T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 550
KARAR NO : 2015 / 556
KARAR TR : 6.7.2015
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Ç. D.
Vekili :Av.N. A. Ç.
Davalı : TürkTelekomünikasyon A.Ş. Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. K. A.
O L A Y : Davalı Şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasanın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasanın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen davacı 04.01.2010 tarihinde,Elazığ -Fırat Üniversitesi emrineatanmıştır.
Davacı vekili,müvekkilinin maaş nakil bildiriminin yeniden düzenlenmesiisteminin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali, müvekkiliiçin düzenlenen maaş nakil bildirimindeki maaşınagöre, yılda ödenen dört maaş tutarındaki ikramiyetutarından bir aya isabet eden bedelin güncel hali ile tespit edilmeksuretiyle, maaş nakil bildirimindeki maaşına ilave edilmesi vearadaki farkın dava tarihinden geçerli olmak üzere yasal faiziile birlikte ödenmesi istemiyle 29.9.2014 tarihinde idari yargıyerinde dava açmıştır.
Davalı vekili, süresiiçinde görev itirazında bulunmuştur.
ELAZIĞ 2.İDAREMAHKEMESİ: 13.2.2015 gün ve E:2014/1062 sayı ile,“(…)Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi, 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 18.6.1994 günlü,21964 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4000sayılı Yasayla değiştirilen 1. maddesi uyarınca, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nceyürütülen telekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamıkamu kesimine ait olacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmiştir.
29.01.2000 günlü, 23948sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğegiren ve Türk Telekom’un özelleştirilmesi amacıylayapısının yeniden düzenlenmesine yönelik kurallargetiren 4502 sayılı Yasanın 1. maddesi ile, 406 sayılıYasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, TürkTelekom’un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi biranonim şirket olduğu, Kamu iktisadi Teşebbüslerininkuruluş, teşkilat ve faaliyetleri ile ilgili mevzuatın TürkTelekom’a uygulanmayacağı kuralına yer verilmiş; anılankural, 23.05.2001 günlü, 24410 ayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak yürürlüğe giren 4673 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile değiştirilmiş ve TürkTelekom’un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi biranonim şirket olduğu, bu Kanun hükümleri saklı kalmaküzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesiniyarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuatın Türk Telekom’auygulanmayacağı belirtilmiştir. Ayrıca, 4502sayılı Yasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır.
4502 ve 4673 sayılıYasa’lar ile yapısı yeniden düzenlenen TürkTelekom’da çalışan personelin hukuki statüsüde, 406 sayılı Yasaya 4502 sayılı Yasa ile eklenen Ek 22.maddeile yeniden düzenlenmiş ve anılan maddede TürkTelekom’daki kamu payı % 50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genel şartlarınasahip olma ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörme şartları aranacağı, bunlarındışında kalan personelin iş mevzuatı uyarıncaistihdam edileceği, iş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartların Yönetim Kurulu tarafındantayin olunacağı kurallarına yer verilmiş, ayrıca,aynı Yasanın Geçici 4. maddesinde 4502 sayılıYasanın yürürlüğe girdiği tarihte TürkTelekom’da 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışmaktaolanlardan isteyenlerin iş mevzuatına tabi personelstatüsüne geçirileceği, iş mevzuatına tabipersonel statüsüne geçmek istemeyenlerin mevcut statü,sosyal ve özlük haklarıyla istihdamlarına devamolunacağı kurala bağlanarak, iş mevzuatınageçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlükhakları korunmuştur.
4502 sayılıYasa’nın Resmi Gazete’de yayımlandığı29.01.2000 gününden, özelleştirme sürecinintamamlanmasının ardından hisse satışsözleşmesinin imzalandığı 14.11 .2005 tarihine kadargeçen bu dönemde, sermayesinin yüzde ellisinden fazlasıkamuya ait olan Türk Telekom’un bir kamu kuruluşu olduğuve personeliyle arasında doğan uyuşmalıklara idariyargıda bakılacağı Danıştay kararlarındakabul edilmiştir. (Örneğin Danıştay idari DavaDaireleri Kurulunun 17.06.2010 günlü, E:2010/329,K:2010/1310sayılı kararı.)
Hisselerin fiilendevredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekomarasında imzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine ilişkin imtiyaz Sözleşmesi’niimzalandığı 14.11.2005 tarihinden sonra ise, hisselerininyüzde elliden fazlası özel hukuk tüzel kişisinegeçen Türk Telekom kamu kuruluşu niteliğininkaybetmiştir.
Belirtilen tarihten sonra, kuralolarak, Türk Telekom personelinin kamu personeli ve işlemlerininidari işlem sayılamayacağı, bir özel hukuk tüzelkişisi olan Türk Telekom’a karşı idari yargıdadava açılamayacağı açıktır.
Ancak, 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında,özelleştirme tarihi itibarıyla Türk Telekom’daçalışmakta olan personelin haklarının korunmasıamacıyla, hukuki statülerini ve kamu kuruluşlarına nakilolanaklarını belirleyen bazı özel düzenlemelere yerverilmiştir. Buna göre, Türk Telekom hisselerinin devri sonucukamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekom’da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.01.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüz seksengün aylıksız izinli sayılacaktır. Aynı maddeyegöre, bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekom daçalışmaya devam edecek mali ve özlük haklarıTürk Telekom tarafından karşılanacak, belirtilen süreiçinde nakle tabi personelden Türk Telekom tarafındanhizmetine ihtiyaç duyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendiisteği ile nakil talep edenler ise talep tarihinden itibaren en geçdoksan gün içinde nakil için Türk Telekom tarafındanDevlet Personel Başkanlığına bildirileceklerdir. Aynıfıkranın, 5457 sayılı Yasayla değiştirilencümlesinde ise, maddede sayılanlardan aylıksız izninbitiminden sonra Türk Telekom’un tabi bulunduğu mevzuata ve bufıkraya istinaden akdedilen sözleşmeye göreçalışmaya devam edenlerden hisse devir tarihinden itibaren engeç beş yıl içinde iş sözleşmesiherhangi bir nedenle sona erenlerin, bu madde hükümlerine göreişlem yapılmak üzere, sözleşmenin sona erdiğiyılın 15 Ocak tarihindeki 3. fıkraya göre hesaplananücretleriyle Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilecekleri,Türk Telekom Yönetim Kurulu’nca 15.04.2004 tarihi itibariyle buunvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malihaklarına, bu tarihten Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirildikleri tarihteki kadro vepozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçensüre içinde kamu görevlilerine yapılacak artış,oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutarındikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.
Aktarılan yasaldüzenleme ile Türk Telekom A.Ş.’ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılmasına ve aylıksız izinsüresinin bitiminden itibaren beş yıl süre ile nakilhakları korunarak özel hukuk tüzel kişisindeçalışmalarına olanak sağlandığıanlaşılmaktadır.; Buna göre, söz konusu personelin,aylıksız izinli olarak geçen sürede kamu personelistatülerinin devam ettiği , izin süresinin bitiminden itibarenbeş yıl süreyle de kamu personeli statüsüne nakilhaklarının korunduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, İmtiyazSözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden davalı şirkete, devir sonrasındayetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecek aksaklıklarınönüne geçilebilmesi için, 406 sayılı Yasahükümleri ile tanınan ayrıcalıkların sonucuolarak da, bünyesinde belli süre ile çalışmaya devameden söz konusu personelin kamu kuramlarına naklen atanmasınınsağlanması amacıyla kimi görevler yüklenmiştir.
Bu görevler kapsamında406 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davalışirket tarafından, hak sahibi personelinin devlet personelbaşkanlığına bildirmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır.
Sayılan işlemler, idarehukuku alanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgilipersonelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük veparasal haklarını belirlemede esas alınmaktadır.
Belirtilen nitelikleriyle,söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları anlaşılmaktadır.
Söz konusu işlemler,içerikleri itibarıyla idari işlem niteliğinde olmaklaberaber, bir özel hukuk tüzel kişisi olan davacışirketçe tesis edilmiş olmaları nedeniyle idariyargı denetimine tabi olup olmayacağı da ayrıcadeğerlendirilmelidir.
Davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan‘Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi iledonatıldığı, bu görev ve yetkiler dahilinde bazıkamusal ayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu yukarıda belirtilmiştir.
Belirtilen statüsü veözel yasa hükümleri gereğince bazı kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olmasınedeniyle davalı şirketin, herhangi bir Özel hukuk tüzelkişisinden farkı bir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır.
Benzer durumdaki özel hukuktüzel kişileri ile ilgili olarak Danıştay tarafındanverilen kararlarda, kamusal ayrıcalıklarla donatılan veya kamukesimi ile, diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklıbir ilişkisi bulunan tüzel kişilerin bazıişlemlerinin, nitelikleri esas alınmak suretiyle idari işlem olarakkabul edildiği ve idari yargıda dava konusu edilmesinin olanaklıolduğunun belirtildiği görülmektedir. Örneğin,Danıştay Onuncu Dairesinin 21.05.1996 günlü E:1995/4326, K:1996/2769 sayılı kararıyla, Ankara BüyükşehirBelediyesi ile Atatürk Orman Çiftliği tarafından kurulanadi ortaklık niteliğindeki Şehirlerarası Terminalişletmesinin, kamu kaynaklarından yapılan harcamalarla kamuhizmeti görmek üzere kurulması ve personelinin kamu personeliolması dikkate alınarak tesis ettiği işlemler, idariişlem sayılmıştır Danıştay OnbirinciDairesinin, 25.01.2011 günlü, E:2010/5904, K:2011/570sayılı kararıyla da, TÜPRAŞ’ın özelleştirilmesindensonra, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunan personele kıdemtazminatı ödememesi yolunda tesis ettiği işlemler, nakledilenpersonelin kamu personeli olması ve anılan şirkete nakilsüreci ile ilgili olarak bazı görevler yüklenmesinedeniyle, idari işlem kabul edilerek idari yargı denetimine tabiolduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, imtiyaz sözleşmesiile bir kamu hizmetini yürütmekle görevli ve yetkilikılınması nedeniyle, diğer özel hukuk tüzelkişilerinden farklı olarak kimi kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere tabi olan, 406 sayılı Yasahükümleri ile, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunanpersoneli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, görevleri kapsamında tesis ettiğiişlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu açıktır.
Nitekim Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.04.2011 tarih E:2011/80, K:2011/206sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, davalı idarevekilinin yargı koluna ilişkin görev itirazı yerindegörülmemiştir.
Açıklanan nedenlerledavalı idarenin görev itirazının reddine…”demek suretiyle görevlilik kararı vermiştir.
Davalı vekilinin, adli yargı yararınaolumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyası YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI; “(…)telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar "tekel" olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekel kapsamında kamuhizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50'nin altına düşünceyekadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluşolduğu tartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden % 55'i, Bakanlar Kurulu'nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin. % 55oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'ne satılmıştır.
Anayasa'nın 128. maddesinde,"Devletin, kamu İktisadî teşebbüsleri ve diğerkamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görelileri, eliyle görülür"hükmü yer almaktadır.
406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarih ve 5398 sayılıKanunla değişik birinci fıkrasında, "Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.01.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, davalının hissedevir (14.11.2005) tarihinde çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından; yılda ödenen dört maaş tutarındakiikramiye tutarından bir aya isabet eden bedelin güncel haliyle tespitedilerek maaş nakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesi istemiyledava açılmıştır.
Öte yandan, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik (1) numaralı bendinde:
"a) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları,
b)İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları,
c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar." idaridava türleri olarak sayılmış olup; kural olarak, idariyargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerine karşıaçılan davalara bakılabilir.
Dolayısıyla,davanın açıldığı tarihte davalı mevkiindekamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin davalı olmasıkarşısında, ortada idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden, daha önce davalı şirkette görevyapmış olan davacı ile özelleştirilen kuruluş arasındakiuyuşmazlık konusu davanın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde de, adliyargı yerinin görevli olduğudüşünülmektedir.
KARAR : Yukarıdaaçıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanunun 10 ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine…”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin,anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nca,10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacının; maaşnakil bildiriminin yeniden düzenlenmesi isteminin zımnen reddineilişkin işlemin iptali, düzenlenen maaş nakilbildirimindeki maaşına göre, yılda ödenen dörtmaaş tutarındaki ikramiye tutarından bir aya isabet eden bedelingüncel hali ile tespit edilmek suretiyle, maaş nakil bildirimindekimaaşına ilave edilmesi ve aradaki farkın dava tarihindengeçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleride dahil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamukurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlasıkamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük MilletMeclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılıKanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararasıses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır.
Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılan değişikliklersonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6.md.) Türk Telekomdaki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.)Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur” hükmünü almış;aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da işmevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde davalı kuruluşta çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacının vekili tarafından; müvekkilininmaaş nakil bildiriminin yeniden düzenlenmesi isteminin zımnenreddine ilişkin işlemin iptali, müvekkili içindüzenlenen maaş nakil bildirimindeki maaşına göre,yılda ödenen dört maaş tutarındaki ikramiyetutarından bir aya isabet eden bedelin güncel hali ile tespit edilmeksuretiyle, maaş nakil bildirimindeki maaşına ilave edilmesi vearadaki farkın dava tarihinden geçerli olmak üzere yasal faiziile birlikte ödenmesi istemiyle 29.9.2014 tarihinde davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınınbaşvurusunun kabulü ile Elazığ 2.İdare Mahkemesinceverilen görevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Elazığ 2.İdare Mahkemesi’nin 13.2.2015gün ve E:2014/1062 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 6.7.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy