T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 287
KARAR NO : 2015 / 304
KARAR TR : 4.5.2015
ÖZET : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/8. maddesi uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı halde araç kullandığından bahisle davacı hakkında düzen-lenen sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.K.
Vekili : Av. H.Y.D.
Davalı :İstanbul Valiliği
O L A Y :İstanbul Valiliği Bölge Trafik Tescil ve Denetleme ŞubeMüdürlüğünce yapılan denetim sırasında,uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespitedildiğinden bahisle, davacı adına 13.1.2014 gün ve HE-350778seri-sıra sayılı Trafik İdari Para Cezası KararTutanağı düzenlenerek, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 48/8. maddesi uyarınca 3.741 TL. idari para cezası verilmiş,aynı birim tarafından sürücü belgesi geri almatutanağı düzenlenmiştir.
Davacı vekili, idari paracezasının iptali ile sürücü belgesinin iadesiistemiyle adliyargı yerine itirazda bulunmuştur.
İSTANBUL 3. SULH CEZAMAHKEMESİ; 31.1.2014 gün ve D.İş:2014/592, K:2014/592 sayıile; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesinegöre idari para cezası yanında idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olmasınedeniyle davanın çözümünün idari yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş,verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez,sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL5. İDARE MAHKEMESİ: 20.10.2014 gün ve E:2014/355, K:2014/1869 sayıile; 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesinde yapılan yenidüzenleme uyarınca ve Uyuşmazlık Mahkemesinin konu ileilgili kararları emsal alınarak davanın çözümününadli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, verilen kararkesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 4.5.2015 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucunavarılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılancezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkındayapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘cezadavası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adlive idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyasınınonaylı örneği de temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, “sürücü belgesigeri alma tutanağının iptali istemiyle açılan dava yönündenoluşan” görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,2918 sayılı Yasa’nın 48/8. maddesi uyarınca düzenlenensürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlığınçözümü için, aynı maddi olaydankaynaklanan sürücü belgesi geri alma tutanağı ile paracezası verilmesine ilişkin işlemlerin 2918 ve 5326sayılı Kanunlar uyarınca, ayrı ayrı incelenmesigerekmektedir.
13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun “Alkol, uyuşturucu veya uyarıcımaddelerin etkisi altında araç sürme yasağı”başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında,“ (Deği-şik:8/1/2003-4785/3 md) Uyuşturucu ve keyif vericimaddeleri alarak araç kullananlara, eylemi başka bir suçoluştursa bile ayrıca, altı ay hafif hapis cezası ilebirlikte 532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır vesürücü belgeleri süresiz olarak gerialınır” denilmekte iken, madde 24.5.2013 tarihli 6487sayılı Kanun’un 19.maddesiyle yeniden düzenlenmiş,maddeye aynı Kanunla;
“Uyuşturucu veya uyarıcı maddealdığı tespit edilen sürücülere 3.600 TürkLirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesibeş yıl süreyle geri alınır. Bu kişilerhakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu hükümleriuygulanır.” şeklinde, önceki altıncıfıkra yerine yeniden düzenleme yapılarak sekizinci fıkra;
“Sürücü belgeleriningeçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesindesayılan görevliler tarafından yapılır ” denilmeksuretiyle de onikinci fıkra eklenmiştir.
Anılan Kanun’un, “Trafikzabıtasının görev ve yetki sınırı ile genelzabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkinyetkisi” başlığı altında düzenlenen6. maddesinde ise, “Trafik zabıtası ve genel zabıtanıngörev ve yetki sınırı;
a)Trafikzabıtası:
Trafikzabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir.
Mülkiidare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlugörülen haller dışında, trafik zabıtasınagenel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz.
b)Genel Zabıta
Trafikzabıtasının bulunmadığı veya yeterliolmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir” denilmektedir.
Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılıYasa’nın 116. maddesi kapsamında araç tescilplakasına göre düzenlenenler dışında trafikzabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşıaçılan davaları; bu uygulamanın idari cezakapsamında bulunması; Yasada idari cezalarla ilgili davalardagörevli yargı yerini açıkça belli eden birhükme yer verilmemesi; 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten öncekihali ile, bu Yasada gösterilen adli cezalara hükmetmeklegörevli mahkemeye işaret eden 112. maddeye de herhangi biratıfta bulunulmamış olması karşısında vegöreve ilişkin genel ilkelere göre idari yargınıngörev alanında görmüş iken; 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğegirmesinden sonra; öngörülen trafik paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşıldığından, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararla-rına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davaların görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varmıştır.
Uyuşmazlığınesasını oluşturan, sürücü belgesi geri almatutanağına ilişkin karara gelince:
5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için;
a) Bir meslekve sanatın yerine getirilmemesi,
b)İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsatveya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracınıntrafikten veya seyrüseferden alıkonulması,
gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilmiştir.
KabahatlerKanunu’nun “Genel kanun niteliği”başlıklı 3 üncü maddesini değiştiren6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesinde," (1) Bu Kanunun;
a) İdariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında,
uygulanır"hükmü yer almış olup; bu Kanun’un genelhükümleri arasında yer alan 27. maddesinin (1) numaralıbendinde, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeşgün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabileceğiöngörülmüştür.
Bunagöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, Kanun’un 19. maddesinde sayılanyaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla, diğer kanunlardaaksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı;diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma ve CezalarınUygulanması başlıklı Dokuzuncu Kısım’adahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgilidavalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasınıgerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılacağı ifade edilmiş; böyleliklesürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh cezamahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12.7.2013tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılan değişiklikile, maddenin başlığı, “Sürücübelgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki”;şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği haller hariç olmak üzere,sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemeleri karar verir.
Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikincive üçüncü fıkralarında yazılı“100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniylesürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerineişlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerinegönderilir.
Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlaragöre görülen davalarla birleştirilemez.
…….” denilerek yeniden düzenlenmiştir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin karar, 2918 sayılı Kanun’un12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ileyapılan değişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılıKanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacakmahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca,sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemeleriningörevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19.maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için ehliyetin gerialınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalariçinde sayıldığı dikkatealındığında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakmagörevinin idare mahkemesine ait olduğu kuşkusuzdur.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizincifıkrasında, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararların da verilmiş olması halinde; idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerince verilengörevsizlik kararlarının kaldırılmasınakarar verilmiştir. Olayda, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak düzenlenen ve olumsuz görevuyuşmazlığının konusunu oluşturansürücü belgesi geri alma tutanağı ile ilgili olarak;5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, ….. ehliyetin geri alınması,…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka birdeyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılanyaptırımlardan biri olan “ehliyetin gerialınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarih ve6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediğianlaşılmıştır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığıhalinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen sürücü belgesigeri alma tutanağının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un20.maddesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun112. maddesinde yapılan değişiklik ile maddenin yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, sürücü belgesi geri almatutanağına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlikkararının sürücü belgesi geri alma tutanağı ileilgili kısmının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.1.2014 gün veD.İş:2014/592, K:2014/592 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ sürücü belgesi geri alma tutanağı ile ilgilikısmının KALDIRILMASINA 4.5.2015 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy