T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 479
KARAR NO : 2015 / 497
KARAR TR : 6.7.2015
ÖZET : Askerlik hizmetini yapmakta olan davacının, yerleri paspaslarken ayağının kayması sonucu düşmesi nedeniyle Ankara GATA Baştabipliği tarafından “Askerliğe Elverişli Değildir” raporu verilmesi sonucu uğradığı ileri sürülen maddi manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :S.O.
Vekili :Av. E.K.A.
Davalı :Milli Savunma Bakanlığı
O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle, müvekkili S.O.’ın, Sivas5’inci Piyade Eğitim Tugayı Karargah BölükKomutanlığında piyade er olarak vatani görevini yapmaktaiken 25 Ocak 2011 tarihinde kendisine verilmiş olan yerleri paspaslamagörevini yerine getirdiği esnada ayağının kaymasısonucu düştüğünü ve bu olayın sonunda AnkaraGATA Baştabipliği tarafından 29.4.2011 tarihli ve 2703sayılı rapor ile “Askerliğe ElverişliDeğildir” raporu verildiğini ileri sürerek müvekkiliiçin 200.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın olaytarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyleAskeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmıştır.
ASKERİYÜKSEK İDARE MAHKEMESİ İKİNCİ DAİREBAŞKANLIĞI: 30.11.2011 gün ve Gensek No: 2011/4882, E:2011/1492,K: 2011/1466 sayı ile, 4.2.2011 tarihli ve 27836 sayılı ResmiGazete yayımlanan 12.1.2011 tarihli ve “6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanunu’nun “ Ölüm veya VücutBütünlüğünün Yitirilmesinden DoğanZararların Tazmini Davalarındaki Görev”başlıklı 3’üncü maddesi; (1) Her türlüidari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğersebeplerin yol açtığı vücutbütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesineyahut kişinin ölümüne bağlı maddi ve manevizararların tazminine ilişkin davalara asliye hukuk mahkemeleribakar.İdarenin sorumluluğu dışında kalan sebeplerdendoğan aynı tür zararların tazminine ilişkin davalardadahi bu hüküm uygulanır.30.1.1950 tarihli ve 5521sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerisaklıdır.” hükmü verildiği; aynıKanun’un Geçici 1’inci maddesinin 1’incifıkrası; “(1) Bu Kanunun yargı yolu ve göreveilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğegirmesinden önceki tarihte açılmış olan davalardauygulanmaz” hükmü verildiği; belirtilen Kanunhükümleri gereğince; her türlü idari eylem veişlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yolaçtığı vücutbütünlüğünün kısmen veya tamamenyitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddive manevi zararların tazminine ilişkin olarak 1.10.2011 tarihindensonra açılacak davalara Asliye Hukuk Mahkemelerindebakılacağı, davanın görüm veçözümünün Mahkemeleri olmayıp, adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle,davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BİNGÖL1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 21.11.2014 gün ve E: 2012/26,K:2014/762 sayı ile, davaya konu olayın askeri hizmete ilişkinidari işlem ve eylemlerden doğan bir uyuşmazlıkolduğu, AYİM Kanunu 20.maddeye göre asker kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerdendoğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece yargımerciinin AYİM olduğunun belirtildiği gerekçesiyle,davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı,idari ve adli yargı yerleri arasında ortayaçıktığı önesürülen olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi isteminde bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümündeaskeri idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Savcısı HüsnüERCAN’ın davada askeri idari yargının görevliolduğu yolundaki yazılı ve sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacınınaskerlik görevini yerine getirdiği esnada yerleri paspaslarken ayağınınkayması sonucu düşmesi nedeniyle Ankara GATABaştabipliği tarafından “Askerliğe ElverişliDeğildir” raporu verilmesi sonucu uğranıldığıöne sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde, hertürlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğudiğer sebeplerin yol açtığı vücutbütünlüğünün kısmen veya tamamenyitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddive manevi zararların tazminine ilişkin davalara asliye hukukmahkemelerinin bakacağı hükmüne, geçici 1.maddesinde ise, bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkinhükümlerinin, Kanunun yürürlüğe girmesindenönceki tarihte açılmış olan davalardauygulanmayacağı hükmüne yer verilmiş, bu Kanunun 3.maddesinin (1) numaralıfıkrasının birinci cümlesinin iptali amacıylaaçılan davada, Anayasa Mahkemesi, 16.2.2012 tarih ve E:2011/35,K:2012/23 sayılı kararıyla: dava konusu kuralla, sadecekişinin vücut bütünlüğüne verilen maddizararlar ile buna bağlı manevi zararların ve ölümnedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların tazmini konusunun kapsamaalındığı ve bu tazminat davalarına bakmagörevinin asliye hukuk mahkemelerine verildiği; buna göre,aynı idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğudiğer sebeplerden kaynaklanan zararların kapsama alınmadığı;sorumluluk sebebi aynı olsa da bu zararların tazmini davalarınınidari yargıda görülmeye devam edeceği; bu durumda, idareninaynı yapı içinde aldığı kararın birbölümünün idari yargıda birbölümünün adli yargıda görülmesininyargılamanın bütünlüğünübozacağı ayrıca iki ayrı yargı kolundagörülen davalarda, idarenin sorumluluğu, bu sorumluluğun kapsamı, idarenin tazmin yükümlülüğü konularında farklı sonuçlaraulaşabileceği; esasen idare hukukunda var olan hizmet kusuru vekusursuz sorumluluk kavramlarının, kişileringördüğü zararların tazmininde kullanılan vekişilerin idare karşısında korunma kapsamınıgenişleten kavramlar olduğu; idare hukukunda, idarenin hiçbirkusuru olmasa da sosyal risk, terör eylemleri, fedakarlığındenkleştirilmesi gibi kusursuz sorumluluğa ilişkin kavramlaradayanılarak kişilerin uğradığı zararlarıntazmin edilmesinin mümkün olduğu, özel hukukalanındaki kusursuz sorumluluk hallerinin ise, belirli konular içindüzenlendiği ve sınırlı olduğu; idarenin idarehukuku esaslarına dayanarak tesis ettiği tartışmasızbulunan eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğersebeplerden kaynaklanan zararlara ilişkin davaların idari yargıyerlerinde görülmesi gerektiği; bu nedenle, yukarıdabelirtildiği gibi, aynı idari eylem, işlem veya sorumluluksebebinden kaynaklanan zararların tazminine ilişkin davalarınfarklı yargı yerlerinde görülmesinde kamu yararı vehaklı neden olduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyleiptaline karar vermiştir.
Anayasa’nın157. maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin, askeriolmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerdendoğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk veson derece mahkemesi olduğu; ancak, askerlik yükümlülüğündendoğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20.maddesinin birinci fıkrasında, “Askeri Yüksek İdareMahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesisedilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmeteilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargıdenetimini ve diğer kanunlarda gösterilen, görevleri yapar.Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda;ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz”denilmiştir.
Bunagöre, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bir davayabakabilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin “askerkişiyi ilgilendirmesi” ve “askeri hizmete ilişkinbulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir.
1602sayılı Yasa’nın değişik 20. maddesinde,Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmettenayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş,erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
Davacının1602 sayılı Yasa’nın 20. maddesinde sayılan askerkişilerden olduğu ve bu nedenle dava konusu eylemin asker kişiyiilgilendirdiği tartışmasızdır.
Davakonusu eylemin askeri hizmete ilişkin olup olmadığınagelince:
İdarieylemin “askeri hizmete ilişkin bulunması”, eylemin kanunve nizamların Türk Silahlı Kuvvetlerinetanıdığı yetki ve görevlerin yerine getirilmesiamacına yönelik olması anlamınıtaşımaktadır. Askeri nitelikteki idari eylemi de, askeri kuralve gerekler çerçevesinde yürütülen askeri hizmetsırasındaki bir hareket, tutum veya meydana gelen ya da getirilen birolay olarak tanımlamak olanaklıdır.
Bir idarieylemin asker kişiyi ilgilendirmesi koşuluna üçdeğişik anlam vermek mümkündür: Bunlar,“davacının asker kişi olması”, “idarieylemin asker kişilerce tesis edilmiş olması” ve “idari eylemin bir asker kişiye yönelmişbulunması”dır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının askerlikgörevini yaparken 25 Ocak 2011 tarihinde kendisine verilmiş olanyerleri paspaslama görevini yerine getirdiği bir esnadaayağının kayması sonucu düşmesi nedeniyle AnkaraGATA Baştabipliği tarafından 29.4.2011 tarihli ve 2703sayılı rapor ile 14/B/3 (B/14F-3) kararlı “AskerliğeElverişli Değildir” raporu verilmesi ve bu raporun 30.6.2011tarihinde onaylanması nedeniyle davacınınuğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemiyledavalı idareye 10.8.2011 tarihli dilekçe ile yapılanmüracaatın 60 günlük yasal süre içindeyanıtlanmayarak zımnen reddedilmesi üzerine işbu davayıaçtığı anlaşılmıştır.
Bu durumda,dava konusu eylemin, asker kişinin askeri yeterlik ve yetenekleri, icraettiği askeri görevler kapsamındaki tutum vedavranışları, askeri geçmişi, asker kişiolmaktan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri, askeri hizmettenkaynaklanan durumları, askeri görevlerin icra edilişbiçimleri, askeri kural ve gerekleri göz önünde tutularakdeğerlendirilmesinde “askeri hizmete ilişkinlik”unsurunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Belirtilendurumlara göre ve olayda Anayasa’nın 157. ve 1602sayılı Yasa’nın 20. maddelerinde öngörülen,idari eylemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkinbulunması koşulları birlikte gerçekleştiğinden,davanın görüm ve çözümü Askeri Yüksekİdare Mahkemesi’nin görevine girmektedir.
Açıklanan nedenlerle,Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİNİN görevliolduğuna, bu nedenle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinciDairesi’nin 30.11.2011 gün ve Gensek No:2011/4882,E:2011/1492, K:2011/1466 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 6.7.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy