T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 544
KARAR NO : 2015 / 553
KARAR TR : 6.7.2015
ÖZET : 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Z.E.
Vekili :Av. F.D.
Davalı :Yalova Valiliği
OL A Y : Yalova ValiliğiÇevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün8.10.2013 gün ve 4273 sayılı kararı ile, davacıtarafından, 27.5.1986 tarihinde onaylı kıyı kenarçizgisinin deniz tarafında “kıyı”tanımlı ve uygulamada onaylı dolgu imar planı bulunmayanalanda, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na aykırıolarak 2 adet ahşap platform yapıldığının tespitedildiğinden bahisle, davacı adına 3621 sayılı Kanun’un15. maddesi uyarınca 10.000 TL idari para cezası verilmiştir.
Davacı, idari para cezasının iptali istemiyle adli yargıyerine itirazda bulunmuştur.
YALOVA2. SULH CEZA MAHKEMESİ; 11.12.2013 gün ve D.İş: 2013/782sayı ile, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 15.maddesinde idari para cezalarına karşı kanun yolununaçıkça idare mahkemeleri olarak düzenlendiği budurumda Kabahatler Kanunu’na göre, davanınçözümünün idare mahkemesine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilen kararitiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Bu kez, davacıvekili, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA 2. İDARE MAHKEMESİ; 29.1.2015 gün ve E:2014/182,K:2015/59 sayı ile, Kıyı Kanunu’nda daha önce idaripara cezalarına karşı kanun yolunu belirleyen düzenlemenin5728 sayılı Kanun’un 466. maddesi ilekaldırılmış olduğu açıklanarak, KabahatlerKanununa göre davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adlive idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavalının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ilekarar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,3621 sayılı Kanun’un 15. maddesi uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılmıştır.
3621 sayılı KıyıKanunu’nun “Amaç” başlığınıtaşıyan 1. maddesinde, “Bu Kanun, deniz, tabii ve suni gölve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamıniteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürelözelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasınaaçık, kamu yararına kullanma esaslarını tespit etmekamacıyla düzenlenmiştir” denilmiş; “Ceza Hükümleri”başlıklı 15. maddesinde, “a) Kıyıda ve uygulamaimar planı bulunan sahil şeritlerinde; 1. Duvar, çit, parmaklık, telörgü, hendek, kazık ve benzeri engellerioluşturanlara kum, çakıl alan veya çekenlere 5 milyonlira, 2. Moloz, toprak, curuf,çöp gibi kirletici ve çevreyi bozucu etkisi olan atıkve artıkları dökenlere 10 milyon lira, 3. Kıyıyıdeğiştirecek boyutta kazı yapan, kum, çakıl alanveya çekenlere 50 milyon lira, para cezası verilir. b) Bu Kanun kapsamında kalanalanlarda, Kanun hükümlerine uyulmadan ruhsatsız, ruhsat veeklerine aykırı olarak yapılan yapıların sahiplerineve müteahhidine, 3194 sayılı İmar Kanunundaöngörülen para cezalarının iki misli para cezasıverilir. Ancak, ruhsata bağlanmasımümkün olmaması nedeniyle 3194 sayılı İmarKanununun öngördüğü süre içerisindeyapısını yıkandan tahakkuk ettirilen para cezasıalınmaz. Para cezası, ilgisine göredoğrudan doğruya Vali veya Belediye Başkanı tarafındanverilir. Cezalara karşı, cezanıntebliğ tarihinden itibaren en geç 7 gün içinde yetkiliidare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanınuygulanmasını durdurmaz. Bu Kanunda öngörüleniş ve işlemleri süresinde yapmayan veya geciktirenlere veyaKanunu yanlış uygulayan mahalli yönetici ve diğer kamugörevlileri hakkında ayrıca kanuni takibat yapılır. Paracezalarının ödenmemesi halinde 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunhükümleri uygulanır” hükmü yer almışiken; madde, 23/01/2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 466.maddesiyle; “Kıyıda ve uygulama imarplanı bulunan sahil şeritlerinde duvar, çit, parmaklık,tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engelleri oluşturanlaraikibin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadaridarî para cezası verilir. Ayrıca oluşturulan engellerinbeş günden fazla olmamak üzere belirlenen sürezarfında kaldırılmasına karar verilir. Bu sürezarfında engellerin ilgililer tarafındankaldırılmaması halinde, masrafı yüzde yirmizammıyla birlikte kendilerinden kamu alacaklarının tahsiliusulüne göre tahsil edilmek üzere kamu gücükullanılmak suretiyle derhal kaldırılır. Kabahatintekrarı halinde, ceza üst sınırdan verilir. Birinci fıkrada sayılan yerlerden kum,çakıl alanlara üçbin Türk Lirasındanonbeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezasıverilir. Birinci fıkrada sayılan yerlere moloz, toprak,cüruf, çöp gibi atık ve artıklarıdökenler, atılan veya dökülen maddenin niteliğine,çevreyi kirletici ve bozucu etkisine göre Türk Ceza Kanunu,Kabahatler Kanunu veya Çevre Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır. Yukarıdaki fıkralarda sayılan fiillerinkıyının doğal yapısını bozacak bir etkimeydana getirmesi halinde, daha ağır cezayı gerektiren birsuç oluşturmadığı takdirde, failleri hakkındaaltı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Birinci fıkrada sayılan yerlerde ruhsatsızveya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapı yapan kişilereTürk Ceza Kanunu veya İmar Kanunu hükümlerine göreverilecek ceza bir kat artırılır. İlgilikanunlarda belirtilen makamların yetkileri saklı kalmak üzere,bu maddede belirtilen idarî yaptırımlara karar vermeye mahallimülki amir yetkilidir.” şeklindedeğiştirilmiştir. 5728 sayılı Kanunhükümleri 8.2.2008 tarihinde yürürlüğegirmiştir. Olayda, idaripara cezasının kaldırılması istemiyle davaaçılmış olup; 3621 sayılı KıyıKanunu’nda yapılan değişiklikle idari para cezasınakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmemiştir. 1.6.2005tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesi üzerine UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, sözü edilenKanun’un diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımlar ile bunlara karşı yapılacak itirazlarailişkin görev hükümleri üzerindeki etkisininincelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımın, dayanağı olan yasanın amacıdikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19.maddelerinde belirtilen koşulları taşıması, 27.maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardanolması halinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin olanlarına karşı 1.6.2005tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genelgörevli kılındığına ve bu nedenle doğangörev uyuşmazlıklarında adli yargı yeriningörevli bulunduğuna karar verilmiştir. Dahasonra, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde “(1) Bu Kanunun; a)İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”denilmiştir. 19.12.2006tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterildiği durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görevkurallarının, geçmişe de etkili olacağı,bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 3621 sayılıKıyı Kanunu’nda idari para cezasına itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm ve çözümünde,anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Yalova 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yalova 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.12.2013 gün veD.İş: 2013/782 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 6.7.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy