T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 410
KARAR NO : 2015 / 420
KARAR TR : 01.06.2015
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :İ.Ü.
Vekili :Av. E.B.
Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av. A.D.Y. (Adli Yargıda)
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı TürkTelekomünikasyon AŞ. de kapsam dışı personelstatüsünde güvenlik görevlisi olarak çalışmaktaiken, davalı Türk Telekomünikasyon AŞ.nin 14.11.2005tarihinde gerçekleşen hisse devri ile davalı şirketinözelleştirildiğini, Haziran 2006 dönemine kadar davalışirkette çalışmaya devam eden davacının butarihte 4046 sayılı kanun hükümlerine göre başkabir kuruma nakledildiğini, 4046 sayılı ÖzelleştirmeUygulamaları Hakkında Kanunun 22. maddesinde özelleştirilenkurum personelinin nakil için Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarih itibariyle almaktaoldukları ücret v.s. haklar toplamının nakledildiklerikurumda ödenen ücret v.s. haklar toplamından fazla olmasıhalinde aradaki farkın fark kapanıncaya kadar tazminat olaraködenmesinin benimsendiğini, 406 sayılı Telgraf ve TelefonKanununun Ek 29. maddesinin 1. fıkrası ile 3. fıkrasındapersonelin ücret v.s. haklarının nakledileceği ve buartış oran ve miktarların Devlet PersonelBaşkanlığına bildirim tarihine kadar geçen süreiçinde kamu görevlililerine yapılacak artış oranveya miktarları uygulanmak suretiyle tespit edileceğinin hükmebağlandığını, belirtilen mevzuat hükümlerikarşısında 01.01.2006 tarihinden itibarenyürürlüğe giren 40,00 TL tutarındaki ek ödemenindavacının nakle esas ücreti kapsamında yer olmasıgerekirken maaş nakil ilmühaberinde bu ödemeye yerverilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunubelirterek; davacının maaş nakil ilmühaberinin 40,00 TLilave edilmek suretiyle yeniden düzenlenmesine, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 01.01.2006-30.05.2006dönemine ilişkin beş aylık ek ödeme toplamı olan200,00 TL’nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek bankamevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıyaödenmesine karar verilmesi istemiyle adli yargıda davaaçmıştır.
ANKARA18. İŞ MAHKEMESİ:29.12.2011 gün ve E:2010/1396 K:2011/1160sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiş ve bu karardavacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY9. HUKUK DAİRESİ: 20.02.2012 gün ve E:2012/6182 K:2012/4868sayılı kararında “… davacı ile ilgilidavalı işyerinde tüm bordrolar, ücret ve malihaklarına ilişkin işverence alman tüm işletmeselkararlar getirtilmeli, davacının kapsam dışı nakletabi olarak çalıştığı dönemde 406sayılı kanunun Ek. 29 ve sözleşmenin 7. maddeleriuyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399sayılı KHK.’un ek 11. cetveline tabiçalışanlara uygulanan artışlardanyararlandırılıp yararlandırılmadığı,artış yapılıp yapılmadığı, yapılanartışın tebliğlerle getirilen artışlarınaltında kalıp kalmadığı, tebliğlere göreyapılacak artışları kapsayacak şekilde maaş nakililmühaberinin düzenlenip düzenlenmediği,davacının fark alacağı olup olmadığı konusundauzman bilirkişiden rapor alınmalı ve sonucuna göre kararverilmelidir…” şeklindeki gerekçe ile davanınreddine ilişkin hükmün bozulmasına karar vermiştir.
ANKARA18. İŞ MAHKEMESİ: 06.03.2014 gün ve E:2012/333 K:2014/125sayılı kararında Yargıtay’ın bozma ilamınauyarak davacı tarafın davasının kabulüne kararvermiş, verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesiüzerine; Ankara 18. İş Mahkemesi 25.04.2014 gün ve E:2012/333K:2014/125 sayılı ek karar ile dava değeri kesinliksınırı içerisinde kaldığından temyiztalebinin reddine karar vermiş ve bu karar da davalı vekilitarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY9. HUKUK DAİRESİ: 08.09.2014 gün ve E:2014/21394 K:2014/25324sayılı kararı ile, davacının kamuyageçtiği alacağı ücretin tesbitine yönelikolduğu, fark ücretin kamuya geçtiğinde de devamettiği, tespit yanında ücretin temadi ettiği, bu nedenleverilen kararın kesinlik kapsamında kalmadığıanlaşıldığından, mahkemenin temyiz isteğininreddine dair verdiği ek kararın ortadankaldırılmasına; davacı ile davalı şirketarasında gerçekleşen işlemlerin idare hukuku alanınailişkin olması nedeniyle de davanın yargı yolu nedeniylereddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın kabulüneilişkin hükmün bozulmasına karar vermiştir.
ANKARA18. İŞ MAHKEMESİ: 04.12.2014 gün ve E:2014/768 K:2014/851sayılı kararında Yargıtay bozma ilamına uyularakdavanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle H.M.K.115/2maddesi uyarınca usulden reddine karar vermiş ve verilen karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA3. İDARE MAHKEMESİ: 08.04.2015 gün ve E:2015/28 sayılıgönderme kararında özetle; Türk Telekomdaki kamupayının %50’nin altına düşmesi nedeniyleadı geçen şirketin kamu kurumu olma niteliğini kaybetmesinedeniyle davalı şirketin idare hukuku alanında kamugücünü kullanarak işlem tesis edemeyeceğinden davakonusu taleplere yönelik olarak açılan davanın görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu gerekçesiyle 2247 sayılı Kanunun 19.maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine,dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 01.06.2015 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesi’nceanılan Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul veyönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkgörülmediğinden esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı kurumdagörev yapmakta iken,406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin yanlış düzenlendiğiiddiasıyla yeniden düzenlenmesi ve bundan kaynaklı olduğuiddia olunan zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
1953 tarih ve 6145 sayılı Yasaile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesikurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılı Telgraf ve TelefonKanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılı Yasa’yladeğiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis veişletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise, “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Şirket)” tarafından yürütülecek şekildeyeniden yapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milligüvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve seferberlikhallerinde telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesineilişkin özel kanunların hükümlerisaklıdır”; Ek 29. maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değişik birincifıkrasında, “Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nın Geçici3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Busürece paralel olarak Türk Telekom personelinin durumuincelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten itibaren yüzseksen gün içerisindeBakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personeleliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanundaöngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleriuygulanır. Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yerverilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarlayapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelinstatüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar, TürkTelekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devletmemurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en azdört yıllık yüksek öğrenim görmeşartları aranır. (Mülga ikinci veüçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin(b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olanTürk Telekom çalışanlarının aylıkücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulutarafından tespit olunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan “TürkTelekomünikasyon A.Ş. Kapsam Dışı PersonelYönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasa koyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ile kapsam dışı personel, kamupersoneli sayılmıştır. Olayda, davalının hisse devir(14.11.2005) tarihinde çalışmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında başka bir kamu kurumu emrine atanandavacı tarafından, maaş nakil ilmühaberinin yenidendüzenlenmesi ve yanlış düzenlenmesi sebebiyleuğranıldığı iddia olunan zararın tazminiistemiyle dava açılmıştır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: “a) (Değişik:8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenlertarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıgörevli olduğundan Ankara 3.İdare Mahkemesi’ninbaşvurusunun kabulü ile, Ankara 18. İş Mahkemesi’nin 04.12.2014gün ve E:2014/768 K:2014/851 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SO N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 3.İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Ankara 18. İş Mahkemesi’nin 04.12.2014 günve E:2014/768 K:2014/851 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 01.06.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy