T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 64 KARAR NO : 2015 / 475 KARAR TR : 6.7.2015 ÖZET : Davacı şirketin Organize Sanayi Bölgesinde yer alan işyerinin/fabrikasının, yağan aşırı yağışlarla Çiğli Deresinin taşması sonucu sular altında kalması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, davalılardan İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesine ilişkin kısmının yargısal denetiminin; Organize Sanayi Bölgesinin özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğu ve özel hukuk tüzel kişilerince tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminin adli yargı yerlerince yapılacağı hususu gözetildiğinde; ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : E.A.Sanayi ve Ticaret A.Ş. Vekilleri : Av.C.B., Av.Z. E., Av. R.S. Davalılar : 1-İzmirBüyükşehir Belediye Başkanlığı Vekilleri : Av.H.R.H., Av. C. M.- Av. C.A. 2-BilimSanayi Ve Teknoloji Bakanlığı 3-İzmirAtatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi Vekilleri : Av. S.E.L., Av. Ö. L. O L A Y : 1-Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkili şirketlere aitişyeri-fabrika-tesislerin, İzmir/Çiğli AtatürkOrganize Sanayi Bölgesinde bulunduğunu; anılan yerde, 17Aralık 2001 tarihinde yağan yağmur sonucu oluşanselin, müvekkilinin işyerini-fabrikasınıbastığını, fabrika ve büro kısmındayaklaşık 1.50 mt. yüksekliğe ulaşan suyun; tüm makinaları,ekipmanları, araç-gereçleri, büro-idarekısmını, proje malzemelerini, bilgisayarları vb., tamamenkullanılamaz hale getirdiğini; selden üç günsonra, 20 Aralık 2001’de İzmir Karşıyaka 3.AsliyeHukuk Mahkemesi’nce hasar ve zarar tesbitiyaptırıldığını, raporla, davacı E.A.Ş.’nin:1.233.785 EURO zararının tespit edildiğini; doğanzararların gerçek sebebinin, Atatürk Organize SanayiBölgesi Kanalı ile Çiğli Deresininıslahının davalı idarece zamanındayapılmaması olduğunu; sel baskınından önce,davalı idareye, gerekli ıslahçalışmalarının yapılması içinbirçok başvuru yapıldığını ancak davalıidarenin bu konudaki ihmali, gecikmesi, geliyorum diyen felakete rağmenzamanında gerekenleri yapmamasının vahim sonuçlarındoğmasına neden olduğunu ancak, bu sel baskınından sonragerekli ıslah çalışmalarınınyapıldığını; daha sonra zararlarının netlikkazandığını, davalı idarenin, hizmet kusuru nedeniyleuğranılan zararların ödenmesi talebiyle yapılanbaşvuruyu reddettiğini; bunun sorumlulukla ilgili Anayasal ve yasaldüzenlemelere, İdari Hukukunun sorumlulukla ilgili Temelİlkelerine ve emsal nitelikli yerleşik içtihatlara aykırıolduğunu ifade ederek; davalı idarenin hizmet kusurunabağlı olarak müvekkilinin uğramış olduğu; 4.086.253.000.000(Dörttrilyonseksenaltımilyarikiyüzelliüçmilyon)TL.zararın olay tarihi olan 17.12.2001 tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesiistemiyle, İzmir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığına karşı, 23.12.2002 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır. 2-İzmir4.İdare Mahkemesi, 19.10.2005 gün ve E:2002/1568, K:2005/1141sayı ile, işin esasını inceleyerek davanın reddinekarar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Danıştay 8.Dairesi,3.7.2006 gün ve E:2006/1884, K:2006/2803 sayı ile esasyönünden kararı bozmuştur. 3-İzmir 4.İdare Mahkemesi, 16.10.2008 gün ve E:2006/1634,K:2008/1397 sayı ile, bozma kararına uyarak, davanın kısmenkabulüne, kısmen reddine karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine Danıştay 8.Dairesi, 6.11.2009 gün ve E:2009/2422,K:2009/6453 sayı ile, esas yönünden kararı bozmuş; karar düzeltme istemi de aynı Dairece 24.5.2010 gün ve E:2010/1968,K:2010/2865 sayı ile reddedilmiştir. 4- İzmir4.İdare Mahkemesi, 15.11.2011 gün ve E:2010/974, K:2011/1630sayı ile, bozma kararına uyarak, davanın kısmenkabulüne, kısmen reddine karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine Danıştay 8.Dairesi, 29.5.2012 gün ve E:2012/3241,K:2012/3831 sayı ile temyiz isteminin reddi ile anılan kararınonanmasına karar vermiş; kararın düzeltilmesi istemiüzerine ise aynı Daire; 12.12.2013 gün ve E:2012/10512,K:2013/10105 sayı ile, “…İdare Mahkemesince, olayınoluşunda zarara hangi idarenin ne oranda sebebiyet verdiğihususlarında yapılan araştırma sırasındadüzenlenen ve hükme de esas alınan bilirkişi raporunagöre davalı idarenin yanında Bilim Sanayi ve TeknolojiBakanlığı ve Atatürk Organize Sanayi BölgesiYönetiminin de sorumluluğu bulunduğunun tespit edildiğigörüldüğünden, adı geçen idarelerinhasım (davalı) konumuna alınarak dava dilekçesininmerciine tevdiine kararı verilmeksizin, dosyanın bu idarelerhusumetiyle de tekemmül ettirilmesi ve tarafların kusurdurumlarının araştırılarak bir karar verilmesigerekirken, yukarıda yer verilen gerekçe ile sadece belediyeyönünden davanın kısmen kabul edilmesi yönündeverilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle,İzmir 4. İdare Mahkemesinin 15/11/2011 gün ve E:2010/974,K:2011/1630 sayılı kararının bozulmasına,dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan mahkemeyegönderilmesine…” karar vermiştir. 5- İzmir 4.İdareMahkemesi: 21.4.2014 gün ve E:2014/620 sayı ile, davanın,İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞIyanında BİLİM SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI ileATATÜRK ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİYÖNETİMİ husumetiyle incelenmesi gerektiğinden, anılanidarelerin hasım mevkiine eklenmesine, dava dilekçesi ve ekleri iledosyada yer alan bilirkişi raporlarının ve yukarıda tarihve sayısı belirtilen Danıştay kararının, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin(c) fıkrası gereğince BİLİM SANAYİ VETEKNOLOJİ BAKANLIĞI ile ATATÜRK ORGANİZE SANAYİBÖLGESİ YÖNETİMİ'ne tebliğ edilmek suretiyle davadosyasının tekemmül ettirilmesine karar vermiştir. 6- Davalılardan İzmir AtatürkOrganize Sanayi Bölgesi vekili, süresi içinde verdiğicevap dilekçesinde davanın adli yargının görevalanına girdiğini öne sürerek görev itirazındabulunmuştur. İZMİR 4.İDAREMAHKEMESİ: 12.6.2014gün ve E:2014/620 sayı ile, “(…)Anayasa'nın125.maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlübulunduğu kurala bağlanmış, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde de, idari eylem veişlemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari dava türleriarasında sayılmıştır. Öte yandan, 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 3.maddesinin(b) bendinde," Organize Sanayi Bölgeleri (OSB): Sanayinin uygungörülen alanlarda yapılanmasını sağlamak,çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarınıönlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonelkullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayitürlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmesi vegeliştirilmesi amacıyla; sınırları tasdik edilmişarazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dahilindegerekli idari, sosyal ve teknik altyapı alanları ileküçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim vesağlık alanları, teknoloji geliştirme bölgeleri iledonatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilindesanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve bu Kanunhükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretimbölgelerini," ifade ettiği şeklindetanımlanmış, 4.maddesinde, "OSB, Yer SeçimiYönetmeliğine göre uygun görülen yerlerdeBakanlığın onayı ile kurulur...OSB sınırlarıiçerisinde yapılacak imar ve parselasyon planları vedeğişiklikleri, OSB tarafından yönetmeliğe uygunolarak hazırlanır ve Bakanlığın onayına sunularak,İl İdare Kurulu kararı ile yürürlüğe girer.Onaylı OSB imar planları ilgili kurumlara bilgi içingönderilir...Yürürlüğe giren imar plânınagöre arazi kullanımı, yapı ve tesislerininprojelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat veizinlerde işyeri açma ve çalışma ruhsatlarıOSB tarafından verilir ve denetlenir, işyeri açma veçalışma ruhsatının verilmesi sırasındaişyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkinharçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya ilözel idaresi hesabına yatırılır."hükmüne, 5.maddesinde, "OSB, müteşebbis heyetinbaşvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamu yararıkararı ve sınırları belirlenmiş yetkiçerçevesinde kamulaştırma işlemleri yaptırabilenbir özel hukuk tüzel kişiliğidir. OSB;kamulaştırma işlemlerini Valilik, İl Özelİdaresi, Belediye veya Yatırım İzleme ve KoordinasyonBaşkanlığına yaptırabilir. Arazinin mülkiyetininedinilmesinde yapılan masraflar ile arazi bedeli ödemeyükümlülüğü OSB tüzel kişiliğineaittir.’’hükmüne, 20.maddesinde "OSB’lerinihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtmatesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi alt yapı ve genel hizmettesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardansatın alarak dağıtım ve satışını yapma,üretim tesisleri kurma ve işletme hakkı sadece OSB’ninyetki ve sorumluluğundadır. Ancak, atıkların ortakarıtma tesisinin kabul edebileceği standartlaradüşürülmesi amacıyla münferiden önarıtma tesisi yapılması gerekir. OSB’de yer alankuruluşlar, alt yapı ihtiyaçlarını OSB’nintesislerinden karşılamak zorundadır. OSB’nin izniolmaksızın alt yapı ihtiyaçları başka biryerden karşılanamaz ve bu amaçla münferiden tesiskurulamaz. Bu kuruluşlar kendilerine tahsis edilen alt yapı kullanmahakkını başka kuruluşlara devir ve temlik edemez vebaşkalarının istifadesine tahsisedemez..."hükmüne, 21.maddesinde, OSB tüzelkişiliği, bu Kanunun uygulanması ile ilgili işlemlerde hertürlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Atıksuarıtma tesisi işleten bölgelerden, belediyelerce atıksubedeli alınmaz.’’hükmüne, 22.maddesinde,"Müteşebbis heyet, yönetim ve denetim kurulu üyelerive bölge müdürü ile sair personel kendi kusurlarındanileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunlar, para ve parahükmündeki evrak ve senetler ile bilanço, tutanak, rapor,defter ve belgeler üzerinde işledikleri suçlardan dolayıDevlet memurları gibi cezalandırılırlar."hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuathükümlerinin incelenmesinden, Organize Sanayi Bölgelerinin,sanayileşmenin sağlıklı, düzenli ve çevreyleuyumlu olarak gelişmesini sağlamak şeklinde özetlenebilecekkamu hizmetini sunmak amacıyla Bakanlık onayı ile kurulan veyürütmekle yükümlü kılındığıkamu hizmetinin yerine getirilmesi için, kamulaştırma, imar veparselasyon planı yapmak; ruhsat vermek; elektrik, su, kanalizasyon,doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibialt yapı ve genel hizmet tesislerini kurmak gibi görev ve yetkilerledonatıldığı; görev alanı ile ilgiliişlemlerde her türlü vergi, resim ve harç ile atıksuarıtma bedelinden muaf tutulduğu ve istihdam ettiği personelinişledikleri bazı suçlardan dolayı Devlet memurlarıgibi cezalandırılmasınınöngörüldüğü anlaşılmaktadır. Buna göre, belirli bir kamuhizmetinin sunulması amacıyla Kanunun verdiği yetkiye istinadenBakanlık onayı ile kurulan, yürütmekleyükümlü olduğu kamu hizmetinin sunulmasınayönelik olarak, kamusal yetkiler kullanan, bir takım kamusalayrıcalıklardan yararlanan ve istihdam ettiği personelinbazı suçlarından dolayı Devlet memurları gibicezalandırıldığı Organize Sanayi Bölgelerinin,nevi şahsına münhasır yarı kamusal niteliklitüzel kişilikler olduğu sonucuna varılmaktadır. İdare, kamu hizmetlerininyürütülmesi sırasında kişilere ve özelmülkiyete verdiği zararları tazmin ile sorumlu olup, tazminatdavasına konu olabilecek zararların idari eylem ve işlemlerdendoğması halinde bu zararların, idari yargıdaaçılacak tam yargısına konu edilmesi gerektiğitartışmasızdır. Uyuşmazlık,davacının, Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde yeralan fabrikasının, yağan aşırıyağışlar nedeniyle Çiğli Deresinin taşmasısonucu sular altında kalması nedeniyleuğranıldığı ileri sürülen zararın, yerseçiminin yanlış yapıldığı, alt yapıtesislerinin yeterli olmadığı iddialarına dayanan, hizmetkusuru esaslarına göre açılmış bir tamyargı (tazminat) davasıdır. Bu itibarla, belirli kamuhizmetini sunmakla görevli kılınan ve bu amaçla kamusalyetkiler ve ayrıcalıklara sahip olan davalı idarenin,sunmuş olduğu hizmetin, kötü veya geç işlemesiya da hiç işlememesi şeklinde ifade edilen hizmet kusurusonucu bu hizmetlerden yararlanan kişilerin uğramışolduğu zararları, idare hukuku kurallarıçerçevesinde ve hizmet kusuru esaslarına göre tazminetmekle yükümlü olduğu tartışmasızolduğundan, idarenin, hizmet kusuruna dayalı tazminsorumluluğuna göre kanunlarla kendisine verilen kamu hizmetiniyürütme görevini gereği gibi yerine getiripgetirmediği iddiasına dayalı, idari eylemden kaynaklıaçılan işbu davanın görüm veçözümü idari yargının görev alanınagirmektedir. Açıklanan nedenlerle,uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerininidari yargı olduğu sonucuna varılmakla, davalı AtatürkOrganize Sanayi Bölgesi’nin görev itirazının reddine,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veişleyişi Hakkındaki Kanun'un 12.maddesi uyarıncaYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmaküzere düzenlenecek iki nüsha dilekçe ile 15 güniçinde başvurulabileceğinin anılan idareye bildirilmesine…”karar vermiştir. Davalılardanİzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi vekili tarafından süresiiçinde verilen dilekçe ile olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine, dilekçe dava dosyasıile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınagönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI:“(…)Dava,başlangıçta hizmet kusuru gerekçesi ile İzmirBüyükşehir Belediye Başkanlığına karşıaçılmasına karşılık, Mahkemesince hasımdüzeltme kararı sonrası, İzmir Atatürk Organize SanayiBölge Müdürlüğü de davaya dahil edilmiş,olumlu görev uyuşmazlığı talebi de davalıOrganize Sanayi Bölge Müdürlüğü tarafındanyapılmıştır. Yapılan inceleme sonucu,İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi 15/04/2000yılında RG yayımlanarak yürürlüğe giren 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu kapsamındakurulmuştur. 4562 sayılı Yasanın 20. Maddesi 1.Fıkrası " OSB'lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon,doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibialt yapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu veözel kuruluşlardan satın alarak dağıtım vesatışını yapma, üretim tesisleri kurma ve işletmehakkı sadece OSB'nin yetki ve sorumluluğundadır. Ancak,atıkların ortak arıtma tesisinin kabul edebileceğistandartlara düşürülmesi amacıyla münferidenön arıtma tesisi yapılması gerekir” hükmüile İAOSAB'da alt yapı hizmetlerinin yapılması veişletilmesi yetki ve sorumluluğunu İAOSAB Müdürlüğünevermiştir. 4562 sayılı OrganizeSanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3/b maddesine göre Organize SanayiBölgeleri "..Sanayinin uygun görülen alanlardayapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşmeve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyiyönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişimteknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plandahilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla;sınırları tasdik edilmiş arazi parçalarınınimar planlarındaki oranlar dahilinde gerekli idari, sosyal ve teknikaltyapı alanları ile küçük imalat ve tamirat,ticaret, eğitim ve sağlık alanları, teknolojigeliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı birşekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsisedilmesiyle oluşturulan ve bu Kanun hükümlerine göreişletilen mal ve hizmet üretim bölgelerini, " ifadeetmektedir. 4562 sayılı Yasanın 5/1 maddesinin "OSB,müteşebbis heyetin başvurusu üzerine Bakanlıkçaverilen kamu yararı kararı ve sınırlarıbelirlenmiş yetki çerçevesinde kamulaştırmaişlemleri yapabilen veya yaptırabilen bir özel hukuk tüzelkişiliğidir.'' şeklindeki tanımıkarşısında, OSB Yönetimlerinin özel hukuk tüzelkişiliği olduğu tartışmasızdır, aynıyasanın 25/5 md.ne göre de OSB'lerin organları ile ilgili olarakTürk Ticaret Kanununun anonim şirketlerin organları ile ilgilihükümleri kıyasen uygulanacağı hükmübulunmaktadır. Hukuk uygulamasında“Tüzel kişiler, belli bir amacıgerçekleştirmek üzere bağımsız bir varlıkşeklinde örgütlenmiş, haklara ve borçlara sahipolabilen kişi ve mal topluluklarıdır. Tüzel kişiler,“özel hukuk tüzel kişileri” ve “kamu hukukutüzel kişileri” olmak üzere ikiye ayrılır.“Özel hukuk tüzel kişileri, özel hukuka tâbiolan tüzel Dernekler, vakıflar, şirketler böyledir."(Kemal Gözler, "5018 Sayılı Kamu Malî Yönetimive Kontrol Kanunu ve 6085 Sayılı Yeni Sayıştay KanunundaKullanılan “Genel Yönetim”, “MerkezîYönetim”, “Kamu İdareleri” Terimleri HakkındaBir Eleştiri'AÜHFD, 60 (4) 2011: 838-839) Özel Hukuk Tüzelkişiliklerinin kamusal amaçla ve kanunla kurulmuşolmaları, onların faaliyetlerinin kamu hukuku kurallarınagöre yürüttükleri ve tek taraflı kamu gücükullanarak ortaya koydukları idari eylem ve işlemlerdensayılmasını gerektirmemektedir. Nitekim Yasa koyucu da, bukonudaki iradesini, yukarıda açıklanan yasahükümleri ile bu kurumların faaliyetlerinin ticari alandaözel hukuk hükümlerine göre yürüttüklerinive şirketler/ demekler hukuki statüsüne tabiolduklarını belirterek ortaya koymuş bulunmaktadır. Kanun koyucunun Bazıdurumlarda özel hukuk tüzel kişiliği olarakyapılandırdığı kurumlara kamu kurumu niteliğitanıdığı, ancak bunu kuruluş yasasındaayrıca belirtme gereği duyduğu da bir gerçektir.Örneğin, 25 Haziran 2003 tarih ve 4904 sayılı Türkiyeİş Kurumu Kanununun 1 ’nci maddesininüçüncü fıkrasına göre, Türkiyeİş Kurumu, “Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığının ilgili kuruluşu olup, özel hukukhükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, idari vemalî bakımdan özerk bir kamu kurumudur”. Ancak, OSBhakkındaki kanunda bu kurumun bir kamu kurumu olduğuna dairbelirtmede bulunmamakta, aksine, kuruluş amacının daha ziyadesanayi alanındaki üretime dayalı serbest ticari faaliyetinorganizesine yönelik özel hukuk hükümlerine tabi birkuruluş yaratıldığı anlaşılmaktadır.Elbetteki her özel hukuk tüzel kişiliğinin faaliyetalanının sonuçta insan yaşamınıdolayısı ile toplumu ilgilendirmesi oranında kamusal yanıolması da tartışmasızdır. Ancak kamusal her faaliyetve organizasyonun da kamu hukuku kural ve ilkelerine tabi olacağısöylenemez. "Genel kurul toplama hakkını elde edenOSB’lerin özel hukuk tüzel kişisi olduğu veişleyişin özel hukuk hükümlerine göreyürütüleceği, OSB organlarınınişleyişinin Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleridoğrultusunda gerçekleşeceği konusunda duraksamabulunmamaktadır" (Yrd.Doç.Dr.N.İ.Ç., 'OrganizeSanayi Bölgelerinin Hukuki Niteliği ve Kamulaştırma YetkisiHukuk Ekonomi ve Siyasal Bilimler Aylık İnternet Dergisi', Haziran,2005, S. 40, paragraf 38.) Yukarıdakiaçıklamalara göre, İAOSAB sorumluluğunda olan altyapı hizmetlerinin yetersiz sunumundan kaynaklanan tazminatdavasının, özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerinin görevli olduğu,düşünülmektedir...” demek suretiyle 2247sayılı Yasa’nın 10. ve 13. maddeleri gereğince olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göreDanıştay Başsavcısı’ndan yazılıdüşüncesi istenilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI;“(…)Kamukurum ve kuruluşları dışında, yasayla görevli veyetkili kılman özel hukuk tüzel kişileri de,üstlendikleri kamusal faaliyetler çerçevesinde idare hukukualanında idari işlemler tesis edip, idari eylemleryapabilmektedirler. Anılan özel hukuk tüzel kişileri, biryandan statüleri gereği özel hukuk alanında tasarruftabulunurken, bir yandan da yasalarla tanımlanan idari işlevleri, idarehukukunun ilke ve kuralları çerçevesinde idari işlemlerve idari eylemlerle yerine getirmektedirler. 4562 sayılı OrganizeSanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3. maddesinin (b) bendinde, Organize SanayiBölgeleri (OSB): Sanayinin uygun görülen alanlardayapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşmeve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyiyönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişimteknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plandahilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla;sınırları tasdik edilmiş araziparçalarının imar planlarındaki oranlar dahilinde gerekliidari, sosyal ve teknikaltyapıalanları ile küçük imalat ve tamirat, ticaret,eğitim ve sağlık alanları, teknoloji geliştirmebölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirlisistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan vebu Kanun hükümlerine göre işletilen mal ve hizmetüretim bölgeleri," şeklinde tanımlanmış; 4.maddesinde, "OSB, Yer Seçimi Yönetmeliğine göreuygun görülen yerlerde Bakanlığın onayı ilekurulur. OSB sınırları içerisinde yapılacak imar veparselasyon planlan ve değişiklikleri, OSB tarafındanyönetmeliğe uygun olarak hazırlanır veBakanlığın onayına sunularak II İdare Kurulukararı ile yürürlüğe girer. Onaylı OSB imarplanları ilgili kurumlara bilgi için gönderilir.Yürürlüğe giren imar plânına göre arazikullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi,inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ileişyeri açma ve çalışma ruhsatları OSBtarafından verilir ve denetlenir, işyeri açma veçalışma ruhsatının verilmesi sırasındaişyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkinharçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya ilözel idaresi hesabına yatırılır."; 5. maddesinde"OSB, müteşebbis heyetin başvurusu üzerineBakanlıkça verilen kamu yararı kararı vesınırları belirlenmiş yetki çerçevesindekamulaştırma işlemleri yaptırabilen bir özel hukuktüzel kişiliğidir. OSB; kamulaştırma işlemleriniValilik, II Özel idaresi, Belediye veya Yatırım izleme veKoordinasyon Başkanlığına yaptırabilir. Arazininmülkiyetinin edinilmesinde yapılan masraflar ile arazi bedeliödeme yükümlülüğü OSB tüzelkişiliğine aittir, "; 20. maddesinde, "OSB'lerinihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtmatesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi alt yapı ve genel hizmettesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satınalarak dağıtım ve satışını yapma,üretim tesisleri kurma ve işletme hakkı sadece OSB'nin yetki vesorumluluğundadır. Ancak, atıkların ortak arıtmatesisinin kabul edebileceği standartlara düşürülmesiamacıyla münferiden ön arıtma tesisi yapılmasıgerekir. OSB'de yer alan kuruluşlar, alt yapı ihtiyaçlarınıOSB'nin tesislerinden karşılamak zorundadır. OSB'nin izniolmaksızın alt yapı ihtiyaçları başka biryerden karşılanamaz ve bu amaçla münferiden tesiskurulamaz. Bu kuruluşlar kendilerine tahsis edilen alt yapı kullanmahakkını başka kuruluşlara devir ve temlik edemez vebaşkalarının istifadesine tahsis edemez.; "21. maddesinde,"OSB tüzelkişiliği, bu Kanunun uygulanması ile ilgiliişlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.Atıksu arıtma tesisi işleten bölgelerden, belediyelerceatıksu bedeli alınmaz."; 22. maddesinde de ,"Müteşebbis heyet, yönetim ve denetim kurulu üyelerive bölge müdürü ile sair personel kendi kusurlarındanileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunlar, para ve parahükmündeki evrak ve senetler ile bilanço, tutanak, rapor,defter ve belgeler üzerinde işledikleri suçlardan dolayıDevlet memurları gibi cezalandırılırlar."hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda aktarılanyasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, BilimSanayi ve Teknoloji Bakanlığının onayı ve anılanBakanlıkça belirlenen yerde kurulan organize sanayi bölgeleri;sanayileşmenin sağlıklı, düzenli ve çevreyleuyumlu gelişimini sağlamak amacıyla tanınan kamusalyetkiler ve ayrıcalıklara sahip olup; elektrik, su, kanalizasyon,doğalgaz arıtma tesisi, yol gibi alt yapı ve genel hizmettesisleri kurmak ve işletmekle görevlendirilmiştir. Organizesanayi bölgeleri , kamu hizmeti niteliğini taşıyan altyapı hizmetlerini idare hukuku ilke ve kurallarına göre kamusalyetki ve ayrıcalıkları kullanarak kurup, sürdürmeklegörevli bulunmaktadır. Organize sanayi bölgeleri,yer tahsisi ve alt yapı hizmetlerinden bölgede faaliyette bulunanfirmaların yararlanması konularında özel hukukkurallarına göre sözleşmeler yapmakta ise de; bu durum, anılanözel hukuk sözleşmeleri dışında elektrik, su,doğal gaz, kanalizasyon gibi kamu hizmeti niteliği taşıyanalt yapı hizmetlerinin kuruluşunun, idare hukuku ilke vekurallarına tabi oluşunu ortadan kaldırmamaktadır. Dava konusu olayda da,davacı, Atatürk Organize Sanayi Bölgesinde yer alan fabrikasınınyer seçiminin yanlış yapılması, alt yapıtesislerinin yetersiz kalması nedeniyle Çiğli Deresinintaşması sonucu sular altında kaldığınıöne sürerek uğradığını iddia ettiğizararın tazminini istemektedir. Anılan davada; Atatürk OrganizeSanayi Bölgesinin, bölgenin kanalizasyon sisteminin bakım veonarımım gereği gibi yapıp yapmadığı,Çiğli Deresinin taşması ve su baskımolayının alt yapı hizmetinin yetersizliğindenkaynaklanıp kaynaklanmadığı, organize sanayi bölgeyönetiminin, idare hukuku ilke ve kurallarına göre kurup,sürdürmekle görevli olduğu alt yapı hizmetini kusurluişletip işletmediği tartışılmaktadır. Bu durumdauğranıldığı ileri sürülen zarar, kamusalyetkilere ve ayrıcalıklara sahip organize sanayi bölgesinin kamuhizmeti niteliği taşıyan alt yapı tesisleri kurma veişletme yetkisi kapsamında sunmuş olduğu hizmetinkötü işlemesi, hiç işlememesi ya da eksikişlemesi, bir başka anlatımla hizmet kusuru iddiasınadayandığından, uyuşmazlığın bukısmının da görüm ve çözümügörevi idari yargı yerine ait bulunmaktadır.” demeksuretiyle, 2247 sayılı Kanunun 13' üncü maddesiuyarınca yapılan başvurunun kabulüne hukuki olanakbulunmadığı yolunda düşünce vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, ErtuğrulARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeyegöre, davalılardan İzmir Atatürk Organize SanayiBölgesi vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. ve 13. maddelerindeöngörülen biçimde, anılan davalıyönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıUğurtan ALTUN’un davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirketinİzmir İli, Çiğli İlçesisınırları içindeki Atatürk Organize SanayiBölgesi'nde yer alan işyerinin/fabrikasının, yağanaşırı yağışlarla Çiğli Deresinintaşması sonucu sular altında kalması nedeniyle uğranıldığıileri sürülen 4.086.253,00TL tutarındaki zararın,olayın meydana geldiği 17.12.2001 tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyleaçılmıştır. Dava ilk olarak İzmirBüyükşehir Belediye Başkanlığınakarşı açılmış ise de, Mahkemekararının Danıştay 8.Dairesince bozulmasıüzerine, Mahkemece Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı veİzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi de davalı mevkiinealınmış; başvuru sonucunda İzmir AtatürkOrganize Sanayi Bölgesi yönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmıştır. 5393sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev vesorumlulukları” başlıklı 14. maddesinde, 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu hükümlerininsaklı olduğu belirtilmiş; “Değiştirilen, Eklenenve Yürürlükten Kaldırılan Hükümler”başlıklı 85. maddesinin h bendinde, «…12.4.2000tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 4üncü maddesinin altıncı fıkrasıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Yürürlüğegiren mevzii imar plânına göre arazi kullanımı,yapı ve tesislerinin projelendirilmesi, inşası vekullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma ve çalışmaruhsatları OSB tarafından verilir ve denetlenir. İşyeriaçma ve çalışma ruhsatının verilmesisırasında işyeri açma ve çalışmaruhsatına ilişkin harçlar, OSB tarafından tahsil edilerekilgili belediye veya il özel idaresi hesabınayatırılır…» denilmiş; 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun, “Kuruluş”başlıklı 4.maddesinin yedinci fıkrasında “(Değişik fıkra: 3/7/2005-5393/85 md.)Yürürlüğe giren (…) imar planına göre arazikullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi,inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ileişyeri açma ve çalışma ruhsatları OSBtarafından verilir ve denetlenir, İşyeri açma veçalışma ruhsatın verilmesi sırasında işyeriaçma ve çalışma ruhsatına ilişkinharçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya ilözel idaresi hesabına yatırılır.”hükmü; “Nitelikleri”başlıklı 5. maddesinde, “ (Değişik:4/7/2012-6353/20 md.) OSB,müteşebbis heyetin başvurusu üzerine Bakanlıkçaverilen kamu yararı kararı ve sınırlarıbelirlenmiş yetki çerçevesinde kamulaştırmaişlemleri (…) yaptırabilen bir özel hukuktüzel kişiliğidir. (Ek cümle : 20/2/2014-6525/21 md.) OSB; kamulaştırmaişlemlerini Valilik, İl Özel İdaresi, Belediye veyaYatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınayaptırabilir. Arazininmülkiyetinin edinilmesinde yapılan masraflar ile arazi bedeliödeme yükümlülüğü OSB tüzelkişiliğine aittir..” hükmü yer almakta olup, 12.04.2000günlü, 4562 sayılı Organize Sanayi BölgeleriKanunu’nun, 04.07.2012 günlü, 6353 sayılı BazıKanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun’un 20.maddesiyle değiştirilen5.maddesinin Anayasa’ya aykırılığıiddiasıyla Danıştay Altıncı Dairesi tarafındanyapılan itiraz başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesi 31.10.2013gün, E:2013/49, K:2013/125 sayılı kararı ile özetle;04.07.2012 günlü, 6353 sayılı Kanun’un 20.maddesiyledeğiştirilen 5.maddesinin birinci fıkrasında yer alan‘’… yapabilen veya … ‘’sözcüklerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna veiptaline karar vermiştir. AynıYasanın“Yönetim kurulu” 8. maddesinde, “ Yönetimkurulu, müteşebbis heyetin en az dördü kendi üyeleriarasından olmak üzere seçeceği beş asıl,beş yedek üyeden oluşur. Yönetim kurulu üyeleri ikiyıl için seçilir. Yönetimkurulu üyeleri kendi aralarında bir başkan ve birbaşkanvekili seçerler. Yönetim kurulu en az ayda iki defatoplanır ve toplantı salt çoğunluk ile yapılır.Geçerli bir mazereti olmadan üst üste yapılanüç toplantıya veya mazereti olsa dahi altı ayiçinde yapılan toplantıların en az yarısınakatılmayan üyeler üyelikten çekilmişsayılırlar. Kararlar salt çoğunlukla verilir.Oyların eşitliği halinde başkanın oyuna itibar edilir. Yönetimkurulu; kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve benzeridüzenlemeler ile müteşebbis heyetin kararlarıçerçevesinde OSB’nin sevk ve idaresini yürütmeklegörevlidir.”; “Özel organize sanayi bölgeleri”başlıklı 26.maddesinde, “Bu Kanundaki usullere görebelirlenen yerlerde, özel hukuk tüzel kişilerince vegerçek kişilerce de OSB kurulabilir. Ancak, özel OSB kuracakolanlar kamulaştırma yapamazlar. OSB’ninkuruluş talebi, kurulacağı ilin valiliğinin uygungörüşü ile Bakanlığa iletilir. OSB’ninyer seçimi Bakanlığa yapılan talep üzerine, 4üncü maddedeki usule göre yapılır. Arazitemini, OSB’nin planlanması, projelendirilmesi, alt yapıinşaatı ile ilgili harcamalar bölgeyi kuracak gerçek vetüzel kişilerce karşılanır. OSB ile ilgili plan veprojeler bu konudaki yetkili kurum ve kuruluşlar yanındaBakanlığın uygun görüşü ve onayınatabidir. OSB’dekiarazi, parseller halinde veya işletme binaları da yapılmaksuretiyle satılabilir veya kiraya verilebilir.”hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin birliktedeğerlendirilmesinden, İzmir Atatürk Organize SanayiBölgesinin özel hukuk tüzel kişiliğine sahipolduğu ve özel hukuk tüzel kişilerince tesis edilenişlemlerin yargısal denetiminin adli yargı yerlerinceyapılacağı hususu gözetildiğinde; davacışirkete ait İzmir İli, Çiğli İlçesisınırları içindeki Atatürk Organize SanayiBölgesinde yer alan işyerinin/fabrikanın, 16-17/12/2001günü yağan aşırı yağışlar sonucuÇiğli Deresinin taşması üzerine sular altındakalması nedeniyle uğranıldığı önesürülen 4.086.253,00 TL zararın olay tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte İzmir BüyükşehirBelediye Başkanlığından, bilahare Bilim Sanayi ve TeknolojiBakanlığı ve İzmir Atatürk Organize SanayiBölgesinden tazmini istemiyle açılan davanın; İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesine ilişkinkısmının yargısal denetiminin de adli yargı yerine aitolduğu açıktır. Açıklanan nedenlerleYargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile, davalı İzmir Atatürk Organize Sanayi BölgeMüdürlüğü vekilinin görev itirazının reddineilişkin İzmir 4.İdare Mahkemesince verilen kararınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcısınınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, davalı İzmir Atatürk OrganizeSanayi Bölge Müdürlüğü vekilinin GÖREVİTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN İzmir4.İdare Mahkemesince verilen 12.6.2014 gün ve E:2014/620 sayılıKARARIN KALDIRILMASINA, 6.7.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy