T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 472
KARAR NO : 2015 / 490
KARAR TR : 6.7.2015
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : R. S. A Ş. Vekilleri : Av. Dr. A. S., Av, T. A., Av. S.A. Av. Y. Y. H., Av.P. K. Davalı lar : 1-Silivri Belediye Başkanlığı Vekili : Av. İ. S. 2-İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı Vekilleri : Av. A.K., Av.E. Ç. O L A Y : Davacı vekili; müvekkil şirketesigortalı bulunan O.A.’e ait 58 DE 800 plakalıvasıtanın, Selimpaşa istikametinden Silivri istikametine seyirhalinde iken yolda bulunan toprak yığınınaçarpması sonucu hasarlandığını; hasar sebebiylesigortalıya, 28/11/2011 tarihinde 5.446,00.-TL ödendiğini;davalı idarelerin, meydana gelen hasardan hizmet kusurundan dolayı%50 kusurlu ve sorumlu olduğunu; müvekkilinin,sigortalısına yapmış olduğu ödeme nedeniyle TTK1301. maddesi gereğince halef olduğunu, ödenen 5.446,00-TL tazminatın%50 hizmet kusuruna isabet eden 2.723,00-TL zarar bedelinin ödemetarihinden itibaren işleyecek faiz, masraf ve avukatlık ücretiile davalıdan tahsili için yazılan rücuyazısına 31/1/2012 tarihinde olumsuz yanıt verilmesiüzerine iş bu davanın açılması zaruretinin doğduğunuifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla, 2.723,00-TL zarar bedelinin ödeme tarihinden itibarenişleyecek avans faizi, masraf ve avukatlık ücretiyle birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle 10.2.2012 tarihli dilekçe ileidari yargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL4.İDARE MAHKEMESİ: 13.6.2013 gün ve E:2012/304, K: 2013/1189sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2 ncimaddesinde, bu Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve karayollarındauygulanacağının ifade edildiği; aynı Kanunun 10 uncumaddesinde ise, yapım ve bakımından sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, belediye trafik birimlerinin, görev, yetki vesorumlulukları arasında sayıldığı; öteyandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 'Görevlive Yetkili Mahkeme' başlıklı 110 uncu maddesinin 1 incifıkrasında, "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğerkamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür."hükmüne yer verildiği; görülmekte olan davanın,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun yukarıdabelirtilen 10 uncu maddesi ile davalı idarelere verilmiş görev,yetki ve sorumlulukların gereği gibi yerine getirilmediğindenbahisle açıldığı ve bu doğrultuda 2918sayılı Kanun'dan doğan sorumluluk davası kapsamındabulunduğu ve aynı Kanunun yukarıda metni yazılı 110uncu maddesi hükmü uyarınca davanın görüm yerininadli yargı olduğu sonucuna varıldığı; nitekim,22/3/2013 tarihli ve 28595 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin E:2012/578, K:2013/179sayılı ve 04/02/2013 tarihli kararının da bu yöndeolduğu gerekçesiyle; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi hükmüuyarınca davanın görev yönünden reddine kararvermiş, bu karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle 3.7.2013 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. İstanbul10.Asliye Hukuk Mahkemesi; 19.7.2013 gün ve E:2013/365, K:2013/352sayı ile, davanın hukuki dayanağınıoluşturan sigorta sözleşmesinin; 6102 Sayılı TTK'nun1401 ve takip eden maddelerinde düzenlendiği; TTK'nın 3.maddesinde; bu kanunda düzenlenen hususlara ilişkin tümişlem ve fiillerin "ticari iş" sayılacağınınöngörüldüğü; anılan yasanın 4.maddesinde; ticari işlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların"ticari dava" niteliğinde olacağı, 5. maddesinde de;ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerindegörüleceğinin hükme bağlandığı;TTK'nın 5/3 maddesinde; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye HukukMahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkiningörev ilişkisi olarak belirlendiği gerekçesiyle; davadilekçesinin görev yönünden reddine, Mahkemeleriningörevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davadosyasının İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNEGÖNDERİLMESİNE karar vermiş; bu kararın temyizedilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi; 03.02.2014 günve E:2014/1221, K:2014/938 sayı ile; hizmet kusurlarına dayalıolarak idari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesihükmü uyarınca idari vargı verinde tam yargı davasıikame edilmesinin gerektiği; mahkemece, adli yargının yargıyolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle davadilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılıolduğu biçimde hüküm kurulmasının doğrugörülmediği gerekçesiyle; temyiz itirazınınkabulü ile hükmün BOZULMASINA karar vermiştir. İSTANBUL10.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 2.7.2014 gün ve E:2014/238,K:2014/320 sayı ile, “(…)Dava; 6102 Sayılı TTK' nun1472 maddesi uyarınca açılmış "rücuentazminat" davası niteliğindedir. Davadilekçesinde; davacı şirketin kasko sigorta poliçesiile sigortaladığı aracın, davalı idarelerin hizmetkusuru nedeniyle meydana gelen kaza sonucu hasarlandığı,araçtaki hasar bedelinin davacı tarafından sigortalısınaödendiği belirtilmiş, davalıların olaydaki kusurdurumlarına tekabül eden hasar bedelinin tahsili talepedilmiştir. Bubakımdan, 6102 Sayılı Yasanın 1472 ve 1473 maddeleridavanın yasal dayanağını oluşturmaktadır. Öteyandan; davanın diğer bir hukuki dayanağınıoluşturan sigorta sözleşmesi; 6102 Sayılı TTK' nun 1401ve takip eden maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın3. maddesinde; bu kanunda düzenlenen hususlara ilişkin tümişlem ve fiillerin "ticari iş" sayılacağıöngörülmüştür. Anılanyasanın 4. maddesinde; ticari işlerden kaynaklananuyuşmazlıkların "ticari dava" niteliğindeolacağı, 5. maddesinde de; ticari davaların, Asliye TicaretMahkemelerinde görüleceği hükmebağlanmıştır. TTK'nın5/3 maddesinde; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi vediğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görevilişkisi olarak belirlendiğinden, görev hususu kamudüzenine ilişkin olmakla, bu durumda dava dilekçesiningörev yönünden reddine karar verilmelidir. Açıklanannedenlerle; ön inceleme aşamasında mahkememizingörevsizliğine karar verilmesi gerekmiştir. Mahkememizce verilen19/07/2013 Tarih ve 2013/365 E.-2013/352 K.sayılı hükümdavacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay17. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucu: "Davacı,davalılar Silivri Belediye Başkanlığı ileİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınıhizmet kusuru nedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan belediyeler, kamu hizmeti sırasındaverdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylahizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur. O haldemahkemece, adli yargının yargı yolu bakımındangörevsiz bulunması nedeniyle dava dilekçesinin reddine kararverilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimdehüküm kurulması doğru görülmemiştir..." Gerekçesiylemahkememiz hükmü bozulmuştur. Davacıvekili; direnme kararı verilmesini istemiş, davalıBüyükşehir Belediyesi vekili; Yargıtay bozma ilamınauyulmasını talep etmiştir. Yargıtaybozma ilamına uyulmuş ve bozma ilamı doğrultusunda;davanın yargı yeri nedeniyle reddine karar verilmesigerekmiştir. HÜKÜM: Davanınyargı yeri nedeni ile REDDİNE…” demek suretiylegörevsizlik kararı vermiş; temyiz edilmesi üzerine bukarar, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 26.1.2015 gün ve E:2014/23415,K:2015/1002 sayılı kararıyla onanmış vekesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adliyargı dosyasının; davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilenhükmün aksine, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası temin edilmeden gönderildiği görülmekteise de; Başkanlık yazısıyla, idari yargıkararının kesinleşme durumunu gösteren onaylı birörneğinin ve dava dilekçesinin Mahkemesinden istenildiğive sonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalı aracınuğradığı hasar bedelinin bir kısmınıödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacı Şirkete Kasko Sigorta Poliçesi ilesigortalı aracın, Selimpaşa istikametinden Silivriistikametine seyir halinde iken yolda bulunan toprak yığınınaçarpması sonucu hasarlandığı, hasar sebebiylesigortalıya, 28/11/2011 tarihinde 5.446,00.-TL ödendiği,davalı idarelerin, meydana gelen hasardan hizmet kusurundan dolayı%50 kusurlu ve sorumlu olduğu iddia edilerek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, 2.723,00-TL zarar bedelininödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2.7.2014 gün veE:2014/238, K:2014/320 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle İstanbul 10.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin2.7.2014 gün ve E:2014/238, K:2014/320 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 6.7.2015 günündeÜye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy