T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 480
KARAR NO : 2015 / 498
KARAR TR : 6.7.2015
ÖZET :4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235/4. maddesi uyarınca verilen mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararının kaldırılması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı :T. A.Ş. Vekilleri : Av. H.G. Davalı : Gümrükve Ticaret Bakanlığı Orta Akdeniz Gümrük ve TicaretBölge Müdürlüğü O L A Y : Gümrük veTicaret Bakanlığı Orta Akdeniz Gümrük ve TicaretBölge Müdürlüğü’nün 14.11.2014gün ve 37 sayılı kararı ile, Mersin GümrükMüdürlüğü tarafından davacı firma adınatescilli 25.06.2013 gün ve IM029435 sayılı serbestdolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalarınyapılan fiziki muayenesi sonucunda; “Beyannamenin 2. Kaleminde5 kap, 120 düzine, 1440 adet, Brüt:45Kğ.-Net:25Kğ., 378USDkıymetli anahtarlık olarak beyan edilen TGB-1413 kodlueşyanın yapılan fiziki muayene sonucunda 9503.00.95.00.00GTİP’nda ve oyuncak araba kumandası olduğu tespitedilmiş, beyan edilen kıymetin gözetim kıymetindendüşük olması nedeniyle gözetim belgesi ve TAREKS belgesiibrazı halinde serbest dolaşıma girişinin mümkünolduğu, Beyannamenin 2. Kaleminde 5 kap,200 düzine, 2400 adet, Brüt:62,50Kğ.-Net:52,50Kğ., 630USDkıymetli anahtarlık olarak beyan edilen TGB-1411 kodlueşyanın yapılan fiziki muayenesi sonucunda 9503.00.95.00.00GTİP’nda oyuncak cep telefonu olduğu tespit edilmiş,söz konusu eşyaların TAREKS belgesi ibrazı halinde serbestdolaşıma girişinin mümkün olduğu, Yine aynı beyannamenin 2. Kaleminde 5895 düzine 70470 adetanahtarlık olarak beyan edilen TGB- 311 kodlu eşyanınyapılan fiziki muayenesi sonucunda, 9503.00.95.00.00 GTİP’ndayer alan set halinde oyuncak olduğu, miktarının 11790düzine 141480 adet olduğu, beyan edilen miktar içinGözetim Belgesi ile TAREKS Belgesi ibrazı ile serbestdolaşıma girişinin mümkün bulunduğunun tespitiüzerine”, davacı firmadan söz konusu eşyalariçin Gözetim Belgesi ve TAREKS Belgesi ibrazıistenildiği, söz konusu belgelerin ibraz edilmediği,bu nedenle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235/4. maddesiuyarınca 8.7.2014 gün ve 13 sayılı “mülkiyetinkamuya geçirilmesi kararı” düzenlenerek davacıya tebliğedildiği; Davacı tarafından yapılan itirazın, Mersin GümrükMüdürlüğü’nce tescilli 25.06.2013 gün veIM029435 sayılı serbest dolaşıma girişbeyannamesi 2. Kaleminde kayıtlı, muhtelif miktarlarda TGB 1413,TGB1411 ve TGB-331 kodlu anahtarlık olarak beyan edileneşyaların yapılan fiziki muayenesi sonucunda, 9503.00.95,00.00GTİP’nda yer alan oyuncak araba kumandası, oyuncak ceptelefonu ve set halinde oyuncak olduklarının tespit edilmesi vesöz konusu eşyaların serbest dolaşıma girişiningözetim belgesi ve TAREKS belgesi ibrazı ile mümkünolduğu, davacıdan gözetim belgesi ve TAREKS belgesi ibrazıtalep edilmesine karşın, davacının gerekli belgeleri ibrazetmemesi nedeniyle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 4,235/1-c, 4. maddeleri uyarınca reddine, düzenlenen 8.7.2014gün ve 13 sayılı “Mülkiyetin KamuyaGeçirilmesi Kararının” onanmasına kararverilmiştir. Davacı,14.11.2014 günve 37 sayılı kararın kaldırılması istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. MERSİN 2.İDARE MAHKEMESİ; 31.12.2014 gün ve E:2014/1923, K:2014/1435 sayıile, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 1 ve 16. maddeleriuyarınca, idari yaptırım niteliğinde bulunan davakonusu mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin işlemekarşı açılan davanın görüm veçözüm görevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, verilenkarar kesinleşmiştir. Bu kez, davacı vekili,aynı istemle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur. MERSİN 3. SULH CEZA HAKİMLİĞİ;25.2.2015 gün ve D.İş:2015/202 sayı ile; dava konusumülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin kararın idariişlem olduğu, bu nedenle itirazın çözümgörevinin idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı ile dosyanın görevuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, buKanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetineya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Olay kısmındabelirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1- 2247 sayılıYasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılıYasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlikkararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler ” hükmüne göre ise, adli yargı yeri,davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı verenidari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir kararile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda,adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte,bununla yetinilmemiş, görevli merciin belirtilmesi için davadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verilmiştir. Buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasada öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesincere’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Yasanın19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235/4. maddesiuyarınca verilen mülkiyetin kamuya geçirilmesikararının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 4458sayılı Kanun’un 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı,Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giren veçıkan eşyaya ve taşıt araçlarınauygulanacak gümrük kurallarını belirlemektir.”,4.maddesinde, “Gümrük idareleriyle muhatap olan kişiler buKanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzük,kararname ve yönetmelik hükümlerine uymak; gümrükidarelerinin gerek bu Kanunda gerek diğer kanun, tüzük vekararnamelerde yazılı hükümlere göreyapacağı gözetim ve kontrollere tabi olmak; bu idarelerin kendiadına veya başka idareler nam veya hesabına tahsil edeceğiher tür vergi, resim, harç ve ücretleri ödemek veyabunların teminata bağlamak; kanun, tüzük, kararname veyönetmelik hükümlerinin uymayı zorunlukıldığı her tür işlemleri yerine getirmeklesorumludurlar.” denilmiş; “VergiKaybına Neden Olan İşlemlere Uygulanacak Cezalar” başlığıaltında düzenlenen 235. maddesinde, “(Değişik:28/3/2013-6455/12 md.)1. Serbest dolaşıma giriş rejimine tabitutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene vedenetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalininyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra,gümrüklenmiş değerinin dört katı idari paracezası verilir. b)(a) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüzTürk Lirası olarak hesaplanır ve eşyayurtdışı edilir. c)Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıyaveya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilikbelgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmişveya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idaripara cezası verilir. d)(c) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. 2.İhracat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak,yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya kontrol sonucunda; a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerleihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir. b)Eşyanın ihracı, lisansa, şarta, izne, kısıntıyaveya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilikbelgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabideğilmiş veya belge alınmış gibi beyanedildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanıngümrüklenmiş değeri kadar idari para cezası verilir. 3.Yolcuların, gümrük mevzuatına göre kişisel vehediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarınaaykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veyataşıma araçlarında çıkan ya dabaşkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymışgibi gösterdikleri eşyanın gümrük vergileri iki katolarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir. Gümrükvergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır. 4.Birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir veeşya 177 ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabitutulur. 5.Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejimbeyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın,beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşyaolduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir.”; “İtirazlar”başlıklı 242. maddesinde ise, “(Değişik:18/6/2009-5911/64 md.) 1. Yükümlüler kendilerine tebliğedilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşıtebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üstmakama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçeile itiraz edebilir. 2.İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde kararabağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3.İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlışmakama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4.İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvurulabilir.” hükümleri yer almıştır. Öte yandan; 30.3.2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun birinci maddesinde,“Bu Kanunda; toplum düzenini, genel ahlâkı, genelsağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumakamacıyla; a)Kabahatlere ilişkin genel ilkeler, b)Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idariyaptırımların türleri ve sonuçları, c)Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci, d)İdari yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanunyolu, e)İdari yaptırım kararlarının yerine getirilmesineilişkin esaslar, Belirlenmiş ve çeşitli kabahatlertanımlanmıştır.” denilerek, Kanunun amaçve kapsamı belirlenmiş; ikinci kısmında yer alan 32ila 43. maddelerinde, Türk Ceza Kanunu kapsamı dışındakalan çeşitli kabahatler sayılarak, bu eylemlere yaptırımlaröngörülmüştür. AnılanKanun’un 2. maddesinde, “kabahat” deyiminden, kanununkarşılığında idari yaptırımuygulanmasını öngördüğühaksızlığın anlaşılacağı; 16.maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olanidari yaptırımların “idari para cezası” ve“idari tedbirler”den ibaret bulunduğu; “idaritedbirler”in de mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu belirtilmiştir. Kanun’un “Mülkiyetin kamuya geçirilmesi” başlıklı 18.maddesinde de: “(1) Kabahatin konusunu oluşturanveya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetininkamuya geçirilmesine, ancak kanunda açık hükümbulunan hallerde karar verilebilir. (2) Mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin karar, eşyanın; a) Kullanılmaz halegetirilmesi, b) Niteliğinindeğiştirilmesi, c)Ancak belli bir surette kullanılması, Koşullarından birinin yerine getirilmesine bağlı olarakbelli bir süre geciktirilebilir. Belirlenen süre zarfındakoşulun yerine getirilmemesi halinde eşyanın mülkiyetininkamuya geçirilmesine karar verilir. (3) Mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin karar kesinleşinceye kadar ilgili kamukurum ve kuruluşu tarafından eşyaya elkonulabileceği gibi;eşya, kişilerin muhafazasına da bırakılabilir. (4)Eşyanın mülkiyeti, kanunda açık hükümbulunan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi takdirde Devletegeçer. (5) Eşyanınmülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilebilmesi içinfail hakkında idari para cezası veya başka bir idariyaptırım kararı verilmiş olması şartdeğildir. (6) Kaim değerinmülkiyetinin kamuya geçirilmesine de karar verilebilir. (7) Mülkiyeti kamuyageçirilen eşya, başka suretle değerlendirilmesimümkün olmazsa imha edilir. (8) Mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde yerinegetirilir” denilmiştir. Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır” ”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise “idaripara cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinidari yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Olayda, davanın, 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinindördüncü fıkrası uyarınca verilen mülkiyetinkamuya geçirilmesi kararına ilişkin kararın iptaliistemiyle açıldığı, 4458 sayılıGümrük Kanunu’nda da idari para cezası ilemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin hususlar ile bu idariyaptırımlara karşı bir üst makama, üst makamyoksa aynı makama itiraz edilebileceğinin, itirazın reddi kararlarınakarşı ise idari yargı mercilerine başvurulabileceğinin düzenlenmiş olduğu görülmekle, kanun yolunailişkin düzenlemeye yer verildiği anlaşılmıştır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen mülkiyetin kamuyageçirilmesi kararının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden olduğu,4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda da bu idariyaptırım kararlarına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterildiği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 4458 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, mülkiyetin kamuyageçirilmesi kararına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun242. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca idari yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Mersin 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.madde kapsamındagörülen başvurusunun kabulü ile, Mersin 2. İdare Mahkemesinceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Mersin 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.maddekapsamında görülen BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Mersin 2.İdare Mahkemesinin 31.12.2014 gün ve E:2014/1923, K:2014/1435 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 6.7.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy