T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 443
KARAR NO : 2015 / 449
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET : 1-Hukuk uyuşmazlıklarında, adli yargı yerince görevsizlik kararı verildikten sonra, dava dosyası gönderilmekle idari yargı yerinde dava açılmış sayılmayacağı;
2- 2247 sayılı Yasada öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : B.G.
Davalılar : 1-Ö.T.
2-O.B.
3-A.R.Ş.
4-H.D.
OL A Y : Davacıdava dilekçesinde özetle, Sungurlu’da diş hekimi olarakgörev yapması nedeniyle Sungurlu Öğretmenevi ve ASOMüdürlüğünün otel bölümünün109 numaralı odasında kaldığını, 29.10.2013 tarihindeöğretmenevinin lokalinde televizyon izlerken davalıların,arkasından bu kanalı izleme diye emri vakiyaptıklarını, kendisinin belgesel izlediğinisöylemesine rağmen hakaret, küfür ve cebirkullandıklarını bunu öğretmenevininmüdürü Ö.T.’na ve yardırmıcısı A.R.Ş.’ebildirmesine rağmen onların da kendisini azarlayarak hakarettebulunduklarını ve kendisinin öğretmen evinden tahliyesiniistediklerini, bu durumu Milli Eğitim Müdürü H.D.’abildirdiğini ve onun da bilgim var eşyalarını topla gitdediğini, daha sonra Kaymakamın imzasıyla 19.12.2013 tarih 5081sayılı kararla kolluk kuvvetleri yoluyla tahliye edilmesiiçin kendisine tebliğ yapıldığını, bunedenlerle kendisine hakaret ederek öğretmenevindenatılmasına neden olduğunu ileri sürerek her bir davalıdan6.250,00 TL alınmak üzere toplam 25.000,00 TL tazminatındavalılardan tazmin edilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
SUNGURLUASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 13.3.2015 gün ve E:2014/898, K:2015/179sayı ile, Mahkemelerinde görülenuyuşmazlığın çözüm yerinin idariyargı olması ve bu nedenle görevsiz olması nedeniyleHMK’nın 114/1-b maddesi delaletiyle aynı yasanın115/2.maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığınedeniyle usulden reddine, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunun 2.maddesi uyarınca Mahkemeleriningörevsizliğine karar vermiştir.
Davacı31.3.2015 tarihli verdiği dilekçe ile, Mahkemelerindegörülmekte olan 2014/898 E., 2015/179 K., sayılı davadosyasının Çorum Bölge İdare Mahkemesinegönderilmesini talep etmiştir.
ÇORUMİDARE MAHKEMESİ: 6.5.2015 gün ve E:2015/222 sayı ile,davacının bahsettiği fiillerin öğretmenevindençıkarılmasına ilişkin idari işleminöncesinde ve sonrasında gerçekleşen olaylara ilişkinolduğu, davacının iddialarının kamu görevlisiolan davalıların hizmetin yürütülmesi esnasındakikusurlarından daha çok hizmetin idariliğisınırlarını aşan, idare eden ile idare edilenden dahaziyade iki eşit konumda bulunan gerçek kişiler arasında gerçekleşentipik bir kişilik hakkına saldırı iddiasınınolduğunun gözetildiği, bakılan davanın görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu gerekçesiyle, 2577 sayılı Yasanın 14/3-a ve15/1-a maddeleri uyarınca görev yönünden reddigerektiğinden, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında; Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın başvurunun reddi gerektiğineilişkin sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 14.maddesinde, “Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebiaynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yoldaverdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olmasıgerekir. Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi,ancak davanın taraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıcailgili makamlarca ileri sürülebilir”, 19.maddesinde,“Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler. (Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir”denilmiştir. Aynı Yasanın 27. maddesinde ise,Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmayaveya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleriönce şekil ve süre açısından inceleyeceği;yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yerverilmiştir. UyuşmazlıkMahkemesi bu durumlarda, her ne kadar 2247 sayılı Yasadaöngörülen yönteme uymamakta ise de, davanıntaraflarınca başvuruda bulunulmadığı gözetilerek,mahkemelerce re’sen yapılan başvuruların 2247sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında olduğunun kabuledilerek Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunangörev uyuşmazlıklarının çözümekavuşturulmasının, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağı düşüncesiyle görev uyuşmazlıklarınınesasını inceleyerek esasa ilişkin karar vermektedir. Öteyandan; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Görevsizlikveya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler”başlıklı 20.maddesinin 1.fıkrasında; “ (1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararıverilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği andakesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yolunabaşvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiğitarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddikararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içindekararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasınıngörevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir.Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamışsayılmasına karar verilir.” hükmüne yerverilmiş; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 'İdari davaların açılması'başlıklı 3. maddesinde; idari davaların,Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarınahitaben yazılmış imzalı dilekçelerleaçılması öngörülmüş; aynıKanunun 9. maddesinde; çözümlenmesiDanıştay’ın idare ve vergi mahkemelerinin görevlerinegirdiği halde adli ve askeri yargı yerlerineaçılmış bulunan davaların görevnoktasından reddi halinde bu husustaki kararların kesinleşmesiniizleyen günden itibaren otuz gün içinde görevlimahkemelerde dava açılabileceği hükmebağlanmış; Yasanın “İlk inceleme üzerineverilecek karar” başlıklı 15.maddesinin1.fıkrasının (a) bendinde; “ 1. (Değişik bent:05/04/1990 - 3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerinceyukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılıhususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli ve askeriyargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine; idari yargının görevli olduğukonularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılandavanın görev veya yetki yönünden reddedilerek davadosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine,(…) karar verilir” denilmiştir. Dosyanın, 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca incelenmesinden: Hukukuyuşmazlıklarında, görevli veya yetkili olmayan mahkemeyeaçılan davanın görev veya yetki yönündenreddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeyegönderilmesi, ancak aynı yargı düzeni içinde yeralan mahkemeler arasında olanaklı olup; bu hususa ilişkin 6100sayılı H.M.K’nın 20. (1086 sayılıH.U.M.K.’nun 27.) maddesiyle 2577 sayılı İ.Y.U.K.’nun 15. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin ikinci cümlesinde yeralan “görev” kuralları, aynı yargı düzeniiçindeki mahkemelerin işbölümü esasınailişkin düzenlemelerdir. Oysa yargı yolunu değiştirengörevsizlik kararı verilmesi durumunda, görevli olduğundanbahisle farklı bir yargı düzeninde yer alan mahkemeye davadosyasının gönderilebilmesine olanak tanıyan birdüzenleme bulunmamaktadır. Göreve ilişkin kararın, işbölümüesasına göre veya yargı yolu bakımından verilmişolması farklı sonuçlar doğurmaktadır.Şöyle ki; işbölümü esasına göre verilengörevsizlik kararı sonucu dava dosyasının görevli mahkemeyegönderilmesi durumunda, dava başvuru tarihi itibariyle görevlimahkemede açılmış sayılmaktadır. Yargıyolunu değiştiren görevsizlik kararı verilmesi durumundaise, görevli olduğu işaret edilen yargı yerine, buyargı yerinin uyguladığı usul kurallarına uygun olarakyeniden dava açılması zorunlu bulunmaktadır. Olayda,idare mahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadan, dosyanın Çorumİdare Mahkemesine gönderilmesine karar veren Sungurlu Asliye HukukMahkemesince yazı ekinde dava dosyası Çorum İdareMahkemesine gönderilmiş ve idari yargı yerince, kendisine gelenadli yargı yerine ait dava dosyası üzerinden incelemeyapılarak Uyuşmazlık Mahkemesine başvuruda bulunulmuş olup,yukarıda yapılan açıklamalara göre,İ.Y.U.K.’nun 3 ve 9. maddelerinde öngörülenşekilde usulüne uygun olarak idari yargı yerineaçılmış bir dava bulunduğundan söz etmekolanaksızdır. 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre, adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımerciince, davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, dava dosyalarının gerekçeli başvuru kararı ile birlikte görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesi ve elindeki işin incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin ertelenmesinekarar verilmesi gerekmektedir. Ancak, başvuru koşullarınınincelenebilmesi için öncelikle, yargı yerinde usulünegöre açılmış bir dava bulunması gerektiği tartışmasızdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İkinci Dairesinin14.10.2008 tarihli Mesutoğlu –Türkiye kararında(Başvuru No: 36533/04); asliye hukuk mahkemesine açılantazminat davasında bu mahkemece davanın görev yönündenreddine, başvuranların kararın kesinleşmesinden itibaren 10gün içinde dava açmaları halinde davadosyasının yetkili idare mahkemesine gönderilmesine kararverildiği, davacıların öngörülen süredebaşvurmaları üzerine yine bu mahkemece dava dosyasınınilgili idare mahkemesine gönderildiği, İdare Mahkemesince demahkemelerine İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinegöre davacılar tarafından açılan bir davanınmevcut olmadığı gerekçesiyle davanın usuldenreddedildiği, temyiz edilen bu kararın Danıştay’caonandığı, davacıların adil yargılanmahaklarının ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine (AİHM’ne) başvurdukları, AİHM 2.Dairesince yapılan incelemede ise davanın somutunda İdariYargılama Usulü Kanununun 9 uncu maddesinin uygulamasınınçok katı biçimde ve aşırı şekilcigerçekleşmesi nedeniyle, başvuranların mahkemeyeerişim haklarının ve dolayısıyla Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6/1 nci maddesininihlal edildiği sonucuna varıldığıgörülmektedir. Mahkememizce konuya ilişkin idari yargıiçtihatları üzerinde yapılan araştırmada;Danıştay 6. Dairesi uygulamasında AİHM’nin temasedilen kararına işaretle, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararı sonrası davacının 30 günlük süre içerisindebaşvurarak dosyanın görevli idare mahkemesinegönderilmesini talep etmesi halinde, Asliye Hukuk Mahkemesineyaptığı başvuru tarihinin görevli İdareMahkemesine başvurma tarihi olarak kabulü gerektiğininbelirtildiği anlaşılmaktadır. (Dnş. 6. D.nin 27.9.2012tarih ve E.2012/4525, K.2012/4622 sayılı kararı.)Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31.5.2007 tarih veE.2006/4713,K.2007/1302 sayılı kararında ise “…ilgililerin süresi içinde adli yargı yerine verdikleri vedosyanın idari yargı merciine gönderilmesi isteminiiçeren dilekçelerin ‘dilekçe reddi’kararı verilerek dava dilekçesi durumuna getirilmek suretiyleişin esasının incelenmesine geçilmesi hukukenolanaklı ise de, adli yargı yerinin kendiliğinden davadosyasını idari yargı yerine göndermesi halinde, dosyamahkemenin esasına kaydedilerek davanın incelenmesinegeçilemeyecektir. Davada davacının yazılı bir istemiolmaksızın doğrudan idari yargı merciine dosyanın 2577sayılı Yasanın 9/1. maddesi hükmükarşısında esasa kaydedilmeyerek veya esasa hataenkaydedilmiş ise dosya kaydının kapatılarak mahkemesineiadesi gerekmektedir…” denilmektedir. Davanınsomutunda, Sungurlu Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı,Mahkemece re’sen Çorum İdare Mahkemesinegönderilmiş; ancak bu mahkemece usulü yönden bir karar(dilekçe reddi) verilmeyip, davada görevsiz olduğudüşüncesiyle öncelikle görev ret kararıverilmiş ayrıca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine dosyanın gönderilmesinede karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 3. ve 9. maddeleri uyarınca idari yargıyerlerinde bizzat dava açma, davacıların uymak zorundaolduğu emredici bir hüküm olduğu gibi, 492 sayılıHarçlar Kanununun ilgili hükümleri ve tarifelerigereğince böyle bir davanın harca tabi olduğu izahtanvarestedir. İlgili mevzuatında gerekli değişiklikyapılmadığı sürece, bu yasalyükümlülüklerin ihmali ve Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin anılan kararının Mahkememizce doğrudanuygulanması suretiyle, benzer bütün davaların buşekilde sonuçlandırılması mümküngörülmemiştir. Bu durumda, ortada idare mahkemesine hitaben yazılmışdilekçeyle açılmış bir davabulunmadığından, 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülen koşullargerçekleşmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı Yasadaöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. S O N U Ç : 2247 sayılı Yasadaöngörülen koşulları taşımayanBAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİNE,1.6.2015 gününde, Üyelerden Eyüp Sabri BAYDAR ile NurdaneTOPUZ’un KARŞIOYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy