T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 681 KARAR NO : 2015 / 677 KARAR TR : 28.09.2015 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :H.A. Vekili :Av.A.T.& Av.N.B.D. Davalı :TürkTelekomünikasyon A.Ş. Vekili :Av.M.E. O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; davalı kurum nezdinde çalışmakta ikenkurumun 14.11.2005 tarihinde özelleştirilmesinin akabinde, 31.08.2010tarihinde güvence süresi dolmamasına rağmen davalışirket tarafından Devlet PersonelBaşkanlığı’na kamu kurumuna nakil içinbildirimi yapılan davacının, daha sonra Devlet PersonelBaşkanlığı tarafından Maliye Bakanlığıİzmir Defterdarlığı PersonelMüdürlüğü’ne atandığını,müvekkilinin adının Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirildiği tarih olan 31.08.2010tarihi itibariyle davalı kurumdan almış olduğu temelücret ve bu ücrete çalışma yer ve şartınagöre yapılan ilavelerin ve devlet memurlarına gelenzamların eklendiğini, ayrıca 6772 sayılı Kanunlabelirlenen 60 ve Toplu İş Sözleşmesi ile belirlenen 52günlük ikramiye miktarının da maaş nakil ilmuhaberindegösterilmediğini, davacının bu şekilde zararauğradığını belirterek; ücret ve ücreteeklenmesi gereken farkların, ayrıca 112 günlük ikramiyetutarının da sabit bir değer olarak eklenmesi suretiylemaaş nakil ilmuhaberinin düzenlenmesi ve Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilmesi gerektiğinintespitine, müvekkilinin maaş nakil ilmuhaberinin eksik ve hatalıdüzenlenmesi nedeniyle kamuda çalışmayabaşladığı tarih olan 25.02.2011 tarihinden dava tarihinedeğin her ay eksik ücret alması nedeniyle uğramışolduğu zarardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmaküzere şimdilik 6.000,00 TL’nin 25.02.2011 tarihinden itibarenbankaların mevduata uyguladığı en yüksek faiz iletahsiline karar verilmesi istemi ile adli yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara9.İş Mahkemesi: 03.04.2013 gün ve 2012/1287 Esas, 2013/258 Kararsayılı kararında aynen; “…Dava konusu uyuşmazlık, 399 sayılıKanun Hükmünde Kararnamenin ek II. cetvelinde yer alan veözelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı şirkette TIP2 sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışandavacının, davalının özelleştirmeden öncetabi olduğu ve özelleştirme ile bazı hükümlerideğişen 406 sayılı Kanunun ek 29. maddesi kapsamındakidüzenleme ve sözleşmedeki hüküm nedeniyle 375sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3. maddesi ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek II. cetvelinde yeralan kuramlarda çalışan sözleşmeli personeleyapılan artışlardan yararlanıp yararlanmayacağı,nakledilirken bu artışların yer aldığıücreti gösteren maaş nakil ilmühaberinin buna göredüzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasındadır. Somut uyuşmazlıktaki dayanak hükümler406 sayılı Kanunun ek 29. maddesi, 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek 3. maddesi, 399 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek II cetveli ve bu kanun hükmündekararnamelere dayanılarak çıkarılan 2006/1sayılı tebliğ yanında taraflar arasındakisözleşme hükümleridir. Özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personelözelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakdedildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakdedileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğinikesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku anlamında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikuramdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ve tümdosya kapsamına göre davanın HMK. ‘nun 114/1-b maddesiuyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle aynıyasanın 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine” kararvermiş, verilen karar davacı vekili tarafından temyizedilmiştir. Yargıtay 22.Hukuk Dairesi: 20.05.2013 günve 2013/12390 Esas, 2013/11714 Karar sayılı kararı ile: “Temyiz olunan kararın hüküm kısmındaki yargıyolunun caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddine ifadesinden sonragelen ve vekalet ücreti ile diğer yargılama giderinin yeraldığı 1. 2. 3. ve 4. bentlerin hükümdençıkarılmasına, hükmün bu şekildedüzeltilerek onanmasına” karar vermiş, verilen karar karara şerh edildiğiüzere 20.05.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıvekili bunun üzerine; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmaküzere davalı şirket tarafından düzelenen “yerdeğiştirme suretiyle atamalarda aylık bildirim” formunda(maaş nakil ilmuhaberi ) “naklin yapıldığıyıl içerisinde almış olduğu ikramiyeler”sütununun boş bırakılması ve naklinyapıldığı yılda almış olduğu ücretyerine daha düşük bir ücretin yazılması suretiyleanılan formun eksik ve hatalı düzenlenmesine ilişkinişlemin iptaline, müvekkilinin maaş nakil ilmuhaberinin eksik vehatalı düzenlenmesi nedeniyle kamuya çalışmaya başladığıtarih olan 25.02.2011 tarihinden itibaren her ay eksik ücret almasınedeniyle uğramış olduğu zararın bilirkişimarifetiyle hesaplanarak davalı şirketten tazminine karar verilmesi istemiyleidari yargıda dava açmıştır. Ankara4.İdare Mahkemesi:24.04.2015 gün ve 2014/2066 Esas, 2015/618Karar sayılı kararı ile; 2577 sayılı Kanunun15.maddesinin 1/a bendi uyarınca davanın yetki yönündenreddine, dava dosyasının yetkili İzmir İdareMahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir. İzmir5.İdare Mahkemesi:10.06.2015 gün ve 2015/753 Esassayılı kararında özetle; uyuşmazlıkta, davalımevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden; uyuşmazlığınçözümünde, özel hukuk hükümlerinegöre adli yargının görevli olduğunu gerekçegöstererek, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Zafer TURANLI, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.09.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinden 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adli yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TürkTelekom A.Ş.'nde çalışmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, nakle esas düzenlenen maaş nakil ilmuhaberindegösterilemeyen tazminatların eklenmesi sureti ile maaş nakililmuhaberinin yeniden düzenlenmesi ile Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilmesi gerektiğinintespitine, dava konusu hatalı işlem nedeni ileuğradığı tüm zararların en yüksek bankamevduat faizi üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan;406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılıKHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’yaeklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmünüalmış; aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında daiş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatı için100 (6 Bölge Müdürü, 12 Bölge MüdürYardımcısı ve 82 İl Telekom Müdürü) kadroihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesinin verdiğiyetkiye dayanılarak hazırlanan “Türk TelekomünikasyonA.Ş. Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği”adı altındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarihve 407 sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinli sayılır.Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekomdaçalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurumnezdinde Tekniker ünvanı ile çalışmakta iken, 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin iptali ile Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilmesi gerektiğinintespitine ve almaktan mahrum kaldığı ek ödenekler nedeniile uğradığı zararın tazmini istemiyle; Ankara 9.İşMahkemesi’ne dava açıldığı; Ankara 9.İş Mahkemesi’nin 03.04.2013 gün ve 2012/1287 Esas, 2013/258Karar sayılı kararı ile davanın görev nedeni ilereddine karar verdiği, kararın davacı vekili tarafındantemyiz edildiği, Yargıtay 22.Hukuk Dairesi’nin 20.05.2013gün ve 2013/12390 Esas, 2013/11714 Karar sayılı kararı iledüzeltilerek onandığı, bu şekildekesinleştiği; bunun üzerine davacının aynıistemle Ankara 4. İdare Mahkemesi’nde davaaçtığı, Ankara 4.İdare Mahkemesi’nin24.04.2015 gün ve 2014/2066 Esas, 2015/618 Karar sayılıkararı ile yetkisizlik kararı verdiği, dosyanın İzmirİdare Mahkemesi’ne gönderildiği, İzmir 5.İdareMahkemesi’nce 2247 sayılı kanunun 19. maddesikoşullarına uygun olarak dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiğianlaşılmaktadır. Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre,iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, İzmir 5. İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile Ankara 9. İş Mahkemesi’nin 03.04.2013 günve 2012/1287 Esas, 2013/258 Karar sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İzmir 5.İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Ankara 9. İş Mahkemesi’nin 03.04.2013 günve 2012/1287 Esas, 2013/258 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.09.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Zafer TURANLI Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy