T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 49
KARAR NO : 2015 / 271
KARAR TR : 4.5.2015
ÖZET : Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) uzman çavuş olarak görev yaparken 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 5’inci maddesi gereğince yaş haddi nedeniyle sözleşmesi feshedilen ancak 6000 sayılı yasa ile 3269 sayılı Yasanın 5’inci maddesine eklenen düzenleme gereğince sivil memur statüsünde göreve başlayan ve aynı düzenleme gereği, emeklilik aylığına hak kazandığından bahisle, emekliye sevk edilen davacının, kendi isteği dışında ve resen emekli edilmesi işleminin iptali istemiyle açtığı davanın, ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.B.
Vekili :Av. T. Ç.
Davalı :Milli Savunma Bakanlığı
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; Hava Savunma UzmanÇavuş olan müvekkilinin, 45 yaşına girmesi nedeniyle11.8.2013 tarihinde Sözleşmesinin feshedildiğini ve 6000 sayılıYasa ile 3269 sayılı Yasanın 5. maddesine eklenen cümlegereğince, TSK.leri kadrolarında istihdam edilmek üzere, 12.8.2013tarihinde katılış yaptığı İskenderun OrdueviMüdürlüğü emrine sivil memur olarak atamasınınyapıldığını; ataması yapılırkende 25 Mart 2015 tarihinde emekli edileceğinin kendisine tebliğ edildiğini; ancak daha sonra emeklilik tarihinin 25 Aralık 2013 olduğununkendisine söylendiğini, davalı İdarenin bu tarihe deuymayarak, 26 Mart 2014 tarihinde ilişiğini kestiğini, tamamenkeyfi bir şekilde ve önceden ilan ettiği tarihlereuymaksızın müvekkilini kendi isteği dışındave resen emekli ettiğini; müvekkilinin kendisine tebliğedilen 25 Mart 2015 tarihinden çok önce resen emekli edilmekistendiğini öğrenince, 04 Şubat 2014 tarihlidilekçesi ile davalıya müracaat ederek, mağduriyetlerini bildirdiğinive resen emekli edilmemesini talep ettiğini, ancak davalıtarafından 60 günlük yasal süre içerisindedilekçesine cevap verilmediğini; 3269 sayılı UzmanErbaş Kanununun “hizmet süresi” başlıklı5. maddesinde, “Uzman erbaşlar; iki yıldan az, beşyıldan fazla olmamak şartıyla sözleşme yaparakgöreve başlar ve Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı ile ilgilendirilirler. (Değişik ikincicümle: 19/6/2010-6000/26 md.) Bunlardan;
a-İstihdamedildikleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf vebranşları ile ilgili sağlık nitelikleri uygunolanların,
b-12/4/1991tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunukapsamında malul olanlardan istekleri, bilgi ve tecrübelerininsınıfı için faydalı olması ve fizikinoksanlıklarını kapatabilmesi şartıyla mensupolduğu kuvvet komutanlığı, Jandarma GenelKomutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığıile Genelkurmay Başkanlığınca uygungörülenlerden, istihdam edilecekleri kadronun sağlık niteliklerinitaşıyanların, müteakip sözleşmeleri, biryıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla azamikırk beş yaşına girdikleri yıla kadaruzatılabilir” hükmünün yer aldığını; bu cümleye, 19.06.2010 tarih ve 6000 Sayılı Kanunun 26.maddesiyle bir cümle eklendiğini ve “Yaş sınırınedeniyle Silahlı Kuvvetlerden ayrılacak olanlardan istekliler,merkezi yönetim bütçe kanunlarında yer alansınırlamalara tabi olmaksızın, Milli SavunmaBakanlığı, MSB ANT Başkanlığı ve TürkSilahlı Kuvvetleri (Jandarma Genel Komutanlığı ve SahilGüvenlik Komutanlığı dahil) kadrolarında emekliaylığına hak kazandıkları tarihe kadar Devlet memuruolarak istihdam edilirler. Atama işlemleri yaş sınırınındolmasından önce tamamlanır ve atanılan görevinaylık ve diğer mali haklarına göreve başlanılantarihten itibaren hak kazanılır. Bunların uzmanerbaşlıkta geçen hizmet süreleri 2/2/2005 tarihli ve 5289sayılı Kanun hükümleri dikkate alınmak suretiyle,öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleritavanı aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylıkderece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bu fıkrauyarınca atama işlemine tabi tutulanlara 16 ncı maddenin ikincifıkrasında yer alan ikramiye ödenmez. Bu fıkranınuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmeliklebelirlenir’ hükmünün getirildiğini; keza 6000Sayılı Kanunun Geçici 2. maddesinde de, “Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce yaşsınırı nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden ayrılan veemeklilik aylığına hak kazanamamış olan uzmanerbaşlar, üç ay içerisinde Milli SavunmaBakanlığına müracaat etmeleri halinde, 3269sayılı Uzman Erbaş Kanununun, bu Kanunun 26 ncı maddesiyledeğiştirilen 5 inci maddesi hükmündenyararlandırılırlar” hükmüne yer verildiğini;açıklanan mevzuat hükümleri doğrultusunda 45yasına girmesi nedeniyle 11.08.2013 tarihinde sözleşmesifeshedilen müvekkilinin; Kanunda belirtilen Askeri Kurumlarda Devletmemuru olarak görev yapmak üzere müracaat ettiğini; Kara Kuvvetleri Komutanlığınca yapılan atama sonucu,İskenderun Orduevi Müdürlüğü emrine Devlet memuruolarak atandığını, hemen maaş alabilmek ve maddiaçıdan zarara uğramamak için, 12.08.2013 tarihindegöreve başladığını; müvekkilinin atamasıyapılırken, KKK.lığının 11 Temmuz 2013 tarih vePER:22282378- 1210-93670-137/Tyn.D.Svl.Me.İşçi veYd.Sb.Ş.Svl.Me.Ks. sayılı yazısı ve eki UzmanErbaşlıktan Sivil Memurluğa Geçiş Atama Onay Listesiile, 25 Mart 2015 tarihine kadar görev yapacağı, bu tarihtenitibaren emeklilik işlemi yapılacağının belirtildiğinive yazının müvekkiline tebliğ edildiğini; Ancak dahasonra 23 Ocak 2014 tarihli Karanette, Uzman ErbaşlıktanMemurluğa geçen personelin görev sürelerinin yenidenincelendiği ve hesaplandığı; müvekkiliningörev süresini 25 Aralık 2013 tarihindetamamladığı ve emekli edilmesi gerektiğinin bildirildiğini; görüldüğü üzere, davalının, 23Ocak 2014 tarihinde yayınladığı bir yazı ile,geçmişe yönelik işlem tesis ettiğini vemüvekkilinin görev süresinin bu yazı tarihinden bir ayönce, 25 Aralık 2013 tarihinde dolduğunu belirttiğini; davalınıngeriye yönelik işlem tesis etmek istediğini ve bunu ancak 26Mart 2014 tarihinde gerçekleştirebildiğini ve bu tarihtemüvekkilini emekliliğe sevk ettiğini; müvekkilinin, İskenderunOrduevi Müdürlüğü emrine atanmakla uzman erbaşstatüsünü kaybettiğini ve sivil memur statüsüne geçtiğini,yani 657 Sayılı Yasaya tabi personel olarak atanmış olduğunu,bu durumda; 657 Sayılı Yasaya tabi personelin emeklilikyaş ve statüsünden aynen faydalanması gerekirken, busüre ve şartlara uyulmaksızın emekli edilmesinin, hukukauygun olmadığını, Anayasanın eşitlikilkesine de aykırılık teşkil ettiğini; 5510Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu hükümleri gereğince, 2008 yılından sonrasisteme girenlerin emekli olabilmek için, 45 yaşında memurolduktan sonra, 62 yaşına kadar 17 yıl istihdam edilmesindeyasal bir engel bulunmadığını, zira bu Kanunhükümleri gereğince, 2008 yılından önce sistemegiren personelin emekli olma yaşının, 2048 yılınakadar kademeli olarak 62 yaşına ulaşacağını; başkabir ifade ile, İskenderun Orduevi Müdürlüğünde ilkdefa 657 Sayılı Yasa kapsamında sivil memur olarak atanankişinin, kademeli olarak, 62 yaşına kadar görev yapabileceğini;uzman erbaşlıktan sivil memurluğa geçenlerin ise buhaktan yararlanamayacağını, bu suretle aynı işi,aynı koşullarda yerine getirenler arasında farkyaratılmış olduğunu; davalı İdarenin, nedenböyle bir farklılık ve eşitsizlikyarattığını açıklayamadığını, zira Kanunda bu farklı uygulamaya izin veren ve bunu hukuken koruyan birhüküm bulunmadığını; 3269 SayılıYasanın 5. Maddesine 6000 Sayılı Yasanın 26. Maddesiyleeklenen cümlede “uzman erbaşlıktan sivil memurkadrolarına atananların, emekli aylığına hakkazandıkları tarihe kadar istihdam edilecekleri”ninbelirtildiğini; bu madde hükmüne göre emekli olabilmekiçin tek şartın, emekli aylığına hak kazanmakolduğunu; bu durumda müvekkilinin emsali Devlet memuru kaçyaşında emekli aylığına hak kazanıyor ise,müvekkilinin de o yaşta emeklilik hakkını kazanmasınıngerektiğini; davalının ise Kanun hükmünüyanlış yorumlayarak, müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu;esasen davalının 3 değişik emeklilik tarihi belirtmesininde, Kanun hükmünün uygulanmasında hatayapıldığının ve mevzuata tam hakimolunamadığının bir kanıtı olduğunu; davalıidare işleminin uygulanması halinde müvekkilinin, telafisiimkansız zararlara uğrayacağını; müvekkilinin,bir yıl bile çalışmadan, emekli olacağınıönceden bilmesi halinde masraf yapmayacağını ve sivil memurolarak göreve başlamayabileceğini; müvekkilinin, sivilmemur olarak göreve başlayarak, 11.02.2014 tarihinde kabul edilen6519 sayılı Yasanın 7. Maddesiyle, uzman erbaş emeklilerineher ay verilen 100,00 TL tazminattan ve aynı Yasanın 52. maddesiyleuzman erbaş ve emeklilerine sağlanan ek gösterge hakkındanmahrum kaldığını; keza müvekkilinin, sivil memurluğabaşlamayıp, uzman olarak emekli olması halinde, 3269Sayılı Yasa gereğince kendisine ödenecek olan SilahlıKuvvetler Tazminatı, 657 Sayılı Yasaya göre emekliolması halinde alacağı emeklilik ikramiyesinden çok dahafazla olduğu için, bu yönden de zarara uğradığını;yine müvekkilinin, sivil memurluğa başlamayıp, uzmanerbaş olarak emeklilik hakkını kazanması halinde, uzmanerbaş iken en son 3. Derecenin 1. Kademesine yükselmişolması nedeniyle yeşil pasaport alacağını, sivilmemur olarak göreve başladığında aynı baremdendeğil de, 4. Derecenin 1. Kademesinden görevebaşlatılması ve yine bu baremden emekli edilmesi nedeniyle,yeşil pasaport alma hakkından da mahrum kaldığınıifade ederek; müvekkilinin kendi isteği dışında veresen emekli edilmesi işleminin iptali ile görevine iadesine kararverilmesi istemiyle genel idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalıİdarece süresi içinde, davanın Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılması gerektiği önesürülerek, görev itirazında bulunmuştur.
HATAYİDARE MAHKEMESİ: 23.9.2014 gün ve E:2014/696 sayı ile,“(…) Anayasa’nın 157. maddesinde, Askeri Yüksekİdare Mahkemesi’nin, askeri olmayan makamlarca tesis edilmişolsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkinidari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklarınyargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu; ancak,askerlik yükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 20.maddesinde; "Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Türk MilletiAdına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, askerkişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem veeylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derecemahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlarda gösterilengörevleri yapar. Ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olma şartıaranmaz. Bu Kanunun uygulanmasında asker kişiden maksat; TürkSilahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmettenayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş,erbaş ve erler ile sivil memurlardır." hükmüne yerverilmiştir.
Bunagöre, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bir davayabakabilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin “askerkişiyi ilgilendirmesi” ve “askeri hizmete ilişkinbulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir.
Davacının1602 sayılı Yasa’nın 20. maddesinde sayılan askerkişilerden olduğu ve bu nedenle dava konusu işlemin askerkişiyi ilgilendirdiği tartışmasızdır.
Dava konusuişlemin askeri hizmete ilişkin olup olmadığınagelince:
İdariişlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden“askeri hizmete ilişkin” olup olmadığınınsaptanabilmesi için işlemin konusuna bakılmasıgerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul veyönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise, buişlemin askeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir.
3269sayılı Uzman Erbaş Kanununun 5. maddesinde, uzmanerbaşların sözleşme yaparak görevebaşlayacağı ve Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı ile ilgilendirilecekleri, sözleşmelerininkırkbeş yaşma girdikleri yıla kadaruzatılabileceği, yaş sınırı nedeniylesilahlı kuvvetlerden ayrılacak olanlardan isteklilerin Milli SavunmaBakanlığı kadrosunda emekli aylığına hakkazandıkları tarihe kadar devlet memuru olarak istihdamedileceği hükme bağlanmıştır.
657sayılı Devlet Memurları Kanununun “EmeklilikHakları” başlıklı 187. maddesinde, Devletmemurlarının emeklilik ve malullük hallerinde kendilerinin,ölümleri halinde dul ve yetimlerinin sahip bulunduklarıhakların emeklilik kanunlarıyla düzenleneceğihükmüne yer verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 45yaşına girmesi nedeniyle sözleşmesi feshedilen ve 6000Sayılı Yasa ile 3269 sayılı Yasa'nın 5. maddesineeklenen cümle gereğince, TSK kadrolarında istihdam edilmeküzere İskenderun Orduevi Müdürlüğüne sivilmemur olarak atanan davacının, re'sen emekli edilmesi üzerine buişlemin iptali istemiyle bakılan davayıaçtığı anlaşılmıştır.
Olayda,davanın konusunu, davacının “re'sen emekli edilipedilemeyeceği” hususunun oluşturduğu ve bu işleminaskeri hizmete ilişkin bir yanının bulunmadığıkuşkusuzdur.
Belirtilenduruma göre ve olayda Anayasa’nın 157. ve 1602 sayılıYasa’nın 20. maddelerinde öngörülen “askerkişiyi ilgilendirme” ve “askeri hizmete ilişkinbulunma” koşulları birliktegerçekleşmediğinden, davanın görüm veçözümünde idari yargının görevlibulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davalı idarenin görev itirazının reddine, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 12. maddesi uyarınca bukararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 15 güniçinde uyuşmazlık çıkarılmasınıistemeye yetkili makama sunulmak üzere iki nüsha dilekçe ile Mahkememizebaşvurulabileceği hususunun davalı idareyetebliğine…” demek suretiyle görevlilik kararıvermiştir.
Davalıidarenin, süresi içinde verdiği dilekçe ile, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasıistemiyle başvuruda bulunması üzerine dilekçe, dava dosyasıile birlikte Askeri Yüksek İdare MahkemesiSavcılığına gönderilmiştir.
ASKERİYÜKSEK İDARE MAHKEMESİ BAŞSAVCISI; “(…)Mevzudavanın konusu, 11.08.1992 tarihinde uzman çavuş naspedilerekTSK’da göreve başlayan ve 11.08.2013 tarihinde 3269sayılı Uzman Erbaş Kanununun 5’inci maddesi gereğinceyaş haddi nedeniyle sözleşmesi feshedilen ancak 6000sayılı yasa ile 3269 sayılı Yasanın 5’incimaddesine eklenen düzenleme gereğince Hatay/ İskenderun OrdueviMüdürlüğü emrinde 12.03.2013 tarihinde sivil memurstatüsünde göreve başlayan davacının yineaynı düzenleme gereği, emeklilik aylığına hakkazandığından, 26.03.2014 tarihinde, 27.02.2014 tarih ve 2014/9sayılı karar doğrultusunda emekliye sevk edilmesi işlemininiptali istemidir.
AskeriYüksek İdare Mahkemesinin görev alanı, Anayasanın 157.maddesindeki düzenlemeye paralel olarak, 1602 sayılı AYİMKanununun 20. maddesinde,
“AskeriYüksek İdare Mahkemesi, Türk Milleti adına; askeri olmayanmakamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren veaskeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargıdenetimini ve diğer kanunlarda gösterilen, görevleri yapar.Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olmasışartı aranmaz. Bu Kanunun uygulanmasında asker kişidenmaksat; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veyahizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmelierbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlardır.”şeklinde ve 21.maddesinde de; “20 nci maddede belirtilenkişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem veeylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahislemenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptaldavaları, aynı idari işlem ve eylemlerin haklarınıihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları,doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdareMahkemesinde çözümlenir ve karara bağlanır. ”şeklinde düzenlenmiştir.
Anayasanınve 1602 sayılı Kanunun bu hükümlerikarşısında bir davaya Askeri Yüksek İdare Mahkemesindebakılabilmesi için;
1-İdariişlemin bir asker kişi göz önünde tutularak tesisedilmesi veya idari eylemin bir asker kişiye yönelmişolması, yahut uyuşmazlığın askerlikyükümlülüğünden doğmuş olması,
2-Dava konusuidari işlem ve eylemin askeri hizmete ilişkin bulunmasışartlarının birlikte gerçekleşmiş olmasıgerekmektedir.
"Askerkişiyi ilgilendirme" koşulundan, davacının hizmette yada görevden ayrılmış, 1602 sayılı Kanunun 20 ncimaddesinde sayılan asker kişilerden olmasıanlaşılabileceği gibi, işlemin “bir asker kişigözetilerek" tesis edilmesi durumunda, davacının, bu askerkişiden hareketle menfaat ihlali iddiasında bulunan kişilerden(Örneğin; eşi, ana- babası, çocukları vs.)olması halinde de söz konusu koşulungerçekleştiği kabul edilmektedir. Bu açıklamalaranazaran; TSK bünyesinde sivil memur olarak göreve devam edendavacının yasanın açık hükmükarşısında “asker kişi" olduğu konusunda tereddütyoktur. Burada açıklığa kavuşturulması gerekenhusus dava konusu işlemin askeri hizmete ilişkin olupolmadığıdır.
Öğretide,Uyuşmazlık Mahkemesinin kararlarında ve AYİMkararlarında belirtildiği üzere idari işlemin, görevliyargı yerinin tespiti yönünden “askeri hizmeteilişkin" olup olmadığının saptanabilmesiiçin, işlemin konusuna bakılması gerekmektedir. Eğeridari işlem askeri gereklere, askeri usul ve yönteme ve askerihizmete göre tesis edilmiş ise bu işlemin askeri hizmeteilişkin bulunduğu kabul edilmelidir. Daha açık birifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemler, idarece bir askerkişinin askeri yeterlik ve yetenekleri, tutum vedavranışları, askeri geçmişi, asker kişiolmaktan kaynaklanan hak ve ödevleri, askerlik hizmetinin amacı,askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural, gerek vegelenekler göz önünde tutularak değerlendirilmesi sonucundatesis edilen işlemdir.
Yaşhaddinden dolayı uzman erbaş sözleşmesi feshedilen ve 3269sayılı yasadaki özel düzenleme gereği “emekliaylığına hak kazandığı tarihe kadar” sivilmemur statüsünde göreve devam eden davacının yasahükmü gereği emekliye sevk edilmesinde askeri mevzuatınuygulandığı ve davacının askeri geçmişiningöz önüne alınarak emeklilik işleminin tesisedildiği anlaşılmaktadır. Nitekim davacınınemekli aylığına hak kazandığı tarih belirlenirkenpersonelin uzman erbaş statüsünde TSK bünyesinde icraettiği görev süreleri de nazara alınmaktadır ki esasenbu süre davacının emeklilik hakkını elde etmesiiçin geçen sürenin büyükçoğunluğunu oluşturmaktadır. Diğer yöndendavacı hakkında tesis edilen işlem isteğe bağlı emeklilikkapsamında değil 3269 sayılı yasada yer alan özeldüzenlemeden kaynaklanmakta olup resen emekliye sevk edilmesineyönelik düzenlemenin 3269 sayılı yasada yer alması daişlemin askeri hizmet gereklerine göre yapılmasınınöngörüldüğünü göstermektedir.Davacının emekli aylığına hak kazandığıtarih 5434 sayılı yasanın geçici 205 nci maddesiuyarınca tespit edilmiş ise de davacının emekliaylığını hak kazanma koşulu oluştuktan sonraemekliye sevk edilmesi yönünden 657 sayılı yasadaki geneldüzenlemeye tabi olmayıp 3269 sayılı yasadaki özeldüzenlemeye tabidir. Bu nedenlerle dava konusu işlemin askeri hizmeteilişkin olduğunun kabulü gerekmektedir
Bunagöre, dava konusu olayda Anayasanın 157 nci ve 1602 sayılıAskeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesindeöngörülen idari işlem/eylemin “asker kişiyiilgilendirmesi" ve “askeri hizmete ilişkin bulunması"koşulları birlikte gerçekleştiğinden,Anayasanın 157, 1602 sayılı Kanunun 20 ve 21. maddelerinegöre davanın görüm ve çözümününAskeri Yüksek İdare Mahkemesinin görev alanına girdiğidüşünüldüğünden, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılarak Hatay İdareMahkemesinin aksi yöndeki görevlilik kararınınkaldırılması için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesinin gerektiği sonucunaulaşılmıştır.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle; 2247 sayılı Kanunun 10, 12 ve 13.maddeleri gereğince görev uyuşmazlığınınhalli için dosyanın UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNEGÖNDERİLMESİNE, Hatay İdare Mahkemesinin 23.09.2014 tarihve 2014/696 Esas sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA ve mevzu davada ASKERİ YÜKSEK İDAREMAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA karar verilmesiningerektiği…” yolunda karar vermiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göreDanıştay Başsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI; “(…)Anayasa'nın157 nci maddesine göre, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi askeriolmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerdendoğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk veson derece mahkemesi olduğu, ancak askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiştir.
1602sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 25.12.1981tarih ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20 nci maddesininbirinci fıkrasında, "Askeri Yüksek İdare MahkemesiTürk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsabile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idariişlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve sonderece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlardagösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olması şartıaranmaz" denilmiştir.
Bunagöre, Askeri Yüksek İdare Mahkeme'sinin bir davaya bakabilmesiiçin, dava konusu idari işlem veya eylemin "asker kişiyiilgilendirmesi" ve "askeri hizmete ilişkin bulunması"koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
1602sayılı Yasa'nın değişik 20 nci maddesinde, TürkSilahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmettenayrılmış olan subay, askeri memur astsubay askeriöğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş,erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
Davacının1602 sayılı Yasa'nın 20 nci maddesinde sayılan askerkişilerden olduğu ve dava konusu işlemin asker kişiyiilgilendirdiği tartışmasızdır.
Dava konusuişlemin askeri hizmete ilişkin olup olmadığınagelince;
İdariişlemin, görevli yargı yerinin tesbiti yönünden"askeri hizmete" ilişkin olup olmadığınınsaptanabilmesi için, işlemin konusuna bakılmasıgerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul veyönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise, buişlemin askeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Daha açıkbir ifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemler; idarenin birasker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin tutum vedavranışlarının, askeri geçmişinin askerkişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik amacı,askeri görev yerlerinin özellikleri askeri kural ve gereklergözönünde tutularak, değerlendirilmesi sonucu tesis edilenişlemlerdir. İşlem, askeri olmayan bir makam tarafındantesis edilmiş olsa bile durum değişmemekte menfaati ihlal edilenasker kişinin açtığı davanın Askeri Yüksekİdare Mahkemesi'nde görülmesi gerekmektedir.
Olayda,davanın konusunu TSK'da görev yapan sivil memurstatüsündeki davacının re'sen emekli edilipedilmeyeceğinin oluşturduğu, 45 yaşına girmesinedeniyle, uzman erbaş sözleşmesi feshedilen ve 3269sayılı Yasa'daki özel düzenleme gereği "emekliaylığına hak kazandığı tarihe kadar" sivilmemur statüsünde göreve devam eden davacının, Yasahükmü gereğince re'sen emekliye sevk edilmesinde, askerimevzuatın uygulandığı ve geçmişigözönüne alınarak emeklilik işleminin tesisedildiği anlaşılmaktadır.
Belirtilenduruma göre ve olayda, Anayasa'nın 157 nci ve 1602 sayılıKanun'un 20 nci maddesinde öngörülen "asker kişiyiilgilendirme" ve "askeri hizmete ilişkin bulunma"koşulları birlikte gerçekleştiğinden, davanıngörüm ve çözümünün Askeri Yüksekİdare Mahkemesi'nin görevine girdiği sonucunaulaşılmaktadır.
SONUÇ : Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiuyarınca yapılan başvurunun kabulünün uygunolacağı” yolunda görüş bildirmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 4.5.2015 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğinceyapılan incelemeye göre, davalı idarenin anılanYasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Askeri Yüksek İdare MahkemesiBaşsavcısı’nca, 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde AskeriYüksek İdare Mahkemesinin görevli olduğu yolundaki raporuile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Danıştay Savcısı Yakup BAL ile ileAskeri Yüksek İdare Mahkemesi Savcısı Nihat POLAT’ındavada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin görevliolduğu yolundaki sözlü ve yazılıaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: TürkSilahlı Kuvvetleri'nde (TSK) uzman çavuş olarak görevyaparken 11.08.2013 tarihinde 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun5’inci maddesi gereğince yaş haddi nedeniylesözleşmesi feshedilen ancak 6000 sayılı yasa ile 3269sayılı Yasanın 5’inci maddesine eklenen düzenlemegereğince Hatay/ İskenderun OrdueviMüdürlüğü emrinde 12.03.2013 tarihinde sivil memurstatüsünde göreve başlayan ve aynı düzenlemegereği, emeklilik aylığına hak kazandığındanbahisle, 26.03.2014 tarihinde, 27.02.2014 tarih ve 2014/9 sayılıkarar doğrultusunda emekliye sevk edilen davacı; kendiisteği dışında ve resen emekli edilmesi işlemininiptali istemiyle dava açmıştır. Anayasa’nın157. maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin askeriolmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerdendoğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk veson derece mahkemesi olduğu; ancak askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 20.7.1972tarih ve 1602 sayılı Yasa’nın 25.12.1981 tarih ve 2568sayılı Yasa ile değişik 20. maddesinde de aynıhüküm yer almıştır. Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idariişlemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve “askerihizmete ilişkin bulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir. 1602sayılı Yasa’nın değişik 20. maddesinde,Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmettenayrılmış olan, subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci uzman çavuş, uzman jandarma çavuş,erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır. Anılan Yasa’nındeğişik 21. maddesinin birinci fıkrasında “20 ncimaddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkinidari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındanbahisle menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılacakiptal davaları, aynı idari işlem ve eylemlerinhaklarını ihlal etmesi halinde açılacak tam yargıdavaları, doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde çözümlenir ve kararabağlanır.” denilmiştir. İdariişlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden“askeri hizmete ilişkin” olup olmadığınınsaptanabilmesi için işlemin konusuna bakılmasıgerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul veyönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise bu işleminaskeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Dahaaçık bir ifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemler;idarenin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum vedavranışlarının, askeri geçmişinin, askerkişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik hizmetininamacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural vegerekler göz önünde tutularak değerlendirilmesi sonucundatesis edilen işlemlerdir. İşlem, askeri olmayan bir makamtarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemektemenfaati ihlal edilen asker kişinin açtığıdavanın, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ndegörülmesi gerekmektedir. 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanun’un Amaçbaşlıklı 1. maddesinde; “ Bu Kanunun amacı, Türk Silahlı Kuvvetlerininerbaş kadrolarında devamlılık arz eden teknik ve kritikgörevlerde, yetişmiş personel ihtiyacınıkarşılamak maksadıyla istihdam edilecek uzman onbaşıve uzman çavuşların temini, hizmet şartlarıgörev ve hakları, yükümlülükleri, astsubaysınıfına geçirilmeleri ile ilgili esas ve usulleridüzenlemektir.” Anılan Kanunun Kapsam başlıklı 2. maddesinde; “ Bu Kanun Türk Silahlı Kuvvetleri erbaşkadrolarında istihdam edilecek uzman erbaşlarla, bunlarıistihdam edecek ve bunların istihdamı ile ilgili birlik, kurum vekuruluşları kapsar.” Aynı Kanunun Hizmet Süresi başlıklı 5.maddesinde ise ; “ (Değişik madde : 10/02/2004-5085 S.K./3.mad) Uzman erbaşlar; iki yıldan az, beş yıldan fazla olmamakşartıyla sözleşme yaparak göreve başlar veTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler.(Değişik cümle: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.) Bunlardan; a) İstihdam edildikleri kadronun görev özelliklerinegöre sınıf ve branşları ile ilgili sağlıknitelikleri uygun olanların, b) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı TerörleMücadele Kanunu kapsamında malul olanlardan istekleri, bilgi vetecrübelerinin sınıfı için faydalı olmasıve fiziki noksanlıklarını kapatabilmesi şartıylamensup olduğu kuvvet komutanlığı, Jandarma GenelKomutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığıile Genelkurmay Başkanlığınca uygungörülenlerden, istihdam edilecekleri kadronun sağlıkniteliklerini taşıyanların, müteakipsözleşmeleri, bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamakşartıyla azami kırkbeş yaşına girdikleriyıla kadar uzatılabilir. (Ek cümle: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.)Yaş sınırı nedeniyle Silahlı Kuvvetlerdenayrılacak olanlardan istekliler, merkezi yönetim bütçekanunlarında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın,Milli Savunma Bakanlığı, MSB ANT Başkanlığıve Türk Silahlı Kuvvetleri (Jandarma Genel Komutanlığıve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil) kadrolarındaemekli aylığına hak kazandıkları tarihe kadar Devletmemuru olarak istihdam edilirler. (Ek cümle: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.)Atama işlemleri yaş sınırının dolmasındanönce tamamlanır ve atanılan görevin aylık vediğer mali haklarına göreve başlanılan tarihtenitibaren hak kazanılır. (Ek cümle: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.)Bunların uzman erbaşlıkta geçen hizmet süreleri2/2/2005 tarihli ve 5289 sayılı Kanun hükümleri dikkatealınmak suretiyle, öğrenim durumlarına göreyükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydıylakazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitindedeğerlendirilir. (Ek cümle: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.) Bufıkra uyarınca atama işlemine tabi tutulanlara 16 ncımaddenin ikinci fıkrasında yer alan ikramiye ödenmez. (Ekcümle: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.) Bu fıkranınuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. Bu yaş sınırının beş yılfazlası uzman erbaşların askerlik çağı sonudur.Barışta ve seferde bu süreye kadar yedeğeayrılmış uzman erbaşlar yaşı en gençolanlardan başlamak üzere hizmeteçağrılabilirler.” hususları belirtilmiştir. Dava konusu olayda; davacının, 11 Ağustos 1992 tarihindeuzman çavuş nasbedilerek TSK’da görevebaşladığı; 70’inciMknz.P.Tug.K.lığı/MARDİN emrinde görevli iken 11Ağustos 2013 tarihinde 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun5’inci maddesi gereğince yaş haddi nedeniylesözleşmesinin feshedildiği; 3269 sayılı UzmanErbaş Kanunu ve Yaş Sınırı Nedeniyle TürkSilahlı Kuvvetlerinden Ayrılan veya Ayrılacak Olan UzmanErbaşların Millî Savunma Bakanlığı, MSB AntBaşkanlığı ve Türk Silahlı KuvvetleriKadrolarında Devlet Memuru Olarak İstihdamına DairYönetmelik hükümleri gereğince isteği üzerineİskenderun Orduevi Müdürlüğü/HATAY emrinde sivilmemur statüsünde göreve başladığı; 26 Mart2014 tarihinde, 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu'nun Geçici 205’inci maddesi gereğince 27 Şubat2014 tarihli ve 2014/9 sayılı kararla emekliye sevkedildiği; bunun üzerine davacı tarafından, kendiisteği dışında ve resen emekli edilmesi işlemininiptali istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır. 3269 sayılı Kanunun hükümleri gereği yaşhaddi nedeniyle uzman erbaş sözleşmesi feshedilip “emekliaylığına hak kazandığı tarihe kadar’’Devlet memuru olarak göreve devam ettirilen davacının emekliaylığına hak kazandığı tarihte zorunlu olarakemekliye sevk edilmesi işleminde askeri mevzuatınuygulandığı, emeklilik işleminin davacının askerigeçmişi (uzman erbaş statüsü) gözetilerek tesisedildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca davacının emekli aylığına hakkazandığı tarih belirlenirken, davacının uzmanerbaş statüsünde icra ettiği görev süresi denazara alınmakta olup, bu süre davacının emeklilikhakkını elde etmesi için geçen süreninbüyük bölümünü oluşturmaktadır.Öte yandan, davacı hakkında tesis edilen işleministeğe bağlı emeklilik işlemi değil 3269sayılı Kanunda yer alan özel düzenlemeden kaynaklananzorunlu emeklilik işlemi olması da, işlemin askeri hizmetgereklerine göre tesis edildiğini göstermektedir. Bunagöre, davacı hakkında emeklilik hizmet süresinin sonundaemekliye sevki yönünde re’sen tesis edilen işlemin,idarece; askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerininözellikleri ve hizmet gerekleri göz önüne alınarakdeğerlendirildiği ve bu işlemin yargısal denetimisırasında da bu hususların dikkate alınacağıaçık olduğundan, davacı hakkında tesis edilen idariişlem askeri hizmete ilişkin bulunmaktadır. Belirtilenaçıklamalar ışığında uyuşmazlıkkonusu olayda Anayasa’nın 157. ve 1602 sayılı Yasa’nın20. maddelerinde öngörülen, idari işlemin asker kişiyiilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunmasıkoşulları birlikte gerçekleştiğigörüldüğünden, davanın görüm veçözümü Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ningörevine girmektedir. Açıklanannedenlerle, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısınınbaşvurusunun kabulü ile, davalı idarenin görevitirazının reddine ilişkin Hatay İdare Mahkemesince verilengörevlilik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ASKERİ YÜKSEK İDAREMAHKEMESİ’NİN görevli olduğuna, bu nedenle AskeriYüksek İdare Mahkemesi Başsavcısınca yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, davalı idarenin GÖREVİTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Hatay İdareMahkemesinin 23.9.2014 gün ve E:2014/696 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 4.5.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy