T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 454
KARAR NO : 2015 / 456
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 25 ve 36/3-a. maddeleri uyarınca verilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :E.İ.’ye velayeten babası B.İ.
Davalı : SamsunValiliği, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü
O L A Y : SamsunValiliği Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünceyapılan denetim sırasında, tescil zorunluluğu olan 1.5 KWelektrikli bisikleti tescil yaptırmadan ve geçerli sürücübelgesi olmadan kullandığının tespit edildiğinden bahisle,sürücü E.İ. adına 23.7.2014 gün ve HD-348316seri-sıra sayılı Trafik İdari Para Cezası KararTutanağı düzenlenerek, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 25 ve 36/3-a. maddeleri uyarınca toplam olarak2.634,00 TL idari para cezası verilmiş, aynı birim tarafından23.7.2014 gün ve 079075 sayılı araç mentutanağı düzenlenmiştir.
Davacı, idaripara cezasının iptal edilmesi istemiyle adli yargı yerinebaşvuruda bulunmuştur.
SAMSUN 2. SULH CEZAHAKİMLİĞİ: 8.1.2015 gün ve D.İş: 2014/351sayı ile, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8.maddesine göre idari para cezası yanında idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması nedeniyle davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunun reddinekarar vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı bu kez,aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
SAMSUN 1.İDARE MAHKEMESİ: 10.3.2015 gün ve E:2015/267, K:2015/273sayı ile, 2918 sayılı Kanun ve 5326 sayılıKanun’un konu ile ilgili maddeleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözetildiğinde,olay bölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adlive idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2918sayılı Kanun’un 25 ve 36/3-a. maddeleri uyarınca verilenidari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Geçicitrafik belgeleri ile geçici tescil plakaları”başlığı altında düzenlenen 25. maddesinde,“Tescilsiz olup, karayolunda geçici olarak kullanılacakaraçlara mali mesuliyet sigortası yaptırılmışolmak şartı ile ilgili tescil bürosundan geçici trafikbelgesi ile geçici tescil plakası alınması zorunludur.
Geçicitrafik belgeleri ve geçici tescil plakalarının çeşitleri,verilme şartları,geçerlilik süreleri, nicelik venitelikleri, yurt dışından getirilecek veya yurtdışına götürülecek olan araçlarageçici tescil plakası verilmesi şartları ile diğeresaslar yönetmelikte belirtilir.
(YenidenDüzenleme : 21/5/1997 - 4262/4 md.) Bu madde hükümlerineuymayanlar 3 600 000 lira para cezası ilecezalandırılırlar. Ayrıca, trafik zabıtasınca bugeçici belge ve plakalar iptal edilerek, araçlar trafikten menedilir. ” denilmiş; “Sürücü belgesi almazorunluluğu” başlığı altındadüzenlenen 36. maddesinde, “Motorlu araçların,sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafındankarayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesiyasaktır.
Araçlar,Yönetmelikte sınıfları belirtilen sürücübelgelerine sahip sürücüler ile çok taraflıanlaşmalara göre sürücü belgesi bulunan veyageçerli uluslararası sürücü belgesi olankişilerce sürülebilir.
Bunagöre;
a)Sürücü belgesi olmayanların,
b)Mahkemelerce veya Cumhuriyet savcılıklarınca ya da bu Kanundabelirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak yada tedbiren geri alınanların,
c)Sürücü belgesi iptal edilenlerin,
araçkullanarak trafiğe çıktıklarının tespitihâlinde, bu kişilere 1.407 Türk Lirası idari paracezası verilir. Ayrıca, aracın sürücü belgesizkişilerce sürülmesine izin veren araç sahibine de tescilplakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir.”hükmü yer almıştır.
UyuşmazlıkMahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesikapsamında araç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; bu Yasadagösterilen adli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeyeişaret eden 112. maddeye de herhangi bir atıftabulunulmamış olması karşısında ve göreveilişkin genel ilkelere göre idari yargının görevalanında görmüştür.
30.3.2005gün ve 25772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 30.3.2005 gün ve5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değişik 3. maddesindeise,” (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise“idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararıkesinleşir.” düzenlemeleri yer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, anılanKanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliğince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 8.1.2015 gün veD.İş: 2014/351 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 1.6.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy