T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 491
KARAR NO : 2015 / 508
KARAR TR : 6.7.2015
ÖZET : Davacının hissedar olduğu taşınmaza, imar planında yol yeşil alan olarak ayrılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.Ö.
Vekili :Av. D.A.
Davalı : İzmirBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekilleri :Av. C.U., Av.C.M.Ç.
O L A Y :Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin İzmir İli,Çiğli İlçesi, Balatçık Mahallesi, 290 Parseldekayıtlı taşınmazın davalı belediyece imarplanında yol yeşil alan olduğundan mülkiyethaklarınınsınırlandırıldığınıönesürerek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıylaşimdilik 10.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsili ve taşınmazındavalı adına tescili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalı BelediyeBaşkanlığı vekili süresi içinde verdiğidilekçede özetle, taşınmaza fiilen elatılmadığını, imar planına dayalı olarakaçılan tazminat davalarının görüm veçözüm yerinin idare mahkemeleri olduğunu ilerisürerek görev itirazında bulunmuştur.
KARŞIYAKA 2. ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 27.12.2013 gün ve E:2012/506, K:2013/724 sayıile, 6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamede Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun’un 21.maddesi ile 2942 sayılı Kanunungeçici 6.maddesi gereğince, idarece fiilen kamu hizmetineayrılan taşınmazların bedeli konusunda taraflararasında uzlaşma sağlanmadığı takdirde fiilen elatılmayan taşınmazların bedelinin tespiti içinİdari Yargıda dava açılabileceği hükmükarşısında davacılara ait taşınmazlara elatılmadığından, davaya bakma görevinin idariyargı olduğu gerekçesiyle, davanın görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez hissedar olduğu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı nedeniyle10.000,00 TL’nin davalı idareden tahsili istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
İZMİR2.İDARE MAHKEMESİ: 12.12.2014 gün ve E:2014/831,K:2014/1654sayı ile, idarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, suyolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacaktam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idariyargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakkamüdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerlerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunduğu, bu durumda; davalı idare vekilininsavunma dilekçesinde ve dava dilekçesinde taşınmazadavalı idarece kamulaştırmasız fiilen el atılarak 1389m2 lik kısmının yol vekaldırım olarak kullanıldığıbelirtildiğinden ve bir parsele fiili bir el atma olduğu takdirdeparselin bütünü açısından el atmadan sözedilebileceği, başka bir ifadeyle taşınmazın birbütün olarak düşünülmesi ve el atmanınvarlığı halinde taşınmazın tamamıaçısından el atmanın varlığı kabuledilerek buna göre değerlendirilmesi gerektiğinden, el atmadandoğan zararın tazminine yönelik davanın özel hukukhükümlerine göre görüm ve çözümüadli yargı yerinin görevine girdiği gerekçesiyle,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacıvekili, adli ve idari yargı yerleri arasında ortayaçıktığı önesürülen olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi isteminde bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacınınistemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemeceUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından davanın bedele ilişkinkısmında görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Davacınınhissedar olduğu taşınmaza, imar planında yol yeşilalan olarak ayrılmak suretiyle kamulaştırmasız elatıldığından bahisle, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla; işleyecek yasal faizi ile birlikteşimdilik 10.000,00 TL’nin davalı idareden tahsili istemiyleaçılmıştır. 3194 sayılı İmarKanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğekonulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. a) Bölge planları;sosyo-ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişmepotansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve altyapıların dağılımını belirlemek üzerehazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğühallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır. b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulamaİmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı veçevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak,belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım veuygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilanyerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır,valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Öteyandan, taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı” nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezlinde açtığıtazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6ncı maddesinin kimi fıkralarının iptali istemiyle AnayasaMahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılı kararında ”…Davacının mülkü üzerinde tasarruf etmehakkının kısıtlanması, idarenin bir eylemindendeğil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemi henüzbulunmamakta, aksine kanunen yapması gereken kamulaştırmaişlemlerini yapmamak biçiminde tezahür eden bireylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazınfiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerekmektedir. Oysa,mahkemede görülen davaya konu olayda olduğu gibi imarkısıtlamaları’nda taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “ dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarruf hakkınınkısıtlanması sebebiyle doğan zararın ancak idariyargıda açılacak bir tam yargı davasına konuedilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarınıkesin olarak çözümlemeye yetkili kılınanUyuşmazlık Mahkemesinin istikrar bulmuş içtihatlarıda bu yöndedir…” gerekçesiyle, Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemeninyetkisizliği nedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir. Yinetaşınmazı imar planında “spor alanı”olarak ayrılan davacının Asliye Hukuk Mahkemesindeaçtığı tazminat davasında, davalı idareleringörev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesiİkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda(Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi vebaşvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu, UyuşmazlıkMahkemesi kararının bariz bir şekilde keyfilik deiçermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla,imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır. Olayda, imarplanının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konuparselin imar planında yol ve yeşil alanda kaldığı,taşınmaza idarece fiilen el atılmadığı ancakYargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile bu tür yerlerin bedelininödeneceğine karar verildiği, kamulaştırmasız elatma nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesigerektiğinin iddia edildiği; davanın konusunun, davalıidarece 3194 sayılı Kanun uyarınca kamu gücükullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imar planlarındayer alan davacının hissedar olduğu taşınmazınbedelinin tazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmışolup, davalı İzmir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığının İzmir 2.İdare MahkemesiBaşkanlığına verdiği 2.7.2014 günlü birinci cevapdilekçesinde, İzmir İli, Çiğli İlçesi,Balatcık Mahallesi, 290 parselin yaklaşık 203 m2(A), 255 m2(B),419 m2 (C), 512 m2 (D) olmak üzere toplam 1389 m2’lik“yol” ve “kaldırım” olarakkullanıldığının, parsel üzerinden 8790/6 Sokak,8790/12 Sokak, 8790/13 Sokak geçtiğinin; bu yollarınBelediyelerince açılmadığının ifadeedildiği; dosya içerisinde bulunan 19.4.2013 tarihli Harita veKadastro Mühendisi bilirkişi raporunda“…3-Zeminüstü:Parsel üzerinde davacıya aitolmadığı beyan edilen binalar bulunmaktadır.Ancak, parselinana taşınmaz niteliği tarladır.4-El koyma:Dava konusuparsele, davalı Belediye Başkanlığınca elkonulmadığı tespit edilmiştir…” denildiği;yine dosyada bulunan 3.5.2013 günlü teknik bilirkişi raporundada taşınmaza fiilen el atılmadığınıntespit edildiği nedeniyle, belirtilen duruma göre, imar planı vebuna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılanzararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Açıklanannedenlerle, İzmir 2.İdare Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGI YERİNİNgörevli olduğuna, bu nedenle İzmir 2.İdareMahkemesi’nin 12.12.2014 gün ve E:2014/831, K:2014/1654 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 6.7.2015 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy