T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 556
KARAR NO : 2015 / 562
KARAR TR : 6.7.2015
ÖZET : 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 40. maddesinin birinci fıkrası (d) bendi uyarınca verilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyle açılan davanın, Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27/1. maddesi hükümleri uyarınca ADLİ YARGI YERİNDE çözümlen-mesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :E. A.Ş.
Vekili :Av. M.N.O.Ö.
Davalı : İzmirValiliği, İl Gıda Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü
Vekili :Av. Ç.Ş.
O L A Y : İzmirValiliği Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlMüdürlüğü’nün 11.11.2014 gün ve CiltNo:1, Sıra No:179 sayılı kararı ile, 25.2.2014günü, 7418 sk. No:6 Pınarbaşı-Bornova/İzmiradresinde faaliyet gösteren davacı E. A.Ş. unvanlıüretim yerinde yapılan denetimde, firma tarafından üretilen02/2018 tavsiye edilen tüketim tarihli ve 14-047 parti numaralı “TakitaForm Küp Beyaz Şeker ve Doğal Tatlandırıcı SteviaKarışımı” isimli üründen alınannumunede yapılan incelemede, ürün içerisinde steviolglikozit kullanılmasına rağmen ürün etiketiiçindekiler kısmında steviol glikozitin; Stevia RebaudianaEkstraktı olarak Türk Gıda Kodeksi EtiketlemeYönetmeliğinin 6. maddesi ikinci fıkrasındabelirtilen “Gıdanın etiketlenmesinde, verilen bilgilerindoğru, açık ve tüketici için kolayanlaşılabilir olması sağlanır” ifadesineaykırı olarak yanlış yazıldığının tespit edildiği, Türk Gıda Kodeksi Gıda KatkıMaddeleri Yönetmeliğine göre, Ek-2’de 11.1kategorisinde yer alan beyaz şeker için izin verilen gıdakatkı maddeleri arasında steviol glikozit isimli gıda katkımaddesinin bulunmadığı ve Türk Gıda Kodeksi GıdaKatkı Maddeleri Yönetmeliğinin 5. maddesinin birincifıkrasında “Sadece Ek-2’de yer alan gıda katkımaddeleri, olduğu haliyle piyasaya arz edilir ve bu ekte yer alankoşullar altında gıdalarda kullanılır”hükmüne aykırı olarak “steviol glikozit” isimligıda katkı maddesinin; Form Küp Beyaz Şeker ve DoğalTatlandırıcı Stevia Karışımı isimliürünün içinde beyaz şekerle birliktekullanıldığının tespit edildiğindenbahisle, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, BitkiSağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 21.maddesinin beşinci fıkrasına aykırı olarakfaaliyetini sürdürdüğü gerekçesiyle,davacı adına 5996 sayılı Kanun’un 40. maddesininbirinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 13.304TL. idari para cezası verilmiş, İzmir Valiliği Gıda,Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü’nün 12.11.2014 gün ve 22771739-000/52496 sayılı yazısı ile davacıya bildirilmiştir.
Davacı vekili, idari para cezasının iptali istemiyle adliyargı yerine itirazda bulunmuştur.
İZMİR 3. SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 9.12.2014gün ve D. İş. No:2014/1919 sayı ile, davacıadına verilen idari para cezası ile birlikte ayrıca ürününtoplatılması kararı da verildiği ileri sürülerek,bu durumda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8.maddesi uyarınca davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, yapılan itiraz İzmir 4.Sulh Ceza Hakimliğince kesin olarak reddedilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İzmir 5. İdare Mahkemesi, 24.2.2015 gün ve E:2015/46, K:2015/238sayılı kararı ile, idari para cezası dışındaürünün toplatılması kararı verilipverilmediğinin İzmir Valiliği Gıda, Tarım veHayvancılık İl Müdürlüğü’nesorulduğu ve bu konuda ürününtoplatılmasına yönelik bir işlem tesis edilmediğininbildirildiği, bu durumda 5996 sayılı Kanun uyarınca verilenidari para cezasının iptali istemini içeren davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, davalı vekili tarafından yapılan itirazüzerine, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. Kurulu’nun,27.5.2015 gün ve E:2015/1209, K:2015/1228 sayılı kararıile, 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde düzenlenenolumsuz görev uyuşmazlığı ile ilgili kuralınuygulanması için adli, idari veya askeri yargı mercilerindenen az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadakendilerini görevsiz görmeleri gerektiği gibi, buuyuşmazlığın giderilmesi istemiyle de ancak davanıntaraflarınca istemde bulunulabileceğinden, bir yargı merciininkendisini görevsiz görmesi halinde Yasa’nın 14 ya da 19.maddesini uygulamak gibi seçimlik bir hakkının bulunmadığı belirtilerek, görev konusunda, 2247sayılı Kanun’un 19. maddesine göre UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmadan verilen, görev ret kararında yasalisabet bulunmadığı gerekçesiyle kararınbozulmasına ve bozma gerekçesi doğrultusunda bir kararverilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İZMİR 5. İDARE MAHKEMESİ; 8.6.2015 gün ve E:2015/764 sayıile, önceki kararda belirtilen nedenlerle 5996 sayılıKanun uyarınca verilen idari para cezasının iptaliistemini içeren davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevli yargıyerinin belirlenmesi için 2247 sayılı Yasanın 19.maddesiuyarınca Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine veuyuşmazlığın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahke-mesininkararına kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, AyhanAKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan6.7.2015 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarınınUyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…” açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önünealındığında, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5996sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu’nun 21. maddesinin beşinci fıkrasınaaykırı olarak faaliyetini sürdürdüğügerekçesiyle, davacı adına 5996 sayılıKanun’un 40. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendiuyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçılmıştır.
5996sayılı “Veteriner Hizmetleri, BitkiSağlığı, Gıda ve Yem Kanunu”nun, “Gıdave yem güvenilirliği” başlığı altındadüzenlenen 21. maddesinde, “Gıda güvenilirliğişartları aşağıda belirtilmiştir:
a)Güvenilir olmayan gıda, gıda ile temas eden madde ve malzemepiyasaya arz edilemez. İnsan sağlığı içintehlike oluşturan ve tüketime uygun olmayan gıda, güvenilirolmayan gıda kabul edilir.
b)Gıdanın güvenilir olup olmadığınınbelirlenmesinde, üretim, işleme ve dağıtımaşamaları, etiket bilgileri ve sağlıkla ilgili uyarıniteliğindeki bilgiler ile insanlar tarafından günlüknormal kullanım koşulları dikkate alınır.
c)Gıdanın insan sağlığına zararlı olupolmadığının belirlenmesinde; tüketeninsağlığı üzerinde ani, kısa veya uzun vadedeoluşturabileceği muhtemel etkileri yanında, gelecek nesillerüzerindeki etkileri, birikerek artan muhtemel toksik etkileri ve belirlitüketici gruplarının özel sağlık hassasiyetleride dikkate alınır.
ç)Herhangi bir gıdanın insan tüketimi için uygunolmadığının belirlenmesinde, gıdanın yabancımadde karışması da dâhil olmak üzere her türbulaşıklığı veya çürüme, bozulma veyakokuşma nedeniyle kullanım amacına uygun olmaması dikkatealınır.
d) Bir seri,parti veya sevkiyattaki aynı sınıf veya çeşitgıdanın bir bölümünün güvenilirolmadığının tespiti durumunda, geri kalanı ile ilgilidaha kapsamlı yapılan değerlendirme sonucunda güvenilirolduğu ispat edilemez ise, o seri, parti veya sevkiyattaki aynısınıf veya çeşidin tamamının güvenilirolmadığı kabul edilir.
e) Gıda,Bakanlıkça belirlenen şartlara uygun olsa bile,gıdanın güvenilir olmadığına dair yeterlişüphe veya sebebin oluşması durumunda, Bakanlıksöz konusu gıdanın piyasaya arzınıkısıtlayabilir veya piyasaya arz edilen gıdayıtoplatabilir.
(2) Yemgüvenilirliği şartları aşağıdabelirtilmiştir:
a)Güvenilir olmayan yem, piyasaya arz edilemez ve hayvanlara yedirilemez.
b) Yemin,kullanım amacına göre, insan ve hayvansağlığına olumsuz etkilerinin bulunması veya hayvanlardanelde edilen gıdaların insan tüketimi için güvenilirolmamasına neden olması durumunda, güvenilirolmadığı kabul edilir.
c)Bozulmuş ve çürümüş yem, tüketime uygunolmayan yem olarak değerlendirilir.
ç) Birseri, parti veya sevkiyattaki aynı sınıf veya çeşityemin bir bölümünün güvenilirolmadığının tespiti durumunda, gerikalanı ile ilgili daha kapsamlı yapılan değerlendirme sonucunda güvenilir olduğu ispat edilemezise, o seri, parti veya sevkiyattaki aynı sınıf veyaçeşidin tamamının güvenilir olmadığıkabul edilir.
d) Yem,Bakanlıkça belirlenen şartlara uygun olsa bile, yemingüvenilir olmadığına dair yeterli şüphe veyasebebin oluşması durumunda, Bakanlık söz konusu yeminpiyasaya arzını kısıtlayabilir veya piyasaya arz edilenyemi toplatabilir.
(3) Yemkatkıları, karma yemler, yem maddeleri, yemlerde istenmeyen maddeler,özel beslenme amaçlı yemler, ilaçlı yemler, hayvanbeslemede kullanılan belirli ürünler, hayvan beslemedekullanılması veya yemlere katılması yasak olan maddeler ileyemlere ilişkin diğer hususlar Bakanlıkça belirlenir.
(4) Yenigıdalar ile yemlere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkçabelirlenir.
(5) Gıdakodeksine aykırı gıda ve gıda ile temas eden madde vemalzeme üretilemez, işleme tâbi tutulamaz ve piyasaya arz edilemez.
(6)Bakanlık, insan sağlığını gözönünde bulundurarak bazı madde ve ürünlerin, gıdaolarak veya gıda üretiminde kullanılmalarınıkısıtlayabilir, yasaklayabilir ya da kullanımınıbelirli esaslara bağlayabilir.
(7) Gıdave yem mevzuatındaki gıda ve yem güvenilirliğineilişkin hükümlerine uygun olan ürün, bu mevzuathükümlerinin kapsadığı ölçüdegüvenilir kabul edilir” denilmiş;
“Gıdave yem ile ilgili yaptırımlar” başlığıaltında düzenlenen 40. maddesinde ise, “Gıda ve yem ileilgili yaptırımlar aşağıda belirtilmiştir:
(…….)
d) 21 incimaddenin beşinci fıkrasına aykırı hareket edenlereonbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.Ürünlerin, insan sağlığı için riskoluşturması durumunda ürünler masrafları sorumlusunaait olmak üzere piyasadan toplatılır ve mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir. Aykırılık sadece etiketbilgilerinden kaynaklanıyor ise idarî para cezası beşbinTürk Lirası olarak uygulanır.(…..) hükmü yeralmıştır.
Olayda, idaripara cezasının kaldırılması istemiyleaçılmış bir dava olup; 5996 sayılı VeterinerHizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve YemKanunu’nda da idari para cezası verilecek hususlardüzenlenmiş; ancak, idari para cezasına karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Öteyandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise “idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yer almıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen ve dava konusu edilen idaripara cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5996sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıdave Yem Kanunu’nda da idari para cezasına itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İzmir 5. İdare Mahkemesi’nce yapılanbaşvurunun kabulü ile, İzmir 3. Sulh CezaHakimliği’nce verilen görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İzmir 5. İdare Mahkemesi’nce yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, İzmir 3. Sulh Ceza Hakimliğinin9.12.2014 gün ve D. İş. No:2014/1919 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 6.7.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy