T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 452
KARAR NO : 2015 / 489
KARAR TR : 6.7.2015
ÖZET : 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :K. Şirketi
Vekili : Av. D.D.
Davalı :Sakarya Valiliği
OL A Y : SakaryaValiliği Bilim, Sanayi ve Teknoloji İlMüdürlüğü’nün 1.9.2014 gün ve 2948sayılı idari yaptırım kararı ile, Ankara ValiliğiBilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü ile SakaryaValiliği Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğüpersonelince 22.10.2013 tarihinde müştereken yapılan denetimde,güvensizlik şüphesi nedeniyle 54-000284 sayılıtutanakla numunesi alınan Kuşaklı marka A/3 Palet serinumaralı 12’li Tüp Demetinin (manifold) TSE Deney veKalibrasyon Merkezi Başkanlığı Makine LaboratuvarıGebze Müdürlüğüne yaptırılan test vemuayeneleri sonucu, adı geçen laboratuar tarafındandüzenlenen 2.4.2014 gün ve 213859/03-14 sayılı testraporunda, söz konusu ürünün 2010/35/AB sayılıTaşınabilir Basınçlı EkipmanlarYönetmeliğinin ve TS EN ISO 10961 standardınınşartlarını taşımadığı belirtilmişve Bilim Sanayi ve Teknoloji BakanlığıMüsteşarlık Makamı tarafından güvensizlik tespitiyapılarak 02.07.2014 gün ve 45686573-020/292 sayılı idariyaptırım kararı ile, güvensiz oldukları tespit edilentüp demetlerinin, 4703 sayılı Ürünlereİlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması veUygulanmasına Dair Kanun’un 11. maddesinin ikinci fıkrasıuyarınca piyasaya arz edilmesinin yasaklanması,masraflarının üreticisi tarafından karşılanarak,tüp demetlerinin kafeslerinin dağıtılması suretiyleimha edilmesine karar verildiği ve bu kararın kendilerinegönderildiği açıklanarak, bu şekilde 4703sayılı Kanun’un 5. maddesinin üçüncü fıkrasınaaykırılık yapıldığının tespitedildiğinden bahisle, aynı Kanun’un 12. maddesinin birincifıkrasının (b) bendi uyarınca davacıya 38.070 TLidari para cezası uygulanmasına karar verilmiş, verilen karar, SakaryaValiliği Bilim, Sanayi ve Teknoloji İlMüdürlüğü’nün 10.9.2014 gün ve81157056-199/1421 sayılı işlemi ile tebliğ edilmiştir.
Davacıvekili, 1.9.2014 gün ve 2948 sayılı idari yaptırımkararının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
SAKARYA 2.İDARE MAHKEMESİ: 9.10.2014 gün ve E:2014/1099, K:2014/862sayı ile, davanın “ürünlerin piyasaya arz edilmesininyasaklanması ve imha edilmesine ilişkin 1.9.2014 gün ve 2948sayılı idari yaptırım kararı ile verilen idari paracezasına karşı” açıldığıbelirtilerek, imal edilen ürünlerin güvenliolmadığının tespiti nedeniyle 4703 sayılı Kanunuyarınca ürünlerin toplatılmasına dair alınanidari yaptırım kararına karşı ve bu fiildendolayı verilen idari para cezasına karşı 4703sayılı Kanun’da herhangi bir yargı yoluöngörülmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunuuyarınca davacının ürünlerindeki tasarrufhakkını sonlandıran idari yaptırım kararı ilebuna dayalı olarak verilen idari para cezasına karşı açılandavanın çözümünün adli yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar vermiş, verilen karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili, bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde itirazdabulunmuştur.
SAKARYA 1. SULHCEZA HAKİMLİĞİ: 7.4.2015 gün ve D.İş No:2015/127sayı ile, davacı şirket hakkında, 1.9.2014 gün ve 2948sayılı idari yaptırım kararı ile hem idari paracezası hem de ürünlerin piyasaya arzının yasaklanmasıve imha edilmesine ilişkin karar verildiği, bu karariçeriğinin incelemesinin mahkemelerine ait olmadığı,5326 sayılı Kanun’un 27/8 maddesi gereğince davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun reddine ve dosyanın görevuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre:
Uyuşmazlık Mahkemesi GenelKurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasındayer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararıbulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adliyargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararbakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1- 2247 sayılı Yasanın 14. maddesindeyer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulun-duğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebiaynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yoldaverdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olmasıgerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247 sayılı Yasanın 19. maddesindeki“Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan biryargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler ” hükmünegöre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha öncegörevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunubelirten gerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki,başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesihususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu, 14. maddeye göre hukuk alanındaolumsuz görev uyuşmazlığı doğması halindeher iki yargı merciince işten el çekilmiş olduğundanbaşvurma iradesini davanın taraflarına bırakmışiken, bu yönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş, görevli merciin belirtilmesiiçin dava dosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verilmiştir.
Buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasada öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesincere’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Yasanın19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 4703 sayılıKanun’un 5. maddesinin üçüncü fıkrasınaaykırılık yapıldığının tespitedildiğinden bahisle, aynı Kanun’un 12. maddesinin birincifıkrasının (b) bendi uyarınca verilen idari paracezasına ilişkin 1.9.2014 gün ve 2948 sayılı idariyaptırım kararının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
29.6.2001 gün ve 4703sayılı Ürünlere İlişkin Teknik MevzuatınHazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un 5. maddesinin üçüncüfıkrasında, “Üretici, piyasaya sadece güvenliürünleri arz etmek zorundadır. Teknik düzenlemelere uygunürünlerin güvenli olduğu kabul edilir. Teknikdüzenlemenin bulunmadığı hallerde, ürününgüvenli olup olmadığı; ulusal veya uluslararasıstandartlara; bunların olmaması halinde ise söz konususektördeki iyi uygulama kodu veya bilim ve teknoloji düzeyi veya tüketiciningüvenliğe ilişkin makul beklentisi dikkate alınarakdeğerlendirilir.” denilmiş, 12. maddesinin ikincifıkrasında “Bu Kanunun; ..… (b) 5 inci maddesininüçüncü fıkrasına aykırı hareket edenüreticiler hakkında onbin Türk Lirasından yirmibeşbinTürk Lirasına kadar…… idari para cezasıuygulanır” denilerek idari para cezaları düzenlenmiş;13. maddesinde, bu idarî para cezalarına karşı,tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idaremahkemesine itiraz edilebileceği öngörülmüşken,23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 496. maddesi ile 13.madde, ”Bu Kanunda yer alan idarî para cezaları, yetkilikuruluşlar tarafından verilir” şeklindedeğiştirilmiş; 5728 sayılı Kanun, 8.2.2008 tarihindeyürürlüğe girmiştir.
4703sayılı Ürünlere İlişkin Teknik MevzuatınHazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’da idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yeralmamaktadır.
Öte yandan; 30.3.2005 gün ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “İdari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenineilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için birmüktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasaylakabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta,öngörülen idari para cezasının, 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 4703 sayılı Ürünlereİlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması veUygulanmasına Dair Kanun’da idari para cezasına itirazkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Sakarya 1. Sulh CezaHakimliğinin 19.madde kapsamında görülen başvurusununreddi ile, ayrıca aynı Hakimlikçe verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Sakarya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.madde kapsamındagörülen BAŞVURUSUNUN REDDİ ile, ayrıca aynı Hakimlikçeverilen 7.4.2015 gün ve D.İş No:2015/127 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 6.7.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy