T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 283
KARAR NO : 2015 / 300
KARAR TR : 4.5.2015
ÖZET : 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :S.G. Davalı :İstanbul Valiliği, A Bölgesi Trafik Ekipler Amirliği O L A Y : İstanbul Valiliği TrafikEkipler Amirliğince yapılan incelemede, 34 FK 4184 plakasayılı aracın yasa dışıtaşımacılık yaptığının tespitedildiğinden bahisle, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun Ek 2/3. madde ve fıkrası uyarınca, sürücübelgesi sahibi H.G. adına 1.9.2013 gün ve GV-993504 seri-sıra,araç sahibi davacı adına 1.9.2013 gün ve GV-993505seri-sıra sayılı Trafik İdari Para Cezası KararTutanakları düzenlenerek, ayrı ayrı 2.102,00 TL idari paracezası verilmiş ve ayrıca bu tutanağa istinadendüzenlenen 1.9.2013 tarih ve 0317012 sayılı AraçTrafikten Men Tutanağı ile araç 60 gün süre iletrafikten men edilerek muhafaza altına alınmıştır. Davacı, 1.9.2013 gün veGV-993505 seri-sıra numaralı Trafik İdari Para Cezası KararTutanağı ile adına verilen idari para cezasınıniptal edilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL 3.İDARE MAHKEMESİ: 16.12.2013 gün ve E:2013/2603, K:2013/1967sayı ile; 2918 sayılı Kanun ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3. maddesinde yer alan düzenlemekarşısında, açılan davada idari yargınıngörev alanına giren bir durumun olmaması nedeniyle, davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı, bu kezaynı istemle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. BAKIRKÖY 15.SULH CEZA MAHKEMESİ: 8.7.2014 gün ve D.İş:2014/388sayı ile; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8.maddesine idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması nedeniyle yapılan başvuru konusunda karar vermegörevinin idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı ile dosyanın görevuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 4.5.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Olay kısmındabelirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1- 2247 sayılıYasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılıYasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargı mercilerindenbirisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veyaincelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlikkararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler ” hükmüne göre ise, adli yargıyeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararıveren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli birkarar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda,adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte,bununla yetinilmemiş, görevli merciin belirtilmesi için davadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verilmiştir. Buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasada öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesincere’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Yasanın19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 2918 sayılıKanun’un Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrasıuyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun “Araçlarıntescil edildikleri amacın dışındakullanılması” başlığı altındadüzenlenen Ek 2. maddesi, üçüncüfıkrasında, “(Ek fıkra: 31/5/2012-6321/3 md.)İlgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediyesınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcutaşıyan kişiye, araç sahibine, bağlıbulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularınabirinci fıkrada gösterilen idari para cezası üç katolarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içindetekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanır.Ayrıca, araç her defasında altmış gün süreile trafikten men edilir” hükmü yer almış iken,Anayasa Mahkemesi 11.9.2014 gün ve E:2014/52 sayı ile, fıkradayer alan “araç sahibine” ibaresi ile “Ayrıca,araç her defasında altmış gün süre iletrafikten men edilir” cümlesinin araç sahibiyönünden iptaline karar vermiş, ancak karar henüzyayımlanmamıştır. Uyuşmazlık Mahkemesi,2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesi kapsamındaaraç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilen adlicezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112. maddeyede herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanındagörmüştür. 30.3.2005 gün ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde, " (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise"idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu para cezasınaitiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Bakırköy 15. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.madde kapsamındagörülen başvurusunun reddi ile, ayrıca aynı Mahkemece verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Bakırköy 15. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.maddekapsamında görülen BAŞVURUSUNUN REDDİ ile, ayrıcaaynı Mahkemece verilen 8.7.2014 gün ve D.İş:2014/388 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 4.5.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy