T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 553
KARAR NO : 2015 / 559
KARAR TR : 6.7.2015
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı : A.O.A. Vekili :Av. H.Ş. Davalı : Adalet Bakanlığı, AmbarlıGümrük Müdürlüğü O L AY : BaşbakanlıkGümrük Müsteşarlığı/Gümrük veMuhafaza Başmüdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat ve Narkotik Gümrük Muhafaza Müdürlüğü’nce yapılan soruşturma sırasında, Nehir MadeniMutfak Eşya San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı firma adınaAmbarlı Gümrük Müdürlüğünce tescilli, 04.08.2008/IM095257, 04.08.2008/IM095258, 14.08.2008/IM099879,14.08.2008/1M099878, 26.08.2008/IMW5996, 26.08.2008/1M105995, 03.07.2008/IM082398,15.09.2008/IM114997, 15.10.2008/IM127316, 23.09.2008/1M119129,04.08.2008/1M095256, 23.09.2008/IM119130 tarih ve sayılı serbestdolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatıeşyaların ithali için uygunluk belgesiarandığı, ancak beyannamelerin ekinde bulunan İlTarım Müdürlüğünce düzenlenmiş gibigösterilen uygunluk belgelerinin sahte olarak düzenlendiğininanlaşıldığından bahisle, Nehir Madeni MutfakEşya San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı firmanınortağı, imza yetkilisi ve genel müdürü MehmetFırat, gümrük müşaviri davacı A.O.A.,söz konusu serbest dolaşıma giriş beyan-nameleriningümrük işlemlerini takip eden Emektaş GümrüklemeŞirketinin ortağı Gökhan Lale ve İl Tarım Müdürlüğüncedüzenlenmiş gibi gösterilen uygunluk belgelerini sahte olarakdüzenleyen Teoman Kubilay hakkında yapılan ihbarüzerine, Büyükçekmece CumhuriyetBaşsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda,davacı ile yukarıda isimleri belirtilen kişiler hakkında“sahtecilik” suçu nedeniylecezalandırılmaları istemiyle kamu davasıaçılmış, ayrıca aynısavcılığın, Büyükçekmece KabahatBürosu’nun 31.12.2010 gün ve Kabahat Defteri No:2010/2287,Karar Numarası:2010/2488 sayılı kararı ile, davacı A.O.A.ile isimleri belirtilen diğer kişilerin, yukarıda tarih vesayıları belirtilen serbest dolaşıma girişbeyannameleri ile 2.050.000 adet paslanmaz çelikten çatalkaşığı, ithali izne (uygunluk belgesine,şarta bağlı olan eşyayı) sahte belgeler ile ithaletmek sureti ile “ithalibazı şartlara ve belgelere tabi bulunan eşyayıaldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etmek” şeklindegerçekleşen eylemlerinin kabahat olduğudeğerlendirilerek, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun3.maddesinin on birinci fıkrası ve 4. maddesinin ikincifıkrası uyarınca 3.418.747,38 TL idari para cezası ile ayrıayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasının kaldırılması istemiyle adli yargı yerineitirazda bulunmuştur. BÜYÜKÇEKMECE1. SULH CEZA MAHKEMESİ; 10.6.2013gün ve D.İş:2011/308 sayı ile; 5607sayılı Kanun’da yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu ile yeniden düzenlendiği vebu Kanun’da başvuru yolunun idare mahkemesi olarakgösterildiği gerekçesiyle başvurunun görevyönünden reddine karar vermiş, yapılan itiraz Büyük-çekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesince kesin olarakreddedilmiştir. Davacı vekili, bu kez aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. İstanbul 1. Vergi Mahkemesi,dava konusu işlemin idare mahkemesiningörevine giren idari para cezasına ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, dava dosyası,Nöbetçi İdare MahkemesiBaşkanlığına gönderilmiştir. İSTANBUL 7. İDAREMAHKEMESİ; 30.12.2014 gün ve E:2013/2282, K:2014/2154 sayı ile, savcılıktarafından, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’ndayapılan değişiklikten önce bu Kanun uyarınca verilenidari yaptırım kararına karşı 5326 sayılıKanunun 27. maddesi hükmü gereğince sulh ceza mahkemesine itirazedilebileceği açıklanarak, açılan davanıngörüm ve çözüm görevinin adli yargı yerineait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itirazedilmeden kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkûmiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri veadli ceza mahkemeleri arasında çıkan görev vehüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından,bunlar hakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesi gerektiği...”açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önünealındığında, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Adlive idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,5607 sayılı Kaçakçılıkla MücadeleKanunu’nun 3. maddesinin on birinci fıkrası ile 4. maddesininikinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 5607sayılı Kanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin onbirinci fıkrasında, “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunlukveya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, aldatıcıişlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir”, “Nitelikli haller” başlığıaltında düzenlenen 4. maddesinin ikinci fıkrasında,“Bu Kanunda tanımlanan suçların, üç veyadaha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecekceza yarı oranında artırılır”,“Yetkilimerciler” başlığı altında düzenlenen 17.maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun hükümlerinegöre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı,14 üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir”denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddenin onbirinci fıkrası ise, (Değişik: 18/6/2014-6545/89 md.)Ulusal markeruygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumununbelirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veyahiç içermeyen akaryakıtı; a) Ticariamaçla üreten, bulunduran veya nakleden, b) Satışa arz eden veya satan, c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan, kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin günekadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, markeriçermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtınkaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılmasıhâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezayahükmolunur.”şeklinde yeniden düzenlenmiş, 28.3.2013 gün ve 6455sayılı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birincifıkrası yürürlükten kaldırılmış,aynı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun 9uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır. 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “Teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde, çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde; “1.Serbestdolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkinolarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonrakontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmışolduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrük vergilerininalınmasının yanı sıra, gümrüklenmişdeğerinin dört katı idari para cezası verilir. b) (a) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına otuz bin Türk Lirası, ambalajlıgelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirasıolarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. c) Eşyanın ithali,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir. d) (c) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. 2. İhracat rejimine tabitutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene vedenetleme veya kontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ihracınınyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir. b) Eşyanın ihracı,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğuhalde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belgealınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde,eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar idari paracezası verilir. 3. Yolcuların,gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşyakapsamı dışında olup beyanlarına aykırıolarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşımaaraçlarında çıkan ya da başkasına aitolduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdiklerieşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır veeşya sahibine teslim edilir. Gümrük vergileriödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır. 4. Birinci fıkranın (a)ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir ve eşya 177 ila 180 inci maddehükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur. 5. Türkiye GümrükBölgesine getirilen ve transit rejim beyanında bulunulan serbestdolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin birşekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde,farklı çıkan eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir ”şeklinde28/3/2013gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12 maddesi ile yenidendüzenlenmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış, 4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlüler kendilerine tebliğedilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşıtebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üstmakama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçeile itiraz edebilir. 2.İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde kararabağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3.İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlışmakama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvuru-labilir” hükmü yer almıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Cumhuriyetsavcısının karar verme yetkisi ”başlığını taşıyan 23. maddesinde, “(1) Cumhuriyet savcısı, kanundaaçıkça hüküm bulunan hallerde bir kabahatdolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeyeyetkilidir. (2) Bir suçdolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında birkabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyetsavcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırım kararıverebilir. (3)Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılmasıhalinde Cumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırımkararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşutarafından idarî yaptırım kararı verilmemiş olmasıgerekir” denilmiş; aynı Kanun’un “Başvuruyolu” başlığı altında düzenlenen 27. maddesininaltıncı fıkrasında, “Soruşturma konusu fiilinsuç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyleidari yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yerolmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idariyaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciindeincelenir” ; 5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerinuygulanmasında usul ” başlığı altındadüzenlenen 9. maddesinde ise, “….. (3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonrakikanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak,ortaya çıkan sonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır. Dosyanınincelenmesinden, İstanbul Kaçakçılıkİstihbarat ve Narkotik Gümrük Muhafaza Müdürlüğü’nce yapılan soruşturmasırasında, Nehir Madeni Mutfak Eşya San. ve Tic.Ltd. Şti. unvanlı firma adına Ambarlı GümrükMüdürlüğünce tescilli serbest dolaşımagiriş beyannameleri muhteviyatı eşyaların ithaliiçin aranan uygunluk belgelerinin İl TarımMüdürlüğünce düzenlenmiş gibi gösterilereksahte olarak düzenlendiğinin anlaşıldığındanbahisle, adı geçen firmanın ortağı, imza yetkilisive genel müdürü Mehmet Fırat, gümrük müşaviridavacı A.O.A., söz konusu serbest dolaşıma girişbeyannamelerinin gümrük işlemlerini takip eden EmektaşGümrükleme Şirketinin ortağı Gökhan Lale veİl Tarım Müdürlüğünce düzenlenmişgibi gösterilen uygunluk belgelerini sahte olarak düzenleyen TeomanKubilay hakkında yapılan ihbar üzerine,Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda, davacı ile yukarıdaisimleri belirtilen kişiler hakkında “sahtecilik”suçu nedeniyle cezalandırılmaları istemiyle kamudavası açıldığı ve ayrıca aynı savcılığın,Büyükçekmece Kabahat Bürosu’nun 31.12.2010 günve Kabahat Defteri No:2010/2287, Karar Numarası:2010/2488 sayılıkararı ile, davacı A.O.A. ile isimleri belirtilen diğerkişilerin, “ithali bazı şartlara ve belgelere tabi bulunaneşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla ithaletmek” şeklinde gerçekleşen eylemlerinin kabahatolduğu değerlendirilerek, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun3.maddesinin on birinci fıkrası ve 4. maddesinin ikincifıkrası uyarınca 3.418.747,38 TL idari para cezasıile ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığıhalinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olaytarihinde yürürlükte bulunan ilgili maddesi uyarınca, yapılan soruşturma sırasındasoruşturma konusunun kabahat olduğu değerlendirilerek, 5326 sayılı Kanun gereğince, CumhuriyetSavcısı tarafından davacıya verilen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu veKabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınacağı,anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca veaynı maddenin altıncı fıkrasında, soruşturmakonusu fiilin kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idariyaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yerolmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idari yaptırımkararına karşı başvurunun da bu itiraz merciindeinceleneceği açıkça belirtildiğinden, 5607sayılı Kanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılıKanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında da, bu Kanunun yayımı tarihinden önceişlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerinuygulanması usulünün 5252 sayılı Kanunun 9. maddesihükmüne göre yapılacağıdüzenlendiğinden, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Büyükçekmece 1. Sulh CezaMahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.6.2013 gün ve D.İş:2011/308 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 6.7.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy