T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 366
KARAR NO : 2015 / 483
KARAR TR : 6.7.2015
ÖZET : Davacının, hakkında verilen ve taksitlere bölünen adli para cezasının infazı kapsamında haksız olarak gözaltına alınması nedeni ile uğradığı zararın davalıdan tazmini istemi ile açılan davanın; 5275 sayılı Kanun’un 20.maddesi ve 06.08.2013 gün ve 28730 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğü giren Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik hükümleri gereğince, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :1.C.G. (Adli veİdari Yargıda)
2.A.G.(Adli Yargıda)
Vekili :Av.N.Z.
Davalı :AdaletBakanlığı Vekili :Av. S.A. O L A Y :Davacılarvekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili CüneytGüzel’in BOSCH yetkili satıcısı olarak faaliyetgösterdiğini, BOSH firmasının davacı dahil olmaküzere Türkiye de faaliyet gösteren belli bayileriniyapmış oldukları ticari faaliyetlerinden dolayı prim veyayurtdışı seyahati ile ödüllendirdiğini,davacının bu ödüllerden prim yerine yurtdışıseyahatini seçtiğini, bunun üzerine BOSCH firmasının10-13 Mayıs 2012 tarihinde kullanılmak üzere davacıya 2kişilik Dubrovnik-Saraybosna gezisi hediye ettiğini,davacının eşi ile birlikte 10.05.2012 tarihinde İstanbulAtatürk Havalimanının dış hatlar terminalinde buseyahat için yurtdışına çıkışyaptığı sırada pasaport kontrolünde gözaltına alındığını, gözaltınaalınma nedeni olarak davacının daha öncedentaksitlendirilmiş adli para cezasının bulunmasınıngösterildiğini, bunun üzerine davacının sözkonusu adli para cezasına ilişkin taksitleri ödediğine dairdekontlarını ibraz ettiğini, ancak yine degözaltı işleminin gerçekleştirildiğini,davacının bu şekilde 1 gün süre ile gözaltınaalındığını ancak bu gözaltı işleminedeni ile yurt dışı seyahatinin iptal olduğunu,yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu vedavacı ile eşinin bu nedenle zarara uğradıklarınıbelirterek; davacı Cüneyt Güzel yönünden 10.000 TLmanevi ve 5517,00 TL maddi, eşi Ayşe Güzel yönündenise 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili istemi ile adliyargı yerinde dava açmıştır. Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi 19.09.2013tarih ve 2012/366 Esas sayılı dosyasınınduruşmasında verdiği ara kararı ile; açılandavanın davacılardan Cüneyt Güzel yönünden terfikiile Mahkemenin 2013/1044 sayılı esasına kaydedilmesine hükmetmiştir. Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi; 09.01.2014 gün ve 2013/1044 Esas, 2014/40 Karar sayılıkararında aynen; “Yargılama sırasında dinlenendavalı vekili; Davanın görevsiz mahkemedeaçıldığını, 5721 sayılıı CMK142/2 maddesi gereğince haksız tutuklama gözaltı nedeniyletazminat davasının zarara uğrayanını oturduğu yerAğır Ceza Mahkemesine açılabildiğini bu nedenledosyanın görevli ve yetkili Diyarbakır Ağır CezaMahkemesine gönderilmesi gerektiğini, ayrıca davanınesastan reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir./Davamaddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı beyanı,davalı tarafın beyanı, Diyarbakır 7.Asliye CezaMahkemesinin 2007/661 Esas sayılı dosyasına ait 2012/2-180 ile2012/2-181 nolu infaz dosyaları, davacının gözaltınaalınmasına ilişkin belgeler ve tüm dosya kapsamı hepbirlikte değerlendirildiğinde; 5721 saydı CMK 142/2 maddesigereğince haksız tutuklama gözaltı nedeniyle tazminatdavasının zarara uğrayanın oturduğu yer AğırCeza Mahkemesine açılabildiği bu nedenle dosyanıngörevli ve yetkili Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinegönderilmesi gerektiği” şeklindeki gerekçesi iledavanın görev nedeni ile reddine ve aynı yargı koluiçinde yer alan Ağır Ceza Mahkemesi’negönderilmesine karar vermiş, verilen karar temyiz edilmeksizin kararaşerh edildiği üzere 11.04.2014 tarihindekesinleşmiştir. Diyarbakır 4. Ağır CezaMahkemesi; 03.02.2015gün ve 2014/55 Esas, 2015/45 Karar sayılı kararında aynen;“Dosyamızdaki talep konusuincelendiğinde, davacının verilen para cezasını zamanındaödemediği gerekçesi ile Diyarbakır CumhuriyetBaşsavcılığınca para cezası hapseçevrilmiş ve davacı hakkında çıkartılanyakalama emri infaz edilmiş aynı gün davacının paracezasını zamanında ödemiş olduğu gerekçesiile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca verilenyakalama kararı geri alınmıştır. Davacıçıkartılan yakalama nedeniyle zararauğradığını iddia etmiş ve tazminat talebindebulunmuştur. Her ne kadar Ergani Asliye Ceza Mahkemesi'ncegörevsizlik kararıyla mahkememizin görevli olduğu iddiaedilmiş ise de yukarda da bahsedildiği üzere.davacının haksızlığauğradığını iddia ettiği işlemler infazaşamasına ait işlemler olduğundan ve bu aşamadaki hukukaaykırılıklar nedeniyle uğranılan zararın ancakİdari Yargıda talep edilmesi mümkün olduğundan mahkememizingörevsizliğine karar verilmiştir.” şeklindekigerekçesi ile davanın idari yargının görevalanına girdiğini belirterek, Mahkemenin görevsizliğinekarar vermiş, verilen karar taraflarca temyiz edilmeksizin, kararaşerh edildiği üzere 23.02.2015 tarihindekesinleşmiştir. Davacılar vekili bu kez sadeceCüneyt Güzel’e vekaleten aynı gerekçelerle idariyargı yerinde dava açmıştır. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi; 08.04.2015 gün ve 2015/243 Esas sayılı kararında aynen,“Dava dosyasının incelenmesinden; Diyarbakır 7. AsliyeCeza Mahkemesi'nin 26.12.2007 tarih ve E:2007/661, K:20017/643 sayılıkararı ile davacının 6136 sayılı Kanunun 13/1 maddesiuyarınca hapisten adli para cezasına çevrilen 6.000,00-TL adlipara cezası ve 375,00-TL adli para cezasıyla cezalandırıldığıve verilen adli para cezasının 10 eşit taksitte tahsiline kararverilmesi üzerine adli para cezalarına ilişkin DiyarbakırCumhuriyet Başsavcılığınca 212/2-180 kararsayılı ilamat nedeniyle para cezası ödeme emridüzenlendiği, ödeme emrinin 21.03.2012 tarihinde davacıyatebliğ edildiği, davacının 10 eşit taksitteödenmek üzere verilen adli para cezasının ilk taksidi olan600.00-TL'nı 13.04.2012 tarihinde, ikinci taksidi olan 600,00-TL'nıise 08.05.2012 tarihinde yatırdığı, ancakdavacının söz konusu adli para cezası taksitlerinisüresi içinde yatırmadığından bahisleDiyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı İlamatBürosu'nca alınan 03.05.2012 tarihli para cezasının hapseçevrilmesi ile davacı hakkında yakalama emriçıkartılması kararının verildiği ve davacıhakkında yakalama kararı çıkartıldığıve anılan "yakalama kararı" gereğincedavacının İstanbul Atatürk Havalimanı'nındapasaport kontrolü sırasında yakalanmasınınardından yapılan inceleme sonucunda bahsi geçen paracezalarının süresi içinde yatırıldığıanlaşıldığından "yakama kararı"nınkaldırıldığı ve bir gün sonra serbestbırakılmasına karar verildiğianlaşılmıştır. Buna göre, davacınınhakkında kesinleşmiş bulunan Mahkeme hükmü ile verilen"adli para cezası"nın tahsilinin anılancezasının infazı niteliğinde olduğu ve yine sözkonusu Mahkeme hükmü gereğince para cezasının verilensüreler içinde ihtarlara rağmen ödenmemesi halinde hapiscezasının infaz edileceğinin hükmebağlandığı, ancak söz konusu paracezalarının ödenmediği gerekçesiyle DiyarbakırCumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.05.2012günlü ve İlamat No:2012/2-180 sayılı "yakalamakararı" uyarınca davacının yakalandığı,dolayısıyla davacının hakkında uygulanan"yakalama ve "gözaltına alma" kararınınyukarıda aktarılan mahkeme hükmünün infazına ilişkin"yargısal işlem" olduğu, anılan niteliktekiişlemin "idari işlem" olarak kabulüne olanakbulunmadığı, bu nedenlerle söz konusu kararlarınuygulanması nedeniyle uğranıldığı ilerisürülen zararların tazmini istemiyle açılan ip budavanın görüm ve çözümünde 5271sayılı Kanunun 141/3. ve 142/2. maddeleri gereğince adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.” şeklindeki gerekçesi ileDiyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin de aynı konuyailişkin olarak idari yargının görevli olduğuyönünde verdiği karara dayalı olarak, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına, işin incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesi'nce karar verilmesine değin ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyasıile birlikte adli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacının, hakkındaverilen ve taksitlere bölünen adli para cezasınıninfazı kapsamında haksız olarak göz altınaalınması nedeni ile uğradığı zararındavalıdan tazminine karar verilmesi istemi ileaçılmıştır. Dosya kapsamında bulunan bilgi vebelgelerin incelenmesi neticesinde, davacı Cüneyt Güzelhakkında Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.12.2007gün ve 2007/661 Esas, 2007/643 Karar sayılı kararı ile 6136sayılı Kanun’un 13. Maddesine muhalefet suçundanneticede 10 ay hapis karşılığı 6000.00 TL adli paracezasına ve 375 TL ayrıca adli para cezasınahükmedildiği ve bu cezanın 5237 sayılı Kanun’un52/4. Maddesi gereğince 10 eşit taksidebölündüğü, kararın davacı tarafındantemyiz edildiği ve Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 23.11.2011gün ve 2009/18860 Esas, 2011/13312 Karar sayılı ilamı ileonanarak 23.11.2011 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Yine dosyakapsamında bulunan Diyarbakır CumhuriyetBaşsavcılığı’na ait 2012/2-181 sayılıyerine getirme fişi içeriğiyle, Diyarbakır 4.Ağır Ceza Mahkemesi karar gerekçesi ve dosya kapsamındabulunan makbuz içeriklerinden davacının 375 TL adli paracezasının ilk taksidinin de yakalama emri düzenlenmeden veinfaz edilmeden önce 13.04.2012 tarihinde ödendiği ve geri kalankısmının sırasıyla 08.05.2012 ve 13.06.2012tarihlerinde üç eşit taksit halinde ödenerektamamlandığı; 2012/2-180 sayılı yerine getirmefişi içeriğinden ve Diyarbakır 4. Ağır CezaMahkemesi karar gerekçesi ile dosya kapsamında bulunan makbuziçeriklerinden davacının 6000 TL lik adli paracezasının ilk taksidini 13.04.2012, ikinci taksidini 08.05.2012, üçüncü taksidini 13.06.2012, dördüncü taksidini 13.07.2012, beşinci taksidini13.08.2012, altıncı taksidini 13.09.2012, yedinci taksidini 12.10.2012,sekizinci taksidini 15.11.2012, dokuzuncu taksidini 13.12.2012 ve son taksidini14.01.2013 tarihlerinde ödediği; buna karşın davacıhakkında Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığıİlamat ve İnfaz bürosunun 03.05.2012 gün ve 2012/2-180sayılı kararı ile yakalama emri düzenlendiği,davacının bu emrin infazı kapsamında 10.05.2012 tarihindeAtatürk Havalimanında yakalandığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın10.05.2012 gün ve 2012/2-180,181 sayılı yazısıüzerine aynı tarihte serbest bırakıldığı,ancak davacının gözaltı süresi nedeni ileuçağını kaçırdığı ve kendisineprim olarak verilen yurt dışı gezisinekatılamadığı, bu nedenle uğradığı maddive manevi zararın tazmini talep ettiğianlaşılmıştır. Anayasa`nın 125. maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralına yerverilmiş; 129. maddesinin beşinci fıkrasında, memurlar vediğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırkenişledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının,kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiğişekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhineaçılabileceğine işaret edilmiş; 657sayılı Devlet Memurları Kanununun 13. maddesinde de,kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarakuğradıkları zararlardan dolayı, bu görevleri yerinegetiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine davaaçacakları ve kurumun genel hükümlere göre sorumlupersonele rücu hakkının saklı olduğu hükme bağlanmıştır. Kesinleşen mahkumiyet ilamınailişkin olarak, infazın dayanakları ve infaz işlemini kimintakip edeceği ise Kanun’un 5.maddesinde düzenlenmiştir.5.maddede; ‘’Mahkeme, kesinleşen ve yerine getirilmesinionayladığı cezaya ilişkin hükmü CumhuriyetBaşsavcılığına gönderir. Bu hükme görecezanın infazı Cumhuriyet savcısı tarafından izlenirve denetlenir. ‘’ hükmü yer almakta olup, böyleceMahkemece kesinleştirmesi yapılarak yerine getirilmesi onaylananmahkumiyet ilamının ilgili Cumhuriyetbaşsavcılığına gönderilmesinden sonra, ilamın infazının Cumhuriyetbaşsavcılığı tarafından yerine getirileceğibelirtilmiştir. Bu aşamadan sonra hakkındaverilen mahkumiyet ilamı kesinleşmiş olanhükümlünün ceza infaz kurumuna kabulüaşamasına geçilir ki, bu da Kanun’un Cumhuriyetbaşsavcılığınca Yapılacak İşlemlerbaşlıklı 20.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre20.maddede; ‘’ (1) Hapis cezasını içerenkesinleşmiş mahkûmiyet kararları, mahkemece, hangihükümlü ve hangi cezanın infazına ilişkinolduğu açıkça belirtilmek suretiyle CumhuriyetBaşsavcılığına verilir. (2) CumhuriyetBaşsavcılığınca infaz defterine kaydedilenilâmdaki cezanın süresi gözetilerek hükümlühakkında çağrı kâğıdı veya yakalamaemri çıkarılır. (3) Çağrıkâğıdı, hükümde gösterilen adresetebliğ edilir. Hükümlü, adres değişikliklerinimahkemeye veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlüdür.Aksi hâlde hükümde gösterilen adreste yapılantebligat geçerlidir. (4) Hükümlüye, CumhuriyetBaşsavcılığınca düzenlenen ceza infaz kurumunaalındığı ve salıverileceği tarih ile cezasüresini ve cezanın hangi hükme ilişkin bulunduğunubelirten bir belge verilir.’’ Denilmek sureti ile, cezailamlarının infazı üzerine kararı alan CumhuriyetSavcılığı’nca infaz işlemleri içinyakalama emri çıkarılacağı ve yakalanansanığa hakkında düzenlenen müddetnamenin tebliğedileceği belirtilmiştir. Ayrıca, 06.08.2013 gün, 28730sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe giren CumhuriyetBaşsavcılıkları ve Adli Yargı İlk Derece CezaMahkemeleri Yazı İşleri HizmetlerininYürütülmesine Dair Yönetmeliğin ‘Yakalamakaydı’ başlıklı 20. Maddesinde; “Cumhuriyetbaşsavcılığınca, hakkında yakalama emrikararı verilen şüpheli, sanık ve hükümlülerinyakalanmalarına ilişkin yapılan işlemlerinsafahatının işlendiği kayıttır./Bu kayıt;sıra numarası, evrakın geldiği tarih, evrakıgönderen merci, tarih ve numarası, aranan şahsın kimlikbilgileri, suçun türü, şüpheli veya sanık isesuçun işlendiği tarih, yakalama kararının tarih venumarası, hükümlü ise hükmünkesinleştiği tarih, cezanın türü ve miktarı,aranan şahsın yakalanması için yapılan işlem iledüşünceler sütunlarınıiçerir./İnfazının yapılması hâlindeyakalama emri UYAP’tan derhâl kaldırılır.”denilmek sureti ile yakalama evrakının hangi istem üzerine neşekilde düzenleneceği kaleme alınmıştır. Dosyakapsamındaki bilgi ve belgeler, yukarıda belirtilen yasal mevzuatçerçevesinde ele alındığında, sanıkhakkında kesinleşen Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesiilamının, Diyarbakır CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderildiği,Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da 5275sayılı Kanun’un 20. Maddesi gereğince yakalama emriçıkartıldığı ancak bu esnada sanıktarafından, ilamın gereği olan adli para cezasının ilktaksitinin yakalama emri çıkartılmadan ve infaz edilmedenönce 13.04.2012 tarihinde ödendiği ve geri kalan taksitlerin deaynı suretle 10 eşit taksit halinde ödenmeye devamedildiği, 375 TL’lik para cezasının ise ilk taksitinin deyine yakalama emri düzenlenmeden ve infaz edilmeden önce 13.04.2012tarihinde ödendiği ve geri kalan kısmınınsırasıyla 08.05.2012 ve 13.06.2012 tarihlerinde üçeşit taksit halinde ödenerek tamamlandığıanlaşılmıştır. Bu kabuller vebelirtilen yasal düzenlemeler neticesinde; adli yargı mercilerindenolan Cumhuriyet savcısı tarafından 5275 sayılıKanun’un 20. maddesinin (2) numaralı fıkrası veAyrıca, 06.08.2013 gün, 28730 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak yürürlüğe giren CumhuriyetBaşsavcılıkları ve Adli Yargı İlk Derece CezaMahkemeleri Yazı İşleri HizmetlerininYürütülmesine Dair Yönetmeliğin ‘Yakalamakaydı’ başlıklı 20. Maddesi uyarıncaçıkarılan yakalama kararının adli yargıişlemi niteliğinde olduğu anlaşılmakla,Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen mahkumiyetkararının gereği için çıkarılan yakalamaemrinin ve bu kapsamda gerçekleştirilen gözaltıişleminin hukuka uygunluğunun adli yargı mercii tarafındandeğerlendirilmesi gerektiği, infaz aşamasında tesis edilenSavcılık işleminin bir idari işlem olarak kabulünehukuken imkan bulunmadığı sonucunavarılmıştır. Açıklanan bu nedenlerle,Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulüile Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Diyarbakır 1.İdare Mahkemesi’nce yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, Diyarbakır 4.Ağır CezaMahkemesi’nin 03.02.2015 gün ve 2014/55 Esas, 2015/45 Kararsayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 6.7.2015gününde Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Uyuşmazlık; Davacının hakkındaverilen ve taksitlere bölünen adli para cezasınıninfazı kapsamında yurt dışınaçıkışı sırasında haksız olarakgöz altına alındığı iddiası ileuğradığı maddi ve manevi zararın tazminidavasının hangi yargı kolunda (Adli - İdari)çözümleneceğine ilişkindir. Davacının, tazminat isteminekonu, hürriyetinden yoksun bırakılması olgusuhakkındaki ceza mahkumiyeti kesinleştikten sonra, cezasınıninfazı aşamasında gerçekleşmiştir. Adli Yargının görevalanına giren tazminat istemi, 5237 sayılı CMK 141 maddesindeaçıkça sayılan, suç soruşturması veyakovuşturması sırasında gerçekleşen korumatedbirlerine ilişkin olup, davacının iddia ettiğihürriyetinden yoksun bırakılması soruşturma veyakovuşturma aşaması tamamlandıktan, ceza kararı kesinleştiktensonra gerçekleştiğinden uyuşmazlığın 5237sayılı yasanın 141. maddesi kapsamında ve AdliYargının görev alanında kaldığınınkabulü mümkün değildir. Bu konuda Adli Yargıyıgörevli kabul eden hiçbir yasal düzenlemedebulunmamaktadır. Bu halde görevli yargı kolunungenel hükümlere göre belirlenmesi gerekir. T.C. Anayasasının 125/ sonmaddesinde “ İdarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu” kuralabağlanmış, 2577 sayılı İdariYargılama Usülü Kanunun 2/1-b maddesinde “ İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenlertarafından açılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında” sayılmıştır. Bu durumda, hakkındaki cezamahkumiyetinin kesinleşmesinden sonra verilen adli paracezasının infazı için C.Başsavcılığınca göz altına alınandavacının, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü sırada göz altınaalınmasında, kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tesbitinde, esas alman idare hukukukurallarına ve 2577 sayılı İYUK 2/1-b maddesindesayılan tamyargı davasında İdari Yargı yerlerigörevli bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerleuyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul edensayın çoğunluk görüşünekatılamıyorum. KarşıOy EyüpSabri BAYDAR
5275sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazıHakkında Kanun’un amacı, Kanun’un 1.maddesinde debelirtildiği üzere ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazınailişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kişi hakkındaverilmiş olan bir mahkumiyet ilamının infaz edilebilmesiiçin temel şart ise 4.maddede de belirtildiği gibi bumahkumiyet ilamının kesinleşmiş olmasıdır. Dosyakapsamında bulunan ve davaya konu haksız gözaltıkararının dayanağı niteliğinde olan Diyarbakır 7.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.12.2007 gün ve 2007/661 Esas, 2007/643Karar sayılı kararının, Yargıtay tarafındanonanmak sureti ile 23.11.2011 tarihinde kesinleştiği dosyakapsamı ile sabittir.
Full & Egal Universal Law Academy