T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 405
KARAR NO : 2015 / 415
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET : 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 40. maddesinin birinci fıkrası (d) bendi uyarınca verilen idari para cezası ile ürünlerin toplatılarak yed-i emine alınmak üzere yazılı olarak bildirilmesi, aksi halde toplatılarak, masrafların ilgilisinden tahsil edileceğine ilişkin işlemin iptal edilmesi istemiyle açılan davanın, Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27/1. maddesi hükümleri uyarınca ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :U. A.Ş.
Vekilleri :Av. Burak Kireççi, Av. Yücel Zeybek
Davalı : TekirdağValiliği, İl Gıda Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü
O L A Y : TekirdağValiliği İl Gıda Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü’nün 16.6.2014 gün ve 138 sayılıidari yaptırım kararı ile, Avlanbey Mevkii Ulaş BeldesiErgene/Tekirdağ adresinde faaliyet gösteren davacı U. A.Ş. unvanlıfirmada, şikayet konusu olan “Becel 12 g” adlı ürünün ön planda ürün adınıntüketicinin görebileceği şekildeyazılmadığı ve ürünün ne olduğunun(Tereyağ-Margarin) tam olarak anlaşılmadığınınihbar edilmesi üzerine; 30.5.2014 günü yapılan denetim sırasında,söz konusu etikette yapılan incelemeler sonucunda, etiketin TürkGıda Kodeksi Sürülebilir Yağlar/Margarin ve YoğunYağlar tebliğine ( 13. mad. ikinci fıkra b bendi) ve TGKEtiketleme Yönetmeliği 14. maddesinde belirtilen hükümlereuygun olmadığının tespit edildiğinden bahisle, 5996sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu’nun 21. maddesinin beşincifıkrasına aykırı olarak faaliyetinisürdürdüğü gerekçesiyle, davacı adına5996 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birincifıkrasının (d) bendi uyarınca 6651 TL. idari paracezası verilmiş, Tekirdağ Valiliği İl GıdaTarım ve HayvancılıkMüdürlüğü’nün 17.6.2014 gün ve92557496/ 305-03-01/4131 sayılı yazısı ile davacıyabildirilmiş, ayrıca 17.6.2014 gün ve 92557496/305-03 / 4132sayılı yazısı ile de, söz konusu Becelmarkalı 12 g ürünlerinin, 5996 sayılı Kanun’un 40.maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 7gün içinde piyasadan toplatılarak yed-i eminealınmak üzere Müdürlüğe yazılı olarakbildirilmesi, aksi halde Müdürlükçe toplatılacakolup, masrafların davacıdan tahsil edileceği bildirilmiştir.
Davacı vekilleri, Tekirdağ Valiliği İl Gıda Tarımve Hayvancılık Müdürlüğü’nün17.6.2014 gün ve 92557496/305-03-01/4131 sayılıyazısına konu idari para cezası ile 17.6.2014 gün ve92557496/305-03 / 4132 sayılı yazısı ile bildirilen ürün toplatma kararının iptali istemiyle adli yargıyerine itirazda bulunmuşlardır.
ÇORLU SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 18.12.2014 gün ve D.İş. No:2014/254 sayı ile, davacı adına verilenidari para cezası ile birlikte ayrıca ürünlerintoplatılması kararı da verildiği, bu durumda 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesi uyarıncadavanın çözümünün idari yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş,karara vekalet ücreti yönünden davalı tarafından yapılanitiraz üzerine, Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hakimliği’nce itirazınkabulüne, kararın 300 TL vekalet ücretinin itiraz edendenalınıp idareye verilmesine şeklinde düzeltilmesine kesinolarak karar verilmiştir.
Davacı vekilleri, bu kez, aynı istemle idari yargıyerinde dava açmışlardır.
TEKİRDAĞ İDARE MAHKEMESİ; 8.4.2015 gün veE:2015/166 sayı ile, davacıya ait ürünlerintoplatılmasına ilişkin işlemin, idari tedbirniteliğinde yaptırım olduğunda duraksamabulunmadığı, mülkiyetin kamuya geçirilmesiniteliğini taşıyan anılan yaptırımın, 5326sayılı Yasa’nın 16. maddesinde sözü edilenilgili kanunlarda yer alan tedbirler kapsamında olduğu, 5326sayılı Yasa’nın 19. ve 27. maddesinin sekizincifıkrası kapsamına giren idari işlemlerden deolmadığı, bu nedenle idari tedbir niteliğinitaşıyan anılan yaptırıma Kabahatler Kanunu’nungenel hükümlerinin uygulanmasının gerektiğiaçıklanarak, 5996 sayılı Kanun uyarıncaverilen idari para cezası ile ürünlerin toplatılmasınailişkin işlemlerin iptali istemini içeren davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiylegörevli yargı yerinin belirlenmesi için 2247 sayılıYasanın 19.maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve uyuşmazlığın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesinin kararına kadar ertelenmesine kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü,E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarınınUyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5996sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu’nun 21. maddesinin beşincifıkrasına aykırı olarak faaliyetinisürdürdüğü gerekçesiyle, davacı adına5996 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birincifıkrasının (d) bendi uyarınca verilen idari paracezası ile söz konusu ürünlerin, 7 güniçinde piyasadan toplatılarak yed-i emine alınmaküzere Müdürlüğe yazılı olarak bildirilmesi,aksi halde Müdürlükçe toplatılacak olup,masrafların davacıdan tahsil edileceğine ilişkinyazının iptali istemiyle açılmıştır.
5996sayılı “Veteriner Hizmetleri, BitkiSağlığı, Gıda ve Yem Kanunu”nun, “Gıdave yem güvenilirliği” başlığı altındadüzenlenen 21. maddesinde, “Gıda güvenilirliğişartları aşağıda belirtilmiştir:
a)Güvenilir olmayan gıda, gıda ile temas eden madde ve malzemepiyasaya arz edilemez. İnsan sağlığı içintehlike oluşturan ve tüketime uygun olmayan gıda, güvenilirolmayan gıda kabul edilir.
b)Gıdanın güvenilir olup olmadığınınbelirlenmesinde, üretim, işleme ve dağıtımaşamaları, etiket bilgileri ve sağlıkla ilgili uyarıniteliğindeki bilgiler ile insanlar tarafından günlüknormal kullanım koşulları dikkate alınır.
c)Gıdanın insan sağlığına zararlı olupolmadığının belirlenmesinde; tüketeninsağlığı üzerinde ani, kısa veya uzun vadedeoluşturabileceği muhtemel etkileri yanında, gelecek nesillerüzerindeki etkileri, birikerek artan muhtemel toksik etkileri ve belirlitüketici gruplarının özel sağlık hassasiyetleride dikkate alınır.
ç)Herhangi bir gıdanın insan tüketimi için uygunolmadığının belirlenmesinde, gıdanın yabancımadde karışması da dâhil olmak üzere her türbulaşıklığı veya çürüme, bozulma veyakokuşma nedeniyle kullanım amacına uygun olmaması dikkatealınır.
d) Bir seri,parti veya sevkiyattaki aynı sınıf veya çeşitgıdanın bir bölümünün güvenilirolmadığının tespiti durumunda, geri kalanı ile ilgilidaha kapsamlı yapılan değerlendirme sonucunda güvenilirolduğu ispat edilemez ise, o seri, parti veya sevkiyattaki aynısınıf veya çeşidin tamamının güvenilirolmadığı kabul edilir.
e) Gıda,Bakanlıkça belirlenen şartlara uygun olsa bile,gıdanın güvenilir olmadığına dair yeterlişüphe veya sebebin oluşması durumunda, Bakanlıksöz konusu gıdanın piyasaya arzınıkısıtlayabilir veya piyasaya arz edilen gıdayıtoplatabilir.
(2) Yemgüvenilirliği şartları aşağıdabelirtilmiştir:
a)Güvenilir olmayan yem, piyasaya arz edilemez ve hayvanlara yedirilemez.
b) Yemin,kullanım amacına göre, insan ve hayvansağlığına olumsuz etkilerinin bulunması veyahayvanlardan elde edilen gıdaların insan tüketimi içingüvenilir olmamasına neden olması durumunda, güvenilirolmadığı kabul edilir.
c)Bozulmuş ve çürümüş yem, tüketime uygunolmayan yem olarak değerlendirilir.
ç) Birseri, parti veya sevkiyattaki aynı sınıf veya çeşityemin bir bölümünün güvenilirolmadığının tespiti durumunda, gerikalanı ile ilgili daha kapsamlı yapılan değerlendirme sonucunda güvenilir olduğu ispat edilemezise, o seri, parti veya sevkiyattaki aynı sınıf veyaçeşidin tamamının güvenilir olmadığıkabul edilir.
d) Yem,Bakanlıkça belirlenen şartlara uygun olsa bile, yemingüvenilir olmadığına dair yeterli şüphe veyasebebin oluşması durumunda, Bakanlık söz konusu yeminpiyasaya arzını kısıtlayabilir veya piyasaya arz edilenyemi toplatabilir.
(3) Yemkatkıları, karma yemler, yem maddeleri, yemlerde istenmeyen maddeler,özel beslenme amaçlı yemler, ilaçlı yemler, hayvanbeslemede kullanılan belirli ürünler, hayvan beslemedekullanılması veya yemlere katılması yasak olan maddeler ileyemlere ilişkin diğer hususlar Bakanlıkça belirlenir.
(4) Yenigıdalar ile yemlere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkçabelirlenir.
(5) Gıdakodeksine aykırı gıda ve gıda ile temas eden madde vemalzeme üretilemez, işleme tâbi tutulamaz ve piyasaya arzedilemez.
(6)Bakanlık, insan sağlığını gözönünde bulundurarak bazı madde ve ürünlerin, gıdaolarak veya gıda üretiminde kullanılmalarınıkısıtlayabilir, yasaklayabilir ya da kullanımınıbelirli esaslara bağlayabilir.
(7) Gıdave yem mevzuatındaki gıda ve yem güvenilirliğineilişkin hükümlerine uygun olan ürün, bu mevzuathükümlerinin kapsadığı ölçüdegüvenilir kabul edilir” denilmiş;
“Gıdave yem ile ilgili yaptırımlar” başlığıaltında düzenlenen 40. maddesinde ise, “Gıda ve yem ileilgili yaptırımlar aşağıda belirtilmiştir:
(…….)
d) 21 incimaddenin beşinci fıkrasına aykırı hareket edenlereonbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.Ürünlerin, insan sağlığı için riskoluşturması durumunda ürünler masrafları sorumlusunaait olmak üzere piyasadan toplatılır ve mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir. Aykırılık sadece etiketbilgilerinden kaynaklanıyor ise idarî para cezası beşbinTürk Lirası olarak uygulanır.(…..) hükmü yeralmıştır.
Olayda, dava,5996 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birincifıkrasının (d) bendi uyarınca verilen idari paracezası ile ürünlerin 7 gün içindepiyasadan toplatılarak yed-i emine alınmak üzere Müdürlüğeyazılı olarak bildirilmesi, aksi halde Müdürlükçe toplatılarak masraflarındavacıdan tahsil edileceğine ilişkin işlemin kaldırılmasıistemiyle açılmış olup, 5996 sayılıKanun’da idari para cezasına ve idari tedbirlerekarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmemiştir.
Öteyandan, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesinde," (1) Bu Kanunun;
a) İdariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında,
uygulanır"denilmiş;
AnılanKanun’un birinci maddesinde, “Bu Kanunda; toplum düzenini,genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi veekonomik düzeni korumak amacıyla;
a)Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,
b)Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idariyaptırımların türleri ve sonuçları,
c)Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci,
d)İdari yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanunyolu,
e)İdari yaptırım kararlarının yerine getirilmesineilişkin esaslar,
Belirlenmiş ve çeşitli kabahatlertanımlanmıştır” denilerek Kanunun amaçve kapsamı belirlenmiş; ikinci kısmında yer alan 32ila 43. maddelerinde, Türk Ceza Kanunu kapsamı dışındakalan çeşitli kabahatler sayılarak, bu eylemlereyaptırımlar öngörülmüştür.
Aynı Kanun’un 2. maddesinde, “kabahat” deyiminden, kanununkarşılığında idari yaptırım uygulanmasınıöngördüğü haksızlığınanlaşılacağı; 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların “idari para cezası” ve“idari tedbirler”den ibaret bulunduğu; “idaritedbirler”in de mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu belirtilmiştir.
Kanun’un “Mülkiyetin kamuya geçirilmesi” başlıklı 18.maddesinde de:
“(1) Kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyleelde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine,ancak kanunda açık hüküm bulunan hallerde kararverilebilir.
(2)Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar,eşyanın;
a)Kullanılmaz hale getirilmesi,
b)Niteliğinin değiştirilmesi,
c) Ancak belli bir surette kullanılması,
Koşullarından birinin yerine getirilmesine bağlı olarakbelli bir süre geciktirilebilir. Belirlenen süre zarfındakoşulun yerine getirilmemesi halinde eşyanın mülkiyetininkamuya geçirilmesine karar verilir.
(3)Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar kesinleşinceyekadar ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından eşyayaelkonulabileceği gibi; eşya, kişilerin muhafazasına dabırakılabilir.
(4)Eşyanın mülkiyeti, kanunda açık hükümbulunan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi takdirde Devlete geçer.
(5)Eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine kararverilebilmesi için fail hakkında idari para cezası veyabaşka bir idari yaptırım kararı verilmiş olmasışart değildir.
(6)Kaim değerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de kararverilebilir.
(7)Mülkiyeti kamuya geçirilen eşya, başka suretledeğerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir.
(8)Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar,kesinleşmesi halinde yerine getirilir” denilmiş; ; “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise "idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülenidari para cezası ile mülkiyetin kamuya geçirilmesi amacıyla “ürünlerin 7 gün içindepiyasadan toplatılarak yed-i emine alınmak üzereMüdürlüğe yazılı olarak bildirilmesi, aksi halde Müdürlükçe toplatılarak masraflarındavacıdan tahsil edileceğine” ilişkin işlemin, 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 5996sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu’nda da idari para cezasına ve idaritedbirlere karşı itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasahükümleri dikkate alınacağından, idari paracezası ile söz konusu ürünlerin 7 gün içindepiyasadan toplatılarak yed-i emine alınmak üzereMüdürlüğe yazılı olarak bildirilmesi, aksi haldeMüdürlükçe toplatılarak masraflarındavacıdan tahsil edileceğine ilişkin mülkiyetinkamuya geçirilmesi amacıyla verilen karara karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, anılanKanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Tekirdağ İdareMahkemesi’nce yapılan başvurunun kabulü ile, ÇorluSulh Ceza Hakimliğince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Tekirdağ İdare Mahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Çorlu Sulh Ceza Hakimliğinin 18.12.2014 günve D. İş. No:2014/254 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 1.6.2015 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy