T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 94
KARAR NO : 2015 / 344
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET:Davacı Site yönetim planı değişikliğinin tapuya tescili istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanmasından kaynaklanan davanın, aynı Yasanın Ek.1 maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı :T. İ. Sit. 1. I.Merk. Üst Yön. Vekilleri : Av. A. S. & Av. M. D. Davalı :Ataşehir Kaymakamlığı Tapu SicilMüdürlüğü O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde; müvekkili Türk İş Sitesinin üçkısımdan oluştuğunu, her kısmın farklıadalarda kurulduğunu, 1. Isı Merkezi olarak da adlandırılan1.Kısmın 3324, 7284, 7285 parseller üzerine kurulduğunu, 11blok ve 592 daireden oluştuğunu; blokların etrafınıngüvenlik amacıyla duvarla çevrildiğini, her blokunkendi içinde seçtiği yöneticileri vasıtasıylayönetildiğini, her blok için ayrı yönetimplanı uygulandığını, tüm daireleriısıtmak için merkezi ısıtma sistemi yapıldığınıve buranın yönetim ve idaresi için de T.İ. Sit. 1.I. Merk.adıaltında bir yönetim oluşturulduğunu; bu sisteminyıllarca yılda bir yapılan kat malikleri genel kurulundaseçilen yöneticiler vasıtasıyla devam ettiğini; 634sayılı Kat Mülkiyeti Yasasında değişiklik yapan5711 sayılı yasa ile uygulamaya konulan toplu yapılardayönetim planı değişikliği ve yönetimteşkilini düzenleyen Yönetim Planı VeDeğiştirilmesi, başlıklı 70.maddesinde “...Topluyapı kapsamındaki yapı ve yerler için tamamınıkapsayan bir tek yönetim planı düzenlenir. Yönetimplanı, toplu yapı kapsamındaki bütün kat maliklerinibağlar. Yönetim planının değiştirilebilmesiiçin, toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsilettikleri bağımsız bölümlerintamsayısının beşte dördünün oyu şarttır...”hükmüne uygun olarak, yönetim planıdeğişikliğine gidildiğini ve yönetimplanının değiştirilmesi için 28.01.2008 tarihindeyapılan genel kurulda karar alındığını,03.05.2008 tarihinde yapılan kat malikleri genel kurulunda ise yeni yasayauygun yönetim planına geçilmesine ve yeni yönetimplanının tapuya işlenmesine karar verildiğini, gerekliimzalar toplanıp tüm blokları kapsayacak şekildeoluşturulan yeni yönetim planının 05.12.2008 tarihinde tapusicil müdürlüğüne sunulduğunu; aradan uzunca birsüre geçtiği halde başvurularının işlemekonulmadığını, birçok görüşmeneticesinde müvekkili siteye anılan yapıların topluyapı kapsamında olduğunu gösteren vaziyet planıolmadığı gerekçesiyle iade edildiğini, yenidençizdirilen vaziyet planının ve diğer tüm evrakın,bir kez daha 24.05.2010 tarihinde Ataşehir Tapu SicilMüdürlüğüne ibraz edildiğini; idareyleyaşanan sorunların ardından, 13.4.2012 tarihli dilekçeile 05.12.2008 tarihinden beri sonuçlandırılmayan yönetimplanı değişikliği dosyasının, 18.04.2012 tarih veB091TKG4349501/1309 Sayılı, Konu: Yönetim PlanıDeğişikliği başlıklı belge ile reddedildiğini;bu belgenin, hukuki hiçbir gerekçeye dayanmadığını, inatlaşma ürünü ve vatandaşı korkutmayayönelik bir karar olduğunu; 18.4.2012 tarihli yazıda 11 blokiçin 11 ayrı yönetim planı düzenlendiğininiddia edildiğini, ancak bu iddianın gerçeğiyansıtmadığını, 11 blok için sadece tekyönetim planı düzenlendiğini, sadece bloklar içinimza kolaylığı olması için her blok içinayrı liste yazıldığını, imza kısmındanönceki paragrafta tüm parsellerin yazılarak site yönetimiiçin tek plan olduğunun açıkça yazıldığını;ayrıca hazurun cetvelinin noter onaylı olmadığıbeyanın da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira 592 kişininaynı anda defter imzalamasının filen mümkün bulunmadığını;tek bir apartman toplantısında dahi kararlar alındıktansonra deftere geçilerek sonradan imzalanırken 11 blok ve 592kişinin aynı anda defter imzalamasının hayatınolağan akışına aykırı olduğunu; yönetimplanında düzenleme tarihi bulunmadığı iddiasınında gerçek dışı olduğunu, zira yönetimplanının düzenleme tarihinin yazılı olduğunu; bundanbaşka, genel kurul toplantısına adına kayıtlıbağımsız bölümü sattığı halde eskimalikin toplantıya katıldığı iddiasınınciddi olmadığını; yine davalı idarenin, bazıbağımsız bölüm maliklerinin birden çokolduğundan, ancak toplantıya tek isim iştirak ettiğindenbahsettiğini; bu durumun izahının; müvekkil sitedeher blok altında tüm blok kat maliklerinin belli oranlardamüştereken malik oldukları ortak alanlarınbulunduğunu, buraların kimi zaman bisiklet odası, kimi zamanelde kalan kullanılmayan eşyaların konulduğu depo, kimizamanda başka ortak amaçlar için kullanıldığını,buralar ile alakalı tasarrufların her blokta blok yöneticisinebırakıldığını, nitekim, genel kurulda bubağımsız bölümleri kat malikleri adınaimzalayanların ilgili blok yöneticileri olduğunu; kendikullandığı bağımsız bölüm içinyönetim planını onaylayan, imzalayan ve kabul eden kat malikininçok cüzi hisse sahibi olduğu için yönetim planınıevleviyetle onayladığı ve kabul ettiğinin aşikarolduğunu ifade ederek; davalı idarenin 18.04.2012 tarihli veB091TKG4349501/1309 sayılı işleminin/ kararının iptaliistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL 4.İDAREMAHKEMESİ; 24.5.2012 gün ve E:2012/828, K:2012/1015 sayıile, 23/06/1965 tarih ve 634 sayılı Kat MülkiyetiKanunu’nun Görevli Mahkeme başlıklı ek 1. maddesinde;bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlüanlaşmazlığın sulh mahkemelerinde çözümleneceğikuralının yer aldığı; dava dilekçesi veeklerinin incelenmesinden, davacı site yöneticiliğitarafından üç farklı kısımdan oluşan veher kısmı farklı adalarda kurulu bulunan 1.Isı Merkeziolarak da adlandırılan 11 adet blok ve 592 daireden ibaret yer ileilgili olarak hazırlanan yönetim planın tapu sicilineişlenmesine yönelik olarak yapılan başvurunun, 634Sayılı Kanun ve Tapu Kadastro GenelMüdürlüğü'nün 29.1.2008 tarihli ve 2008/1sayılı genelgesi birlikte değerlendirildiğindekarşılanmasının mümkün olmadığıgerekçesiyle reddedilmesi yönünde AtaşehirKaymakamlığı Tapu Sicil Müdürlüğü'nce18.4.2012 tarihli ve 1309 sayılı işlemin tesis edilmesiüzerine bakılan davanınaçıldığınınanlaşıldığı; bu durumda, 634 sayılı KatMülkiyeti Kanunun uygulanmasından doğan dava konusu uyuşmazlığınçözümünde anılan Yasa maddesi uyarınca adliyargı merciinin (Sulh Hukuk Mahkemesinin) görevli olduğusonucuna varıldığı gerekçesiyle; davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine bu karar,Danıştay 10.Dairesinin 25.4.2014 gün ve E:2012/6950, K:2014/2676sayılı kararıyla onanmış ve görevsizlikkararı kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez,Ataşehir Kaymakamlığı Tapu SicilMüdürlüğünün 18.04.2012 tarih veB091TKG4349501/1309 sayılı, yönetim planıdeğişikliği başlıklı belge ile müvekkilisiteye ait yönetim planı değişikliği talebinin reddineilişkin kararının iptali; işlemin iptalininmümkün olmaması halinde toplu yapı yönetimplanının tescili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL ANADOLU 17.SULHHUKUK MAHKEMESİ; 24.10.2014 gün ve E:2014/748, K:2014/714 sayıile, davacı vekili tarafından mahkemelerine verilen davadilekçesinde; Ataşehir Kaymakamlığı Tapu SicilMüdürlüğünün 18.04.2012 tarih veB091TKG4349501/1309 sayılı, yönetim planıdeğişikliği başlıklı belge ile müvekkilisiteye ait yönetim planı değişikliği talebinin reddineilişkin kararının iptalinin ve işlemin iptalininmümkün olmaması halinde toplu yapı yönetimplanının tescilinin talep edildiği; Davacı SiteYöneticiliği tarafından siteye ait yönetim planınındeğiştirilmesi için 2008 yılından 2012yılına kadar Ümraniye Tapu Müdürlüğüile yerleşim yerinin bağlı bulunduğu ilçenindeğişmesi nedeniyle Ataşehir TapuMüdürlüğü arasında değişik tarihlerdeaynı mahiyette başvuruların yapıldığı, ancakdefalarca ilgili idari birimleri tarafından bu başvurulara cevapverilmemesi üzerine en son arşive kaldırılan yönetimplanı değişikliğinin 13.04.2012 tarihli dilekçe ileyıllarca bekletilen evrakın 5 gün içerisinde 18.4.2012tarih ve B091TKG4349501/1309 sayılı yönetim planıdeğişikliği talebinin reddine dair karar verildiği veverilen bu kararın idari işlem mahiyetinde olduğu,dolayısıyla idari işlemin iptali için davacı siteyönetiminin usûl ve hukuka uygun bir şekilde idari yargıyabaşvurduğu ancak idare mahkemesinin görevsizlik kararıverdiği ve İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen bukararın aleyhine temyiz yoluna başvurulduğundanDanıştay 10. Dairesinin de verilen kararıonadığının anlaşıldığı;davanın özünün Kat Mülkiyeti Kanunundankaynaklandığından bahisle sulh hukuk mahkemesinin görevalanına girdiği gerekçe olarak belirtilmiş ise de,davanın özünün kat mülkiyeti kaynaklıyönetim planı değil yönetim planınındeğiştirilmesi talebinin reddine dair verilen idari işleminiptali davası olduğu, hukuk mahkemesinin davacı sitenintalebinde olduğu gibi yönetim planını oluşturma vebunu tapuya tescil etme gibi bir durumda olmadığı, bunun ancakdavalı idare tarafından yapılabileceğinin açıkolduğu, davalı idarenin talebin reddi yönündekitasarrufunun değerlendirilmesinin mahkemelerine değil idariyargının görev alanına girdiği, idare mahkemesitarafından verilen kararın Danıştay tarafındanonaylanması nedeniyle “OIumsuz yargı yeriuyuşmazlığı” meydana gelmiş olduğugerekçesiyle; UMK. madde 19 gereğince mahkemelerinin görevsizliğine,oluşan olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyledosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiş; ancak dosya sehven Yargıtay 17.Hukuk Dairesinegönderilmiş ise de; anılan Daire 18.12.2014 gün veE:2014/23278, K:2014/18970 sayı ile, yargı yeri belirlemekoşulları bulunmayan dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmek üzere mahalline gönderilmesine karar vermiş veİstanbul Anadolu 17.Sulh Hukuk Mahkemesince dosya Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1-2247 sayılıYasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinesulh hukuk mahkemesince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2-2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir. Yasakoyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla daha kısazamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda,adli yargı yerince, davada adli yargının görevliolduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmekle birlikte,bununla yetinilmemiş ve re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmuştur. Bu haliyle, İstanbul Anadolu17.Sulh Hukuk Mahkemesince re’sen yapılan başvuru, 2247sayılı Yasa’da öngörülen yöntemeuymamaktadır. Ancak, adli ve idari yargıyerleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, Sulh Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 14, 15 ve 19. maddelerinde öngörülen durumunaksine, adli yargı kararının kesinleşme durumu açıklığakavuşturulmadan ve önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası temin edilmeden Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulduğu görülmekte ise de; Başkanlıkyazısıyla, idari yargı dava dosyasının Mahkemesindenistenildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaadli yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, İstanbulİli, Ataşehir İlçesi, Yukarıdudullu Mahallesinde KatMülkiyeti Kanununa tabi 3324, 7284 ve 7285 parsel sayılıtaşınmazlar üzerine kurulu 1. Isı Merkezi olarak daadlandırılan Türk İş Sitesi 1. Kısma aityönetim planlarının 634 sayılı Kat MülkiyetiKanununun 5711 sayılı kanunla yapılan değişiklikkapsamında toplu yapı temsilciler kurulu oluşturulmak suretiyletoplu yapı kapsamına alındığından bahisleyönetim planında yapılan değişikliğin tapusiciline tescili istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkinAtaşehir Kaymakamlığı Tapu SicilMüdürlüğünün 18.04.2012 tarih veB091TKG4349501/1309 sayılı kararının/işlemininiptali, işlemin iptalinin mümkün olmaması halindetoplu yapı yönetim planının tescili istemiyleaçılmıştır. Dava konusunu oluşturan davacıSite Yöneticiliğinin talebinin reddine ilişkin Ataşehir KaymakamlığıTapu Müdürlüğünün 18.04.2012 tarih veB091TKG4349501/1309 sayılı kararında; anılanMüdürlük tarafından yapılan incelemede;tümü noter onaylı olmak üzere, davacı tarafın başvuru dilekçelerine ekli olarak; KatMalikleri Genel Kurul Toplantı Tutanağı ve bu tutanağa eklitoplam 592 bağımsız bölüm maliklerinden 423imzalı hazirun cetvelinin bulunduğu; yönetim planıörneğinin 3324, 7284 ve 7285 parsel sayılıtaşınmaz mallar için toplu düzenlendiğibelirtilmesine karşın sadece 3324 parseldeki 72bağımsız bölümden ibaret A Blok maliklerinden 55malikin, imzalarının bulunduğu, aynıtaşınmaz mallar için toplu düzenlendiğibelirtilmesine karşın sadece 3324 parseldeki 40bağımsız bölümden ibaret B-l Blok maliklerinden 30, B-2Blok maliklerinden 27, 20 bağımsız bölümden ibaret CBlok maliklerinden 15 malikin imzasının bulunduğu; 7284parseldeki 108 bağımsız bölümden ibaret A Blokmaliklerinden 74, 60 bağımsız bölümden ibaret B Blokmaliklerinden 36, 60 bağımsız bölümden ibaret C Blokmaliklerinden 46, 60 bağımsız bölümden ibaret D Blokmaliklerinden 37 malikin imzasının bulunduğu; 7285 parseldeki 72bağımsız bölümden ibaret A Blok maliklerinden 59, 40bağımsız bölümden ibaret B Blok maliklerinden 26, 20bağımsız bölümden ibaret C Blok maliklerinden 17malikin imzasının bulunduğu; Ataşehir Belediyesi İmarve Şehircilik Müdürlüğünün 02.04.2010tarihli, “15.09.1986 tarih 86/3851 ve 16.06.1982 tarih ve 6954sayılı onaylı projelere göre 3324, 7284, 7285 parsellerdekiyapıların toplu olarak gösterildiği yönetimplanına esas olmak üzere onaylanan vaziyet planıdır.”belirtmesi ile onaylı toplu yapı vaziyet planının ibrazedildiği, 03.05.2008 tarihli Olağanüstü genel kurultoplantısına sayı ve arsa payı çoğunluğusağlanarak katılımın gerçekleştiği ve 426malikin toplantı günü bizzat kendileri tarafındanimzalanarak hazırlandığının belirtildiğinin anlaşıldığı; iş bu inceleme ve tespitlere göre; Site yönetiminin03.05.2008 tarihinde yaptığı belirtilerek ibraz edilen katmalikleri kurulu genel kurul tutanağı ve hazirun cetvelinin,kooperatif karar defterine kayıtlı noter onaylıbulunmadığından, Müdürlüklerinde yapılacaktescile esas belge niteliğini taşımadığı; 03.05.2008tarihli genel kurulu kararı ve yönetim planlarındakibağımsız bölüm maliklerinden bazıbağımsız bölüm maliklerinin taşınmazmallarını daha önceki tarihlerde sattığı haldeeski sahibinin kurul toplantısına katıldığı,(örnek 3324 parsel A Blok 3,9,15,38,59,72 vs.) bazıbağımsız bölüm maliklerinin birden çokolmasına karşın yönetim planı ve hazirun cetvelindetek isim iştirak ettirildiğinin (Örnek:3324 parsel A Blok 28, 52B- 1 blok 1,34,43 B-2 blok 41,43,67 vs.) tespit edilmiş olduğu; ayrıca, 3324, 7284 ve 7285 parsel sayılı taşınmazmallar üzerinde mevcut bulunan 11 adet blok inşaat için tekbir yönetim planı hazırlanıp bu tek yönetimplanının kat maliklerince imzalanması gerekirken 11 blokyapı için 11 ayrı yönetim planıdüzenlendiği gibi, yönetim planlarının 03.05.2008tarihinde yapılan kat malikleri kurulu toplantısında alınankarar gereğince hazırlandığı belirtilmekleyetinildiğinden, işbu yönetim planlarınındüzenlenme tarihinin bulunmadığı; 634sayılı Kat Mülkiyeti Kanununda değişiklik yapan 5711sayılı yasa ile değişik Geçici 3. Maddesi, 70. maddelerive Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 29.01.2008tarih ve 2008/1 sayılı Genelgeleri birliktedeğerlendirildiğinde, yukarıda belirlenen eksikliklerden dolayıtoplu yapı yönetim planı değişiklik talebininkarşılanmasının mümkün bulunmadığıifade edilerek; davacının talebinin reddedildiğigörülmüştür. 23.6.1965 tarih ve 634sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 9. maddesinde, “Katmülkiyetine veya kat irtifakına ait kütük kaydındaveya kat malikleri arasındaki sözleşmede veya yönetimplanında veya bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, katmülkiyetinden doğan anlaşmazlıklar, Medeni Kanun ve ilgili diğerkanunlar hükümlerine göre karara bağlanır.”; 18. maddesinin birincifıkrasında, “Kat malikleri, gerek bağımsızbölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırkendoğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsızetmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetimplanı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarakyükümlüdürler.”; “YönetimPlanı” başlığını taşıyan 28.maddesinde, “Yönetim planı yönetim tarzını,kullanma maksat ve şeklini yönetici ve denetçilerinalacakları ücreti ve yönetime alt diğer hususlarıdüzenler. Yönetim planı, bütün kat maliklerinibağlıyan bir sözleşme hükmündedir. Yönetim planındahüküm bulunmayan hallerde, anagayrimenkulün yönetimindendoğacak anlaşmazlıklar bu kanuna ve genel hükümleregöre karara bağlanır. (Değişik fıkra:13/04/1983 - 2814/11 md.) Yönetim planınındeğiştirilmesi için bütün kat maliklerininbeşte dördünün oyu şarttır. Kat maliklerinin 33üncü maddeye göre mahkemeye başvurma haklarısaklıdır. Yönetim planı ve bundayapılan değişiklikler, bütün kat malikleriyleonların külli ve cüzi haleflerini ve yönetici vedenetçileri bağlar. Yönetim planınınve onda sonradan yapılan değişikliklerin tarihi, katmülkiyeti kütüğünün (Beyanlar) hanesindegösterilir ve bu değişiklikler yönetim planınabağlanarak kat mülkiyetinin kuruluş belgeleri arasındasaklanır.”; “ Yeter sayı”başlığını taşıyan 30.maddesinde; “Kat maliklerikurulu, kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımındanyarısından fazlasiyle toplanır ve oy çokluğuylakarar verir. (Değişik ikinci fıkra: 14/11/2007-5711/15 md.) Yetersayının sağlanamaması nedeniyle ilk toplantınınyapılamaması halinde, ikinci toplantı, en geç onbeşgün sonra yapılır. Bu toplantıda karar yetersayısı, katılanların salt çoğunluğudur. Bu kanunda yeter sayı için ayrıca konulmuş olanhükümler saklıdır.”; “Oya katılma” başlığınıtaşıyan 31.maddesinde; “ Her kat maliki, arsa payıoranına bakılmaksızın, bir tek oy hakkına sahiptir. Anagayrimenkulde birden ziyade bağımsız bölümüolan kat maliki, her bağımsız bölüm içinayrı bir oy hakkına sahiptir; bununla beraber onun malik olduğubağımsız bölümlerin sayısı ne olursa olsun,sahip olacağı oy sayısı bütün oylarınüçte birinden fazla olamaz; oy hesabı yapılırkenkesirler gözönüne alınmaz. Bir bağımsız bölümün birden ziyade maliki varsa,kat malikleri kurulunda bunları içlerinden vekalet verecekleribirisi temsil eder. Kat maliklerinden biri ehliyetsiz ise onu kanunimümessili temsil eder. Alınacak karar doğrudan doğruya kendini ilgilendiren kat malikigörüşmelerde hazır bulunabilir, fakat oya katılamaz. (Değişik son fıkra: 14/11/2007-5711/16 md.) Kat maliklerindenbiri, oyunu yetkili vekil eliyle kullanabilir. Bir kişi, oysayısının yüzde beşinden fazlasını kullanmaküzere vekil tayin edilemez. Ancak, kırk ve daha az sayıdaki katmülkiyetine tâbi taşınmazlarda bir kişi, en fazla ikikişiye vekâlet edebilir.”; “Kararlar”başlıklı 32.maddesinde,“Anagayrimenkul kat malikleri kurulu tarafından, sözleşme,yönetim planı ve kanun hükümleri uyarınca verilecekkararlara göre yönetilir. Bütün kat malikleriylekülli ve cüzi halefleri, yönetici ve denetçiler, katmalikleri kurulunun kararlarına uymakla yükümlüdürler. Anagayrimenkulünkullanılmasından veya yönetiminden dolayı kat malikleriarasında veya bunlarla yönetici ve denetçiler arasındaveya denetçilerle yöneticiler arasında çıkananlaşmazlıklar, kat malikleri kurulunca çözülürve karara bağlanır. Kat malikleri kurulukararları 1'den başlayıp sırayla giden sayfanumaraları taşıyan her sayfası noter mühüriyletasdikli bir deftere yazılarak, toplantıda, bulunan bütünkat maliklerince imzalanır karara aykırı oy verenler buaykırılığın sebebini belirterek imza koyarlar. Bir husus hakkında ilerdeçıkan anlaşmazlıklar, karar defterinde aynı hususadair daha önce verilmiş bir karar varsa kaide olarak ona göreçözülür.”; “HakiminMüdahalesi” başlığını taşıyan 33.maddesinde, “(Değişik fıkra: 14/11/2007-5711 S.K./17.mad.)Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısınakatılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırıoy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ayiçinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararıöğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karartarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulünbulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; katmalikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanlahükümsüz sayıldığı durumlarda sürekoşulu aranmaz. Kat maliklerinden birinin yahut onun katından kiraakdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlısurette faydalanan kimsenin, borç ve yükümlerini yerinegetirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri,anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarakhâkimin müdahalesini isteyebilir. Hakim, ilgilileri dinlediktensonra, bu kanuna ve yönetim planına ve bunlarda bir hükümyoksa, genel hükümlere ve hakkaniyet kaidelerine göre derhalkararını verir ve bunun, tesbit edeceği kısa bir süreiçinde yerine getirilmesi lüzumunu ilgiliye tefhim veya tebliğeder. (Değişik fıkra:14/11/2007-5713 S.K./17.mad.) Tespit edilen süre içindehâkimin kararını yerine getirmeyenlere, aynı mahkemece,ikiyüz elli Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadaridarî para cezası verilir. 25 inci madde hükmüsaklıdır.”; “Yönetimplânı ve değiştirilmesi”başlığını taşıyan 70.maddesinde; “ (Ek: 14/11/2007-5711/22 md.) Toplu yapı kapsamındakiyapı ve yerler için tamamını kapsayan bir tekyönetim plânı düzenlenir. Yönetim plânı,toplu yapı kapsamındaki bütün kat maliklerini bağlar.Yönetim plânının değiştirilebilmesi için,toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleribağımsız bölümlerin tamsayısınınbeşte dördünün oyu şarttır. Geçici yönetimle ilgili yönetim plânıhükümleri, toplu yapı alanındaki bağımsızbölüm maliklerinin beşte dördünün oylarıyladeğiştirilebilir.”; Geçici 2.maddesinde, “( Ek madde: 23/06/2009-5912 S.K./5.mad. ) Bu Kanununyürürlük tarihinden önce kurulan toplu yapılara aityönetim planlarının, bu Kanun hükümlerineuyarlanması amacıyla yapılacak ilk değişiklikiçin mevcut kat malikleri kurulunun salt çoğunluğuyeterlidir. Mevcut toplu yapı yönetimleri, değiştirilenyönetim planına göre yeni yöneticiler seçilinceyekadar geçici yönetim olarak görevini sürdürür.Toplu yapı yöneticisi seçimi, en geç yönetimplanının değiştirilmesini takip eden üç ayiçinde yapılır.”; 14/11/2007 tarihli ve 5711sayılı Kanunun geçici maddeleri kapsamında yer alanGeçici 3.maddesinde; “Bu Kanunun yürürlüğe girmesindenönce kurulan toplu yapılara ait yönetim plânları,yürürlük tarihinden itibaren en geç altı ayiçinde bu Kanun hükümlerine uyarlanır. Yönetimplânında bu yönde değişiklik yapılmasıiçin mevcut kat malikleri kurulunun salt çoğunluğu yeterlidir.Mevcut toplu yapı yönetimleri, yönetim plânıdeğişip buna göre yönetici seçilene kadargeçici yönetim olarak görevini sürdürür. Topluyapı yöneticisi seçimi, en geç yönetimplânının değişimini takip eden üç ayiçinde yapılır.”; “GörevliMahkeme” başlıklı Ek 1.maddesinde ise, “(Ek madde:13/04/1983-2814/15 md.) Bu Kanunun uygulanmasından doğacak hertürlü anlaşmazlık sulh mahkemelerindeçözümlenir.” Hükümlerineyer verilmiştir. Olayda,İstanbulİli, Ataşehir İlçesi, Yukarıdudullu Mahallesinde KatMülkiyeti Kanununa tabi 3324, 7284 ve 7285 parsel sayılıtaşınmazlar üzerine kurulu 1. Isı Merkezi olarak da adlandırılanTürk İş Sitesi 1. Kısma ait yönetimplanlarının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 5711sayılı kanunla yapılan değişiklik kapsamındatoplu yapı temsilciler kurulu oluşturulmak suretiyle toplu yapıkapsamına alındığından bahisle yönetimplanında yapılan değişikliğin tapu siciline tescili istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkinAtaşehir Kaymakamlığı Tapu SicilMüdürlüğünün 18.04.2012 tarih veB091TKG4349501/1309 sayılı kararının/işlemininiptali, işlemin iptalinin mümkün olmaması halindetoplu yapı yönetim planının tescili istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. 634sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri ve somut olaybirlikte irdelendiğinde: Anagayrimenkulünyönetim tarzını, kullanma maksadını, şeklini veyönetime ait diğer hususları düzenleyen ve katmülkiyetinden doğan anlaşmazlıklarınçözümünde dikkate alınan yönetimplanının, bütün kat maliklerini bağlayan birsözleşme niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Yönetimplanının değiştirilmesine ilişkin usullerin veuyulması gereken koşulların; yönetim planınailişkin diğer düzenlemelerin ve anlaşmazlıklarınçözüm yerinin anılan Yasa’da belirlenmişolması gözetildiğinde, “Yönetim Planıdeğişikliğinin tapuya tesciline karar verilmesi” isteminin reddine ilişkin işlemin iptali, işlemin iptalininmümkün olmaması halinde toplu yapı yönetimplanının tapuya tescili istemiyle açılan davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yerleriningörevli bulunduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul Anadolu 17.Sulh Hukuk Mahkemesinin yönteme aykırı başvurusununreddi ile, aynı Mahkemece ayrıca verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul Anadolu 17.Sulh Hukuk Mahkemesinin yöntemeaykırı BAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı MahkemeceAyrıca verilen 24.10.2014 gün ve E:2014/748, K:2014/714sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 1.6.2015gününde, Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Davacı siteyöneticiliğinin, site yönetim planıdeğişikliğinin, tüm yasal prosedürüntamamlanmasına rağmen Tapu SicilMüdürlüğünce tapuya tescili işleminingerçekleştirilmemesi nedeniyle davalı idare aleyhine eldekidava açılmıştır. Uyuşmazlık, hangiyargı kolu (Adli -İdari) nun görevli olduğu noktasındatoplanmaktadır. Davacı, husumetiyönetim planı değişikliğini tapuya tescil edecek olandavalı idareye yönelterek davayı açmıştır. Dava, tesciligerçekleştirecek olan İdarenin başvuruyu İdari birişlem ile ve yazılı gerekçe ile reddetmesi üzerineaçılmış olup 2577 sayılı İ.Y.U.K. 2.maddesinde düzenlenen İdari dava niteliğindekiUyuşmazlık İdari Yargının görev alanınagirmektedir. Zira, İdarenin redişlemini denetleyecek olan yargı kolu İdari Yargıdır. İdare Mahkemesi, tescilprosedürünün tamamlanmadığı, eksikliklerbulunduğu kanaatine varması durumunda, İdarenin tescilbaşvurusunu red işlemi hukuka uygun olacağından İdariYargıca açılan dava reddedilecektir. Aksi halde, idari işlemhukuka aykırı bulunduğundan İdari Yargıca iptaledilerek davacının tescil başvurusunungerçekleştirilmesi yönünde karar verilecektir. Diğer taraftan tesciliçin gerekli olan eksikliklerin sağlanması davanın konusuolmadığı gibi taşınmaz malikleri de eldeki davadataraf olmadıklarından, davalı idare aleyhinde tescil kararıverilmesi de mümkün değildir. Davanın, tescilbaşvurusunun idarece reddi üzerine idare aleyhineaçılması nedeniyle uyuşmazlıkta 634 sayılıyasanın geçici 1. maddesi hükümlerinin uygulanmasısöz konusu bulunmamaktadır. Sonuç olarak dava,idarenin tescil başvurusunun reddine ilişkin işleminin hukukauygunluk noktasında denetlenmesine yönelik bulunduğundan, idarealeyhine açılan eldeki davada İdari Yargınıngörevli kabul edilmesi gerekirken uyuşmazlıkta AdliYargıyı görevli kabul eden sayın çoğunlukgörüşüne karşıyım. ÜYE EYÜP SABRİ BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy