T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 582
KARAR NO : 2015 / 594
KARAR TR : 28.09.2015
ÖZET: Satış Memurluğu’nun satış dosyasında ihaleyle alınan taşınmaza, ortaklığın giderilmesi davası ve devamında satış dosyasında görevlendirilen bilirkişilerin kasıt veya ağır kusuru sonucu gerçeği aykırı rapor vermeleri nedeniyle taşınmaza fazla değer takdiri nedeniyle uğranıldığını ileri sürülen zararın faiziyle birlikte tahsili istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :M.O.
Vekili :Av.A.Ö.
Adli Yargıda
Davalılar :1-Adalet Bakanlığı
Vekili :Av. S.V.
2-M.A.
Vekili :Av.S.T.
3-R.A.
AdliYargıda
FeriMüdahiller: 1-Ş.K.
Vekili : Av. G.K.
2-N.İ.
Vekili : Av. H.Ö.A.
İdariYargıda
Davalı :Adalet Bakanlığı
OL A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; davacının İzmir 7. SulhHukuk Mahkemesi’nin 2011/853 Esas-1446 Karar sayılıortaklığın giderilmesi davasına konu 2012/4 satışdosyasında satışa sunulan İzmir ili, Konak ilçesi,Bozyaka Mahallesi 7302 ada 4 parselde kayıtlı taşınmazda 7kat 14 nolu bağımsız bölümü 125.100,00 TL yeihale ile satın aldığını, taşınmazınihaledeki muhammen bedelinin 160.000,00 TL olduğunu, söz konusutaşınmazın satış öncesi maliklerinindavalılar R.A. ve Mahir Akkaya olduğunu, dava aşamasındabilirkişi olarak Harita Mühendisi Nadi İnce’ningörevlendirildiğini, 22.11.2011 tarihinde raporunu mahkemeyesunduğunu, satış aşamasında ise bilirkişi olarak İnşaatMühendisi Ş.K.’ın görevlendirildiğini, raporunu26.03.2011 tarihinde sunduğunu, ihalenin 18.06.2011 tarihindeyapıldığını, 26.06.2011 tarihinde satışıngerçekleştiğini, her iki bilirkişi raporunda evinyüzölçümünün 120,00 m² olarakgösterildiğini, davacının, kiracının eviboşaltmasından sonra evin bakımı içingittiğinde göz kararı ileyüzölçümünün ihaledekinden çok azolduğunu fark ettiğini, bunun üzerine belediyeden, tapudandairenin resmi yüzölçümüne baktığındadairenin 120,00 m² değil 73,00 m² olduğunu tespitettiğini, dairenin 120,00 m² ölçümüüzerinden ödenen tutarın 125.100,00 TL olması nedeni ilem² sinin 1.042,50 TL ye geldiğini, satıştaki yüzölçümü ile gerçekyüzölçümü arasındaki farkın 47,00 m²olması nedeniyle davacının fazladan 48.997,00 TL ödemeyaptığını, bilirkişilerin en azındanağır kusurlu gerçeğe aykırı raporları iletaşınmazın önemli niteliğinde esaslı hatayadüşürüldüğünü, bilirkişilerinseçiminin denetlenmesinin yeterliliklerinin devletin ve AdaletBakanlığı’nın sorumluluğu altındaolduğunu ileri sürerek uğranılan zararıntaşınmazın eski maliklerinden ve bilirkişiler içinAdalet Bakanlığı’ndan ihale tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken vemüteselsilen tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır.
İZMİR12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:27.05.2014 gün ve E:2012/884K:2014/166 sayılı kararında;“…Ortaklığın giderilmesi davasında ve bunun devamındataşınmazın satışı aşamasında görevalan bilirkişilerin seçimi, denetlenmesi ve yeterliliklerinden veyakusurundan doğan zararlar idari karar ve eylemlerden doğan zararlarniteliğinde bulunduğundan zararın ödetilmesi istekleri11/02/1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kararının 2. bendihükmünce tam yargı davasının konusunu oluşturur.Bu davaların 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunun 2. maddesi gereği idari yargı yerindeaçılması gerekir. (Benzer mahiyette Yargıtay 4.H.D.’nin 24/04/2013 tarih ve 2013/5405 Esas-7619 sayılıkararı)
Bu türdavalar idari yargı yerinde açılmalı, bilaharedavalı idare, aleyhine hüküm kurulduğunda gerçekkişiler olan davalılara rücu etmelidir.
Buaçıklamalar ışığında; davalı AdaletBakanlığı açısından yargı yolunailişkin dava şartı noksanlığı nedeni ilediğer davalılar açısından pasif husumet yokluğunadayalı dava şartı noksanlığı nedeni iledavanın usulden reddine karar verilmelidir…” şeklindekigerekçe ile davanın usulden reddine karar vermiş verilen bukarar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
YARGITAY 4.HUKUK DAİRESİ:02.03.2015 gün ve E:2014/17383 K:2015/2375sayılı kararı ile dosyadaki yazılara, kararındayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenleregöre yerinde görülmeyen bütün temyizitirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmünonanmasına karar vermiş ve onama kararının ardındangörevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde AdaletBakanlığı aleyhine dava açmıştır.
İZMİR4. İDARE MAHKEMESİ: 11.06.2015 gün ve E:2015/542sayılı gönderme kararında “ … 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun14/3.maddesinde dava dilekçelerinin görevli yargı yeriyönünden inceleneceği belirtilmiş olup, 15/1 -a maddesindeise, adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine karar verileceği kuralı yeralmıştır.
2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari DavaTürleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı"başlıklı 2.maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: "a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebeple, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar" idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir.
2004sayılı İcra İflas Kanunu'nun 5. maddesinde; "İcrave İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğantazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin,zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücuhakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerindebakılır." hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; İzmir İli, Konakİlçesi, Bozyaka Mahallesi, 7302 ada, 4 parsel, 7. kat, 14 nolubağımsız bölüme yönelik olarak İzmir 7. SulhHukuk Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesidavası sonucunda satışına karar verilentaşınmazın bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişiolarak seçilen İnşaat Mühendisi tarafındanhazırlanan bilirkişi raporu ile taşınmazın alanının120,00. metrekare olarak belirlendiği, taşınmazıaçık artırma sonucunda davacı tarafından125.100,00.TL ye satın alındığı,taşınmazın alanının 73,00. metrekare olduğunuöğrenmesi üzerine oluştuğu iddia edilen 48.997,00.TLzararın tazmini istemiyle İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesindeaçılan dava sonucunda 27/5/2014gün ve E:2012/884, K:2014/166sayılı kararı ile davanın idari yargıdagörülmesi gerektiği, Adalet Bakanlığı açısındanyargı yoluna ilişkin dava şartı noksanlığınedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi üzerinegörülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkkonu olayda, taşınmazın ortaklığın giderilmesidavası sonucunda İcra İflas Kanunu hükümleriuyarınca satıldığı sabittir.
Belirtilen budurum itibarıyla, İcra İflas Kanunu hükümleriuyarınca satışı gündeme gelentaşınmazın alanının bilirkişi tarafındanyanlış belirlenmesinden kaynaklı oluştuğu iddia edilenzararın tazmini istemiyle açılan davanın 2004sayılı İcra İflas Kanunu'nun 5. maddesi kapsamındaadli yargı yerinde görülmesi gerektiği sonuç vekanaatine varılmıştır...” demek suretiylegörevli yargı yerinin belirlenmesi için 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesiuyarınca dava dosyasının adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, dosyanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilene kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 28.09.2015günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesi’nceanılan Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul veyönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınİzmir 7. Satış Memurluğu’nun E:2012/4 satışdosyasında ihaleyle aldığı taşınmaza,ortaklığın giderilmesi davası ve devamındasatış dosyasında görevlendirilen bilirkişilerin kasıtveya ağır kusuru sonucu gerçeğe aykırı raporvermeleri nedeniyle taşınmaza fazla değer takdiri nedeniyleuğranıldığını ileri sürülenzararın faiziyle birlikte tahsili istemiyleaçılmıştır. Dosyalarınincelenmesinden; İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin E:2011/853K:2011/1446 sayılı ilamı ile, R.A. ve M.A. adınakayıtlı olan İzmir İli, Karabağlar İlçesi,Bozyaka Mahallesi, 288 m² yüzölçümüne sahip7302 ada 4 parselin, 7. Kat 14 nolu 24000/435456 arsa payı olan bağımsızbölümün satılarak ortaklığınıngiderilmesine karar verildiği; E:2012/4 sayılı satışdosyası ile davacının söz konusu bağımsızbölümü ihale ile 125.100 TL’ye satınaldığı, ortaklığın giderilmesi davası vesatış dosyalarında taşınmazınyüzölçümünün 120 m² olarakgösterilerek bu miktar üzerinden değer takdiriyapıldığı oysa dairenin gerçekyüzölçümünün tapu kaydında ve belediyekayıtlarında 73 m² olarak görüldüğü,bilirkişilerin 120 m² üzerinden değer takdir ettiği belirtilerekuğranıldığı ileri sürülen zararınkarşılanması istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Anayasa’nın“Mahkemelerin Kuruluşu” başlıklı 142.Maddesinde, Mahkemelerin kuruluşu, görevve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunladüzenleneceği belirlenmiştir. 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Sulh HukukMahkemelerinin Görevi” başlıklı 4. Maddesinde,“ (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunundeğer veya tutarına bakılmaksızın;… b)Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkınpaylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesineilişkin davaları, görürler.” BasitYargılama Usulüne ilişkin hükümlerinuygulanmasına ilişkin 322. maddesinin 2. fıkrasında;“Paylaştırma veortaklığın giderilmesi için satışyapılması gereken hâllerde, hâkim satışiçin bir memur görevlendirir. Taşınır vetaşınmaz malların satışı İcra ve İflasKanunu hükümlerine göre yapılır.” denilmeksuretiyle ortaklığın giderilmesi davalarında görevlimahkemenin “Sulh Hukuk Mahkemeleri” olduğu veortaklığın satış suretiyle giderilmesine kararverilmesi halinde satış memurunun görevlendirilmesi vesatış işlemleri sırasında uygulanacakhükümlerin İcra İflas Kanunun hükümleriolduğu açıklanmıştır. Buradanhareketle İcra İflas Kanununa baktığımızda; 2004sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun İcra Mahkemeleribaşlıklı 4. Maddesinde(Değişik madde: 03/07/1940 -3890/1 md.); “(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./1.md.) İcra ve iflas dairelerinin muamelelerinekarşı yapılan şikayetlerle itirazların incelenmesiicra mahkemesi hakimi yahut kanun gereğince bu görev kendisineverilmiş olan hakim tarafından yapılır. İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler veSavcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ileAdalet Bakanlığınca icra mahkemesinin birden fazla dairesikurulabilir. Bu durumda icra mahkemesi dairelerinumaralandırılır. İcra mahkemesinin birden fazla dairesibulunan yerlerde iş dağılımı ve buna ilişkinesaslar, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Her icramahkemesi hakimi, kendisine Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığıncadönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflasdairelerinin muamelelerine yönelik şikayetleri ve itirazlarıinceler, bu dairelerin gözetim ve denetimlerini yapar, idari işlerinebakar. İcra yetkisini haiz sulh mahkemelerininmuamelelerine karşı vuku bulacak şikayet ve itirazlarıntetkik mercii o mahkemenin hâkimidir.” AynıKanunun “Sorumluluk” başlıklı 5. Maddesinde ; (Değişikmadde: 06/06/1985 - 3222/1 md.) İcra ve İflas Dairesigörevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin,zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücuhakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerindebakılır.” hükümleri ile de bu kanun kapsamındaortaya çıkacak zararlardan dolayı ancak devlete karşıaçılabilecek tazminat davalarının adliye mahkemelerindegörüleceği düzenlenmiştir. Diğer taraftan 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişininhukuki sorumluluğu” başlıklı 285. maddesinde; (1)Bilirkişinin kasten veya ağır ihmal suretiyledüzenlemiş olduğu gerçeğe aykırı raporun,mahkemece hükme esas alınması sebebiyle zarargörmüş olanlar, bu zararın tazmini için Devletekarşı tazminat davası açabilirler. (2) Devlet,ödediği tazminat için sorumlu bilirkişiye rücueder.” “Davaların açılacağı mahkeme” başlıklı286. maddesinde; “ (1) Devlet aleyhine açılacak olan tazminatdavası, gerçeğe aykırı bilirkişi raporunun ilkderece mahkemesince hükme esas alındığıhâllerde, bu mahkemenin yargı çevresi içinde yeraldığı bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinde; bölgeadliye mahkemesince hükme esas alındığı hâllerdeise Yargıtay ilgili hukuk dairesinde görülür. (2) Devletinsorumlu bilirkişiye karşı açacağı rücudavası, tazminat davasını karara bağlamış olanmahkemede görülür.” hükümleri ilebilirkişilerin adli görevlerini yerine getirirken kasten veyaağır ihmali nedeniyle düzenlemiş olduğugerçeğe aykırı rapor nedeniyle uğranılanzararlardan dolayı ancak devlete karşı açılabilecektazminat davalarının adli yargıda görüleceği düzenlenmiştir. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. Maddesinde; “1. ( Değişik bent: 10/06/1994 - 4001/1md.) İdari dava türleri şunlardır: a) (İptal: AnayasaMahkemesi'nin 21/09/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılıkararı ile; Yeniden düzenleme: 08/06/2000 - 4577/5. md) İdariişlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylemve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) ( Değişik bent:18/12/1999 - 4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar. 2. İdariyargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelikdenetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlardagösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler. 3.Cumhurbaşkanının doğrudan doğruyayaptığı işlemler idari yargı denetimidışındadır” şeklinde düzenleme ile idaridavaların kapsamı belirlenmiştir.” hükümleri ileidari yargının görev alanı belirlenmiştir. Yukarıda açıklanan yasaldüzenlemeler ve somut olay birlikte ele alındığında;ortaklığın giderilmesi davası ve devamındayapılan satış sırasında görevlendirilenbilirkişilerin, taşınmazın alanınınyanlış belirlemesi sonucu fazla değer takdir edilmesinin kanunaaykırılığı iddiası ile uğranılan zararailişkin incelemenin, bilirkişi raporları üzerindenyapılarak, anılan işlemin kanuna uygun olupolmadığı hususunda karar verileceği kuşkusuzdur. Adliyargılamanın bir parçasını oluşturan buuyuşmazlığın, ortaklığın giderilmesi vesatış dosyasındaki işlemlerden kaynaklandığıgözetildiğinde, bu işlemlerin yasaya uygun olupolmadığı ve bunun sonucunda bilirkişilerin kusurludavranışının zarar oluşturupoluşturmadığını adli yargı yerinceçözümlenmesinin gerektiği sonucunavarılmıştır. Belirtilen nedenlerle, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yerigörevli olduğundan, İzmir 4. İdare Mahkemesi’ninbaşvurusunun kabulü ile, İzmir 12. Asliye HukukMahkemesi’nin 27.05.2014 gün ve E:2012/884 K:2014/166sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27.05.2014gün ve E:2012/884 K:2014/166 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.09.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy