T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 306
KARAR NO : 2015 / 322
KARAR TR : 4.5.2015
ÖZET : Davacı şirket adına kayıtlı olan aracın; davalı idarenin bakım, gözetim ve onarım sorumluluğunda bulunan yoldaki çukura, ön sol lastiğinin girmesi, bu suretle tekerleğinin patlaması ve direksiyon hakimiyetini kaybederek takla atması nedenleri ile meydana gelen kaza neticesinde araçta oluşan zararın, olayda kusuru bulunan davalıdan tazmini istemi ile açılan davanın; 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. Maddesi gereğince ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :S. Gıda Pazarlama Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret LimitedŞirketi Adına
M.M.S.
Vekili :Av.B.T. (AdliYargıda)
Av.A.Y. (İdariYargıda )
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. A.S.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu 47 PN 223plaka araçta, olay günü aracı kullanan YusufAlbayrak’ın Mardin ili Kızıltepe ilçesiistikametinden Nusaybin ilçesi istikametine doğru E-90 karayolunun11.km sinde bulunan çukura girerek direksiyon hakimiyetini kaybetmesiile takla atması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeni ileoluşan zarar için; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydı ile 10.000 TL’nin 11.01.2013 kaza tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazmini istemi ile 22.04.2013tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
Kızıltepe1.Asliye Hukuk Mahkemesi: 08.05.2014 gün ve 2013/476 Esas, 2014/439Karar sayılı kararı ile aynen: “Davalı Karayolları GenelMüdürlüğü’ne yöneltilen davanın,kazaları önleyici gerekli güvenlik önlemini almamak vegerekli denetim yapmamak hukuksal nedenine dayandırıldığıanlaşılmaktadır. Karayollarının yapımı,iyileştirilmesi ve bu kapsamdaki işlerin denetlenmesiKarayolları Genel Müdürlüğünün kamu hizmetikapsamındaki görevleri arasında olup, bu görevin hiçveya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir.Idare’nin işlemi yada eylemi nedeni ile doğan zararlardandolayı; İdari Yargılama Usulü Yasası’nın2/1-b maddesi gereğince Idare’ye karşı, idari yargıyerinde tam yargı davası açılması gerekir.Görev sorunu, açıkça veya hiç ilerisürülmese de kendiliğinden dikkate alınır.Açıklanan tüm bu nedenlerle yargı yolubakımından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davadilekçesinin reddine” şeklindeki gerekçesi ile yargıyolu bakımından Mahkemelerinin görevsizliği nedeniyle davadilekçesinin reddine karar vermiş, verilen karar davacı vekilitarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17.HukukDairesi: 18.12.2014 gün ve 2014/22507Esas, 2014/19029 Karar sayılı kararı ile; kararınonanmasına hükmetmiş; verilen karar davalı vekiline18.02.2015 tarihinde, davacı vekiline 17.02.2015 tarihinde tebliğedilmiş olup, süresinde karar düzeltme talebindebulunulmadığından, karar şerh edildiği üzere06.03.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıvekili, aynı gerekçelerle; fazlaya ilişkin dava ve talephakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL madditazminatın kaza tarihi olan 11.01.2013 tarihinden itibaren işleyecekticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemi ile İdariYargı yerinde dava açmıştır. Mardin İdare Mahkemesi: 09.04.2015gün ve 2015/483 Esas sayılı kararı ile aynen; “…2918 Sayılı Kanunundeğişik 110. maddesi, trafik kazasında zarar görenin askerkişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkinolmasına, kamu ya da özel araç olmasına veya olayınhemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun'dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. Sözkonusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek, sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Bu durumda; 2918sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğegiren 110'uncu maddesi ile Anayasa Mahkemesinin aynı Kanununhükmünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurularında idare Mahkemelerinin davaya bakmakla görevlibulunmadığı yolundaki kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usûllerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adlî yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adlî yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim; 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'unl'inci maddesi ile, "adli, idari veasken yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesinolarak çözmeye yetkili" bulunmak üzere kurulan Uyuşmazlık Mahkemesinin(Hukuk Bölümü) (26/02/2013 gün ve 28571 -Mükerrer-sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan) 14/01/2013 gün veE; 2013/58, K: 2013/161 sayılı kararında da, emsal biruyuşmazlıkta adlî ve İdarî yargı arasındaortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığı,yukarıda belirtilen gerekçelerle adlî yargı görevlikılınmak suretiyle giderildiği gibi en son Anayasa Mahkemesinin(27/03/2014 gün ve 28954 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan) 26.12.2013 tarihli, E. 2013/68 veK.2013/165 sayılı kararında da 2918 Sayılı Kanunun110. maddesi uyarınca açılan sorumluluk davalarında adliyargı mercilerinin görevli bulunduğu yönünde karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçesi iledavanın adli yargının görev alanına girdiğinibelirterek, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, dosya incelemesinin UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vererek dosyaMahkememize gönderilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Abdullah ERGİN, Nurdane TOPUZ, Alaittin AliÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 4.5.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanansorumluluk davasında adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Kanunun 19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un adliyargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ınidari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirketadına kayıtlı 47 PN 223 plakalı aracın; YusufAlbayrak’ın sevk ve idaresinde iken, 11.01.2013 tarihinde Mardin-Nusaybinkarayolunun 11.km sinde oluşan bir metre uzunluğunda, 60 cmgenişliğinde ve yaklaşık olarak 10 cm derinliğindekiçukura ön sol lastiğinin girmesi sonucu araçtekerleğinin patlayarak, direksiyon hakimiyetini kaybederek taklaatması ile meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeni ileuğranılan zararın olayda kusuru bulunan davalıdan tazmini istemiile açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davanın, 11.01.2013 günü meydana gelen maddihasarlı trafik kazası sonucu davacı şirkete ait olanaraçta davalının üzerine düşen yol bakımve onarım görevini ihlal etmesi nedeni ile meydana gelen kaza sonucumeydana gelen zararın olayda kusuru bulunan davalıdan tazmini istemiile Kızıltepe 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeaçıldığı, davanın görev yönündenreddedilmesi üzerine bu kez Mardin İdare Mahkemesi’nde davaaçıldığı, Mardin İdare Mahkemesi’nce davadaadli yargının görevli olduğu belirtilerek; 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu’nun 19.maddesigereğince görevli yargı yerinin belirlenmesi amacı iledosyanın Mahkememize gönderildiğianlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesindede ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idari yargı veyaadli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden Mardin İdare Mahkemesi’nceyapılan başvurunun kabulü ile, Kızıltepe 1.AsliyeHukuk Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Mardin İdare Mahkemesi’nceyapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Kızıltepe 1.AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 08.05.2014 gün ve 2013/476 Esas, 2014/439 Kararsayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 4.5.2015gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Abdullah ERGİN Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy