T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 446
KARAR NO : 2015 / 452
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET: Davalı kurumda 19.09.2001 - 21.09.2004 tarihleri arasında inceleme uzmanı olarak geçici personel statüsüyle çalışan davacının, haklı bir sebep olmaksızın sözleşmesine son verilmesinden dolayı kıdem, ihbar ve yıllık ücretli izin bedellerinin iş akdinin fesih tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davanın statüde bulunduğu dönemdeki mevzuat hükümleri dikkate alındığında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :E. B.
Vekilleri :Av. T.S. & Av. S. S.& Av. B. K.C.
Davalı :Türk Standartları Enstitüsü
Vekili :Av. N. H.Ş. (AdliYargıda)
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde, “Müvekkilim, davalıişverenin İstanbul Anadolu Yakası İthalatTemsilciliğinde 19.09.2001 tarihinde uzman personel olarak işebaşlamıştır. İşe başlama tarihi ve o tarihtealdığı ücret kurum tarafından bankaya hitabenyazılmış resmi bir yazıyla bildirilmiştir.
DavacıSaat 09.00’da işe başlayıp, akşam 17.00’a kadarmesaisi devam etmektedir.
Cumartesi,Pazar, dini ve milli bayramlarda çalışma yoktur.Çalışma saatlerine ilişkin davalı kurumun vermişolduğu resmi çizelgenin bir suretini delil listemizle birliktesunacağız.
Müvekkiliminçalışmasının bir kısmıgümrüklü sahada inceleme ve gözlem yapmak, gerekgörüldüğü hallerde numune almak vemüdürlüğe dönüldüğü zamanalınan numune üzerinde standart çalışmalarıyaparak, eğer numune muayene için laboratuardan edilecekse,numuneyi ve gerekli evrakları hazırlamak, laboratuardan gelen muayeneve deney sonuçlarının takiplerini yapmak, müdürünyazılı ve şifahi beyanatlarıylamüdürlüğe ait arşiv, daktilo, veri girişi, vezne,evrak, kayıt, çıkış gibi departmanlarda daçalışılmaktadır.
Müvekkilimişten çıkarıldığı 21.09.2004 tarihinekadar teknik heyet personeli olarak görev yapmıştır.
Davacı,dosya başına brüt 6.000.000-TL (6 YTL) almaktadır. Eldeedilen gelire göre ücretliden % 15 ila % 25 gelir vergisi,ayrıca 0.006 damga vergisi kesilmektedir. Davacı ücretini 15günlük dilimler halinde Anadolu Yakası İthalatMüdürlüğünün veznesinden imzakarşılığında almaktadır. Almışolduğu en son ücreti 2.500.000.000.-TL (2.500.-YTL) üzerindedir.
Davacıidare olarak TSE Anadolu Yakası İthalatMüdürlüğüne bağlı olarakçalışmakta, tüm emir ve talimatlarımüdürden almaktadır. Söz konusu müdürlük TSEKalite Kampüsü Bölge Müdürlüğünebağlı olduğundan ücret takibi TSE Kalite KampüsüMali İşler Müdürlüğü tarafındanyapılmakta ve alınan ücret, ödenmesi gereken vergidilimleri çalışılan müdürlüğebildirilmektedir.
Davacıyakurum tarafından görevini belirten tanıtma kartı daverilmiş olup, bu kartı da delil olarak listemizle birlikte sunacağız.
Müvekkilimişe alınırken kadrolu personel statüsüne dahiledileceği vaadiyle çalışmayabaşlatılmış maalesef 3 yıldan bu yana bu vaat yerinegetirilmediği gibi çalışması her hangi bir Sosyalkurumuna bağlı olarak gerçekleştirilmemektedir.
Davacınınyukarıda bahsettiğimiz bütün bu çalışmaşartlan yorumlandığında, kurumda iş yasasınatabii olarak çalıştığı ortayaçıkmaktadır. Her ne kadar çalışması TSEtarafından herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bildirilmemişise de çalışma düzeni, çalışma saatleri,işverene bağlılığı, işverene tabii olarakçalışma, iş sürekliliği vedüzenliliği, belli bir dilim süresinde yapılançalışmada belirli bir ücret alınması, ortadahizmet akdine bağlı bir çalışmanınolduğunu şüpheye düşürmeyecekölçüde açığa çıkartmaktadır.
TSEAnadolu Yakası İthalat Müdürlüğü iledavacı arasında, çalışmanın hizmet akdine tabiiolarak yapıldığını delillerimiz arasındasunacağımız işe başlama tarihi ve o tarihtealınan ücreti gösteren kurum tarafından bankaya hitabenyazılan resmi yazı, çalışma saatlerine ilişkinmüdürlüğün vermiş olduğu resmiçizelge, görev ve yükümlülükleri gösterenmüdürlük talimatı, Anadolu Yakası İthalatMüdürlüğünün görevlendirme onuryazısı, çalışmalar sonucunda hazırlanan numunealma tutanakları, evrak kayıt bölümündeçalışmaya ilişkin müdürlük talimatı,müdürlük tarafından imzalanmış maaşbordrosu, TSE Kalite Kampüsü tarafındanmüdürlüğe gönderilen personel vergi takipçizelgesi, TSE tarafından verilen kimlik kartı hizmet akdininvarlığını tartışılmayacakölçüde vuzuha kavuşturmuştur.
Müvekkilimbu şartlar altında çalışmasınısürdürürken 21.09.2004 Çarşamba günümesaisini bitirip işyerini terk edeceği sırada, işyerimüdürü Ö.F.D. davacı ile birlikte diğerçalışanları da makamına çağırarak"artık görevlendirme yapılmayacağını vebundan sonra iş başı yapmamalarını”söyleyerek davacıyı ve diğerçalışanları iştençıkarmıştır.
Benzerişekilde işten çıkarılan işçilerhakkında Bakırköy 2.İş Mahkemesinin 2004/2654 E ve2655 E sayılı dosyalarında davalar ikame edilmiş ve mahkemecehaklı olarak davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararlarkesinleşmiştir. Söz konusu dosyaların emsal olarakdeğerlendirilmesi gerekir.
İştençıkartılmadan önce şifahi ve yazılı olaraktarafımıza herhangi bir tebligat yapılmamış,ödenmesi gereken hiçbir tazminat ve sosyal haködenmemiştir. Bu sebeple işbu davanınaçılması zarureti hasıl olmuştur.
Yukarıdaizah edilen nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklıkalmak kaydı ile, 100,00.-TL Kıdem tazminatı, 100,00.-TLİhbar tazminatı, 100,00.- TL senelik ücretli izin bedeli olmaküzere ceman 300,00.-TL’nin, müvekkilimin iştençıkarıldığı 21.09.2004 tarihinden itibarenkıdem tazminatına işleyecek en yüksek banka mevduat faizi,diğer alacak kalemlerine işleyecek alacak yasal faizi ile birliktedavalı kurumdan tahsiline, masraf ve ücreti vekaletin davalıyatahmiline karar verilmesi talep ve arz ederiz.” demek suretiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
Kadıköy2.İş Mahkemesi: 29.12.2011 gün ve E:2009/268, K:2011/1171sayılı kararı ile özetle; “… davacının19/09/2001-21/09/2004 tarihleri arasında brüt 2.400,00 TL ücretüzerinden davalı işveren nezdindeçalıştığı, davacının TSE emrindeçeşitli firmalarda inceleme görevi yapan teknik uzman personelolarak istihdam edildiği, davacının belli bir işidavalının emir ve talimatı doğrultusunda yerinegetirdiği ve bunu bir çalışma günüiçerisinde yerine getirmek üzere hazır olduğu,davacıya ait enstitü bünyesinde bulunan evraklar, yapılanödemelere ilişkin belgeler, tahakkuk ve verili emirleri,görevlendirme ve ücret çizelgeleri birliktedeğerlendirildiğinde davacının başka yerde desigortalı olduğu dönemlerde de davalı kurum tarafındangörevlendirme yapıldığı ve bununla ilgili ücretödemesi yapıldığı, 15/10/2001 tarihinde 15-30 Nisan2002 tarihinde, 01-15 Mayıs 2002 tarihinde, 20/04/2004 tarihinde,03/05/2004 tarihinde davalı işveren tarafındangörevlendirilmiş olduğu, buna göre davacınındavalı işveren bünyesinde fiilen ve kesintisizçalıştığı kabul edilerek fesih tarihindeişyeri müdürü tarafından görevlendirme yapılmayacağınınbelirtilerek işten çıkartıldığı, bunagöre iş akdinin işveren tarafından haklı bir nedenolmaksızın feshedildiği kanaatiyle ihbar ve kıdem tazminatınahak kazanılacağı, davalı işveren tarafındandavacının yıllık izinlerini kullandığı veyaizin ücretlerinin ödendiği, ispat edilemediğindenkıdemine göre net yıllık izin ücretialacağına hükmedileceği anlaşılmakla usul veyasaya uygun bulunan ve mahkememizce de benimsenen 15/06/2010 tarihli ilkbilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir.”şeklindeki gerekçesiyle davanın kabulüne kararvermiştir. İşbu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerineYargıtay 9.Hukuk Dairesi 03.04.2014 gün ve E:2012/6840, K:2014/11271sayılı ilamı ile özetle; “… davacınındavalı kurumda inceleme uzmanı olarak çalıştığı,dosyada bulunan belgelerden davacınınçalışmasının istisna akdine dayalı olduğugörülmektedir. Ayrıca Uyuşmazlık Mahkemesi’nin1974/473 – 1356 E.K. sayılı kararında TSE’nekarşı açılan davaların idari yargıdagörülmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacıyaait SGK hizmet döküm cetveli ve tüm dosyamünderecatından, davacının tayin, nakil, terfi, kadro vediğer özlük haklarının idari tasarruf olanyönetmelik ile düzenlendiği, bu bağlamdadavacının statü hukukuna tabi olduğuanlaşılmakla, davacının özlük haklarınailişkin dava konusu uyuşmazlığın idari yargıdaçözümlenmesi gerektiğinden davanın “yargıyolunun caiz olmaması” nedeni ile usulden reddine karar verilmesigerekirken işin esasına girilerek yazılı şekildehüküm kurulması isabetsizdir.” demek suretiylehükmün bozulmasına karar vermiştir. İstanbulAnadolu 4.İş Mahkemesi (Kadıköy 2.İş Mahkemesi):Yargıtay’ın bozma ilamına uyduktan sonra 21.10.2014gün ve E:2014/367, K:2014/471 sayılı kararı ileözetle; davanın idari yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle görev yönünden reddine kararvermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacıvekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır. İstanbul8.İdare Mahkemesi: 08.12.2014 gün ve E:2014/2353, K:2014/1896sayılı kararı ile özetle; “...anlaşmazlığınçözümünde, davacının statü değil,alacağın niteliği önem taşımakta olup, istenilentazminata yönelik ihtilafın İş Kanunuçerçevesinde karara bağlanması gerekmektedir. Bunedenle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllıkücretli izin alacağının tazmini talebinden kaynaklanan bu davanınçözümünde İş Mahkemelerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.” demek suretiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş ve kararkesinleşmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, AyhanAKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan1.6.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2247sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülenbiçimde, adli yargı ile idari yargı arasında olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, davacıvekilinin istemi üzerine, idari yargı dosyasının songörevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargıdosyası da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,Türk Standartları Enstitüsünde 19.09.2001 - 21.09.2004tarihleri arasında inceleme uzmanı olarak çalışandavacının, haklı bir sebep olmaksızınsözleşmesine son verilmesinden dolayı kıdem, ihbar veyıllık ücretli izin bedellerinin iş akdinin fesihtarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tahsiline kararverilmesi istemiyle açılmıştır. Davacınınçalıştığı belirtilen TürkStandartları Enstitüsü 132 sayılı TürkStandartları Enstitüsü Kuruluş Kanunu ile kurulmuştüzelkişiliği haiz, özel hukuk hükümlerinegöre yönetilen bir Kamu Kurumudur. Dosyakapsamında yapılan incelemede, Türk StandartlarıEnstitüsü Anadolu Yakası Temsilciliğinin HaydarpaşaGiriş Gümrük Müdürlüğüne hitabenyazmış olduğu yazıda Başbakanlık DışTicaret Müsteşarlığı Dış TicaretteStandardizasyon tebliği ve Türk Standartları Enstitüsüİthal Malları Belgelendirme Talimatı gereğigümrükten numune alınması için davacı E.B.’ında adının yer aldığı kişilerin teknik elemanolarak görevlendirildiği belirtilmiş, dosya kapsamında yeralan 03.05.2004 tarihli Türk Standartları Enstitüsüİthal Mallar İçin Numune Alma Tutanağında TSEİnceleme Komisyon Üyesi olarak davacının daadının yer aldığı, ayrıca 2001-2002-2003 tarihliGörev Bildirim Belgelerinde davacının adının yeraldığı anlaşılmıştır. Öteyandan, dosya kapsamında yer alan Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Kadıköy Sosyal GüvenlikMerkezinin Kadıköy 2. İş Mahkemesine hitabenyazmış olduğu 23.06.2009 günlü yazıda davacıE.B.’ın, davalı Türk StandartlarıEnstitüsünde çalıştığına ilişkinişyeri tescil kaydının yer almadığı belirtilmiştir. Davacı19.9.2001-21.9.2004 tarihleri arasında davalı kurumda (TSE’de)görev yaptığını ileri sürdüğünden;kurumdaki statüsünün bu tarihlerde yürürlükteolan mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir. 18.11.1960 tarih ve 132 sayılı Türk Standartları EnstitüsüKuruluş Kanunu’nun anılan tarihler arasındayürürlükte olan “Yönetmelikler”başlıklı 14 ncü maddesinde “TürkStandartları Enstitüsünün toplanma esas ve usulleri,yönetimi, denetlenmesi, organların kuruluş, görev, yetki veçalışma usulleri ile organ ve üyelerinin görevsüreleri, bütçelerinin düzenlenmesi, gelirlerinintoplanması ve sarf şekilleri ile bu Kanununuygulanmasını ilgilendiren sair konular TürkStandartları Enstitüsü Yönetim Kuruluncahazırlanıp Genel Kurulca kabul edilerek yönetmeliklerdebelirtilir.” denilmektedir. Kanununbu hükmünün uygulamasına yönelik olarak önce11.6.1969 tarihli Resmi Gazete’de “Türk StandartlarıEnstitüsü Personel Yönetmeliği”yayınlanmış; bilahare 23.6.1971 tarih ve Resmi Gazete’deyayımlanan “Türk Standartları Enstitüsü PersonelYönetmeliği” onun yerini almış; davacınıngöreve başladığını önesürdüğü tarih (19.9.2001) itibariyle deyürürlükte olan 30.5.1979 tarihinde Resmi Gazete’deyayımlanarak yürürlüğe giren “TürkStandartları Enstitüsü Personel Yönetmeliği” venihayet 14.7.2002 tarih ve 24815 sayılı Resmi Gazetede“Türk Standartları Enstitüsü PersonelYönetmeliği” yürürlüğe girmiştir. Buson yönetmelikte de 11.10.2011 tarih ve 662 Sayılı KanunHükmünde Kararname ile 132 sayılı Kanunda yapılan kimideğişiklikler sonrasında değişiklikleregidilmiştir. Soniki Yönetmelikten 30.5.1975 tarihli olanı davacının19.9.2001 (işe başladığı tarih) – 14.7.2002tarihleri arasındaki statüsünü; 14.7.2002 tarihliYönetmelik ise davacının 14.7.2002-21.9.2004 (iştençıkarıldığı tarih) tarihleri arasındakihukuki statüsünü ortaya koyucu mahiyettedir. 30.5.1975tarihli “Türk Standartları Enstitüsü PersonelYönetmeliği” nin “TSE Personeli”başlıklı 2 nci maddesi şu şekildedir: “TürkStandartları Enstitüsü personeli, üç kümedetoplanır: a) KadroluPersonel:Türk Standartları Enstitüsünün asli ve sürekligörevlerini, daha çok fikri çalışmaları ileyerine getiren personeldir. b) GeçiciPersonel:Geçici nitelikte olan hizmetleri yapmak üzere o işin bitiminekadar geçici olarak, gündelik veya aylık ücretlegörevlendirilen personeldir. c) İşçiler: TSE’debedenen veya fikren çalışanlardan bedensel faaliyeti dahaçok olan personeldir. İşçiler, hizmetsözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile deçalıştırılabilir; bu takdirde tayin, ücret,teşvik, taltif, terfi, disiplin, sosyal yardımlar, cezalandırma,işten ayrılma işlemleri, hizmet sözleşmesi veya topluiş sözleşmesinde belirtilir.” Anılanyönetmeliğin “Sosyal Güvenlik”başlıklı 35 nci maddesinde ise “TSE personelinin sosyalgüvenlik işlemleri Sosyal Sigortalar Mevzuatına göreyürütülür. Ayrıca aşağıdakiesaslara göre hizmet tazminatı ödenir...” denilmektedir. Görüldüğüüzere, Yönetmeliğin 35 nci maddesi; kadrolu personel,geçici personel ya da işçi ayrımıyapmaksızın, TSE’de çalışan tümpersonelin Sosyal Sigortalar mevzuatına tabi olduklarınıhükme bağlamaktadır. Bu durumda davacının19.9.2001-14.7.2002 tarihleri arasındakiçalışmalarında (ister geçici personel sayılsın,ister işçi kabul edilsin) 506 Sayılı Kanuna tabisigortalı sayılması gerektiği açıktır. 30.5.1975tarihli yönetmeliği ilga eden 14.7.2002 tarihli “TürkStandartları Enstitüsü Personel Yönetmeliği” nin“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde ise herhangi birayrım yapılmaksızın “Bu Yönetmelikhükümleri Türk Standartları Enstitüsü personelinikapsar” denilmekte; “Tanımlar”başlıklı 4 ncü maddesinde “Bu Yönetmeliktegeçen....Personeli Türk Standartları Enstitüsündeçalışan personeli....ifade eder.” denilmekte;“İstihdam Şekli” başlıklı 31 nci maddesiise “Enstitüde çalışan personel üçgurupta toplanır: a)Kadrolu Personel:Enstitünün asli ve sürekli hizmetlerini ifa ilegörevlendirilen ve Enstitüce ihdas edilen kadrolarda istihdam edilenpersoneldir. b)Geçici Personel: Geçici nitelikte olan hizmetleri yapmaküzere veya kadrolu istihdama ihtiyaç olmayan durumlardaçalıştırılan ve kadrolu sayılmayan personeldir. c)Sözleşmeli Personel: Enstitünün yıllıkprogramlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması,gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliğiiçin şart olan zaruri ve istisnai hallere münhasır olmaküzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaçgösteren veya tam gün çalışmaya ihtiyaçgöstermeyen geçici işlerde veya kadrolu personel yerinesözleşme ile yaptırılmasında fayda görülen işlerdeistihdam edilmek üzere çalıştırılan yerli veyabancı personeldir.” AnılanYönetmeliğin “Sosyal Güvenlik”başlıklı 85 nci maddesi ise “TSE personelinin sosyalgüvenlikleri 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa,özlük işlemleri ise bu Yönetmelik hükümlerinegöre yürütülür. TSE personeline ödenecek hizmettazminatının hesaplanmasında, personelin en sonaldığı aylık ücreti ile diğer ödemelerintamamı ve ikramiyeler esas alınır.” hükmünüöngörmektedir. Görüldüğüüzere, 14.7.2002 tarihli Personel Yönetmeliğinin 2,4,31 ve 85nci maddelerinin “herhangi bir istisna getirmeyen” açıkhükümlerinden; ister kadrolu, ister geçici, istersesözleşmeli personel statüsünde olsun, tüm TSEpersonelinin, sosyal güvenlik bakımından 506 SayılıSosyal Sigortalar Kanununa tabi oldukları hüküm altınaalınmış bulunmaktadır. Bu durumda davacının14.7.2002-21.9.2004 tarihleri arasındakiçalışmalarında (söz konusu üç kategoridenhangisinde çalışırsa çalışsın) 506Sayılı Kanuna tabi sigortalı sayılması gerektiğiaçıktır. 132Sayılı Kanunun ihtilaf konusu tarihler (14.7.2002-21.9.2004)arasında da yürürlüğünü koruyan orijinalmetninde TSE’de görev yapacak “personel” ile ilgilihiçbir düzenleme yer almadığından, 11.10.2011 tarihve 662 Sayılı KHK ile anılan Kanununa “Personel”başlıklı 10/A maddesi ekleninceye kadar, 132 SayılıKanunun yukarıda metnine yer verilen 14 ncü maddenin verdiğiyetkiyle çıkarılan “Personel Yönetmelikleri”nde bu konuya yer verilerek düzenleme yapıldığıanlaşılmaktadır. Tümbu düzenlemelerden, davacının anılan tarihlerarasında, 506 sayılı SSK’ya tabi (ne var ki davalıTSE’ce bu mecburiyete riayet edilmediği görülmektedir),“geçici personel” statüsünde görev yapan vefiilen de uzman-teknik personel olarak görevlendirilen bir kişikonumunda olduğu anlaşılmaktadır. Belirtilenmevzuat hükümleri ve dosyadaki belgeler birliktedeğerlendirildiğinde, davacının Türk StandartlarıEnstitüsünde memur veya kamu görevlisi olmayıp 2001-2004tarihleri arasında 132 sayılı Kanun’un olay tarihindeki14.md. ile buna dayalı Personel Yönetmelikleri kapsamında, çeşitlifirmalarda inceleme görevi yapan geçici uzman personel olarakgörevlendirildiği, bu görevlendirmenin Enstitü YönetimKurulu tarafından gerçekleştirildiğianlaşılmıştır. Böylece her ne kadar taraflararasında akdedilmiş olup dosyaya yansıyan bir hizmet akdi olmasada, gerek davacının davalı TSE nin gösterdiği işiverilen emir ve talimatlara göre yerine getirmek durumunda oluşu,gerekse de bu işin belli bir zaman içerisinde yerine getirilmesiningerekli oluşu birlikte değerlendirildiğinde taraflararasında bir hizmet akdinin varlığının kabulügerekmiştir. Davacınıngörev yaptığı 2001-2004 tarihlerinde yürürlüktebulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun hizmet akdi ileilgili 2.maddesinde; “Bir hizmet akdine dayanarak bir veyabirkaç işveren tarafından çalıştırılanlarbu kanuna göre sigortalı sayılırlar…”denilmiş, aynı Kanun’un “UyuşmazlıklarınÇözüm Yeri” başlıklı 134. maddesinde,“Bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar,yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevlimahkemelerde görülür” hükmüne yer verilmiştir. 506sayılı Kanun hükümleri 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ileyürürlükten kaldırılmış olup, 5510sayılı Kanunun 101 inci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı retle sonuçlandırmıştır. Mahkememizceyapılan tüm bu değerlendirmeler neticesinde; Davacının,TürkStandartları Enstitüsünde 2001-2004 tarihleri arasında 132sayılı Kanun’un 14.maddesi ile buna dayalı PersonelYönetmelikleri kapsamında, çeşitli firmalarda TSEadına inceleme görevi yapan geçici teknik uzman personelolarak Enstitü Yönetim Kurulunca görevlendirildiği, bugörevlendirmenin neticesinde taraflar arasında, davacınıngörev yaptığı tarihlerde yürürlükte bulunan 506sayılı Kanun’un 2.maddesi kapsamında bir hizmet akdikurulduğu, yukarıda metnine ve ilgili hükümlerineişaret edilen Personel Yönetmeliklerinin ilgili hükümleriuyarınca “geçici personel” statüsündegörev yapıyor olsa da davalı kurumca davacıyönünden SSK’ya bildirimde bulunulması ve 506Sayılı Kanuna göre sigorta yaptırılmasıgerekirken bu lazimeye riayet edilmediği, gerek mülga 506sayılı Kanun’un 134.maddesi, gerekse de 132sayılı Kanun’un 10/A maddesinin işaret ettiği 5510sayılı Kanun’un 101.maddesi dikkatealındığında bu Kanunlardan kaynaklananuyuşmazlıkların çözümünde bir adliyargı mercii olan iş mahkemelerinin görevli olduğununbelirtilmiş olması dikkate alındığında, uyuşmazlığınözel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul Anadolu 4.İş Mahkemesince verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SO N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul Anadolu 4.İş Mahkemesince verilen 21.10.2014gün ve E:2014/367, K:2014/471 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 1.6.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy