T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 360
KARAR NO : 2015 / 376
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET : İstanbul İli, Eyüp İlçesi, Göktürk Köyü'nde bulunan ve 4706 sayılı Kanun uyarınca hak sahiplerine ve haleflerine ya da kanuni temsilcilerine rayiç bedel üzerinden satılması için bedelsiz olarak Eyüp (Eski Göktürk Belediyesi) Belediyesi'ne devredilen taşınmazın, mülga Göktürk Belediyesi Encümeni'nin kararlarıyla 2005-2008 yılları arasında yapılan satışlarının rayiç bedelin çok altında olduğu nedeniyle oluştuğu öne sürülen Hazine zararının tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Adli Yargıda
Maliye Hazinesine izafeten İstanbul MuhakematMüdürlüğü
Vekili :Av.S.B.
İdariYargıda
Maliye Bakanlığı-İstanbul DefterdarlığıAvrupa Yakası Milli Emlak
DairesiBaşkanlığı
Vekili : Av.H.Ş.
Davalı : E. (MülgaGöktürk) B.B.
Vekilleri :Av.H.E.B. (İdari Yargıda)
Av.A.A. (Adli Yargıda)
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde aynen “1-Eyüpİlçesi Göktürk Köyü, Üstküme Sokak,Pınar Sokak, Kaynak Sokak, Dilek Sokak, ÇeşmebaşıCaddesi, Göze Sokak ve M.Emlak Denetmen ve Kontrolörlerininraporlarında bahsedilen diğer adreslerdeki ayrı ayrı Hazineyeait taşınmazların, sosyal amaçlı olarakçıkarılan 4706 sayılı Yasa gereğiüzerindeki şagillerine (hak sahiplerine) satılmak üzereEyüp(mülga Göktürk) Belediyesine devredilmiştir.
Eyüp(Mülga Göktürk) Belediyesi 4706 s.y. gereği encümenkararıyla davaya konu taşınmazları kendi belirlediğirayiç değer üzerinden hak sahiplerine satmış ve Hazinedendevraldığı tapularını hak sahiplerinedevretmiştir.
Budavanın çıkış sebebi:
İstanbulDefterdarlığı Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesibaşkanlığının 27.05.2009 gün ve 48612sayılı yazılarına göre;
2-Davadilekçemiz ekinde mevcut evraka göre;
A- 4706 s.y.uyarınca yapılan satışların rayiç bedelleriniinceleyen Mili Emlak Başkontrolörü Faruk Uğur’un 19.06.2008gün ve 2008/2 sayılı raporuna göre(raporun 12.sayfasının sonuç ve kanaat isimlibölümünün B-2/b bölümü);
“2005yılında Göktürk Belediyesine devredilen 27 adet parselintamamının Göktürk Belediye Encümenininkararlarıyla yapılan satışlarının rayiç değerkarşılaştırma ve incelemesi sonucu, rayiçdeğerlerinin çok zararına sebebiyet verecek şekildesatıldığı, oysa ki 4706 s.y.nın 6.bendine görerayiç fiyattan satılması gerektiği, belirtilen raporunIII/D-2/a,b,c,d ve e bölümlerinde gösterilen toplam 27 adet, 8.077,40 m2 taşınmazın, aynı imara haiz ve aynı sokakta bulunantaşınmazların emsal rayiç fiyatlarınınçok altında satılmaları sonucu oluşan ve hazinepayına düşen 4.488.242,40 TL’nin hazine adına tahsiliiçin dava açılması”,
B- Yine MilliEmlak Denetmeni Erdal Kömür tarafından düzenlenen07.10.2008 gün ve 2008/13 sayılı basit rapor ve 24.09.2008gün ve 2008/12 sayılı basit rapor gereği ; "incelenentaşınmazların rayiç değer altındasatılması sonucu hazine payına düşen 2.237.159,12TL’nin”,
ki toplam: 4.488.242,40+ 2.237.159,12= 6.725.401.52 TL’nin hazineadına tahsili için dava açılması, yineyazımız ekinde mevcut Maliye Bakanlığı BaşhukukMüşavirliği ve MuhakematMüdürlüğünün 15.06.2003 gün ve 21814sayılı yazılarıyla belirtilmiştir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle, rayiç değerlerin altındayapılan satışlar nedeniyle oluşan hazinezararının telafisi için işbu davayı açmakzarureti doğmuştur.
NETİCE veTALEP:
Yukarıdaizah edilen nedenler ile davamıza duruşma icra edilerek,davamızın kabulü ile (fazlaya dair haklar saklı kalmakkaydıyla) Eyüp İlçesi Göktürk Köyündebulunan Hazineye ait taşınmazların 4706 s.y. uyarınca2005-2008 yıllarındaki satışları neticesi oluşan6.725.401,52 TL hazine zararının (satılan her birtaşınmazın satış tarihlerinden itibaren işleyenve işleyecek yasal faizleri dahil) tahsiline, mahkeme masrafı vevekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, kararverilmesini arz ve talep ederim.” diyerek adli yargı yerinde davaaçmış;
Davalıidare vekili cevap dilekçesinde, “Belediyemizce yapılanaraştırmalar neticesinde Dava konusu taşınmazlarıntakas kapsamında Hazine tarafından Göktürk Belediyesinedevri yapılırken bir fiyat belirlemesiyapılmıştır. Her parselin devri işlemine aitprotokollerde bu husus açıkça görülmektedir.
Dava konusu tümtaşınmazlar için ayrı ayrı devir protokolüyapılmıştır. Ekte örnek olarak sunduğumuz ve 138ada, 3 parsel sayılı taşınmaza ait protokolün 7.maddesinde “devredilen taşınmaz rayiç bedelinaltında satılamaz” dendikten sonra “29.08.2007 tarihli ve313 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin XIII üncümaddesinin (E) bendine göre oluşturulan Taktir Komisyonunca alınankarar tarihi olan 07.11.2007 tarihinden itibaren 1 yıl içerisindesatılması halinde Kıymet Taktir Kararında belirtilen bilgive bedeller de göz önünde bulundurularak Belediyece belirlenecekrayiç bedel üzerinden, karar tarihinden itibaren 1 yıliçerisinde satılmaması halinde aynı komisyonca yenidenbelirlenecek bedeller de dikkate alınarak yine belediyece satıştarihindeki rayiç bedel üzerinden hak sahiplerinesatılacaktır” denmektedir.
Protokolünbu maddesinden de açıkça anlaşılacağıüzere, taşınmazın hazine tarafından devriesnasında var olan ve Taktir Komisyonunca tespit edilen bedeller esasalınarak belediye komisyonunca bedel taktiri yapılacaktır.
Protokolimzalanırken Belediyece dikkate alınması istenen ve TaktirKomisyonunca taktir edilen bedel belli idi ve bu bedel protokolünimzalanması ile Hazine tarafından da onaylanmışolmaktadır.
Hazineninkendi onayladığı ve baz alınmasını istediğibedele (satış 1 yıllık süre dolmadangerçekleşmiştir.) Belediyece aynen uyulmuş olmasınarağmen, düşük bedelle satıldığıiddiasıyla zarar ziyan davasının açılmasıDÜRÜSTLÜK KURALI ile bağdaşmamaktadır.
NETİCE VETALEP: Yukarıda açıklanan ve daha önce sunmuş olduğumuzbeyanlarımız dikkate alınarak, dava konusu parsellerin devirprotokollerinin istenmesine ve aleyhimize açılan davanınreddine karar verilmesi gerektiğini…” savunmuştur.
İstanbul17.Asliye Hukuk Mahkemesi: 7.5.2013 gün ve E:2009/229, K:2013/209sayı ile, “… Taraf vekillerinin beyanları ve tümdosya içeriğinden, bu davada mahkememizin görevsiz olduğuve davanın İdare Mahkemesinin görevine girdiğianlaşılmıştır.
6100sayılı HMK.nun 1.maddesi gereği Görev Kamu Düzenineilişkindir ve yargılamanın her safhasında mahkemetarafından re’sen nazara alınır. Bu nedenledavacının dava dilekçesinin reddine ve mahkememizinGörevsizliğine karar verilmiştir.
6100sayılı HMK.nun 331/2. maddesi gereğince, Görevsizlikkararı verilen dosyalarda yargılama giderine görevli mahkemetarafından karar verileceğinden, mahkememiz tarafındanyargılama giderine karar verilmemiş ve aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-DavacınınDava Dilekçesinin Reddine,
2-MahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE…” karar vermiş, bukarar davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay4.Hukuk Dairesi: 12.2.2014 gün ve E:2013/18999, K:2014/2267 sayı ile,usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanmasına kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıidare vekili bu kez, 4706 sayılı Kanun uyarınca hak sahiplerineve haleflerine ya da kanuni temsilcilerine rayiç bedel üzerindensatılması için bedelsiz olarak Eyüp(EskiGöktürk Belediyesi) Belediyesine devredilen parsellerin, davalıbelediyece rayiç bedellerinin çok altındasatılmasından dolayı Hazinenin uğradığıönesürülen zararın tazmini istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
İstanbul2.İdare Mahkemesi: 17.6.2014 gün ve E:2014/1119, K:2014/1120sayı ile, Dava, 27 adetparsel taşınmazın 4706 sayılı yasa uyarınca haksahiplerine Encümen kararıyla 2005-2008 yıllarıarasında satışından dolayı maliye Hazinesininuğradığı zararın tazminine yönelik olup, olayda27 adet taşınmazın satışıyla ilgili 27 adet idariişlem bulunduğu, dava dilekçesinde 27 adet parseltaşınmazın tapu kaydı ve adres bilgilerininbildirilmediği, yine 27 adet taşınmazın tek tek hangitarihlerde satışının yapıldığınınbelirtilmediği, keza taşınmazların satışlarınınpeşin mi veya taksitli mi olduğunun da ayrı ayrıbelirtilmediği, dava dilekçesinin bu haliyle 2577 sayılı Kanun'un3.ve 5.maddelerine uygun olmadığı, davacı idarenin 27 adettaşınmazla ilgili ayrı ayrı dava açarak,taşınmazların tapu kayıtlarını ve adresbilgilerini, taşınmazların satış tarihlerini vesatışların hangi usulde yapıldığını veher satışta Hazinenin ne kadar zararauğradığını açıkça belirterek davadilekçesini yenilemesi gerektiği sonucunaulaşıldığına karar vermiştir.
Davacıvekilince, Eyüp İlçesi Göktürk Mahallesinde bulunan 140 ada, 13 parselsayılı taşınmazla ilgili Hazineninuğradığı zararın tahsil edilerek davanınkabulüne karar verilmesi istemiyle dava dilekçesiyenilenmiştir.
İstanbul2.İdare Mahkemesi: 30.01.2015 gün ve 2014/1795 Esas sayıile, “....10.12.2003 tarih ve 5018 sayılı Kamu MaliYönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 5628 sayılı Kanun'ladeğişik 71. maddesinde kamu zararı kavramı "kamugörevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuataaykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağındaartışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklindetanımlanmış; kontrol, denetim, inceleme, kesin hükmebağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamuzararının, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgilimevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsiledileceği, (...) Kamu zararının bu zarara neden olan kamugörevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerdentahsiline ilişkin usul ve esasların, MaliyeBakanlığı'nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulutarafından çıkarılacak yönetmelikledüzenleneceği hükme bağlanmıştır.
5018sayılı Kanun'un 71. maddesine dayanılarak 27.9.2006 ve2006/11058 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilen ve19.10.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 1.1.2006 tarihindenitibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girenKamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve EsaslarHakkında Yönetmeliğin "Kamu Zararından DoğanAlacağın Tahsil Şekilleri" başlıklı 12.maddesinde; "Kamu zararından doğan alacaklar, sorumlulardanve/veya ilgililerden, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgilimevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilir. Tespitedilen kamu zararları; a) Rızaen ve sulh yolu ile ödemek, b)22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunuhükümlerine göre takas yapılmak, c) 2004 sayılıKanun (İcra ve İflas Kanunu) hükümleri uygulanmak suretiyletahsil edilir." hükmüne, Takas Suretiyle Tahsilat"başlıklı 14. maddesinde "Kamu zararı alacakları,sorumluların ve ilgililerin kamu idaresiyle olan özel hukukilişkilerinden doğan alacaklarından 818 sayılı Kanunhükümlerine göre takas suretiyle tahsil edilebilir. Takassuretiyle tahsil için; (a) Alacaklı kamu idaresi ile sorumluve/veya ilgilinin karşılıklı olarak alacaklı veborçlu durumda olmaları, b) Takas edilecek borç vealacağın nakit olması, c) Takas edilecek borç vealacağın her ikisinin de vadesinin gelmiş olması, ç)Takas yapılmadan önce sorumluya ve/veya ilgiliyealacağının borcuna takas suretiyle mahsup edileceğinin biryazı ile bildirilmesi veya alacağını talep ettiğizaman borcu ile takas edileceğinin beyan edilmesi gerekir. Borç vealacaktan birisi şarta bağlı bulunuyorsa veya henüz vadesigelmemiş ise takas yapılamaz." kuralına; "İcraYoluyla Tahsilat" başlığını taşıyan 15.maddesinde ise "Sayıştay ve mahkeme ilamları ilehüküm altına alındığı halde sorumlularıve/veya ilgilileri tarafından rızaen ödenmeyen kamuzararından doğan alacaklar, 2004 sayılı Kanun (İcra veİflas Kanunu) hükümlerine göre tahsil edilir."düzenlemesine yer verilmiş bulunmaktadır.
5018 Kamu MaliYönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesinde yer alan düzenlemegereğince kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veyayargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının faiziylebirlikte ilgililerden tahsil edilmesi gerekeceği tabiidir. Bununlabirlikte kamu idareleri tarafından yapılacak bu tahsilat ancak,aynı maddenin son fıkrasındaki hüküm uyarıncaMaliye Bakanlığı'nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulutarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen usulve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilebilecektir.
19.10.2006tarih ve 26324 sayılı Resmi Gazete yayımlanarakyürürlüğe giren Kamu Zararlarının Tahsilineİlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 12.maddesinde, kamu kurumları tarafından tespit edilen kamuzararının 3 farklı şekilde tahsil edilebileceğihükme bağlanmış ve söz konusu tahsil biçimleri;"a) Rızaen veya sulh yoluyla ödeme b) Borçlar Kanunuhükümlerine göre takas yapma ve c) 2004 sayılıİcra ve İflas Kanunu hükümlerini uygulama" olarakbelirtilmiştir.
Bakılanuyuşmazlıkta; davalı idare, tespit ettiği kamuzararını 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 12.maddesi uyarınca işlemden doğan kamuzararını tam yargı davası açmak suretiyle tahsiletme yolunu seçmiş bulunmaktadır. Diğer bir ifadeyledavalı idare, Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Usul veEsaslar Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinde belirtilen usullerharicinde kamu zararının tahsili yoluna gitmiştir.
Bu durumda,davacı idareye 4706 sayılı Yasa uyarınca Belediyesınırları dahilindeki Hazineye ait taşınmazlarınsatışı sonucu elde edilen gelir nedeniyle Yasa'nın 5.maddesi gereği ödenmesi gereken paydan doğan ve rızaenödenmeyen ve takas imkanı bulunmayan kamu zararına ilişkinuyuşmazlığın görüm veçözümünün, Kamu Zararının Tahsilineİlişkin Usûl ve Esasları HakkındaYönetmeliğin 12.maddesi uyarınca 2004 sayılı İcraİflas Kanunu hükümleri dairesinde Adli Yargı görevindeolduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle; dava dosyasının, 2247 SayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve işleyişiHakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargımerciinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyasıile 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenşekilde Mahkememize başvurulduğu, dosya kapsamında İstanbul17.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 7.5.2013 gün ve 2009/229 Esas,2013/209 Karar sayılı dosyasına rastlanılmamışise de ilgili dosyanın yine Mahkememizin 2015/376 Esas sayılıdosyası içinde bulunduğu tespit edilmiş ve bu dosyaiçinden temin edilmiş olmakla, usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaidari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, İstanbul İli,Eyüp İlçesi, Göktürk Köyü'nde bulunan ve4706 sayılı Kanun uyarınca hak sahiplerine ve haleflerine ya dakanuni temsilcilerine rayiç bedel üzerinden satılmasıiçin bedelsiz olarak Eyüp (Eski Göktürk Belediyesi)Belediyesi'ne devredilen taşınmazın, mülgaGöktürk Belediyesi Encümeni'nin kararlarıyla 2005-2008yılları arasında yapılan satışlarınınrayiç bedelin çok altında olduğu gerekçesiyleoluşan Hazine zararının tazmini istemiyleaçılmıştır.
Anayasa’nın125.maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu kurala bağlanmış olup, buna göre idare, hukukaaykırılığı saptanan işlem ve eylemlerindendoğan hak ihlalini tam olarak gidermek; diğer bir ifadeylehakları ihlal edilenlerin uğradığı gerçekzararları tazmin etmekle yükümlü bulunmaktadır.
4706sayılı Hazineye Ait Taşınmaz MallarınDeğerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi KanunundaDeğişiklik Yapılması Hakkında Kanunun“Amaç” başlıklı 1.maddesinde, “BuKanunun amacı; Hazineye ait taşınmazların daha kısasürede ekonomiye kazandırılmasıdır. Bu Kanundageçen Bakanlık deyimi Maliye Bakanlığını ifadeeder” hükmüne yer verilmiş,
AynıKanunun 5.maddesinde: «Hazineye ait taşınmazlarınsatış bedeli taksitle de ödenebilir. Taksitle ödemehalinde, satış bedelinin en az dörtte biri peşin,kalanı en fazla iki yılda ve taksitlerle kanunî faizi ilebirlikte ödenir.
Taksitlisatışlarda taksit tutarını ve kanunî faizlerinikarşılayacak miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubuverilmesi veya satışı yapılan taşınmazınüzerinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanunuhükümleri uyarınca Hazine lehine kanunî ipotek tesisedilmesi halinde, taşınmaz alıcısı adınadevredilir. (Ek cümle: 16/7/2004-5228/52 md.) Alıcısıadına mülkiyet devri yapılmayan taşınmazlarailişkin taksitli satışlarda, alıcı tarafındanyükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda, tahsiledilen tutarlardan ihale sırasında alınan geçici teminataisabet eden tutar Hazineye irat kaydedilerek kalanı alıcıyaaynen iade edilir.
Taksitlendirmedışında bırakılacak bedel ile taksit süresi vesayısını köy sınırları veya belediye vemücavir alan sınırları itibarıyla belirlemeyeBakanlık yetkilidir.
16.2.1995tarihli ve 4070 sayılı Kanuna göre yapılansatışlarda bedelin taksitle ödenmesi halinde, taksitleödenecek kısma faiz uygulanmaz.
Belediye vemücavir alan sınırları içindeki Hazineye aittaşınmazların satış bedellerinin tahsil edilenkısmından öncelikle yerinde muhafaza edilemeyenyapıların tasfiyesinde kullanılmak şartıyla % 10'u,ilgili belediyelerin 20.7.1966 tarihli ve 775 sayılı Kanunhükümlerine göre oluşturulan fon hesabınaaktarılır. Kalan kısmından ise ilgili belediyeye % 30,varsa büyükşehir belediyesine % 10 oranında pay verilir.Belediye mücavir alan sınırları dışındakiköylerde bulunan Hazine taşınmazlarınınsatış bedellerinin tahsil edilen kısmından, % 25oranında; dörtte biri ilgili köy tüzel kişiliğineödenmek ve kalanı diğer köylere götürülecekhizmetlerde kullanılmak üzere, il özel idarelerine pay verilir.Bu paylar tahsilini takip eden ayın yirmisine kadar ilgili idarelerinhesaplarına aktarılır. Belediyelere veya köy tüzelkişiliklerine yapılan satış ve devirlerden elde edilengelirler ile özel ödenek kaydedilen satış gelirlerinden payverilmez.(Ek cümle: 23/7/2010-6009/33 md.) Köysınırları içerisinde yer alan Hazinenin özelmülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındabulunan tarım arazilerinin kiracılarından tahsil edilen kiragelirlerinin yüzde onu, 442 sayılı Köy Kanununda belirlenengörevlerde kullanılmak kaydıyla, tahsilatı izleyen ayiçinde bu gelirlerin elde edildiği köytüzelkişiliği hesabına aktarılmak üzere emanetnitelikli hesaplara kaydedilir. Maliye Bakanlığı bu oranıiki katına kadar artırmaya yetkilidir.
Belediye vemücavir alan sınırları içinde olup,Bakanlıkça tespit edilen,Hazineye ait taşınmazlardan, 31.12.2000 tarihinden önceüzerinde yapılanma olanlar; Hazineadına tescil tarihine bakılmaksızın öncelikle yapı sahipleri ilebunların kanunî veya akdi haleflerine satılmak ya da genelhükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgilibelediyelere bedelsiz olarak devredilir. Bu şekilde devredilen taşınmazlar,haczedilemez ve üzerindeüçüncü kişilerlehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemez. Butaşınmazlar belediyelerce öncelikle talepleri üzerineyapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine,rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu suretle yapılacak satışlarda satışbedeli, en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beşyıla kadar taksitlendirilebilir. Taksit tutarlarınakanunî faiz oranının yarısı uygulanır. Taksitlesatışa esas bedel ile taksit süresi ve sayısınıbelirlemeye belediyeler yetkilidir.
Butaşınmazlardan gerekli olanlar için öncelikle imarplanları veya imar uygulaması yapılır. Belediyelerce imarplanı ve/veya imar uygulaması yapılmadan kadastral parselüzerinden yapılan satışlarda, düzenleme ortaklıkpaylarına ilave olarak, satışı yapılan arazinindüzenlemeden önceki yüzölçümünün %20'sinin, satış bedelinden aynı oranda düşülmekkaydıyla eğitim ve sağlık tesisleri ile diğerresmî tesis alanları için ayrılabileceğine ve buamaçla ayrılan alanların bedelsiz ve müstakil parselşeklinde Hazine adına resen tescil edileceğine dair tapukütüğüne şerh konulur.
Yapılacak yazılı tebligattarihinden itibaren bir yıl içinde satın alınma talebindebulunulmayan veya üzerinde yapılanma olmayan ve bu maddekapsamında devredilen taşınmazlar genel hükümleregöre belediyece satılabilir. Devir tarihinden itibaren üçyıl içinde belediyece satılamayan taşınmazlar,belediyelerin muvafakatine ve hükme gerek olmaksızın Hazineadına resen tescil edilir. (Ek cümle: 23/7/2010-6009/33 md.) Bu süre Bakanlık tarafından 5 yılakadar uzatılabilir.
Belediyecesatılan taşınmazların satış bedelleri,alıcıları tarafından Bakanlıkça belirleneceksaymanlık hesabına yatırılır. Bu bedellerhiçbir şekilde haczedilemez. Tahsil edilen bedellerden beşincifıkraya göre pay ayrılır.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/33 md.) Bu maddenin altıncı fıkrasıuyarınca ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilentaşınmazların yapı sahipleri ile bunların kanuni veyaakdi haleflerine doğrudan satılması halinde, ilgilibelediyelerin devre ilişkin taleplerinin defterdarlık veyamalmüdürlüğüne intikal tarihinden itibaren ecrimisilalınmaz. Ancak taşınmazların genel hükümleregöre değerlendirilmesi halinde ecrimisil alınır.
Bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye aittaşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı vetesisler, başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineyeintikal eder. Yapı ve tesisleri yapanlar herhangi bir hak ve tazminattalep edemezler.» hükmüne yer verilmiştir.
313 sıranolu Milli Emlak Genel Tebliğinin 13.maddesinin ( e) fıkrasındaise
«…E)Belediyece Yapılacak Satışlar
(1) Belediyeve mücavir alan sınırları içinde olupBakanlıkça tespit edilecek Hazineye ait taşınmazlardan,31/12/2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlardan, ilgilibelediyesine bedelsiz olarak devredilebilecek taşınmazlara; 2886sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca,Defterdarlıkça görevlendirilecek iki,taşınmazın bulunduğu yer belediyesincegörevlendirilecek üç kişinin katılımıylabeş kişiden oluşturulacak takdir komisyonu tarafındankıymet takdir ettirilecektir.
(2) Beşkişilik komisyonca oyçokluğu ile takdir edilecek bedelüzerinden belediyelerce öncelikle talepleri üzerine yapısahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine doğrudan,bunların satın almak istememesi halinde ise genel hükümleregöre satışı yapılacaktır. Kıymet takdirbedelleri bir yıl süre ile geçerli olacaktır.
(3) Belediyeceyapılacak satışlarda satış bedeli, en az dörttebiri peşin ödenmek üzere, üç yıla kadartaksitlendirilebilecektir. Taksit tutarlarına kanuni faizoranının yarısı uygulanacaktır. Üçyılı aşmamak üzere taksit süresi ve sayısıile taksitlendirme alt sınırını belirlemeye ilgilibelediyeler yetkilidir.
(4)Satış bedelleri Belediyeler tarafından tahsil edilmeyecek,satış bedellerinin tamamı alıcısı tarafındanilgili defterdarlık veya malmüdürlüğühesabına yatırılacaktır. Hesap numaraları deviraşamasında ilgili belediyeye bildirilecek, belediye tarafındande vatandaşlara duyurulacaktır. Tahsil edilen bu bedellerhiçbir şekilde haczedilemeyecektir…» şeklindedüzenleme yapılmıştır.
Dosyanınincelenmesinden, Belediyece hak sahiplerine rayiç değerlerininçok altında, belirlenen bedellerle satışıyapılması sonucu Hazine ve Belediye zararı olarak belirlenen8.311.560,00-TL’nin Hazine payına düşen 4.488.242,40-TL likkısmının, rızaen İdareye müracaatlaödenmesi, aksi takdirde Hazine taşınmazlarınınsatışından Göktürk Belediyesi hesabınaaktarılması gereken meblağların Hazineye satışgeliri olarak aktarılacağı ve ayrıca bu yolla 19/06/2009 tarihinekadar tahsil edilemeyeceği anlaşılan Hazine zararınınkarşılanması amacıyla hükmen tahsili içinyargı yoluna gidileceği 06/08/2008 tarih ve 55565 sayılıValilik ile Göktürk İlk Kademe Belediye Başkanlığınabildirilmesi üzerine, Göktürk İlk Kademe BelediyeBaşkanlığı vekili tarafından İdare işlemininiptali hakkında İstanbul 10. İdare Mahkemesinde 2008/1585 EsasNo. ile Bakanlık ve Defterdarlık aleyhine açılan davada,anılan Mahkemenin 27/02/2009 tarihli ve 2008/1585 Esas, 2009/431 Kararsayılı kararı ile, ortada idari davaya konu olabilecek kesin veyürütülmesi gereken bir işlem olmadığındandavanın incelenmeksizin reddine karar verildiği; Eyüp BelediyeBaşkanlığınca kararın temyiz edildiği,Danıştay 8. Dairesinin 27.6.2012 gün ve E:2009/7359, K:2012/5880sayılı kararı ile onandığı; kararındüzeltilmesi isteminin de yine aynı Dairenin 25.6.2013 gün veE:2013/251, K:2013/5371 sayılı kararı ile reddedildiği vekararın kesinleştiği;
Bakanlıktanalınan 19/07/2008 tarih ve 39007 sayılı yazıda Hazine veBelediye zararı olarak belirlenen 8.311.560,00-TL’nin Hazinepayına düşen kısmının karşılanmasıamacıyla, Hazine taşınmazlarınınsatışından Göktürk Belediyesi hesabınaaktarılması gereken 1.336.666,75-TL’ nin Hazineyesatış geliri olarak aktarıldığına dair 06/01/2009tarih ve 882 sayılı yazı ile Göktürk İlk KademeBelediye Başkanlığına bildirilmesi üzerine,Göktürk İlk Kademe Belediye Başkanlığıvekili tarafından İdare işleminin iptali hakkındaİstanbul 9. İdare Mahkemesinde 2009/376 Esas No. ile Bakanlık veDefterdarlık aleyhine açılan davada, anılan mahkemenin11.06.2009 tarihli ve 2009/376 Esas, 2009/1103 Karar sayılıkararı ile, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; bununüzerine kararın temyiz edildiği; Danıştay10.Dairesinin, 27.1.2014 gün ve E:2009/15593, K:2014/313 sayılıkararı ile davacı idareye 4706 sayılı Yasa uyarıncaBelediye sınırları dahilindeki Hazineye aittaşınmazların satışı nedeniyle elde edilengelirden Yasa’nın 5. maddesi gereği ödenmesi gereken pay,özel hukuk ilişkisinden doğan bir alacak olaraknitelendirilemeyeceğinden; idarece, denetmen raporu ilesaptandığı belirtilen kamu zararının, olaydaki gibikamu gücü kullanılmak suretiyle tek taraflı olarak tahsiledilmesi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, İdareMahkemesince anılan işlemin iptali yolunda verilen kararda sonucuitibariyle hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyleonanarak kesinleştiği;
4706sayılı Kanunun 5. maddesi kapsamında Belediyeye devredilen veBelediyece 2008 yılında satışı yapılan 24 adettaşınmazın satış bedelinin, satışıngerçekleştiği 2008 yılı rayiçdeğerlerinin altında olduğundan bahisle toplam 4.142.887-TLHazine ve belediye zararına sebebiyet verildiğinden Hazinepayına düşen 2.237.159,12-TL’nin ödenmesi aksi haldeHazine zararının karşılanması amacıylahükmen tahsili için yargı yoluna gidileceğininbildirilmesine ilişkin 17/10/2008 tarihli ve 70018 sayılıİdare işlemi ile Bakanlık (Milli Emlak GenelMüdürlüğü) 19/07/2008 tarih ve 39007 sayılıyazısının iptali istemi ile Göktürk İlk KademeBelediye Başkanlığı tarafından İstanbul 3.İdare Mahkemesinin 2008/2089 Esas sayılı dosyasındaaçılan davada, söz konusu Mahkemenin 08/01/2009 tarih ve2008/2089 Esas, 2009/18 Karar sayılı kararında, ortada idaridavaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken birişlem olmadığından davanın incelenmeksizin reddinekarar verildiği; Eyüp Belediye Başkanlığıncakararın temyiz edildiği; Danıştay 10. Dairesinin 15.10.2009tarih ve 2009/8357 Esas, 2009/8801 sayılı kararı ile dava konusuİstanbul Defterdarlığı Avrupa Yakası Milli EmlakDairesi Başkanlığı’nın 17.10.2008 tarih ve 70018sayılı işlemi ve bu işlemin dayanağı Milli EmlakGenel Müdürlüğü’nün 19.7.2008 tarih ve39007 sayılı işlemleri sonucunda, işlemde belirtilen miktarındavacı Belediyece ödenmemesi üzerine, Hazinetaşınmazlarının satışından elde edilipGöktürk Belediyesine aktarılması gereken 1.336.666,75TL’nin satış geliri olarak davalı idare tarafındanHazineye aktarılması karşısında; artık, davakonusu işlemlerin yalnızca davacı Belediyeyi bilgilendirmeamacına yönelik işlemler olduğundan söz etmeye olanakbulunmadığı; satış gelirlerinin Hazineyeaktarılması ile kamu hukuku alanında, karşıtarafın rızasını almaya gerek olmaksızın,idarenin tek yanlı irade beyanıyla ve kamu gücükullanılmak suretiyle tesis edilen ve dolayısıyla idari davayakonu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari birişlem haline geldiği; bu durumda, dava konusu işlemlerin idaridavaya konu olabilecek, kesin ve yürütülmesi gerekenişlemler olmadığı gerekçesiyle, davanınincelenmeksizin reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabetbulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına kararverildiği; bu karar üzerine İstanbul 3. İdareMahkemesinin 2010/622 Esas numarasından bozma kararına uyularak iptalkararı verildiği; bu kararın Danıştay 10.Dairesinceonandığı ve sonrasında da kararın düzeltilmesiisteminin de reddedildiği, dolayısıyla kararınkesinleştiği anlaşılmıştır.
MülkiyetiHazineye ait olup 4706 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarıncaöncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdihaleflerine satılmak ya da genel hükümlere göredeğerlendirilmek üzere Eyüp Belediyesine (MülgaGöktürk İlk Kademe Belediye Başkanlığı)bedelsiz devredilen ve Bakanlıktan alınan 19/07/2008 tarih ve 39007sayılı yazıda, 31/12/2007 tarihinden önce Hazinetaşınmazları üzerine yapılan yapılardan Eyüpİlçesi, Göktürk Beldesinde bulunan ve 4706sayılı Kanunun 5. maddesi kapsamında Eyüp Belediyesine(Mülga Göktürk îlk Kademe BelediyeBaşkanlığı) devri yapılarak, devrigerçekleşen ve ilgili Belediyece satışı yapılanHazineye ait taşınmazlar hakkında Milli EmlakBaşkontrolörü Faruk UĞUR tarafından düzenlenen19/06/2008 tarih ve 2008/2 sayılı Basit Raporda belirtilen 27 adettaşınmazın Belediyece satışınyapıldığı tarihteki rayiçlerindendüşük olduğundan bahisle oluşan 8.311.560,00-TL Hazineve Belediye zararından Hazine payına düşen 4.488,242,40-TLve 24 adet taşınmazın Belediyece satışınyapıldığı tarihteki rayiçlerindendüşük olduğundan bahisle oluşan 4.142,887,12- TLHazine ve Belediye zararından Hazine payına düşen2.237.159,12.-TL olmak üzere toplam 6.725.401,52-TL’nin hükmentahsili için işbu görülmekte olan davanın açılmasınınMuhakemat Müdürlüğünden istenildiği görülmüştür.
Yukarıdasözü edilen Kanun hükümleri uyarınca, verilengörev kapsamındaki kamu hizmetinin yürütülmesineilişkin olarak idarece kurulan Komisyon tarafından kamugücüne dayanılarak ve tek yanlı olarak tesis edilendeğer tespiti işleminin, kesin ve yürütülmesi zorunlubir idari işlem niteliğini taşıdığı ve buişlemin, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-a. maddesinde yer verilen "idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleriihlâl edilenler tarafından açılan iptal davası"kapsamında bulunduğu açık olduğundan; buişlemin yargısal denetiminin idari yargı yerlerinceyapılacağı açıktır.
2577 sayılı Yasa’nın 12.maddesine göreilgililerinin haklarını ihlal eden bir idari işlemdolayısıyla bu işleme karşı açtıklarıiptal davasının sonuçlanması üzerineaçacakları tam yargı (ve benzeri) davasının görümve çözümünde, iptal davasına bakan yargımerciinin görevli olduğunda tartışmaya yerbulunmamaktadır.
Başka bir ifadeyle, ilgililerin haklarını ihlal eden biridari işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçılmamış olunması halinde bile, doğrudandoğruya tam yargı davası açabileceği hükmügözetildiğinde, idari yargıda, tam yargıdavasının, hukuka aykırılığı saptananişlem ve eylemlerden dolayı idarenin tazminyükümlülüğü gerçekleşmişzararlar gözönüne alınarak para cinsinden tayinedildiği, gerçek zararların giderilmesi bakımındanbir tazmin şekli olarak karşımızaçıktığı açıktır.
Dolayısıyla rayiç bedelinin tespitine ilişkinBedel Takdir Komisyonu kararı idari işlem niteliğinitaşımakta ve bu işleme karşı herhangi bir davaaçılmamış olunsa bile, ortada bir idari davatürüne bağlı olarak açılmış birtazminat davası bulunduğu kuşkusuzdur.
Diğer yandan, 4706 sayılı Yasa kapsamındagerçekleştirildiği görülen uyuşmazlıktakamu tüzel kişisi olan Bakanlıkların ve Belediyelerin buKanunlar uyarınca hesaplanan alacaklarının kamualacağı niteliğinde olduğu, dava konusu edilen parselbedelinin Kamu Kanununun emredici hükümlerine göre, idariusullerle tahsil edileceği, hesaplanacağı ve dağıtılacağı,olayın her yönü ile kamu hukukuna dayalı olduğu, onunesaslarına uygun olarak cereyan ettiği açıktır.
Bu nedenlekamu gücüne dayalı, re’sen ve tek yanlı olarak tesisedilen işlem nedeniyle açılan tam yargıdavasının görüm ve çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu, İstanbul 2.İdareMahkemesi’nin başvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle İstanbul 2.İdare Mahkemesi’ninBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 1.6.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy