T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 522
KARAR NO : 2015 / 534
KARAR TR : 6.7.2015
ÖZET : 5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte memur emeklisi olarak Emekli Sandığı mensubu olan davacı tarafından, gördüğü tedavi nedeniyle kullanması gereken tıbbi malzeme bedelinin tamamının ödenmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :S. K. Vekili :Av.B. K. Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili : Av. M.G. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde; müvekkilinin Emekli Sandığı mensubuolarak Bursa Devlet Hastanesinde 05.09.2007-15.09.2007 tarihleri arasındapolinöropati teşhisiyle yatan hasta olarak tedavi olduğunu; tedavisi esnasında 11.09.2007 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ile"Plazmaferez için multifiltrate mps kit-6 üç adetgerekli ve kullanılması uygundur" kararı verildiğini; Hastanenefroloji servisinde bulunan multifıtrate makinesinin, plazmaferezişlemi için kullanılan ve kararda adı geçentıbbi malzemeleri hastane tarafından temin edilemediğiiçin, hasta tarafından bedeli olan 3.564.00-YTL ödenereksatın alındığını; hastanın, adıgeçen makinenin mütemmim cüzü olan tıbbi malzemekullanılarak tedavi edildiğini ve taburcu olduğunu; EmekliSandığı mensubu olarak kurumdan sağlıkyardımı alan, bu nedenle muayene, tedavi ve iyileştiricitıbbi cihaz ve malzeme bedellerinin karşılanmasıgerektiğini düşünen müvekkilinin, istenen evrakıhazırlayarak bedelin kendisine iadesi için başvuruda bulunduğunu; başvurusu kabul edilen davacıya 04.08.2008 tarihinde ancak bedelin407.23-YTL kısmı ile ilgili banka hesabına ödemeyapıldığının bildirildiğini; müvekkilinin, bedelin tamamının ödenmesi için04.09.2008 tarihli dilekçe ile itirazda bulunduğunu, Kurumun, ödemede bir eksiklik olmadığı gerekçesiyleitirazı reddettiğini; müvekkilinin, tedavisi içinsağlık kurulu raporu ile gerekli görülen, nefroloji servisindeki(multifıtrate makinesi) seti bedelinin tamamının yasagereği sağlık yardımı kapsamında kendisineödenmesi gerektiği kanısında olduğunu; ayrıcaHasta Hakları Yönetmeliği 11.maddeden doğan moderntıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisininkonulmasını, tedavisinin yapılmasını vebakımını isteme hakkı bulunduğunu ifade ederek; BursaSosyal Güvenlik İl MüdürlüğüSağlık ve Sosyal Merkez Müdürlüğünün22.04.2008 tarih 818458 numaralı sağlık ödemeişleminin iptali ile ödenmeyen 3.156.77-YTL bedelin başvurutarihi olan 17.09.2007 tarihinden itibaren yasal faizi tahsili istemiyle 07.11.2008tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır. BURSA 1.İDAREMAHKEMESİ: 11.5.2010 gün ve E:2008/1085, K:2010/313 sayı ile,aynen “(…) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesinde; bu Kanununamacının, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasıbakımından kişileri güvence altına almak; busigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, buhaklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanmayöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genelsağlık sigortasının işleyişi ile ilgiliusûl ve esasları düzenlemek olduğu, 2. maddesinde; buKanun'un sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasındanyararlanacak kişileri, işverenleri, sağlık hizmetisunucularını, bu Kanunun uygulanması bakımındangerçek kişiler ile her türlü kamu ve özel hukuktüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan diğerkurum ve kuruluşları kapsadığı belirtilmiş. 62.maddesinde; bu Kanun gereğince genel sağlık sigortasındansağlanacak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardanyararlanmak, genel sağlık sigortalısı ve bakmaklayükümlü olduğu kişiler için bir hak, Kurumiçin ise bu hizmet ve hakların finansmanını sağlamakbir yükümlülük olduğu, 01.07.2008 tarihindeyürürlüğe giren 63. maddesinin 1. fıkrasının(b) bendinde; genel sağlık sigortalısının ve bakmaklayükümlü olduğu kişilerin sağlıklıkalmalarını; hastalanmaları halindesağlıklarını kazanmalarını; iş kazasıile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucutıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerininkarşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadankaldırılmasını veya azaltılmasını teminetmek amacıyla kurumca finansmanı sağlanacak sağlıkhizmetleri arasında, kişilerin hastalanmaları halinde ayaktaveya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene, hekimingöreceği lüzum üzerine teşhis için gerekenklinik muayeneler, laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanıyöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacaktıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi ve rehabilitasyonhizmetleri, organ, doku ve kök hücre nakline ve hücretedavilerine yönelik sağlık hizmetleri, acil sağlıkhizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık meslekmensubu sayılanların hekimlerin kararı üzerineyapacakları tıbbî bakım ve tedavilersayılmış. (f) bendinde; anılan (yukarıdaki bentler)gereğince sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgiliteşhis ve tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kanürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortoz,protez, tıbbî araç ve gereç, kişikullanımına mahsus tıbbî cihaz, tıbbî sarf,iyileştirici nitelikteki tıbbî sarf malzemelerininsağlanması, takılması, garanti süresi sonrasıbakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri finansmanısağlanacak sağlık hizmetleri arasında olduğuhükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 2008yılı Ekim ayı başında (01.10.2008)yürürlüğe giren 101. maddesinde ise; bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğihüküm altına alınmıştır. Dava dosyasınınincelenmesinden; emekli olan davacının,yaptırdığı tedavi sırasında ödediği3.564 TL'lik fatura bedelinin 407,23 TL’sinin ödendiği,ödenmeyen 3.156,77 TL’nin tarafına ödenmesi istemiyleyaptığı başvurunun davalı idarece 8.9.2008 tarih ve014064 sayılı işlemle reddedilmesi üzerine bakılmaktaolan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Yukarıda anılan mevzuathükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 657sayılı Devlet Memurları Kanununun “TedaviYardımı” başlıklı 209. maddesinin 5510sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe giren 106. maddesinin 7. fıkrasıylayürürlükten kaldırılması ve finansmanısağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin düzenlemelerebu Kanunda yer verilerek, 101. maddesiyle de, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceğinin hüküm altına alınmasıkarşısında, sosyal sigortalar ile genel sağlıksigortasından yararlanacak kişilerin tedavi kurum vekuruluşlarında yapılan tedavilere ilişkin olarakyapmış oldukları harcamaların karşılanmasınailişkin düzenlemenin 01.10.2008 tarihine kadar 657 sayılıYasada düzenlendiği ve doğan ihtilaflara karşı daidari yargı yerlerinde dava açılabilmekte iken, 5510 sayılıYasanın yukarıda anılan hükümleriyleyürürlükten kaldırıldığı ve sözkonusu harcamalara ilişkin düzenlemelerin 5510 sayılıYasada yer aldığı ve bu yasanın uygulanmasındandoğan davalara karşı iş mahkemelerinde davaaçılabileceğine ilişkin özel düzenlemeninyapıldığı görülmektedir. Bu durumda; davacının,tedavisinde kullanılan tıbbi malzeme için ödediğimiktarın 407,23 TL’sinin ödenmesine ilişkin işleminiptali ile ödenmeyen 3.156,77 TL’nin tazmini istemiyleaçılan davanın görüm ve çözümü,5510 sayılı Yasanın yukarıda yer verilenhükümleri uyarınca adlî yargı mercilerinin (işmahkemesi) görev alanında bulunduğundan, davanın görevyönünden reddi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle;davanın, 2577 sayılı idari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine…” karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı vekili aynıistemle bu kez adli yargı yerinde dava açmıştır. Bursa1.İş Mahkemesi;7.3.2013 gün ve E:2010/856, K:2013/55 sayı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın kabulüne karar vermiş;temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10.Hukuk Dairesi; 7.3.2014 günve E:2013/10496, K:2014/5080 sayı ile, uyuşmazlığınidari yargının görev alanına girdiğinden bahisle, mahkemekararını bozmuştur. BURSA 1.İŞMAHKEMESİ: 10.6.2014 gün ve E:2014/283, K:2014/348 sayı ile, davave cevap dilekçesini özetledikten sonra; “Davacınıntedavisine ilişkin Tüm sağlık belgeleri, Sağlıkraporları, malzeme giderlerine ilişkin faturalar, kuruma başvurudilekçe ve kurum yazıları vs. deliller celp ve ibraz olunmuş,taleple ilişkin bir doktor, eczacı ve hukukçubilirkişiden oluşan heyetten alınan raporda taleple ilişkinolumlu görüş belirtilmiş, toplanan delillere göredavanın kabulüne dair verilen kararımız Yargıtayincelemesinden "....davacının, memur olarak çalışıp,emekli aylığı alırken 05.09.2007 tarihinde başlayantedavisi nedeniyle 14.09.2007 tarihli fatura bedelinin tahsilini istediğigözetilerek; uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevalanına girdiği gözetilerek, davanın, görevsizliknedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerekyazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasayaaykırı olduğu " gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamınauyulmasına karar verilerek: Davacının Bursa Devlet Hastanesinde05.09.2007-15.09.2009 tarihleri arasında gördüğütedavi sırasında kullanılan malzeme bedelini talep etmesi üzerinekurum tarafından 407,23 TL. sının ödendiği, iş budava ile ödenmeyen 3156,77 TL. nin tarafına ödenmesini talepetmiştir. Yasa koyucu, kamuçalışanlarının 5510 sayılı Yasanıngenel sağlık sigortası kapsamına alınmasıyönünden bir devir süreci öngörmüştür. 5510 sayılıYasanın Genel Sağlık Sigortası GeçişHükümleri başlıklı Geçici 12. Maddesinde kamuidarelerinin sağlık hizmetlerini sağlanmasına ilişkingörevleri yürürlükten kaldırılan kanunlardaki hakve yükümlülük çerçevesinde ilgili kayıtve işlemler kurum tarafından devralınan tarihe kadar devamedeceği ifade edilmiştir. Yasa koyucuiştirakçilik sıfatını 5510 sayılıYasa'nın yürürlük tarihinden önce kazanmışolsa dahi tüm sigortalıların genel sağlıksigortası kapsamına alınmasınıkararlaştırmış, ancak Sosyal Güvenlik kurumunca devirişlemleri tamamlanana kadar kamu idarelerinin sağlıkhizmetlerinin sağlanmasına ilişkin görevlerininyürürlükten kaldırılan kanunlardaki hak ve yükümlülüklerçerçevesinde devamını uygungörmüştür. Bu bağlamda somut olayda5434 sayılı Yasa kapsamında iştirakçi iken emekliolan davacının davaya konu tedavisinin sağlıksigortası açısından sosyal güvenlik Kurumu'nadevredildiği 01.10.2008 tarihinden önce 05.09.2007 tarihindebaşlayan tedavisi nedeniyle kullanılan malzemeye konu 14.09.2007tarihli fatura bedelinin tahsilini istediği gözetilerek;uyuşmazlığın çözümünün idariyargının görev alanına girdiği, 6100 sayılıHMK.'nun ilgili maddeleri gereği Mahkememizin görevsizliği iledavanın idare Mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucunavarılarak kısa kararda iş yoğunluğundan her ne kadar"..Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın idare Mahkemesinegönderilmesine " karar verilmiş ise deuyuşmazlığın çözümünün idariyargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100Sayılı HMK.'nun 114/1-b maddesinde düzenlenen davaşartlarından olan yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın reddi gerektiği gözetilerek aşağıdakihükümde harç ve yargılama giderleri yönündenred kararı doğrultusunda hüküm kurulması yolunagidilmiştir. HÜKÜM: Yukarıdakiaçıklamalara göre; 1- MahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE (…)” karar vermiş;temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10.Hukuk Dairesince, 13.11. 2014gün ve E:2014/22118, K:2014/23822 sayı ile bu karar onanmak suretiylekesinleşmiştir. Davacı vekilitarafından verilen dilekçe ile, görevli mahkemeninbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesi talep edilmesine karşın; dosyanıngönderildiği Yargıtay 20.Hukuk Dairesi, 8.5.2015 gün veE:2015/4774, K:2015/3870 sayı ile, 2247 sayılı Yasanın 14.maddesinden bahisle, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmek üzere mahalline gönderilmesine karar vermiş venihayet dava dosyası, İdare Mahkemesinin UYAP ortamındanalınan dava dosyası ile birlikte Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, idari yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, EmekliSandığına tabi olan davacının,gördüğü tedavi nedeniyle kullanması gereken tıbbimalzeme bedelinin tamamının ödenmesi istemine ilişkinbulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; SağlıkKarnesine göre, davacının, tedavisininyapıldığı 05.09.2007-15.09.2007 tarihleri arasında memuremeklisi olarak Emekli Sandığına tabi bulunduğu,Sağlık kurulu raporuna istinaden tedavisinde kullanılantıbbi malzemelerin hastane tarafından temin edilememesi nedeniyledavacı tarafından satın alındığı, bedeliniadesi için yapılan başvuruya karşılık bedelinbir kısmının karşılandığı,ödenmeyen bedelin tahsili istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları),tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarımsigortalıları), devlet memurları ve diğer kamugörevlilerini (Emekli Sandığı İştirakçileri),geçici maddelerle korunan haklar dışında, sosyalgüvenlik ve sağlık hizmetleri yönünden yeni birsisteme tabi tutmuş, beş farklı emeklilik rejiminiaktüeryal olarak hak ve hükümlülükleryönünden tek bir sosyal güvenlik sistemi altındatoplamıştır. 5510 sayılı Kanunun iptali amacıylaaçılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111,K: 2006/112 sayılı kararıyla, anılan Kanunun birçokmaddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunuhükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar vediğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynısisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptalinekarar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunda düzenlemeleryapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci veGeçici 4 ncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla(RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redlesonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacakşekilde şu gerekçeye dayandırmıştır:“…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilaf halindede adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılıKanunun yürürlüğüyle birlikte, artık SosyalSigortacılık esasına göre faaliyet gösteren veyaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idariişlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ileemekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlarve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş ve işlemlerinniteliği göz önünde bulundurulduğunda, itiraz konusukuralla, yargılamanın bütünlüğü ve uzmanmahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ileortaya çıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…” Yukarıda sözüedilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerinetabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetim aylığıalmakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerindenileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden SosyalGüvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağımuamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem”niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiğitarihte memur emeklisi olarak Emekli Sandığı mensubu olandavacı tarafından açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü idari yargıyerinin görevine girdiğinden Bursa 1. İdare Mahkemesi’nceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGI YERİNİN görevli olduğuna, bu nedenle Bursa 1. İdare Mahkemesi’nin 11.5.2010gün ve E:2008/1085, K:2010/313 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 6.7.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy