T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 485
KARAR NO : 2015 / 503
KARAR TR : 6.7.2015
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen maddi ve manevi zararın giderilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E.D.
Vekili : Av. H.Ş.S.
Davalı : Samsun Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekil leri : Av. T.B., Av.S.S.
O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki 55 FV372 plaka sayılı aracın 22.4.2010 tarihinde Vezirköprüİlçesinden Havza istikametine seyir halinde iken yoldaki subirikintisi içindeki çukura girmek suretiylegeçirdiği kaza sonucu uğranıldığıönesürülen kazanma gücü kaybı ilebakıcı ve yardımcı giderlerine karşılık1.000,00 TL maddi, ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 11.000,00 TLtazminatın, kazanın davalı idarenin sorumluluğunda olanyoldaki kusurdan kaynaklandığı ve olayda idarenin hizmet kusurubulunduğundan bahisle davalı idareden tazmini istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. SAMSUN 2.İDARE MAHKEMESİ : 26.9.2014 gün ve E: 2014/680, K: 2014/1329sayı ile, 2918 Sayılı Kanunda yapılan değişikle,2918 Sayılı Kanunda kamu kurum ve kuruluşlarına verilengörevlerin yada yüklenen sorumlulukların ilgili idaretarafından gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle meydana gelentrafik kazası neticesi ortaya çıkan zararın tazminiistemiyle açılacak davaların adli yargı mercilerindeçözüme kavuşturulacağınınöngörüldüğü dolayısıyla, 2918Sayılı Kanun uyarınca idareye karşı hizmet kusurubulunduğundan bahisle açılacak tazminat davalarınınadli yargının görev alanına girdiği, olayda, 2918Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belediyeye yüklenengörevlerin sayıldığı, tazminat davasına konu uyuşmazlığın2918 Sayılı Kanun ile davalı idareye yüklenengörevlerin gereği gibi yerine getirilmediği iddiasındanbaşka bir ifadeyle 2918 Sayılı Kanunun uygulanmasındankaynaklandığının görüldüğü budurumda, davalı idarenin gerekli tedbirleri almadığıiddiasından kaynaklanan uyuşmazlığın görümve çözümünün 2918 Sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110. maddesi hükmü uyarınca adliyargının görev alanına girdiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle davanın görevnedeniyle reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır. VEZİRKÖPRÜ 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 7.4.2015 gün ve E:2014/748sayı ile, 2918 sayılı KTK’nun 7/a maddesinde;karayollarında mal ve can güvenliği yönünden gerekliişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırma görevlerininverildiği; bu görevin 2918 sayılı Yasada verilmişolması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardan dolayı idareninÖzel Hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucunudoğurmayacağı; hizmet kusurundan kaynaklanan zararlaryönünden idare aleyhine tam yargı davasının idariyargı yerinde açılmasının gerekli olduğu, esasen2918 sayılı Yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin 85.vd.maddelerinde araç işletenin sorumluğunun bu yasakapsamı dışında tutulduğu gerekçesiyleMahkemelerinin görevsizliğine karar vermiş ve 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Asliye Hukuk Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargıdosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalıidarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen maddi ve manevi zararın giderilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması,bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacının sevk ve idaresindeki 55 FV 372plakalı aracın 22.4.2010 tarihinde yoldaki su birikintisiiçinde bulunan çukura girmesi nedeniyle meydana gelen kazaneticesi oluştuğu ileri sürülen maddi ve manevizararın idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığındanbahisle ödenmesi talebiyle bakılan bu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeriidari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen manevi zararın tazmini istemiyle açılanbu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusununreddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ninBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 6.7.2015 gününde, Üye EyüpSabri BAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy