T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 411
KARAR NO : 2015 / 421
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET : 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasının, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : N.S.
Vekili : Av. M.T.
Davalı : ElazığBelediye Başkanlığı
O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde özetle; müvekkilinin 23 EP 002 plakasayılı aracıyla stadyum kavşağından AtatürkBulvarını takiben seyir halindeyken Sarahatun Hastanesi kavşağınageldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek kazayaptığını, bu kaza neticesinde bordürtaşlarına, yaya kaldırımında bulunan sinyalizasyondireğine ve ağaca çarptığını,çarpmanın etkisiyle Dörtyol kasabının kepenklerineve Burak Emlak Bürosunun cam ve çerçevelerine zararverdiğini, bu kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını,müvekkilinin aracının pert olduğunu ve aracınıbedelsiz olarak satmak zorunda kaldığını, davaya konukazanın davalı belediyenin yol boyundaki ağaçlarısulaması sonucu yolun ıslaklık nedeniylekayganlaşmış olmasından kaynaklandığınıönesürerek, 1.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibarenişleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
ELAZIĞ 2.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 7.11.2014 gün ve E:2014/628, K:2014/635 sayı ile,HMK.’nun 114/1-b maddesinde yargı yolunun caiz olmasınındava şartı olarak belirtildiği, anılan kanun hükmününiptal edilmesi nedeni ile cismani zarardan dolayı açılantazminat davalarında İdare Mahkemelerinin görevli olduğu,Mahkemelerinin görevli olmadığı, yargı yoluşartının olayda gerçekleşmediğigerekçesiyle ön inceleme aşamasında dava şartıyokluğundan açılan davanın reddine karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ELAZIĞ 1.İDARE MAHKEMESİ: 16.1.2015 gün veE:2014/1454, K:2015/23 sayı ile, tazminat davasına konuuyuşmazlığın 2918 Sayılı Kanun ile davalıidareye yüklenen görevlerin gereği gibi yerinegetirilmediği iddiasından, başka bir ifadeyle, 2918Sayılı Kanunun uygulanmasındankaynaklandığının görüldüğü, budurumda, davalı idarenin gerekli tedbirleri almadığıiddiasından kaynaklanan uyuşmazlığın görümve çözümünün 2918 Sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110. maddesi hükmü uyarınca adliyargının görev alanına girdiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle davanın görevnedeniyle reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili, adli ve idari yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğu önesürülen olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, adli ve idariyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydanagelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararıntazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacınınaracıyla seyir halindeyken kaza yaptığı, bu kazaneticesinde oluştuğu önesürülen zararın tazminitalebiyle bakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemişve idari uyuşmazlıkların çözümünde idareve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen manevi zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Elazığ 2. Asliye HukukMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 7.11.2014gün ve E:2014/628, K:2014/635 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 1.6.2015 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta, davalı Belediyenin karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olankazanın meydana geldiği iddia edilmektedir.
2918 Sayılı KTK'nın l0.md. "Belediyelerin yapımve bakımından sorumlu olduğu yollan, trafik düzen vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, karayoluyapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almakla görevli"olduğuna işaret edilmiş,
TC Anayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış,
2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenlertarafından açılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır.
Bu durumda belediye sınırları içindeki yolunyapım, bakım ve onarımınınyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görümve çözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır.
Sayın çoğunluk, karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki ihmalden doğan zararda Adli Yargıyıgörevli kabul eden görüşünde hukuki dayanak olarak2918 Sayılı KTK 110/1 md. hükümlerini esasalmıştır.
11.01.2011 gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile2918 Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür..." hükmügetirilmiştir.
Sayın çoğunluk görüşünün aksineeldeki uyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır.
Çünkü, 2918 Sayılı KTK 85.maddesindeaçıkça belirtildiği gibi yasa motorluaraçların işletilmesinden doğan zararlar nedeniyleişletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir.
Yasa hükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır.
Yasa değişikliğinden önce kamuaraçlarının işletilmesi nedeniyle verilen zararlardandolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargı kolundagörüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görev uyuşmazlıklarımsonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 SayılıYasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir.
2918 sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir.
Diğer taraftan, sayın çoğunluk 2918sayılı yasanın 110. maddesi hükmünün iptaliistemi ile Anayasa Mahkemesine açılan dava sonucunda verilenyorumlu red kararlarını, karara dayanak almakta ise de bugörüşe de itibar edilmesi mümkün değildir.
Zira; "T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptaltalebinin reddi dışında yorumlu red kararıverebileceğine dair bir işaret yoktur. Tersine T.C.Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi bir kanun veyakanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, İdare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Özbudun. Sh. 440 vd.)
Hakkında yorumlu red kararı verilen bir kanun maddesiyürürlükte kalmaya devam eder. Dolayısıyla somutolaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddenin ne anlama geldiğine,yani nasıl yorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesideğil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlured kararı verirken yaptığı yorumunun diğermahkemeleri bağlaması mümkün değildir. Bir kanunmaddesinin nasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli-İdari ve Askeri Yargı organları karar verir. Anayasa MahkemesiAdli, İdari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerindenbeklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin AnayasaMahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerine bağlıdır.Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444)
Keza, Sayın çoğunluğun kararıdayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerininde uyuşmazlıkta uygulama yeribulunmamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev veyetkilerini düzenleyen T.C. Anayasasının 158. maddesiaçık hükmünden de anlaşıldığıüzere Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kollarıarasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kolları ile arasında birgörev ihtilafının çıkmaması nedeniyleuygulanması mümkün değildir.
Açıklanan gerekçelerle uyuşmazlıkta idariyargı görevli olup, benzer ihtilaflarda da idari yargınıngörevli olduğu Yargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerininistikrarlı kararlarıyla İçtihad edildiği gibiDanıştay kararlarında da uyuşmazlıkta İdariYargının görevli olduğu benimsenmiştir.(Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347 sayı, E.2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, Danıştay 15. Daire E. 2013/7688,K. 2013/7397 sayı, E. 2013/14339, K. 2014/182 sayı vs.)
Somut uyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım,bakım ve korunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına,
2918 Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorluaraçların işletilmesinden doğan zararlardan dolayıişletenini hukuki sorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına,
Somut uyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına,
Kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde İdari Yargının görevliolmasına göre,
Uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul edensayın çoğunluğun görüşünekatılamıyorum.
ÜYE
EYÜP SABRİ BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy