T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 435
KARAR NO : 2015 / 441
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :A.Sig. A.Ş.
Vekilleri :Av. M. K.D. & Av. H.A. İ.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. M. Ş.A. (İdari Yargıda)
O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkettarafından sigortalı bulunan 18 LC 155 plakalı aracın 10.09.2012tarihinde Çankırı İli, Çerkezİlçesinden Gerede İlçesine doğru seyir halindeiken 20+700 km’ye geldiğinde orta refüj arasında bulunandondurulmuş alandan Çerkeş istikametine dönüşyapmak istediği sırada sol tarafından Gerede istikametinedoğru seyreden G.D.A. sevk ve idaresindeki FSF248 plakalı araçile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafikkazasının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında,kazanın meydana geldiği bölgede orta refüjboşluğunun doldurularak geçişe müsait bir şeklegetirilmiş olduğundan yol bakım ve onarımından sorumluolan davalı idarenin %100 kusurlu olduğunun ifade edildiğini, meydanagelen kaza neticesinde sigortalı aracın pert total işlemine tabitutulduğunu, aracın piyasa değerinin 30.000,00 TL olarak tespitedildiğini, araç piyasa bedelinden, sigortalı ile mutabakatavarılan 15.000,00 TL sovtaj tenzili ile birlikte rucüen tazminatbedelinin 15.000,00 TL ve 500,00 TL araç çekme bedelitoplamı olan 15.500,00 TL olduğunu, tespit edilen 15.000,00 TLtazminat bedelinden 355 TL prim borcunun mahsup edilerek bakiye 14.645,00TL’nin 02.10.2012 tarihinde, 500,00 TL araç çekme bedelininise 17.10.2012 tarihinde sigortalıya ödendiğini belirterek, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik3.875,00 TL rucüen tazminat bedelinin ödeme tarihi olan 17.10.2012tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilinekarar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 20.Asliye Hukuk Mahkemesi: 10.06.2013 gün ve E:2013/319,K:2013/384 sayı ile özetle; davada çözüm yerininidari yargı olduğundan bahisle HMK’nun 114/1-b ve 115/2maddeleri gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanıngörev yönünden reddine karar vermiştir.
İşbu karara karşı yapılan temyiz başvurusuüzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 16.09.2013 gün veE:2013/11996, K:2013/12250 sayılı ilamı ile özetlehükmün onanmasına karar vermiş ve kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 13.İdare Mahkemesi: 04.12.2013 gün veE:2013/1711, K:2013/1609 sayılı kararı ile özetle; 2918sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan hukukisorumluluğa ilişkin işbu davada adli yargı görevlibulunduğundan bahisle davanın görev yönünden reddinekarar vermiştir.
İşbu karara karşı yapılan itiraz üzerineAnkara Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü Kurulu12.11.2014 gün ve E:2014/2640, K:2014/12484 sayılı ilamıile özetle; davanın özel hukuktaki araç işleteninhukuki sorumluluğundan kaynaklanmadığını, 6001sayılı Yasada karayollarının emniyette kullanılmalarınısağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurma,bakımını yaptırmak, onarmak, onarımınıyaptırmak, işletmek, işlettirmek, temizliğini yapmak, yaptırmakşeklinde öngörülen görevlerin tam ve eksiksiz yerinegetirilmediğinden kaynaklandığını belirterek,yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydanagelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanandavanın görüm ve çözümünün idaremahkemelerine ait olduğuna karar vererek Ankara 13.İdare Mahkemesinin04.12.2013 gün ve E:2013/1711, K:2013/1609 sayılıkararının bozulmasına karar vermiştir.
Ankara 13.İdare Mahkemesi: Ankara Bölge İdareMahkemesi’nin kararından sonra, 10.03.2015 gün ve E:2015/427,K:2015/430 sayılı kararı ile özetle; 2577 sayılıKanun’un 15/1-a maddesi uyarınca davanın yetkiyönünden reddine, anılan maddenin 4.fıkrasıuyarınca dava dosyasının yetkili Kastamonu İdareMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Kastamonu İdare Mahkemesi: 24.04.2015 gün ve E:2015/337sayı ile özetle; davanın adli yargı yerindegörülmesi gerektiğinden bahisle, 2247sayılı Kanun’un 19.maddesi gereğince görevliyargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konudaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Bahri AYDOĞAN, Nurdane TOPUZ, Alaittin AliÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Kanunun 19.maddesindeöngörülen biçimde görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının mahkemece, adliyargı dosyasına ilişkin evrak da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davanın, trafik kazasınedeniyle araçta meydana gelen maddi zararın rücuen tazminiistemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığıve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde,yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzenive güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’daadli ve idari yargı ayrımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural,trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılanbu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümü adli yargı yerinin görevinegirdiğinden, Kastamonu İdare Mahkemesince yapılanbaşvurunun kabulü ile, Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesiningörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Kastamonu İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Ankara 20.Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.06.2013 gün veE:2013/319, K:2013/384 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 1.6.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Bahri
AYDOĞAN
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy