T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 466
KARAR NO : 2015 / 468
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacılar : 1- A.İ.S. 3- R.İ. (S.)
2- M. S. 4- M.S.
Vekili :Av. T. H.
Davalılar : 1-Karayolları Genel Müdürlüğü
2- Al.Sig.A.Ş.
Vekili :Av. G. Ç.
3- Milli Eğitim Bakanlığı’na izafeten Patnos MilliEğitim Müdürlüğü
O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde; “Ekte sunmuş olduğumuznüfus kayıt örneğinden anlaşıldığıüzere müvekkillerin aile efradından olan müteveffa Ö.S.,yine ekte sunmuş olduğumuz Patnos CumhuriyetBaşsavcılığınca yürütülen2012/.....nolu soruşturma dosyasının suretinden deanlaşıldığı üzere 16.11.2012 tarihindeAğrı-Van karayolu Değirmendüzü Köyücivarında meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat etmiştir.Trafik kazası görünen anlamda tek taraflı olup, 3kişinin ölümüyle sonuçlanmıştır.
Yaşanan trafik kazası neticesinde müvekkillerinyakını olan Ö.S.’in vefatınındavalıların ortak kusuru sonucu meydana geldiği;sunacağımız beyan ve deliller ile birlikte, konuya ilişkinPatnos Cumhuriyet Başsavcılınca yürütülendosyadaki delillerin incelenmesi ve tanıkların beyanınınalınması ve keşif icrası neticesinde, Sayın Mahkemeceyapılacak nitelendirme ve değerlendirme sonucuanlaşılacaktır. Yaşanan kazanın müteveffanınölümü ile sonuçlanması mutlak suretledavalıların kusuru ile gerçekleşmiştir vedavalıların, kanuni yükümlülükleri vekusurları ve sebebiyetleri nispetinde maddi ve manevi zararlarıkarşılama zorunlulukları söz konusudur.
Aşağıda ayrıntısı ile izah edileceğiüzere; müteveffanın ölümü ile birlikte anne vebabası, müteveffanın mevcut ve öngörülen vebelirlenebilen desteğinden yoksun kalmışlardır. Bununyanı sıra; müteveffanın anne ve babası vekardeşleri, maddi bir değer biçilmesi mümkünolmayan, yenilenmesi, iadesi, ikamesi ve tesellisi bulunmayan bir kayıpyaşamış ve tarifi mümkün olmayan büyük biracı ve ızdırabın ömre kafi esaretine mahkumolmuşlardır. Yaşanan acı, ızdırap ve eleminderecesi ve mahiyeti Sayın Mahkemenin malumudur.
Zararın tazmin yükümlülüğü ve kusurdurumu davalılar açısından ayrı ayrıdeğerlendirildiğinde;
Sigorta Şirketi:
Davalı sigorta şirketi, aracın sigortalı olması,yapılan sigorta sözleşmesi ve bunun sonucu olarak uyulmasıgereken kanun icabı, sözleşmede belirtilen limit kadarıylamaddi tazminattan sorumludur. Zira ekte sunmuş olduğumuz belgelerdenaracın Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali SorumlulukSigortası kapsamında sigortalı olduğu ve sigortapoliçesinin tarafının davalı A.Sig. A.Ş. olduğuaçıktır.
Müvekkillerin murisi olan Müteveffa Ö.’in kazayakonu araçta olduğu ve kazanın gerçekleşmesindekusurunun bulunmadığı aşikardır. Davalışirkete zorunlu trafik sigortası ile sigortalı araçtayolcu olarak bulunan davacılar murisinin, meydana gelen trafik kazasıneticesinde kendisinin ölümü sonucu onun desteğinden yoksunkalanların aracın işleteninden dolayısıyla onun hukukisorumluluğunu üzerine alan sigortacıdan sigorta tazminatıisteyebileceği malumdur. Bilindiği üzere, zorunlu trafiksigortasında sigortacı, 2918 Sayılı Karayolları TrafikKanununun 91.maddesiyle, işletenin aynı yasanın 85/1. maddesindeöngörülen hukuki sorumluluğunu üzerine almışbulunmaktadır.
Yaşanan kaza sonucu gerçekleşen ölümolayı nedeniyle davacılar destekten yoksunkalmışlardır. Bu aşamada maddi tazminat talebimizidüşük ve fazlaya ilişkin haklarımızısaklı tutmuş bulunmaktayız. Sayın Mahkemece yoksun kalmandestek miktarının belirlenmesine, sigorta poliçesi limitidahilinde kalıyorsa tamamına, sigorta limitiniaştığı taktirde limit dahilinde kalankısmının tazminat olarak ödenmesine karar verilmesini talepediyoruz.
Karayolları:
Gerçekleşen kazaya dair yürütülensoruşturma dosyası içerisinde bulunan kaza tespittutanağı, fotoğraflar, ifade tutanakları ve tüm bilgive belgelerden de anlaşılacağı üzere; ölümesebebiyet veren kaza olayı, karayollarının kusuru neticesindemeydana gelmiştir. Zira kazanın gerçekleştiğibölünmüş yol, yıllardır çalışmahalinde olan Patnos-Erciş arası karayolunun bir parçasıolup, bir çok kazaya sebebiyet vermiş, sabıkalı vesorunlu bir yoldur. Yapım çalışmaları sözdebitmiş olan daha doğru bir ifade ile bitmiş olması gerekenyol, aslında yol yapım çalışmalarının entehlikeli aşaması olarak bilinen stabilize halden daha kötüve tehlikeli bir vaziyettedir.
Kaza tespit tutanağından ve fotoğraflardan daanlaşılacağı üzere; kaza, kendi şeridinde seyirhalinde olan aracın mucurlu bölgeye girmesi neticesinde kaymasıve akabinde uçuruma yuvarlanması sonucu meydana gelmiştir.Yolun sağ şeridinin kesik çizgilerine kadar mucurun hakimolduğu, yolun asfalt değil neredeyse çakıl yololduğu, sağ şerit çizgisinin mucur ve bozukluk nedeniylehiç olmadığı, kaza yeri yüksek ve köprüüstü olmasına rağmen herhangi bir bariyerinbulunmadığı, mevcut tehlikeye işaret eder nitelikte yanimucurlu alanın varlığına işaret eden ikaz veyayönlendirme mahiyetinde herhangi bir işaret veya levhanınolmadığı, yolun bitimi olan uçurum dibinde kaymaya vekaydırmaya müsait vesıkıştırılmamış ve desteklenmemişyığıntı bir zeminin olduğu ve olası bir kazayabuyur edildiği ve göz yumulduğu aşikardır.
Önemle belirtmek gerekir ki;
Aslında olay yerinde bir trafik kazası meydanagelmemiştir. Olay, bir aracın mucur nedeniyle kaymasındanibarettir. Öyle ki, uçurumun dibine gelinceye kadar gerekaraç gerekse araç içerisinde bulunanlar herhangi bir hasargörmemişlerdir ve araç takla dahi atmamıştır.Soruşturma dosyasından da anlaşılacağı üzerearaç, uçurumun ağzına kadar kaymış, durmanoktasına gelmiş ve bariyerin olmaması nedeniyle,uçurumun dibindeki desteksiz yığıntınınüzerinde kaymış ve 10 metreyi aşkın biryükseklikten aşağı çakılmıştır.Zaten, soruşturma dosyasındaki beyanlar, araçtaki hasarınoluşum şekli ve araçta ölen şahıslarınaldıkları darbeler ve ölüm şekilleri bu hususudoğrulamaktadır. Özetle belirtmek gerekir ise; şayet yolunkenarında bariyerler olsa idi, dava konusu olay belki birkaçsıyrık ile atlatılacak mahiyette bir olay idi. Ancakkarayolları yetkililerinin sorumsuzluğu ve tedbirsizliğinedeniyle araç önce kaymış ve yine sorumsuzluk vetedbirsizlik nedeniyle araç uçurumdan yuvarlanmış ve müvekkillerinmurisinin hayatını kaybetmesine sebep olunmuştur. İşinilginç ve vahim olan tarafı ise; kazanıngerçekleşmiş olduğu mahalde bu gün itibariyle yolhalen mucurludur ve halen bariyer yapılmamıştır. Bu hususta, davalı karayollarının sorumsuzluğunu vetedbirsizliğini ortaya koymaktadır. İş bu yargılamakapsamında yapılacak olan keşif icrası ve düzenlenecekolan bilirkişi raporunun ardından, Karayollarının kusuruaçık bir şekilde anlaşılacaktır.
Ayrıca ve önemle belirtmek gerekir ki; yapılan yolçalışmalarında yaşanan aksaklığın vesorumsuzluğun belirlenmesi noktasında olay yerinde ne zamandan beriyol çalışmasının yapıldığı,ihale, teslim ve kabul tarihinin ne olduğu önemlidir. Buhususların ilgili birimlerden sorulmasını talep ediyoruz.
Milli Eğitim :
Patnos Milli Eğitim Müdürlüğünün,yaşanan ölüm olayında bariz ve ağır kusurusöz konusudur. Ayrıntısını yargılamasafahatında izah edeceğimiz üzere; müteveffaöğrenci olması hasebiyle taşımalı eğitimkapsamında ve Milli Eğitim Müdürlüğününorganizesi ve talimatı ve denetimi çerçevesinde servisaracılığıyla eğitim hayatınısürdürmek durumunda kalmıştır. Bu durum, eğitimve öğretimine devam etmek isteyen ve eğitim hayatındabaşarılı olan müteveffanın köyde ikamet ediyorolması ve mevcut uygulama nedeniyle zorunluluk arz etmektedir. Olaygünü, Milli Eğitim Müdürlüğünce tahsisedilmiş olan servis aracı müteveffayı ve diğeröğrencileri köyden almış ve okulabırakmış akabinde ise işinin olduğundan ve başkabir servise (şehirler arası) çıkacağındanbahisle öğrencileri köye geri götürmeyeceğinibelirtmiş ve nitekim öyle de yapmıştır.
Yargılama safahatında sunacağımıztanıkların beyanlarının alınması neticesinde deanlaşılacağı üzere; servis yetkilisi,müteveffanın da aralarında bulunduğu öğrencilerinköye gidiş yol paralarını şehir esnafından birşahsa bırakmış, seçme şansları olmayan veköye gitmek zorunda olan öğrenciler yol paralarınıbırakılan şahıstan almış ve araç bulmayoluna gitmişlerdir. İşin esasında davalı kurumunsorumluluğu altında olan ve Devlet güvencesinin vegüvenilirliğinin şemsiyesinde eğitim gören ve aileleritarafından emanet edilen bu çocukların belirsiz ve herhangibir sorumluluk ve yükümlülük taşımayantesadüfi şahısların inisiyatifinebırakılması, muhtemel tehlikelere maruzbırakılması, görevin yerine getirilmemesi veöğrencilerin mağduriyetine sebebiyet verilmesi affımümkün olmayan bir durumdur. Servis aracı ilegötürülmesi zorunlu olan müteveffanın, bu yöndeyükümlülük ve sorumluluk sahibi olan bir kurumbünyesinde çalışan kişi veya kişilerce;günlerin kısa olduğu ve köy içine kadar gidecek biraraç bulmanın neredeyse imkansız olduğu kışgününde kaderine bırakılması vahimdir ve elzemdir.Olması gerektiği gibi servis aracı ile okuldan eve dönmesihalinde müteveffa kazaya konu araca hiç binmeyecek ve binmekzorunda kalmayacak ve kazaya muhatap olmayacak ve müvekkiller böylesibir acıya maruz bırakılmayacaklardı. Davalı MilliEğitimin, dava konusu olayda kusurlu olduğu, Ö. S.Ç’invefatına ve müvekkillerin maddi ve manevi kaybına veacılı bir ailenin doğmasına sebebiyet verdiğiaçıktır. Müteveffa, davalı kurumun gözetim,denetim ve sorumluluğu altında iken; kendi kusurudışında ve kurumun görevlendirdiği kişinininisiyatifi doğrultusunda ve çaresiz bir şekilde kazanıngerçekleştiği araca binmek zorunda kalmıştır.
Yargılama safahatında, konuyu muhatapların vetanıkların isim ve adresleri ile birlikte ve ayrıntılıbir şekilde Sayın Mahkemeye sunacağız.
Müteveffa; henüz ömrünün baharında olan,çalışkan ve gelecek vaad eden bir öğrenciolması ve her şeyden önce bir evlat olması hasebiyleyaşanan acı ve ızdırap malumdur ve izahtan uzaktır.
Yaşananolay nedeniyle; müteveffanın anne ve babası, talebimizinçok üstünde bir oranda maddi kayba uğramış vegerek anne ve baba gerekse kardeşler, telafisi mümkün olmayan vebir ömür boyu üzerlerinden atamayacakları ve maddi karşılığıtasvir edilemeyecek kadar büyük bir elem ve kederebulanmışlardır. Yaşanan üzüntününtarifi imkansızdır ve izahı mümkün değildir.
Davaya konu olay ve sorumluluklar noktasında ve kazanınoluş şekli noktasında; ilgili Yargıtayiçtihatları, fotoğraflar ve video görüntüleriyargılama safahatında Sayın Mahkemeye tarafımızcasunulacaktır.
Arz edilen durum sonucu müvekkillerin murisi olduğu Ö.S.vefat etmiş, müvekkiller büyük acı veızdıraba katlanmak durumunda kalmış, büyük maneviçöküntüye uğramış ve maddi ve manevikayıplara maruz kalmışlardır. Müvekkiller,sorumsuzluklar, tedbirsizlikler ve ihmaller nedeniyle yaşananölüm olayının acısını, doğal birolayın değil doğal olmayan ve kabul edilemez uygulamalarınve uygulayıcıların olaya sebep olması nedeniyle bir katdaha fazla yaşamaktadırlar. Bu nedenle, fazlaya ilişkin tümdava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Meydanagelen trafik kazası sonucu gerçekleşen ölümolayı neticesinde, Davalı sigorta şirketi maddi tazminattandiğer davalılar ise maddi ve manevi tazminattan sorumlu olmaküzere; müvekkillerin maddi ve manevi kayıplarınakarşılık olarak toplamda 227.000,00 TL’nindavalılardan kusurları ve sorumlulukları nispetinde ve davatarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktemüştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesiniSayın Mahkemeden talep etme zarureti hâsıl olmuştur.
NETİCE-İ TALEP :
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
Fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımızsaklı kalmak kaydıyla; Meydana gelen trafik kazası sonucu gerçekleşenölüm olayı neticesinde, Davalı sigorta şirketi madditazminattan diğer davalılar ise maddi ve manevi tazminattan sorumluolmak üzere; Defin ve taziye Masrafları için 17.000,00 TL,müteveffanın anne ve babası olan müvekkiller A.S. veeşi M.S.’in maddi ve manevi kayıplarınakarşılık olarak, 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevitazminat; manevi kayıplarına karşılık olarakmüteveffanın kardeşleri olan müvekkiller R. S. için10.000.00TL, F.S. için 10.000,00TL, A.S. için 10.000.00TL, M.S.için 10.000,00TL, A. S. için 10.000.00TL, R. İ. (S.)için 10.000,00TL manevi tazminat olmak üzere (117.000,00 TL maddive 110.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 227.000,00 TL ) toplamda227.000,00 TL’nin davalılardan kusurları ve sorumluluklarınispetinde ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktemüştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri veücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesinibilvekale saygıyla arz ve talep ederiz.” demek suretiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
Patnos Asliye Hukuk Mahkemesi: 12.12.2013 gün ve E:2013/158, K:2013/682sayı ile; “Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevitazminat talebine ilişkindir.
Davacılar 16.11.2012 tarihinde gerçekleşen trafikkazasında davalıların ortak kusurlarınınbulunduğu iddiası nedeniyle yakınları Ö.S.'in vefatetmesi neticesinde maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı Allianz Sigorta A.Ş. ye yönelik açılandavanın HMK'nın 167. Maddesi uyarınca ayrılmasına veayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.
Davalılar Karayolları Genel Müdürlüğüve Milli Eğitim Bakanlığına yönelik açılandavanın incelenmesinde;
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğühakkında; yol çalışmalarındaaksaklığın, bozukluğun ve yolun mucurlu olduğu,Davalı Milli Eğitim Bakanlığı hakkındataşımalı eğitim gereğince denetimiyapmadığı belirtilerek servis aracı ilegötürülmediğinden bahisle müteveffanınvefatında sorumlu olduğu iddia edilmiştir. Bir kamu hizmetigörmekle yükümlü olan davalı T.C. KarayollarıGenel Müdürlüğü karayollarının yapım veonarım hizmetleri sırasında verdiği zararlardan dolayıözel hukuk hükümlerine tabi değildir. Aynışekilde taşımalı eğitim, davalı Milli EğitimBakanlığının idari görevi kapsamındakalmaktadır. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönündenidare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerindeaçılması gereklidir. İdari eylemlerden ve işlemlerdenkaynaklanan ölümlerden dolayı açılan tazminatdavalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi değildir.2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemelerive Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun5/1-b ve 2522 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun2/1-b maddesi uyarınca İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davalarında ve dava konusu olaynedeniyle talep edilen netice açısından idare mahkemeleriningörevli olduğu ortaya çıkmaktadır.Açıklanan nedenlerle yargı yolu bakımdan mahkememizingörevsizliğine karar verilmiştir.” şeklindekigerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine kararkesinleşmiştir.
Davacılar vekili aynı istemle bu kez Karayolları GenelMüdürlüğü’ne izafeten Karayolları11.Bölge Müdürlüğü ile Milli EğitimBakanlığı’na izafeten Patnos Milli EğitimMüdürlüğü’nü davalı olarakgöstermek suretiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Erzurum 2.İdare Mahkemesi: 22.01.2015 gün ve E:2014/267,K:2015/63 sayılı kararı ile özetle; “...Öteyandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 19.01.2011günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle değişik110'uncu maddesinde; işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görüleceğihükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar tarafındanÖ.S.'in vefatından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemiyledaha önce Patnos Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/158 esas sayılıdosyasında Karayolları Genel Müdürlüğü,Milli Eğitim Bakanlığı ve Allianz Sigorta A.Ş.'yekarşı açılan davada, önce adı geçensigorta şirketine yönelik davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun167'nci maddesi uyarınca ayrı bir esasa kaydına kararverildiği ve diğer iki davalı idare davalı olarak kalmaküzere bakılan davada ise 12.12.2013 günlü, 2013/682sayılı kararla davanın idari yargının görevliolduğu gerekçesiyle görev yönünden reddine kararverildiği, bu kararın 17.02.2014 tarihinde kesinleşmesiüzerine bakılan davanın açıldığıgörülmektedir.
Olayda, tazmin isteminin her iki idarenin farklı olaylarailişkin sorumluluk iddialarınadayandırıldığı, yargılama yapılırken deher iki idarenin sorumluluğunun olup olmadığı, varsasorumluluğunun kaynağı hususunda farklı irdelemeyapılacağından, Milli Eğitim Bakanlığınakarı ayrı Karayolları Genel Müdürlüğü'nekarşı ayrı dilekçelerle dava açılmasıgerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı Kanunun 5/1 'incimaddesi hükmüne uygun bulunmayan dava dilekçesinin,anılan kanunun 15'inci maddesinin 1 'inci fıkrasının (d)bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen gündenitibaren 30 gün içinde 5'nci maddeye uygun şekildedüzenlenerek yeniden dava açılmak üzere reddine”şeklinde karar vermiştir.
Bunun üzerine davacı vekili sadece Karayolları GenelMüdürlüğü’ne izafeten Karayolları11.Bölge Müdürlüğünü davalı olarakgöstermek suretiyle aynı istemle yeniden idari yargı yerindedava açmıştır.
Erzurum 2.İdare Mahkemesi: 19.03.2015 gün ve E:2015/271sayı ile özetle; 2918 sayılı Kanundan doğansorumlulukların adli yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle, 2247 sayılıKanun’un 19.maddesi gereğince görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Kanunun 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmeksuretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davanın, trafik kazasınedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyleaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerleretrafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayrımına gidilmemiş veidari uyuşmazlıkların çözümünde idare vevergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural,trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümü adli yargı yerinin görevinegirdiğinden, Erzurum 2.İdare Mahkemesince yapılanbaşvurunun kabulü ile, Patnos Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bunedenle Erzurum 2.İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Patnos Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.12.2013 gün ve E:2013/158,K:2013/682 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 1.6.2015 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy