T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 407
KARAR NO : 2015 / 417
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET : Jandarma Karakol Komutanlığında görev yapmakta olan davacı uzman çavuşun karakola ait hizmet aracının arızalı olması nedeniyle aynı karakolda görevli bir astsubaya ait özel oto ile hizmet amacıyla İlçe Jandarma Komutanlığına giderken trafik kazası sonucu yaralanarak sakat kalması nedeniyle oluştuğu öne sürülen manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı :K.Y. Vekili :Av. Y.S.Ş. Davalı : İçişleri Bakanlığı Vekili :Av. A.Ç. OL A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıİçişleri Bakanlığı kadrosunda Batman KozlukÜnsaldı Jandarma Karakol Komutanlığında görevyapmakta iken 2.6.2003 tarihinde karakola ait hizmet aracınınarızalı olması nedeniyle davalı İçişleriBakanlığı müstahdemi ve aynı karakolda görevli Astb.ÇavuşE.C.’ın kendisine ait 06 PB 400 plaka sayılı özel otoile kaza yaptığını; müvekkilinin araçta yolcukonumunda bulunduğu için herhangi bir kusuruolmadığını ve yaralanarak sakatkaldığını belirterek oluştuğunu önesürdüğü1.000,00 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiliistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi:15.12.2009 gün, E:2005/370, K:2009/426 sayı ile davanın kabulünekarar vermiştir. İşbu karara karşı taraflarca yapılan temyiz başvurusuüzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 14.6.2010 gün, E:2010/2561,K:2010/7124 sayılı ilamı ile özetle; dava konusu olayda,davacının yaralanmasına yol açan trafik kazasınakarışan aracın davalı idare adına kayıtlıolmadığı, aracın diğer bir görevliye ait olduğu,idareye ait hizmet aracının arızalı olması nedeniyleortaya çıkan zorunluluktan dolayı, görevin yerinegetirilmesi amacıyla kullanıldığı, bu durumdadavalı idarenin sorumluluğunun işleteni olmasındandeğil, idari hizmet eksiğinden kaynaklandığı, idareninhizmet kusuru niteliğindeki eylemi soncu meydana gelen zararlardandolayı İdari Yargılama Usulü Yasasının 2/1-bmaddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tamyargı davası açılması gerektiğigerekçesiyle yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğinedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işinesasının incelenmiş olmasının usul ve yasaya uygundüşmediğinden bahisle kararın bozulmasına kararvermiştir. ANKARA15. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: Yargıtay'ın bozma ilamınauyduktan sonra, 28.10.2010 gün, E:2010/325, K:2010/305 sayı ileözetle; davalı idarenin sorumluluğunun araç işleteniolmasından değil, idari hizmet eksiğindenkaynaklandığı, idarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemisonucu meydana gelen zararlardan dolayı İdari YargılamaUsulü Yasasının 2/1-b maddesi gereğince idareyekarşı, idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerektiğini belirterek, davanın yargıyeri görev nedeniyle reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacıvekili, bu kez 284.714,84 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat istemiyle askeriidari yargı yerinde dava açmıştır. ASKERİYÜKSEK İDARE MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRESİ: 28.9.2011gün ve Gensek No: 2011/776, E:2011/522, K:2011/1157 sayı ileözetle, “19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren6099 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 110’uncu maddesinde yapılan değişiklikgereğince davacı tarafından Mahkemelerinde açılan budavanın görev ve çözüm yerinin mahkemeleriolmayıp adli yargı yeri olduğu sonucunavarıldığı gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2247 sayılıYasanın 14., 15., ve 16. madde gerekçeleri uyarınca, 2247sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, askeri idari yargı dosyasının, adliyargı dosyası da temin edilerek, son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği anlaşılmakla, usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile AskeriYüksek İdare Mahkemesi Savcısı Halit ÜNKAZAN’ındavada adli yargının görevli olduğu yolundaki yazılıve sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,İçişleri Bakanlığı kadrosunda Batman KozlukÜnsaldı Jandarma Karakol Komutanlığında görevyapmakta olan davacının 2.6.2003 tarihinde karakola ait hizmetaracının arızalı olması nedeniyle davalıİçişleri Bakanlığı müstahdemi ve aynıkarakolda görevli Astb.Çavuş E.C.’ın kendisine aitözel oto ile trafik kazası yapması nedeniyle davacınınyaralanarak sakat kalması sonucu oluştuğu önesürülen 1.000,00 TL maddi, 7.500,00 TL manevi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Kanunun 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “ İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu yasadan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir.” denilmiş olup, geçici21.maddesinde ise “ Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz. ” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacının, Batman İl J.K.lığıKozluk İlçe J.K.lığı ÜnsaldıJ.Krk.K.lığı emrinde J.Uzm.Çvş. olarak görevyapmakta iken, karakola ait hizmet aracının arızalıolması nedeniyle 2.6.2013 tarihinde aynı karakolda görevli Astb.ÇavuşE.C.’a ait 06 PB 400 plakalı özel oto ile idari hizmetdevriyesi olarak tabldot dosyasını teslim etmek ve tabldot ile ilgilievrakı almak üzere Kozluk İlçe J.Krk.na gitmek üzereyola çıktığında Ünsaldı-Kozluk karayolunun11 inci km.sinde dar ve sert virajlı yolda süratli seyredilmesinedeni ile aracın yolda bulunan çukura düşmesineticesinde meydana gelen kazada yaralanarak sakat kaldığı,hakkında düzenlenen GATA Sağlık Kurulunun 21.3..2005tarihli raporu ile hakkında “B/58 F2 SınıfınınKarargah ve Kurumlarında Görev Yapar” kararıverildiği, olayda davacının bir kusuru veya etkisininbulunmadığı, araçta görevli yolcu konumundabulunduğu nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. Yukardabelirtilen yasal düzenleme karşısında, 2918sayılı Kanun’un Geçici 21.maddesi nazara alındığında,davacının, uyuşmazlığa konu olaya ilişkin olarakAskeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne davaaçtığı tarih 28.2.2011 olup, dolayısıyla 2918sayılı Kanun’un 110.maddesinin 1.fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda veya Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bir davabulunmadığından, 2918 sayılı Kanun’un110.maddesinin somut olaya uygulanacağıtartışmasızdır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden Ankara 15. Asliye HukukMahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SO N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin28.10.2010 gün, E:2010/325, K:2010/305 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 1.6.2015 günündeÜye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞIOYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Jandarma KarakolKomutanlığında görev yapmakta olan davacıuzmançavuşun hizmet aracının arızalıolması nedeniyle özel bir oto ile hizmet amacıylaİlçe Jandarma Komutanlığına giderken 2.6.2003tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu yaranalarak sakatkalması nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararın davalıBakanlıktan tahsili istemiyle tazminat davasıaçılmıştır. Adli ve Askeri İdariYargı organlarınca karşılıklı görevsizlikkararları verilmesi üzerine görevli yargı kolununbelirlenmesi için dosyanın gönderildiği YüksekMahkemece yapılan inceleme sonucu “Uyuşmazlığın2918 sayılı yasadan kaynaklandığı, 2918sayılı yasanın 110. maddesi gereğinceuyuşmazlığın çözümünün AdliYargının görev alanında bulunduğu”gerekçesiyle Adli Yargının görevli olduğuna oyçokluğu ile karar verilmiştir. Sayınçoğunluğun, uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden görüşüne katılamıyorum. T.C. Anayasanın 157.maddesinde “Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, Askeri olmayanmakamlarca tesis edilmiş olsabile asker kişileri ilgilendiren veaskeri hizmete ilişkin İdari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derecemahkemesi”olduğu, 1602 sayılı AskeriYüksek İdare Mahkemesi Kanunun 2508 sayılı yasa iledeğişik 20. maddesinde “Askeri Yüksek İdareMahkemesinin Türk Milleti adına askeri olmayan makamlarca tesisedilmiş olsabile asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmeteilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargıdenetimini yapacağı”, Yasanın 21. maddesinde de “20.madde de belirtilen kişileri ilgilendiren ve Askeri hizmete ilişkinİdari işlem ve eylemden dolayı açılacak iptal ve tamyargı davalarının doğrudan doğruya ve kesin olarak AskeriYüksek İdare Mahkemesince çözümlenip kararabağlanacağı” düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta,davalı idarenin gerekli ve yeterli tedbirleri almadığıiddiasına dayalı olarak tam yargı davasıaçılmıştır. Oluş, davadilekçesindeki nitelendirme ve açıklanan yasaldüzenlemeler karşısında asker kişiyi ilgilendiren,askeri hizmete işleyiş ve yürütülmesindeki varsakusurun belirleneceği dava Askeri Yüksek İdare Mahkemesiningörev alanında kalmaktadır. Sayın çoğunluk,Adli Yargıyı görevli kabul eden görüşündehukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK 110/1 md. hükümleriniesas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1.fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğan sorumlulukdavaları Adli Yargıda görülür... "hükmü getirilmiştir. Sayın çoğunlukgörüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasa hükmündegeçen bu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gerekensorumluluk davaları, 2918 Sayılı Yasa'nm 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından İdari ve Adli Yargı organlarıarasııjckrçıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 SayılıYasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918 sayılıyasanın 110. maddesinde yapılan yasa değişikliğineilişkin Hükümet gerekçesi de getirilen yenihükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan, sayınçoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C.Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddidışında yorumlu red kararı verebileceğine dair birişaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, İdare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Özbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu redkararı verilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devameder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddeninne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına, bundansonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir.Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- İdari ve Askeri Yargı organları kararverir. Anayasa Mahkemesi Adli, İdari ve Askeri kollarınınüst mahkemesi olmadığına göre bu yargıkollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesi mümkündeğildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiği yorumlu redkararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri,diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin bu yorumlarınıbenimsemelerine bağlıdır. Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesikararlarında yapılan yorumlar diğer mahkemeleri bağlamaz.Zira Anayasa Mahkemesi kararlarınınbağlayıcılığı bu kararların hükümfıkralarına münhasırdır. (Türk Anayasa HukukuDersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza, Sayınçoğunluğun kararı dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden de anlaşıldığıüzere Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kollarıarasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kolları ile arasında birgörev ihtil^ft^ın çıkmaması nedeniyleuygulanması mümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıyla İçtihadedildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) 2918 SayılıYasa'nın 110/1 md. motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğununAdli Yargıda görüm ve çözümünüdüzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Hizmetin usulüne ve hukukauygun olarak yürütülüp yürütülmediğininhizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı İYUK2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde Askeri Yüksek İdare Mahkemesiningörevli olmasına göre, Uyuşmazlıkta AdliYargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. ÜYE EYÜP SABRİ BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy