T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 433 KARAR NO : 2015 / 439 KARAR TR : 1.6.2015 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :B.D. Vekili :Av.K.Ç. Davalı :TürkTelekomünikasyon A.Ş. Vekili :Av.E.İ. OL A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacının, davalı TelekomA.Ş. de görev yapmakta iken özelleştirme sonucu başkakuruma atamaların yapılmış olduğunu, davacının406 sayılı Kanunun ek 29. maddesi uyarınca Devlet PersonelBaşkanlığına bildirdikleri tarihe kadar kamu personelininücretlerinde yapılacak artışlardan yararlanma haklarıbulunmadığını, 5473 sayılı yasa uyarınca08.05.2006 tarihli 2006/T-17 sayılı Yüksek Planlama Kurulukararı ile getirilen ek ödeme (denge tazminatı)davacının maaşına yansıtılmamışolduğunu ve maaş nakil belgeleri eksik bildirilmişolduğunu, yine davacının davalı kurumdanayrılışı yapılmadan o yıl uygulanan 2.32oranındaki enflasyon farkı da maaş nakilineyansıtılmamış olduğunu, bugüne kadar dageçen süre için hesap edilecek tutarında kendilerineödenmesini talep etmiş olduğunu, davalı şirkettarafından hiçbir işlem yapılmamışolduğunu, belirtilen nedenler ile davacının maaş nakilbelgelerinin artışları uygulanarak yeniden tespit edilmesini,dava tarihine kadar ödenmeyen bedellerinin artışlar uygulanarakyeniden tespit edilmesini, dava tarihine kadar ödenmeyen bedellerinödenmesini, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmaküzere şimdilik davacı için 4.000,00 TL ödenmeyendenge tazminatı (40+40) ve enflasyon farkı alacağınındavalıdan temerrüt faizi ile hükmen tahsilini,davacının maaş nakil belgelerinin yasal artışlaruygulanarak yeniden tespit edilmesi istemiyle adli yargıda davacı BünyaminDilek ve 29 arkadaşı hakkında davaaçmıştır. Kars1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2010/604 Esas ve yine mahkemenin bu dosyası ilebirleşen 2010/607 Esas sayılı dava dosyası aralarındadavacı Bünyamin Dilek hariç, diğer 51 davacıyönünden tefrik kararı vermiştir. DavacıBünyamin Dilek vekili 17.06.2013 havale tarihli ıslahdilekçesi ile;müvekkilinin yer değiştirme nedeni ile verilen maaş nakililmuhaberinin iptali ile maaş nakil ilmuhaberinde Devlet Personel DairesiBaşkanlığına bildirilmesi gereken ücretin 1.943,56 TLolarak tespitine, davacının 637,64 TL ek ödemealacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talepetmiştir. Kars 1.AsliyeHukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla): 20.06.2013gün ve 2010/604 Esas, 2013/347 Karar sayılı kararı ile; “Tümdosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacınındavalı kurum nezdinde nakil tarihi itibariyle işçi olarakiş kanununa tabi çalışmakta iken, nakil nedeni ilebaşka kamu kurumuna atanmasının yapıldığı,davacının 01/01/2006 sonrası dönem yönündendavalı kurum ile ilişiğinin kesildiği tarihe kadar 5473sayılı yasa ve ilgili mevzuat gereği ek ödeme talebininyerinde bulunduğu, davacının nakil aşamasındaaylık nakil bildirim formunda ek ödemelere yer verilmeyip, nakle esasaylık net ücretlerinin saptanmasında ek ödemenin de ilaveedilmemesi nedeni ile,davacı yönünden nakil bildirim formundabelirtilen\tutarlara nakil için bildirim tarihleri itibariyle eködemenin eklenmesi sureti ile nakle esas bildirilmesi gereken aylıknet ücretlerinin tespit edilmesi gerektiğianlaşılmış”şeklindeki gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile,637,64 TL ek ödeme alacağının davalı kurumdan tahsiliile davacı tarafa verilmesine, ek ödeme alacağındanhükmün infazı sırasında damga vergisinin mahsubuna,1.943,56 TL üzerinden yeniden maaş nakil ilmuhaberi düzenlenmesigerektiğinin tespitine karar vermiş, karar davalı vekilitarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 22.Hukuk Dairesi: 11.11.2013 gün ve 2013/33146 Esas, 2013/24021 Kararsayılı kararı ile; “Danıştay İdari DavaDairelerinin 07.04.2011 tarihli ve 2011/55-205 sayılı kararmagöre “kanuni düzenleme ile Türk Telekom A.Ş.'ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına imkansağlandığı, söz konusu personelin, aylıksızizinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerinin devamettiği, İmtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Kanun hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devanı eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği, 406 sayılıKanun hükümleri uyarınca davalı şirkettarafından, hak sahibi personelinin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemler bulunduğu, buişlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini,özlük ve parasal haklarını belirlediği, sözkonusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları, davalı şirketin, Telekomünikasyon Kurumu ileTürk Telekomarasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi iledonatıldığı, bu görev ve yetkiler dahilinde bazıkamusal ayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Kanun hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamındatesis ettiği işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğuve bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu” kabul edilmiştir. Danıştay idari dava Dairelerinin gerekçeleriDairemizce benimsenmiştir. Gerçekten özelleştirmedenönce statü hukuku hükümlerine tabi davacıniteliğindeki personel, özelleştirme sonrası belirli birsüreliğine davalı ile özel hukuk hükümlerine tabiolarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Kanunhükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerekir. Mahkemece davanın 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu'nun 114/1-b maddesi uyarınca "yargı yolunun caizolmaması" sebebiyle aynı Kanun'un 115/2. maddesi uyarıncausulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasagirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıolup bozmayı gerektirmiştir.” şeklindeki gerekçesiile bozma kararı vermiştir. Kars 1.AsliyeHukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla): 31.12.2013gün ve 2013/737 Esas, 2013/875 Karar sayılı kararı ile:Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin ilamı doğrultusunda 6100sayılı Hukuk Mahkemeleri kanununun 114/1-b maddesi uyarıncamahkemenin görevsiz olduğu gerekçesi ile davacınındavasının görev yönünden reddine, idare mahkemesiningörevliliğine karar vermiş, verilen karar davacı vekiline10.03.2015 tarihinde, davalı vekiline 12.03.2015 tarihinde tebliğedilmiş olup, yasal süresi içerisinde temyizedilmediğinden karara şerh edildiği üzere 23.03.2015tarihinde kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez; aynı gerekçelerle; öncelikle mahkemeninsöz konusu davanın esasına girmeksizin 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi gereğince gerekçeli birkarar ile görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurmasını, aksi durumdadavalarının kabulüne karar verilmesi istemi ile idariyargıda dava açmıştır. Erzurum 2.İdare Mahkemesi: 10.04.2015gün ve 2015/290 Esas sayılı kararında; “Uyuşmazlıkta;Türk Telekom A.Ş.'nin hisse devir (14.11.2005) tarihinde anılankurumda görev yapmakta iken 406 sayılı Kanun'un Ek 29.maddesi ve4046 sayılı Kanun'un 22.maddesi uyarınca diğer kamu kurumve kuruluşlarına naklinin yapılması için adıDevlet Personel Başkanlığı'na bildirilen ve KarsValiliği emrine ataması yapılan davacı tarafından,5473 sayılı Kanun kapsamında yapılacak ek ödemelereilişkin 08.05.2006 tarih ve 2006/T-17 sayılı YüksekPlanlama Kurulu kararı gereği öngörülen dengetazminatının maaşına yansıtılmamasınedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarınınödenmesi ve maaş nakil belgesinin yasal artışlaruygulanarak düzeltilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. 2577 sayılıKanun'un 2.maddesinde idari dava türleri sayılmış olup,kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalarabakılmaktadır. Buna göre;uyuşmazlık konusu olay tarihi itibariyle davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden, özel hukuk hükümlerinegöre çözülecek uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nce benzer uyuşmazlıklarda emsalniteliğinde verilen 03.10.2011 tarih ve E:2011/124, K2011/193sayılı, 05.07.2010 tarih ve E:2010/56, K:2010/157 sayılı,22.09.2014 tarih ve E:2014/822, K2014/844 sayılı kararlarıyla dadavanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğuna karar verilmiştir. Diğer taraftan,davanın ilk olarak Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeaçıldığı ve adı geçen Mahkemenin,31/12/2013 tarih ve E:2013/737, K2013/875 sayılı kararı ileuyuşmazlığın görüm veçözümünde idari yargının görevliolduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddinekarar verildiği ve bu kararın 12/03/2015 tarihindekesinleştiği görüldüğünden, görevliyargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesi” denilmek suretiyle adliyargının görevli olduğunu gerekçe göstererek,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. Maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine karar vererek dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinden 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülenbiçimde görev uyuşmazlığı doğduğu,idari yargı dosyasının, son görevsizlik kararınıveren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TürkTelekom A.Ş.'nde çalışmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, nakle esas düzenlenen maaş nakil ilmuhaberindegösterilemeyen tazminatların eklenmesi sureti ile maaş nakililmuhaberinin yeniden düzenlenmesi ve dava konusu hatalı işlemnedeni ile uğradığı tüm zararların temerrütfaizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan;406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılıKHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’yaeklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmünüalmış; aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında daiş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatı için100 (6 Bölge Müdürü, 12 Bölge MüdürYardımcısı ve 82 İl Telekom Müdürü) kadroihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesinin verdiğiyetkiye dayanılarak hazırlanan “Türk TelekomünikasyonA.Ş. Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği”adı altındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarihve 407 sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurumnezdinde kapsam dışı personel olarak çalışmaktaiken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesine göre adıDevlet Personel Başkanlığı’na bildirilen vesonrasında başka bir kamu kurumu emrine atanan davacı vekili tarafından,maaş nakil ilmühaberinin dava konusu artış ve zamlardikkate alınarak yeniden tespiti ile almaktan mahrumkaldığı ek ödenekler nedeni ileuğradığı zararın tazmini istemiyle; Kars 1.AsliyeHukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)’ne 30davacı hakkında dava açıldığı vemahkemenin 2010/604 sayılı esasına kaydedildiği,davacı vekilinin yine 22 davacı hakkında aynı konuda Kars1.Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla)’ndedava açtığı ve 2010/607 sayılı esasınakaydedildiği, dava dosyasının Kars 1.Asliye HukukMahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla)’nin 2010/604 Esassayılı dosyası ile birleştirildiği, Kars 1.AsliyeHukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)’nin25.04.2013 gün ve 2010/604 Esas sayılı celsesinde; davadosyasının, davacı Bünyamin Dilek yönünden budava üzerinden devamına, diğer 51 davacıyönünden açılan davaların dosya kapsamındanayrılmasına karar verdiği, davacı Bünyamin Dilekhakkında devam eden davada, Kars 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin20.06.2013 gün ve 2010/604 Esas, 2013/347 Karar sayılıkararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verdiği,davalı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 22.HukukDairesi’nin 11.11.2013 gün ve 2013/33146 Esas, 2013/24021 Kararsayılı kararı ile bozulmasına hükmedildiği; Kars1.Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla)’nin31.12.2013 gün ve 2013/737 Esas, 2013/875 Karar sayılıkararı ile davada idari yargının görevli olduğugerekçesi ile görevsizlik kararı verdiği, taraflara tebliğedilen kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerinekesinleştiği, bunun üzerine davacı vekili tarafındansadece davacı Bünyamin Dilek yönünden İdareMahkemesi’nde dava açıldığı, Erzurum 2.İdareMahkemesi’nce 2477 sayılı kanunun 19. Maddesikoşullarına uygun olarak dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiğianlaşılmaktadır. Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre,iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Erzurum 2.İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile Kars 1.Asliye Hukuk Mahkemesi(İş MahkemesiSıfatıyla)’nin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç:Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Erzurum 2.İdare Mahkemesi’ninBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Kars 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (İşMahkemesi Sıfatıyla)’nin 31.12.2013 gün ve 2013/737 Esas,2013/875 Karar sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,1.6.2015 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy