T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 270
KARAR NO : 2015 / 289
KARAR TR : 4.5.2015
ÖZET : 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2/3. maddesi uyarınca verilen para cezasının ve aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin kararın iptal edilmesi istemiyle açılan davanın, Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27/8. maddesi hükümleri uyarınca İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Ç. Şti. Vekili :Av. Y.Ş. Davalı :Bursa Valiliği O L A Y : Bursa Valiliği TrafikDenetleme Şube Müdürlüğünce yapılan denetimlersırasında, 16 S 9795 plaka sayılı aracın yasadışı taşımacılık yaptığınıntespit edildiğinden bahisle, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun Ek 2/3. madde ve fıkrası uyarınca, davacışirket adına 17.7.2012 gün ve GJ-471127 seri-sıranumaralı Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağıdüzenlenerek 1.950,00 TL idari para cezası verilmiş veayrıca bu tutanağa istinaden düzenlenen Araç TrafiktenMen Tutanağı ile araç 60 gün süre ile trafikten menedilerek muhafaza altına alınmıştır. Davacı vekili,idari para cezası ile aracın 60 gün süre ile trafikten menedilmesine ilişkin kararın iptal edilmesi istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. BURSA 2. İDAREMAHKEMESİ: 27.9.2012 gün ve E:2012/893, K:2012/1066 sayıyla; 2918sayılı Kanun’da idari para cezası ile aracıntrafikten men edilmesine ilişkin karara karşı başvuru yolugösterilmediğinden 5326 sayılı Kabahatler Kanunuuyarınca davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. Davacı vekili,bu kez aynı istemle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. BURSA 2. SULH CEZAMAHKEMESİ: 24.5.2013 gün ve D.İş:2012/1399, K:2012/1399sayıyla; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesinegöre idari para cezası yanında idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olmasınedeniyle davanın çözümünün idari yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine vedosyanın görev uyuşmazlığınınçözümlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 4.5.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, buKanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılmasıgerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idariorganlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Olay kısmındabelirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1- 2247 sayılıYasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılıYasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlikkararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler ” hükmüne göre ise, adli yargıyeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararıveren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli birkarar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasını amaçladığı19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargımerciinden sonra davayı inceleyen yargı merciine, işten elçekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır. Olayda,adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte,bununla yetinilmemiş, görevli merciin belirtilmesi için davadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verilmiştir. Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasada öngörülen yönteme uymamakta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesince re’sen yapılan başvurunun2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmişbulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıUğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 2918 sayılıYasa’nın Ek 2. maddesi üçüncüfıkrası uyarınca verilen idari para cezası ile aracın60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkintutanağın iptal edilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun “Araçlarıntescil edildikleri amacın dışındakullanılması” başlığı altındadüzenlenen Ek 2. maddesi, üçüncü fıkrasında,“(Ek fıkra: 31/5/2012-6321/3 md.) İlgili belediyedenizin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırlarıdâhilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye,araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, işyeri veişletmelerin sorumlularına birinci fıkrada gösterilen idaripara cezası üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihtenitibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beşkat olarak uygulanır. Ayrıca, araç her defasındaaltmış gün süre ile trafikten men edilir” hükmüyer almış iken, Anayasa Mahkemesi 11.9.2014 gün ve E:2014/52sayı ile, fıkrada yer alan “araç sahibine” ibaresiile “Ayrıca, araç her defasında altmışgün süre ile trafikten men edilir” cümlesinin araçsahibi yönünden iptaline karar vermiş, ancak karar henüzyayımlanmamıştır. Uyuşmazlık Mahkemesi,2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesi kapsamındaaraç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilen adlicezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112. maddeyede herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanında görmüşiken; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesinden sonra; öngörülentrafik para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda dabu para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşıldığından, KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varmıştır. Uyuşmazlığın,motorlu aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesineilişkin kısmına gelince: 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde ise,“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülenbelirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatınyerine getirilmemesi, b) İşyerininkapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin gerialınması, d) Kara,deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilmiştir. Uyuşmazlığınçözümü için, aracın altmış günsüre ile trafikten men edilmesine ilişkin karar, 2918 ve 5326sayılı Kanunlar uyarınca incelendiğinde, idari davayakonu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlemolduğu, 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesinde aracıngeçici olarak trafikten men edilmesi hususunun sulh ceza mahkemeleriningörevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19.maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için kara nakil aracının trafiktenalıkonulmasına ilişkin hükümlerin geçiciistisnalar içinde sayıldığı dikkatealındığında; aracın altmış günsüre ile trafikten men edilmesine ilişkin davaya bakma göreviidare mahkemesine ait olmaktadır. Bunagöre, 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2. maddesininüçüncü fıkrası uyarınca verilen paracezasının çözüm yerinin adli yargı, aracın60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin işleminçözüm yerinin idari yargı olması dikkatealındığında: 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 3 üncü maddesini değiştiren6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesinde," (1) Bu Kanunun; a) İdari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır"denilmiştir. AynıKanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nda da bu para cezasına itirazkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediği, ancak; idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararın (aracın geçiciolarak trafikten men edilmesi) daverildiği ve birlikte dava konusuedildikleri anlaşıldığından;idari para cezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği kuşkusuzdur. Bu durumda, KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesi ve aynı Kanunun 27. maddesine 5560 sayılı Kanun’laeklenen sekizinci fıkra hükmü bir arada değerlendirildiğinde,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2. maddesininüçüncü fıkrası uyarınca verilen paracezasının ve aracın 60 gün süre ile trafikten menedilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davanın çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.madde kapsamında görülenbaşvurusunun kabulü ile, Bursa 2. İdare Mahkemesince verilengörevsizlik kararının kaldırılmasının gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.maddekapsamında görülen BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Bursa 2.İdare Mahkemesinin 27.9.2012 gün ve E:2012/893, K:2012/1066 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 4.5.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy