T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 368
KARAR NO : 2015 / 383
KARAR TR : 01.06.2015
ÖZET: Jandarma Üstçavuş sınıf ve rütbesiyle Takım Komutanı olarak görev yapan davacının, 12.09.1980 öncesi ve sonrası dönemde, İlçe Jandarma Komutanlığı nezarethanesinde bulunan şüphelilere işkence yaptığı iddiasıyla hakkında açılan kamu davasında savunmasını yapan avukatın ücretinin ödenmesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile takdir olunan avukatlık ücretinin ödenmesine istemiyle açılan davanın, GENEL İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :O.Y.
Vekili : Av. G.K.
Davalı :İçişleri Bakanlığı (Jandarma GenelKomutanlığı)
O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacı hakkında Ünye CumhuriyetBaşsavcılığı’nın iddianameleriyle,işkence yapmak suçundan kamu davasıaçıldığını, bunun üzerine davacı ileAvukatlık Ücret Sözleşmesi yaptıklarını,davacının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve211 sayılı TSK İç Hizmet Kamunu Kapsamında avukatücreti yardımından istifade etmek için 02.06.2014tarihinde yaptığı idari müracaatın, Komisyonun10.09.2014 tarihli kararı ile reddedildiğini, 201.11.2014 tarihlicevabi yazısıyla talebin uygun değerlendirilmediğininbildirildiğini, Ünye Ağır Ceza Mahkemesi’nin13.06.2014 tarihli hükmüyle zamanaşımından dolayıdüşme kararı verildiğini, davacının işkenceeylemini gerçekleştirdiği iddia edilen 12.09.1980 tarihi vesonraki dönemlerde Ordu/Aybastı J.Asayş.Komd.Tk.K.nı olarakgörev yaptığını, toplumsal olaylara müdahale,operasyon, emniyet, asayiş dışında bir görevininolmadığını, adli görevininolmadığını, nezarethanede sorgulama yetkisininbulunmadığını, ister terörle mücadele kapsamında,isterse jandarmanın emniyet, asayiş ve adli görevikapsamındaki görevi olsun, hakkındaki asılsıziftiralara istinaden dava açılan davacının, yasalarladüzenlenmiş, usul ve esasları yönetmeliklerdegösterilmiş olan avukatlık yardımından yararlanma ve tuttuğuavukatın ücretinin kurum ve bakanlık bütçesindenödenmesi gerektiğini, zira dava açılmasına sebepolacak herhangi bir kastı, kusuru ihmali veya bilinçli taksiribulunmadığını belirterek; hukuka aykırı olanavukatlık ücretinin ödenmemesi işleminin öncelikleyürütülmesinin durdurulmasına ve iptaline, fazlayailişkin haklar saklı kalmak üzere, takdir olunan ücretinyasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle AskeriYüksek İdare Mahkemesinde dava açmıştır.
ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİÜÇÜNCÜ DAİRESİ: 04.12.2014 gün veE:2014/1623 K:2014/1559 sayılı kararında “…davacıhakkında tanzim edilen iddianamelerde, işkence yapmak suçundandolayı cezalandırılmasının talep edildiğianlaşılmaktadır. İddianamelerin içeriğinde;Ordu ili, Aybastı İlçesinde konuşlu Jandarmabirliğinde rütbeli personel olarak görev yapandavacının, 12.09.1980 tarihi öncesi ve sonraki dönemlerdepolis ve Jandarmanın müştereken yaptığı emniyetve asayişin teminine yönelik operasyonlarakatıldığı, kriminal olaylara karıştığıbelirlenen kişilerin gözaltına alınmasınısağladığı, gözaltı süresi içerisindeatılı suçları işlediği belirtilmektedir, İddianamelerde,211 sayılı Kanunun 87'nci maddesi kapsamında, silah kullanmayetkilerinden ziyade, 3713 sayılı Kanunun 15'inci maddesikapsamında, emniyet ve asayişin teminine yönelik, terörlemücadele görevlerinden bahsedilmiştir.
Jandarmanın; emniyet ve asayiş ile kamu düzenininsağlanması, korunması ve kollanmasından, suçişlenmesinin önlenmesi için gerekli tedbirlerinalınıp, uygulanmasına yönelik görevlerinin mülkigörevi, keza işlenmiş suçlarla ilgili olarak kanundabelirtilen işlemleri yapmak ve bunlara ilişkin adli hizmetleri yerinegetirmenin adli görevi olduğu 2803 sayılı Kanun ve ilgiliYönetmelikte açıkça belirtilmiştir. Davacıhakkında mülki (veya ifadenin tespiti sırasında adli)görevin ifası sırasında, diğer bir deyişleişlenen suçlarla ilgili kolluk görevi esnasında,iddianameye konu olan eylemlerin meydana geldiği iddiası ileiddianameler düzenlenmiştir. Jandarmanın askeri bir hizmetiesnasında veya askeri bir hizmeti ile ilgili bir eylemden dolayıdavacı hakkında açılmış bir davabulunmamaktadır. Uyuşmazlığınçözümünde asker kişilerin yetenek ve yeterlilikleritutum ve davranışları, asker kişinin geçmişihak, ödev ve sorumlulukları gibi durumlar, askerlik hizmetininamacı, askeri kural ve gelenekler yönünden de birdeğerlendirme yapılması da gerekmemektedir.Dolayısıyla davada askeri hizmete ilişkinlik şartı gerçekleşmediğinden,davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenmesimümkün değildir. Dava genel idari yargı yerindegörülmelidir. ve Davacı vekili bu kez aynı istemli idari yargıda davaaçmıştır. ANKARA 15. İDARE MAHKEMESİ: 04.02.2015 gün ve E:2015/79sayılı kararında “…Dava dilekçesi veeklerinin incelenmesinden; Jandarma Genel Komutanlığı emrindeJandarma Başçavuş olarak görev yapmakta iken 2003yılında emekliye ayrılan davacı hakkında 1979-1982tarihleri arasında Ordu İi Aybastı İlçesindeJandarma Asayiş Komutanlığı emrinde görevdebulunduğu döneme ilişkin olarak şüphelilereişkence yaptığı iddiasıyla adli yargı yerindeaçılan kamu davasında davacı vekilinin müdafi olaraktayin edildiğinden vekalet ücreti ödenmesi istemiyleyapılan başvurunun Sanık Asker Kişiler İçinAvukatlık Ücretinin Ödeme Usul ve Esasları HakkındaYönetmelik Hükümleri uyarınca reddine ilişkinişlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda; bakılan uyuşmazlığın askeri mevzuat kapsamındayer alan düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle askeri gereklere,askeri hizmete göre tesis edildiği ve bu şekilde askeri hizmeteilişkin olduğu sonucuna varılmıştır. Buna göre; davanın görüm veçözümü Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ningörevli olduğu sonucuna varılmıştır…”şeklindekigerekçe ile 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi hükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Metin ULUKANLIGİL’inkatılımlarıyla yapılan 01.06.2015 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME:Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesi’nceanılan Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul veyönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkgörülmediğinden esasın incelenmesine oy birliği ilekarar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde genel idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen DanıştaySavcısı Yakup BAL ile AYİM Savcısı HalitÜNKAZAN’ın davada genel idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 1979-1982 tarihleriarasında Ordu İl Jandarma Komutanlığı’nabağlı Aybastı İlçe JandarmaKomutanlığı’nda Jandarma Üstçavuşsınıf ve rütbesiyle Takım Komutanı olarak görevyapan davacının, 12.09.1980 öncesi ve sonrası dönemde,Aybastı İlçe Jandarma Komutanlığınezarethanesinde bulunan şüphelilere işkenceyaptığı iddiasıyla hakkında açılan kamu davasındasavunmasını yapan avukatın ücretinin ödenmesiistemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddineilişkin işlemin iptali ile takdir olunan avukatlıkücretinin ödenmesine ilişkindir. Dava dosyalarının incelenmesinden; davacının1979-1982 tarihleri arasında Aybastı JandarmaKomutanlığı’nda Jandarma Üstçavuş olarakgörev yaptığı ve 2003 yılında Jandarma Başçavuşolarak emekli olduğu, 12 Eylül 1980 tarihinde uygulamaya konulansıkıyönetim döneminde Aybastı JandarmaKomutanlığı’nda gözaltına alınan A.Ö.’in29.03.2012 tarihinde verdiği şikayet dilekçesi üzerine davacıO.Y.’nın da aralarında bulunduğu sanıklarhakkında işkence suçu nedeniyle haklarında kamudavası açıldığı, açılan davanedeniyle yapılan yargılama sonucu Ünye Ağır CezaMahkemesi’nin E:2014/124 K:2014/225 sayılı kararı ile“… İşkence suçunu 1980 yılında işledikleriiddiasıyla 765 sayılı TCK.nun 243/1, 80, 5237 sayılıTCK.nun37, 94/1, 43/1, 53/1 maddeleri gereğincecezalandırılmaları istemiyle Mahkememize kamu davasıaçılmış ise de;765 sayılı Türk CezaKanunununda 102/3. maddesinde sanıklara isnat edilen"Hükümet Memurları Tarafından Efrada KarşıYapılan Suimuamele" suçun 10 YILLIK DAVA ZAMANAŞIMIsüresine tabi tutulmasına karşın 765 sayılıTCK.nunun 13/11/2005 tarih ve 25642 S.R.G. de yayımlanan 04/11/2004 tarihve 5252 sayılı kanunun 12. maddesi ile, 1 Haziran 2005 tarihiitibariyle tüm ek değişiklikleriyle birlikteyürürlükten kaldırıldığı, 12.10.2004tarih ve 25611 sayılı R.G.'de yayımlanan, 26.09.2004 kabultarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 66. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi gereğince sanıklara isnat edilen"İşkence" suçun 15 YILLIK DAVA ZAMANAŞIMIsüresine tabi olduğu, her ne kadar tarihli Resmi Gazetedeyayımlanan 11.04.2013 gün ve 6459 sayılı İnsanHakları ve İfade ÖzgürlüğüBağlamında Bazı Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanunun 9. maddesinde "Bu suçtandolayı zamanaşımı işlemez." hükmükonulmuş ise de, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinin 1. ve 2.fıkralarında " İşlendiği zamanyürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayanbir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiriuygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe girenkanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimsecezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz.Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsainfazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar. Suçunişlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradanyürürlüğe giren kanunların hükümlerifarklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur."hükmü, 1982 Anayasasının 38. maddesinde "Kimse, işlendiğizaman yürürlükte bulunan kanunun suçsaymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz;kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç içinkonulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez."hükmü karşında, 5237 sayılı TCK.nun 7/2.maddesine göre yapılan lehe kanun değerlendirmesine göresanıklar hakkında 765 sayılı TCK hükümlerininuygulanmasının daha lehe bir yasal düzenleme olduğu,sanıkların yargılaması sırasında 765sayılı TCK.nun 102/3. maddesine göre davazamanaşımı süreleri gerçekleştiğindensanıklar hakkındaki kamu davasının 765 sayılıTCK.nunl02/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddelerigereğince DÜŞMESİNE,…” karar verildiği;davacı Osman Yakıcı’nın hakkındaaçılan kamu davası nedeniyle Av. Gazi Koçer ile AvukatlıkÜcret Sözleşmesi yaparak davaya müdafii ile katıldığıgerekçesiyle 3713 sayılı Terörle MücadeleKanunu ve 211 sayılı İç Hizmet Kanunu uyarıncaçıkartılan yönetmeliklerde tanınan avukatlıkyardımı ve avukatlık ücretinden yararlanmahakkını kullanmak amacıyla davalı idareye yaptığıbaşvurunun reddedilmesi üzerine söz konusu işleminiptali ve parasal hakların verilmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. Anayasa’nın 157. maddesinde, AskeriYüksek İdare Mahkemesi’nin, askeri olmayan makamlarca tesisedilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmeteilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derecemahkemesi olduğu; ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20.maddesinin birinci fıkrasında, “Askeri Yüksek İdareMahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesisedilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerihizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargıdenetimini ve diğer kanunlarda gösterilen, görevleri yapar.Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olmasışartı aranmaz” denilmiştir. Buna göre, Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idariişlem veya eylemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve“askeri hizmete ilişkin bulunması” koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. 1602 sayılı Yasa’nındeğişik 20. maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerindegörevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askerimemur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzmanjandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar askerkişi sayılmaktadır. Davacının 1602 sayılı Yasa’nın20. maddesinde sayılan asker kişilerden olduğu ve bu nedenledava konusu eylemin asker kişiyi ilgilendirdiğitartışmasızdır. Olayda, davacınınyargılandığı suç tarihi itibariyle asker kişiolduğunda tartışma yok ise de, tazminata konuuyuşmazlığın askeri hizmete ilişkin olupolmadığının incelenmesi gerekmektedir. 2803sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve YetkileriKanunu’nun, 3. maddesinde, jandarma “silahlı askeri birgüvenlik ve kolluk kuvveti” olarak tanımlanmış, 7.maddesinde; görevleri: a)Mülki görevleri;Emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak vekollamak, kaçakçılığı men, takip ve tahkiketmek, suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirlerialmak ve uygulamak, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin dışkorunmalarını yapmak; b) Adli görevleri; İşlenmişsuçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilen işlemleri yapmak vebunlara ilişkin adli hizmetleri yerine getirmek.c) Askeri görevleri; Askerikanun ve nizamların gereği görevlerle GenelkurmayBaşkanlığınca verilen görevleri yapmak. d) Diğergörevleri; Yukarıda belirtilen görevler dışındakalan ve diğer kanun ve nizam hükümlerinin icrası ilebunlara dayalı emir ve kararlarla Jandarmaya verilen görevleri yapmakolarak sayılmış; 8. Maddesinde; Jandarma birlikleri;Genelkurmay Başkanlığınca lüzum görülenhallerle sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerindegerekli olan bölümü ile Kuvvet Komutanlıkları emrinegirer, kalan bölümü ile Jandarma GenelKomutanlığı emrinde normal görevlerine devam ederdenilmiştir. 2803 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılanJandarma Teşkilatı Görev ve YetkileriYönetmeliği’nin 8. maddesinde; Hizmet sınırı:“ Kanun ve nizamlar ile bunlara dayalı olarak yetkili makamlarcaverilen emir ve kararların öngörmediği hiç birgörev Jandarmadan istenemez. Ancak; a. Jandarma subayları vali vekaymakam vekilliğine; Jandarma astsubayları bucak müdürvekilliklerine geçici bir süre için verilebilirler. Jandarmaiç güvenlik birliklerinin mülki teşkilata tabi olmasınedeniyle bu görev ancak, il jandarma alay komutanlıkları ileast kademelerinde görevli subay ve astsubaylara verilebilir. b.Suçlar işlenmeden önce ve suç işlenmesiniönlemek için, emniyet ve asayiş ile kamu düzeninisağlamak, korumak ve kollamak amacıyla alınan önlemler, buönlemlerin uygulanması; kaçakçılığıönleme, kovuşturma ve soruşturma konusuna ilişkinönlem ve faaliyetler ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinindış korunmalarına ilişkin önlem ve faaliyetler, idarinitelikte olup; hizmet sınırının belirlenmesindejandarmanın mülki görevi olarak değerlendirilir. c.İşlenmiş suçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilenişlemlerin yapılmasına ve bunlara ilişkin adli hizmetlerinyerine getirilmesine dair görevler, hizmet sınırınınbelirlenmesinde jandarmanın adli görevi olarak değerlendirilir; 81.maddesinde; Adli Görevlerin Esasları: Adli görevler;işlenmiş suçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilenişlemleri yapmayı ve bunlara ilişkin adli hizmetleri yerinegetirmeyi kapsar. Bu esas çerçevesinde Jandarma; a.Suçları aramak, herhangi bir ihbar ya da şikayet beklemeksizin,bütün istihbarat tekniklerinden yararlanarak, suçları vesuçluları ortaya çıkarmak, b. Olayınaydınlanması, adli makamlarca konunun yeterinceanlaşılması için gerekli Acele Önlemleri almak ve buanlamda olmak üzere; suç ve suçun sanığıolabilecekleri, bunlarla ilgili delilleri aramak, saptamak; toplayıpkorumak, olay yerini aynen ya da resim, kroki vb. yöntemlerle koruyucuönlemler almak, c. Düzenlenen belgeleri, toplanan delilleri,suçun sanık ve ilgililerini; ilgisine göre CumhuriyetSavcılığına ya da diğer yetkili makamlar, kanun venizamlarda öngörülen esaslara uygun olarak göndermek, d.Cumhuriyet Savcısının ya da diğer yetkili adlimakamların, kanun ve nizamlar çerçevesindeki isteklerineuygun olarak; gerekli soruşturma işlemlerini yerine getirmek, bilgivermek ve yetkilendirilmişse HazırlıkSoruşturmasını bir bütün olarak, baştan sonayürütmek, e. Gereğinde zor kullanma yetkisi verenmüzekkereler olarak; ihzar, tutuklama, yakalama ve hapsen tazyikmüzekkerelerini yerine getirmek, f. Polis teşkilatı olmayanyerlerde duruşmaların güvenlik ve disiplinininsağlanması ya da diğer adli işlemlerinyürütülüşü sırasında önlemalınması için; Cumhuriyet Savcılığıaracılığıyla iletilen kanun ve nizama uygun istekleriyerine getirmek, g. Zor kullanılması gereken durumlarda, göreviyerine getirirken engellenme ya da saldırıya uğrama tehlikesininbulunduğu durumlarda; icra memurları tarafından, yazıylaistenen yardım görevinin gereğini yapmak,yükümlülüğündedir; 82. maddesinde; AdliGörevlerin Yürütülüş Esasları: – Adligörevlerin yürütülüşüne ilişkinesaslar, görevin özellikleri göz önünde tutularak; buyönetmeliğin ilgili Maddelerinde ayrı ayrıaçıklanmıştır. İlgili Maddede hükümbulunmayan konularda, diğer kanun ve nizamlarda yer alanhükümlere göre hareket edilir.” denilmiştir. Uyuşmazlık,asker kişi hakkında açılan ceza davasındaödenen avukatlık ücretine ilişkin olduğundan bukonudaki düzenlemelere de ayrıca bakmak gerekir. 4/1/1961tarih 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu’nun 87.maddesinde; Soruşturma usulü ve adli yardım: (Ek : 22/11/1990 -3683/5 md.) Silah kullanmak zorunda kalan asker kişilerhakkında, hazırlık soruşturması Askeri Savcı,Cumhuriyet Savcısı veya yardımcıları tarafındanyapılır. Haklarında dava açılan sanık askerkişiler duruşmadan vareste tutulabilir. Olayın mahiyetine vekusurun derecesine göre sanığın mensup olduğuBakanlıkça durumu uygun görülenlerin vekalet verdiğiavukatın ücreti, bu bakanlıkların bütçesinekonulacak ödenekten karşılanır. Avukat tutma veavukatlık ücretinin ödeme usul ve esasları, Milli Savunmave İçişleri bakanlıklarınca bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ayiçinde çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”şeklindeki düzenleme uyarınca “ Sanık AskerKişiler İçin Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul veEsasları Hakkında Yönetmelik “çıkarılmıştır. Bu konudaki birbaşka düzenleme (somut uyuşmazlığa konu olaydan sonraçıkarılan) 12.04.1991 tarih 3713 sayılı TerörleMücadele Kanunu’nun 15. maddesinde; Müdafii tayini: (Değişik:29/6/2006-5532/11 md.)Terörle mücadelede görev alan istihbaratve kolluk görevlileri ile bu amaçla görevlendirilmişdiğer personelin, bu görevlerinin ifasından doğduğuiddia edilen suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalardamüdafi olarak belirlediği en fazla üç avukatınücreti ödenir ve bunlara avukatlık ücret tarifesinebağlı olmaksızın yapılacak ödemeler, ilgilikuruluşların bütçelerine konulacak ödenektenkarşılanır. Avukatlarınücretlerinin ödenmesine ilişkin esas ve usûller,Millî Savunma ve İçişleri bakanlıklarıncamüştereken çıkarılacak yönetmelikledüzenlenir.” denilmiş ve bu kanuna dayanılarak “TerörleMücadelede Görev Alan Personelin Bu görevlerin İfasındanDoğduğu İddia Edilen Suçlardan Dolayı YapılanSoruşturma ve Kovuşturmalarda Müdafii Olarak BelirlediğiAvukat veya Avukatların Ücretlerinin Ödenmesi Usul veEsaslarına Dair Yönetmelik” düzenlenmiştir. Tümbu tespitler ve yukarıda ayrıntısı ileaçıklanan yasal mevzuat hükümleri hep birliktedeğerlendirildiğinde; Aybastı İlçe JandarmaKomutanlığı’nda gözaltında bulunan şüphelilereişkence yapıldığı iddiasıyla açılandavada, Jandarma Üstçavuş olarak görevli olandavacının, suç tarihindeki görevinin, jandarmanınyukarıda işaret edilen mevzuat hükümleri uyarınca“adli görevi” kapsamında değerlendirilmesigerektiği, keza 3713 sayılı kanunun ilgili hükmüuyarınca yapılacak bir değerlendirmenin de adli görevlebirlikte mütalâa edilmesi gerektiği karşısında,bu görevin askeri kanun ve nizamların gereği olan görevlerkapsamında Kanun’un 7. maddesinin b bendinde belirtilen“askeri” görev olarak değerlendirilmesi söz konusuolmadığından eylemin askeri hizmete ilişkin olduğukabul edilemeyeceği gerçeği karşısında, davakonusu eylemin, asker kişinin askeri yeterlik ve yetenekleri, icraettiği askeri görevler kapsamındaki tutum ve davranışları,askeri geçmişi, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak veyükümlülükleri, askeri hizmetten kaynaklanandurumları, askeri görevlerin icra ediliş biçimleri,askeri kural ve gerekleri göz önünde tutularakdeğerlendirilmesinde “askeri hizmete” ilişkinlik unsurunungerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen durumlara göre veolayda Anayasa’nın 157. ve 1602 sayılı Yasa’nın20. maddelerinde öngörülen, idari eylemin asker kişiyiilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması koşullarıbirlikte gerçekleşmediğinden, davanın görüm veçözümü Genel İdari Yargının görevinegirmektedir. Açıklanan nedenlerle, Ankara 15. İdareMahkemesi’nin başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde GENEL İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 01.06.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Metin ULUKANLIGİL
..” şeklindeki gerekçe ile davanın görevyönünden reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy