MAHKEMESİ:09.01.2015 gün ve E:2014/1382 K:2015/32sayılı kararında; “... 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan 5754sayılı Yasanın yürürlüğe girdiğitarihte emekli kamu personeli olan ve 2003 yılında vefat eden eskieşinden dolayı kendisine dul aylığı bağlanan veboşandığı eşiyle beraberyaşadığının tespit edildiğinden bahisle dulaylığının kesilmesine ve ödenen aylıklarıniadesine ilişkin davalı idari işleminin iptali istemiyledavacı tarafından açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır...”gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekili aynı istemle bu kez 14.04.2015 tarihinde idari yargı yerindedava açmıştır. SAKARYA 2.İDARE MAHKEMESİ:28.04.2015 gün ve E:2015/385 K:2015/397sayılı kararında; “ … 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun"Uyuşmazlıkların çözüm yeri"başlıklı 101. maddesinde; "Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanması ile ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür." kuralına yerverilmiştir. Davadosyasının incelenmesinden, davacının vefat edeneşinden dolayı dul ve yetim aylığıaldığı, ancak boşandığı eşi ilebirlikte yaşadığının tespit edildiğinden bahisleaylığının 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin sonfıkrası uyarınca kesilerek 01.02.2010-31.12.2011 tarihleriarasında ödenen tutarın adına borççıkartılması üzerine, kesilen aylığınyeniden bağlanması ve söz konusu Yasa'nın 96. maddesiuyarınca adına borç çıkartılmasına dairişlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmakta olup, 5510 sayılıKanun'un 101. maddesi uyarınca, dava konusuuyuşmazlığın iş mahkemelerinceçözümlenmesi gerektiği açıktır. Nitekim,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.11.2012 tarih ve E:2012/21-1164,K:2012/769 sayılı kararı da bu yöndedir…”şeklindeki gerekçe ile davanın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesiuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş veverilen bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekili adli ve idari yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğu öne sürülen olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemindebulunmuştur. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 28.09.2015günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıUğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,eşinden boşanan ve Emekli Sandığıiştirakçisi iken ölen ilk eşinden dolayı dul aylığıalmaya başlayan davacının, davalı kurum tarafındanboşandığı eşi ile birlikteyaşadığının tespiti üzerine, dulaylığı ödenmesinin iptaline ilişkin olarak tesisedilmiş olan işlemin hukuka aykırı olduğundan bahisleiptaline, kesilen aylığın tekrar bağlanarak ödenmesiile kuruma borçlu olmadığının tespitine kararverilmesi istemiyle açılmıştır. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılandava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılıKanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş ve işlemlerinniteliği göz önünde bulundurulduğunda, itiraz konusukuralla, yargılamanın bütünlüğü ve uzmanmahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ileortaya çıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda,5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce, Emekli Sandığıiştirakçisi olan müteveffa eşinden dolayı kendisinedul aylığı bağlanan davacı tarafından,boşandığı eşiyle beraberyaşadığının tespiti neticesinde bağlanan yetimaylığının kesilmesi üzerine, söz konusuişlemin iptali, kesilen aylığın tekrar bağlanarak ödenmesiile kuruma borçlu olmadığının tespitine kararverilmesi istemiyle açılan davanın, görüm veçözümünün; gerek 5510sayılı Yasanın 56.maddesinin, yürürlüktenkaldırılan 5434 sayılı Yasanın 75.maddesiningenişletilmiş hali olması, Yasanın dava konusu olayailişkin 56.maddesinin son fıkrasının 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe girmesi; buna karşılıkdavacıya, 5434 sayılı Yasa hükümlerine göre,müteveffa eşinden dolayı dul aylığıbağlanması işleminin 5434 sayılı Yasa uyarıncatesis edilmesi hususları da gözetildiğinde, idariyargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Sakarya 2.İdare Mahkemesi’nin 28.04.2015 gün ve E:2015/385K:2015/397 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Sakarya 2.İdare Mahkemesi’nin 28.04.2015gün ve E:2015/385 K:2015/397 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.09.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy