T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 515 KARAR NO : 2015 / 528 KARAR TR : 6.7.2015 ÖZET : Davalı G. Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi içinde yer alan taşınmazdaki davacı şirket tarafından inşa edilen yapı için yapı kullanma izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun, davacı şirketin anılan taşınmazda malik olmadığı gerekçesi ile reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :D.Petrokimya Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. Vekilleri : Av. H.K.& Av. İ.Ç.K. Davalı : G.Plastikçiler OrganizeSanayi Bölgesi Vekilleri : Av. H.D. & Av. E. K. &Av. T. B. K. O L A Y : Davacı vekilleri davadilekçesinde; “Davacı, bir ihtisas Organize SanayiBölgesi olan G. Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesindefaaliyet gösteren şirkettir. 4562 Sayılı Yasanın 3-fmaddesi uyarınca kendisine parsel tahsisi yapılan“katılımcı” statüsündedir. 4562 SayılıYasanın 18.maddesi uyarınca, OSB'lerde arsa tahsisininYönetmelik hükümlerine göre yapılacağıhüküm altına alınmaktadır. G. Plastikçiler OrganizeSanayi Bölgesi (GEPOSB) içinde yer alan 4034 Ada, 1 Parsel nolu3.013,77 m² alanlı parsel, davalı Geposb adınakayıtlı ise de, 4562 Sayılı Organize Sanayi BölgeleriKanunu ve bu Kanuna ilişkin Organize Sanayi Bölgelerinde Yer AlanParsel Veya Tüzel Kişilere Tamamen Veya Kısmen BedelsizTahsisine Dair Yönetmelik uyarınca Geposb Yönetim Kurulunun13.02.2008 gün ve 83 sayılı kararıyla ve 14.02.2008gün ve 251 nolu Tapu Tahsis Belgesiyle davacı şirkete tahsisedilmiştir. Geposb yönetimi, davacışirkete 4034 Ada, 1 Parsel nolu taşınmaz üzerindedavacı şirket tarafından sunulan projenin inşasıamacıyla 29/05/2008 tarih ve 3 nolu Yapı Ruhsatını düzenlemiştir. Yapı Ruhsatındadavacı şirketin unvanı her ne kadar D.PetrokimyaÜrünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti olarak gözükmekte isede, davacı şirket 2008 yılında unvandeğişikliği yaparak "Anonim Şirket"olmuştur. Davacı şirket,davalı Geposb yönetiminin verdiği tahsis kararı veYapı Ruhsatı üzerine, bu taşınmaz üzerineçok ciddi bedeller Ödeyerek "akıllı bina / plaza /konseptine" uygun şekilde ticari bina inşa etmiştir. Bina, projesine vetaşıması gereken diğer standartlara tamamen uygun olarakinşa edilmiştir. Yapılan bina 2009yılında tamamlanıp iskân ruhsatı verilmesiaşamasına geldiğinde, Geposb Yönetim Kurulu 14.04.2009gün ve 162 sayılı kararıyla (haklı hiçbirgerekçesi olmaksızın ve yönetim kurulunun tahsisi iptaliçin yetkisi de olmaksızın) davacının tapu tahsiskararını iptal etmiştir. Davacı şirket, taputahsisinin iptalinin haksızlığı nedeniyle Gebze 1. AsliyeHukuk Mahkemesi'nin 2010/391 E. sayılı dosyası ile davaaçmakla birlikte, idari yönden Geposb Genel Kuruluna başvurmuştur. Geposb Genel Kurulu 17.06.2009tarihli toplantıda, bu konuyu ayrı bir gündem maddesi olarakgörüşmüş ve "Tapu tahsisinin iptal edilmesiişleminin Bakanlıktan görüş istenerekbakanlığın görüşü doğrultusundaçözümlenmesine" karar vermiştir. İlgili Bakanlık, GeposbYönetim Kurulunun mevcut bir tapu tahsis kararım İptal etmeyetkisinin bulunmadığını, tapu tahsis işlemininiptaline yönelik kararın hukuka uygun olmadığınıbildirmiştir. Bakanlığın bukararı, Geposb Yönetiminin almış bulunduğu"Tahsisin iptaline ilişkin kararının" yok hükmündeolduğunu ve evvelce yapılmış bulunan tahsisin hukukengeçerli olduğunu ortaya koymuştur. Bakanlığın bugörüşü çerçevesinde tahsiskararının hukuken yok hükmünde olması nedeniyle taputahsisinin iptaline yönelik Yönetim Kurulu kararının iptaliamacıyla Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/391 E sayılıdosyası ile açılmış bulunan davada 10/02/2014tarihli karar ile; "...YönetimKurulunun İptal kararının yok hükmünde olduğu,kararın icrai etkisinin de bulunmadığı, kaldı kiyönetim kurulunun tapu tahsisini iptal eden kararının MK.2'dekidürüstlük kuralına da açıkçaaykırı olduğu” belirtilerek, "ortada iptaledilebilecek bir yönetim kurulu kararı bulunmadığından" dolayıdavanın konusuz kalmış olması nedeniyle reddine kararverilmiştir. Tahsis kararınıniptalinin gerek idari yönden, gerekse yargı yoluyla yokhükmünde olduğunun tespit edilmiş olması ve tahsiskonusu taşınmaz üzerinde inşa edilen, İmarYasaları yönünden yapı kullanma izin belgesi verilmesiönünde hiçbir engeli bulunmayan taşınmaz içinyapı kullanma izin belgesinin verilmesi, Gebze 6. Noterliğinin24/03/2014 tarih ve 91986 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile talepedilmiştir. Davalı Geposb Yönetimiise Beyoğlu 10. Noterliği'nin 15/04/2014 tarih ve 8026 yevmiyesayılı cevabı ile yapı kullanma izin belgesi verilmesiisteminin yerine getirilmeyeceğini bildirmiştir. Davalı, yapı kullanmaizin belgesi verilmesi istemini reddederken, bina İçin iskan izniverilmesine engel, planına veya imara aykırı bir yönbulunduğu gibi bir neden göstermemiş, yapı kullanma izinbelgesi talep edilebilmesi için taşınmaz maliki olmanınzorunlu olduğunu, davacının malik olmaması nedeniyleböyle bir istemde bulunamayacağını gerekçealmıştır. Gerçekte, Organize SanayiBölgelerinde yapı kullanma izin belgesi verilmesi için taşınmazınmaliki olunması gerekmemektedir. Nitekim, aynı yönetim,davacı şirkete tahsis etmiş bulunduğu başka bir parselolan 4035 ada, 9 sayılı parsel üzerine inşa edilen bina içinyapı kullanma izin belgesi düzenlemiştir. Bu izin belgesiincelendiğinde, TAHSİS EDİLMİŞ ALANİÇİN MALİK OLMA ŞARTININ ARANMAMIŞ OLDUĞU,YAPI KULLANMA İZİN BELGESİNİN TAHSİS BELGESİSAHİBİ DAVACI ŞİRKET ADINA DÜZENLENMİŞOLDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR. Davalı Geposb, iskan izniverilmesi için taşınmaz maliki olma şartıbulunduğu savını ileri sürerken bu beyanı kendiicraatları ile çelişmektedir. Huzurdaki dava idari yargıdagörülmesi gereken bir davadır. 4562 Sayılı OrganizeSanayi Bölgeleri Kanununun, Organize Sanayi Bölgesiyönetimlerine vermiş olduğu yetkilerden bir kısmı(tapu verme, imar izni verme, Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanmaİzin Belgesi verme gibi) kamu idarelerinin sahip olduğu yetkilerdenolduğundan, bu konularda doğan ihtilafların idare mahkemelerindegörülmesi gerekmektedir. SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda anlatılan nedenlerle; davalı Geposb yönetiminindavacı şirkete tahsis olunan taşınmaz üzerindeinşa edilen binaya yapı kullanma izin belgesi verilmemesiyönündeki kararının iptaline, yargılama giderleri veavukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine kararverilmesini dileriz.” demek suretiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Davalı G.Plastikçiler Organize Sanayi BölgeMüdürlüğü vekili süresi içinde sunduğucevap dilekçesinde özetle; davanın adli yargınıngörev alanına girdiğini öne sürerek görevitirazında bulunmuştur. Kocaeli 1.İdare Mahkemesi: 20.11.2014 gün ve E:2014/747sayı ile özetle; “(…)Dosyasınınincelenmesinden; davacı şirketin, G.Plastikçiler OrganizeSanayi Bölgesi içinde yer alan 4034 ada 1 parsel sayılıtaşınmazdaki davacı şirket tarafından inşa edilenyapı için yapı kullanma izni verilmesi istemiyle yapılanbaşvurunun, davacı şirketin anılan taşınmazda malikolmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin 15.07.2014tarihli ihtarnameyle reddedildiği, bakılmakta olan davanın daanılan işlemin iptali istemiyle açıldığıanlaşılmaktadır. Bu durumda davalı OrganizeSanayi Bölgesi tarafından Kanunla verilen kamu yetkisikullanılarak davacı şirketin yapı kullanma izni verilmesiisteminin reddedildiği anlaşıldığından dava konusuişlem idari işlem niteliğinde olup bu haliyle uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün de idari yargıyerine ait olduğu sonucuna varılmaktadır.” demek suretiyledavalı vekilinin görev itirazının reddine kararvermiştir. Davalı vekilitarafından süresi içinde verilen dilekçe ile olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine, dilekçe dava dosyasınınonaylı örneği ile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına gönderilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı: “Davacı D. PetrokimyaÜrünleri San ve Tic. A.Ş.'nin, davalı G.PlastikçilerOrganize Sanayi Bölgesi içinde yer alan 4034 ada 1 parselsayılı taşınmazdaki davacı şirket tarafındaninşa edilen yapı için yapı kullanma izni verilmesiistemiyle yapılan başvurunun, davacı şirketin anılantaşınmazda malik olmadığı gerekçesi ile reddinedair işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde davaaçıldığı anlaşılmaktadır. Davalıtarafın, özel hukuk hükümlerine tabi oldukları veyargı yerinin de adli yargı olduğuna dair görevitirazının idare mahkemesince reddedilmesi üzerine, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasıistemi ile davalı vekili tarafından Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına başvurulduğuanlaşılmaktadır. Yapılan inceleme sonucunda,TOSB Otomotiv Yan Sanayi ihtisas Organize Sanayi Bölgesi'nin 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu kapsamındakurulduğu anlaşılmıştır. Bilindiği gibi, 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 3/b maddesinegöre organize sanayi bölgeleri "..Sanayinin uygungörülen alanlarda yapılanmasını sağlamak,çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarınıönlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynaklan rasyonel kullanmak,bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerininbelirli bir plan dahilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesiamacıyla; sınırları tasdik edilmiş araziparçalarının imar planlarındaki oranlar dahilinde gerekliidari, sosyal ve teknik altyapı alanları ile küçükimalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık alanları,teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlıbir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsisedilmesiyle oluşturulan ve bu Kanun hükümlerine göreişletilen mal ve hizmet üretim bölgelerini," ifadeetmektedir. Aynı Kanunun 5/1 maddesinin "OSB, müteşebbisheyetin başvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamu yarankararı ve sınırları belirlenmiş yetkiçerçevesinde kamulaştırma işlemleri (...)yaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir.”hükmü ve 8. maddesinde geçen, “Yönetim kurulu,müteşebbis heyetin en az dördü kendi üyeleriarasından olmak üzere seçeceği beş asıl,beş yedek üyeden oluşur. Yönetim kurulu üyeleri iki yıliçin seçilir./ Yönetim kurulu üyeleri kendiaralarında bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.Yönetim kurulu en az ayda iki defa toplanır ve toplantı saltçoğunluk ile yapılır. Geçerli bir mazereti olmadanüst üste yapılan üç toplantıya veya mazereti olsadahi altı ay içinde yapılan toplantıların en azyarısına katılmayan üyeler üyeliktençekilmiş sayılırlar. Kararlar salt çoğunluklaverilir. Oyların eşitliği halinde başkanın oyunaitibar edilir./Yönetim kurulu; kanun, yönetmelik, kuruluşprotokolü ve benzen düzenlemeler ile müteşebbis heyetinkararlan çerçevesinde OSB’nin sevk ve idaresiniyürütmekle görevlidir.” şeklindeki hükümlerkarşısında, organize sanayi bölgeleri yönetimlerininözel hukuk tüzel kişiliği olduğutartışmasızdır. Yine anılan Kanunun 25/5maddesine göre de organize sanayi bölgelerinin organları ileilgili olarak Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlerin organlarıile ilgili hükümlerinin kıyasen uygulanacağıhükmü bulunmaktadır. Hukuk uygulamasında"tüzel kişiler, belli bir amacı gerçekleştirmeküzere bağımsız bir varlık şeklindeörgütlenmiş, haklara ve borçlara sahip olabilen kişive mal topluluklarıdır. Tüzel kişiler, “özelhukuk tüzel kişileri” ve “kamu hukuku tüzelkişileri” olmak üzere ikiye ayrılır. Özel hukuktüzel kişileri, özel hukuka tâbi olan tüzel demekler,vakıflar, şirketler böyledir." (Kemal Gözler, 5018Sayılı Kamu M a Fi Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve 6085Sayılı Yeni Sayıştay Kanununda Kullanılan GenelYönetim, Merkezi Yönetim, Kamu İdareleri Terimleri HakkındaBir Eleştiri" (AÜHFD, 60 (4) 2011: 838-839). Şu halde, özel hukuktüzel kişiliklerinin kamusal amaçla ve kanunla kurulmuşolmaları, onların faaliyetlerinin kamu hukuku kurallarınagöre yürüttükleri ve tek taraflı kamu gücükullanarak ortaya koydukları idari eylem ve işlemlerdensayılmasını gerektirmemektedir. Nitekim kanun koyucu da, bukonudaki iradesini, yukarıda açıklanan yasa hükümleriile bu kurumların faaliyetlerinin ticari alanda özel hukukhükümlerine göre yürüttüklerini veşirketler/dernekler hukuki statüsüne tabi olduklarınıbelirterek ortaya koymuş bulunmaktadır. Kanun koyucunun bazıdurumlarda özel hukuk tüzel kişiliği olarakyapılandırdığı kurumlara kamu kurumu niteliğitanıdığı, ancak bunu kuruluş yasasındaayrıca belirtme gereği duyduğu da bir gerçektir.Örneğin, 25 Haziran 2003 tarihli ve 4904 sayılıTürkiye İş Kurumu Kanununun 1. maddesininüçüncü fıkrasına göre, Türkiye IşKurumu, “Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığının ilgili kuruluşu olup, özel hukukhükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, idari vemalî bakımdan özerk bir kamu kurumudur”. Ancak, 4562sayılı Kanunda bu kurumun bir kamu kurumu olduğuna dairbelirtmede bulunulmamakta, aksine, kuruluş amacının daha ziyadesanayi alanındaki üretime dayalı serbest ticari faaliyetinorganizesine yönelik özel hukuk hükümlerine tabi birkuruluş oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Elbette kiher özel hukuk tüzel kişiliğinin faaliyet alanınınsonuçta insan yaşamını dolayısı ile toplumuilgilendirmesi oranında kamusal yanı olması datartışmasızdır. Ancak kamusal her faaliyet veorganizasyonunda kamu hukuku kural ve ilkelerine tâbi olacağısöylenemez. "Genel kurul toplama hakkını elde eden organizesanayi bölgelerinin özel hukuk tüzel kişisi olduğu veişleyişin özel hukuk hükümlerine göreyürütüleceği, organize sanayi bölgeleriorganlarının işleyişinin Türk Ticaret Kanununun ilgilihükümleri doğrultusunda gerçekleşeceğikonusunda duraksama bulunmamaktadır." (Yrd. Doç. Dr. Nusretİlker ÇOLAK, 'Organize Sanayi Bölgelerinin HukukiNiteliği ve Kamulaştırma Yetkisi Hukuk Ekonomi ve SiyasalBilimler Aylık İnternet Dergisi', Haziran, 2005, S. 40, paragraf38.). Yukarıdakiaçıklamalara göre, davalı G.Plastikçiler OrganizeSanayi Bölgesi içinde faaliyet gösteren davacı D.PetrokimyaÜrünleri San ve Tic. A.Ş. Vekilinin yapı kullanma izniverilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işleminiptaline ilişkin davanın özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerektiğidüşünülmektedir.” demek suretiyle 2247sayılı Yasa’nın 10. ve 13. maddeleri gereğince olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı G.Plastikçiler Organize SanayiBölge Müdürlüğü vekilinin anılanYasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10.ve 13. maddelerinde öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı D.PetrokimyaÜrünleri San ve Tic. A.Ş.'nin, davalı G.Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi içinde yer alan 4034ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki davacı şirkettarafından inşa edilen yapı için yapı kullanma izniverilmesi istemiyle yapılan başvurunun, davacı şirketinanılan taşınmazda malik olmadığı gerekçesiile reddine dair işlemin iptali istemiyleaçılmıştır. 5393sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev vesorumlulukları” başlıklı 14. maddesinde 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu hükümlerininsaklı olduğu belirtilmiş; Değiştirilen, Eklenen veYürürlükten Kaldırılan Hükümlerbaşlıklı 85. maddesinin h bendinde, «…12.4.2000tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 4üncü maddesinin altıncı fıkrasıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Yürürlüğegiren mevzii imar plânına göre arazi kullanımı,yapı ve tesislerinin projelendirilmesi, inşası vekullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma ve çalışmaruhsatları OSB tarafından verilir ve denetlenir. İşyeriaçma ve çalışma ruhsatının verilmesisırasında işyeri açma ve çalışmaruhsatına ilişkin harçlar, OSB tarafından tahsil edilerekilgili belediye veya il özel idaresi hesabına yatırılır…», 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 4.maddesininaltıncı fıkrasında “(Değişikfıkra: 3/7/2005-5393/85 md.) Yürürlüğe giren (…)imar planına göre arazi kullanımı, yapı vetesislerinin projelendirilmesi, inşası ve kullanımıylailgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma veçalışma ruhsatları OSB tarafından verilir vedenetlenir, İşyeri açma ve çalışmaruhsatın verilmesi sırasında işyeri açma veçalışma ruhsatına ilişkin harçlar, OSBtarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya il özel idaresihesabına yatırılır.” 5.maddesinde - “(Değişik: 4/7/2012-6353/20 md.) OSB,müteşebbis heyetin başvurusu üzerine Bakanlıkçaverilen kamu yararı kararı ve sınırlarıbelirlenmiş yetki çerçevesinde kamulaştırmaişlemleri yaptırabilen bir özel hukuk tüzelkişiliğidir. Arazininmülkiyetinin edinilmesinde yapılan masraflar ile arazi bedeliödeme yükümlülüğü OSB tüzelkişiliğine aittir.” hükmü yer almakta olup,12.04.2000 günlü, 4562 sayılı Organize SanayiBölgeleri Kanunu’nun, 04.07.2012 günlü, 6353sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde KararnamelerdeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 20.maddesiyle değiştirilen5.maddesinin Anayasa’ya aykırılığıiddiasıyla Danıştay Altıncı Dairesi tarafındanyapılan itiraz başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesi 31.10.2013gün, E:2013/49, K:2013/125 sayılı kararı ile özetle;04.07.2012 günlü, 6353 sayılı Kanun’un 20.maddesiyledeğiştirilen 5.maddesinin birinci fıkrasında yer alan‘’… yapabilen veya … ‘’sözcüklerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna veiptaline karar vermiştir. 8. maddesinde -“Yönetim kurulu, müteşebbis heyetin en az dördükendi üyeleri arasından olmak üzere seçeceğibeş asıl, beş yedek üyeden oluşur. Yönetim kuruluüyeleri iki yıl için seçilir. Yönetimkurulu üyeleri kendi aralarında bir başkan ve birbaşkanvekili seçerler. Yönetim kurulu en az ayda iki defatoplanır ve toplantı salt çoğunluk ile yapılır.Geçerli bir mazereti olmadan üst üste yapılanüç toplantıya veya mazereti olsa dahi altı ayiçinde yapılan toplantıların en az yarısınakatılmayan üyeler üyelikten çekilmişsayılırlar. Kararlar salt çoğunlukla verilir.Oyların eşitliği halinde başkanın oyuna itibar edilir. Yönetimkurulu; kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve benzeridüzenlemeler ile müteşebbis heyetin kararlarıçerçevesinde OSB’nin sevk ve idaresini yürütmeklegörevlidir.”hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin birliktedeğerlendirilmesinden, G.Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi’ninözel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğu ve özelhukuk tüzel kişilerince tesis edilen işlemlerin yargısaldenetiminin adli yargı yerlerince yapılacağınınaçık olduğu gözetildiğinde, davalı G.PlastikçilerOrganize Sanayi Bölgesi içinde yer alan 4034 ada 1 parselsayılı taşınmazdaki davacı şirket tarafındaninşa edilen yapı için yapı kullanma izni verilmesiistemiyle yapılan başvurunun, davacı şirketin anılantaşınmazda malik olmadığı gerekçesi ile reddinedair işlemin yargısal denetiminin de adli yargı yerine aitolduğu açıktır. Açıklanan nedenlerleYargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile, davalı G.Plastikçiler Organize Sanayi BölgesiBölge Müdürlüğü vekilinin görevitirazının reddine ilişkin Kocaeli 1.İdare Mahkemesinceverilen kararın kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcısınınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, davalı G.Plastikçiler OrganizeSanayi Bölge Müdürlüğü vekilinin GÖREVİTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Kocaeli1.İdare Mahkemesince verilen 20.11.2014 gün ve E:2014/747sayılı KARARIN KALDIRILMASINA, 6.7.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy