T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 419
KARAR NO : 2015 / 428
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET : 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasının, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.T. Vekilleri : Av. B.Ş., Av.B.G. Davalı lar : 1-KocaeliBüyükşehir Belediyesi Başkanlığı Vekili : Av. K.Y. 2.Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili :Av. F.Y. O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilininüzerine kayıtlı 41 E 6568 plaka sayılı aracın02.06.2012 tarihinde E.O.’ın sevk ve idaresinde iken Seka KampıCaddesi ile Sapanca yolu Caddesi kesişimi kavşağındayaralamalı ve tek taraflı olarak trafik kazası meydanageldiğini, kaza neticesinde araçta önemli derecede hasaroluştuğunu; kazada yolun kusurlu oluşunun en önemlifaktör olduğunu; sürücü, yaklaşık olarak 45km hızla seyir halindeyken asfalt yolun bir anda mucurlu, kumlu,tümsekli, delik deşik bir yol haline geldiğini, sürücününaracın hakimiyetini kaybederek yolda bulunan kum birikintisininoluşturduğu tümseğe çıkarak hemen yolunyanında bulunan ve tehlikeli şekilde park halinde bulunan işmakinesine çarptığını; kaza sonrası trafikekipleri tarafından yolda bulunan tümseğin düzleştirildiğini;söz konusu yolda çalışma olduğuna ilişkin veyayolun kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir uyarı levhasıveya tabela bulunmamakla birlikte, söz konusu kazanın oluşumdaKocaeli Büyükşehir Belediyesinin yol yapımında gereklidikkat ve özeni göstermemiş olmasından ötürükusuru bulunduğunu; hasarın ve kazanın oluşumuna sebebiyetveren kusurun belirlenmesi amacıyla Kocaeli 4.Asliye Hukuk Mahkemesinde2012/32 D.iş dosyası çerçevesinde kaza mahallindekeşif yapıldığını, dosyaya sunulan bilirkişiraporu çerçevesinde davalı belediyenin kazanınoluşumda %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, davalıbelediye tarafından, ilgili dosya içine sunulan beyanlarındasöz konusu kaza mahallinin sorumluluğunun Karayolları GenelMüdürlüğünde olduğunun söylendiğini; zararmiktarının 10.500,00 TL olduğunun belirlendiğini, kazanedeniyle müvekkilinin aracı için kurtarıcı veyediemin ücreti olarak 450,00 TL ödemek zorunda kaldığınıifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylaşimdilik 3.250,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibarenişleyecek olan yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle 2.1.2013tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. GÖLCÜK2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 18.2.2014 gün ve E:2013/3, K:2014/123sayı ile dava ve cevap dilekçelerine yer verdikten sonra; davanın,tek taraflı trafik kazası nedeniyle hizmet kusuruna dayalı madditazminat isteminden ibaret olduğu; öncelikle iş bu davada adliyargının görevli olup olmadığınınbelirlenmesinin gerektiği; zira, “yargı yolunun caizolması”(6100 sayılı HMK md. 114/f.l-b bendi) davaşartı olup, mahkemenin, dava şartlarının mevcut olupolmadığını, davanın her aşamasındakendiliğinden araştırdığı; Mahkemenin, davaşartı noksanlığını tespit etmesi halindedavanın usulden reddine karar vereceği (6100 sayılı HMK md.115/f. 1 -2); somut olayda, gerek Karayolları Genel Müdürlüğügerekse Kocaeli Büyükşehir BelediyeBaşkanlığının bir kamu tüzel kişiliği olduğu,kural olarak, işlem ve eylemlerinin kamusal nitelik taşıdığı;dava konusu olayda, Karayolları Genel Müdürlüğüve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığınahusumet yöneltilerek hizmet kusuru bulunduğu iddiasıylaaçılan maddi tazminat davasının söz konusuolduğu; görevin hiç veya gereği gibi yerinegetirilmemesinin hizmet kusuru niteliğinde olduğu; idareninhizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-b maddesi gereğince ilgili idareyekarşı idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılmasının gerektiği; görev sorunu,açıkça veya hiç ileri sürülmese demahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğindengözetileceği; (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 31.01.2013 tarih ve2012/17504 esas ve 2013/1458 karar sayılı kararı, 12.02.2013tarih ve 2012/17412 esas ve 2013/2338 karar sayılı kararı) işbu davaya bakmakla idari yargının görevli bulunduğugerekçesiyle; 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesidelaletiyle 115/2. madde ve fıkrası gereğince davanın usuldenreddine karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle 27.5.2014 tarihinde idari yargı yerindedava açmıştır. KOCAELİ2.İDARE MAHKEMESİ: 3.6.2014 gün ve E:2014/588, K:2014/646sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik KanunununGörevli ve Yetkili Mahkeme başlıklı 110/1. maddesinde;işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavalarının, adli yargıda görüleceği, zarargörenin kamu görevlisi olmasının, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemeyeceği, hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümlerinin uygulanacağının hükümaltına alındığı; dava dosyasınınincelenmesinden; davacı tarafından, 41 E 6568 plakalıaracının 2.6.2012 tarihinde Kocaeli İli, Seka Kampı Caddesiile Sapanca Yolu Caddesi kavşağında yaralamalı ve tektaraflı trafik kazasında davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğuileri sürülerek 3.250,00 TL zararın kaza tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle bakılandavanın açıldığınınanlaşıldığı; Anayasa Mahkemesince 08/12/2011 günve E:2011/124, K:2011/160 sayı, 08/11/2012 gün ve E:2012/l 18,K:2012/170 sayı ve 28/05/2013 gün ve E:2013/59, K:2013/68sayılı aynı içerikli kararları ile; "2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. Maddesinin birincifıkrasında, bu Kanun'dan doğan sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceği öngörülmektedir.İtiraz başvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davayabakmakta görevli ve yetkili mahkeme değildir. BaşvurununMahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir, "gerekçesiile iptal isteminin reddine karar verilmiş olduğu; bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi'ninbenzer bir konuda İdare Mahkemesi'nin davaya bakmakla görevlibulunmadığı yolundaki kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varıldığı; nitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 30/09/2013 tarih ve E:2013/1315, K:2013/1389sayılı kararının da bu yönde olduğugerekçesiyle; davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararitiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davacının üzerine kayıtlı aracın, karayolundaseyir halinde iken meydana gelen tek taraflı maddi hasarlı trafikkazasında; kazanın gerçekleşmesinde davalıidarelerin sorumlu olduğundan bahisle,uğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır: a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamak vekarayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacının üzerine kayıtlı 41 E6568 plaka sayılı aracın 02.06.2012 tarihinde E.O.nun sevk veidaresinde iken Seka Kampı Caddesi ile Sapanca yolu Caddesi kesişimikavşağında yaralamalı ve tek taraflı olarak trafikkazası meydana geldiği; sürücü seyir halindeykenasfalt yolun bir anda kumlu, tümsekli, delik deşik bir yol halinegeldiği, sürücünün aracın hakimiyetini kaybederekyolda bulunan kum birikintisinin oluşturduğu tümseğeçıkarak yolun yanında bulunan park halindeki işmakinesine çarptığı; araçta hasaroluştuğu, yolda çalışma olduğuna veyayolun kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir uyarı levhasıveya tabela bulunmadığı; kazanın oluşumunda,davalı idarelerin yol yapımında gerekli dikkat ve özenigöstermemiş olmasından ötürü kusurubulunduğu iddia edilerek, uğranılan maddi zararın,şimdilik bir kısmının tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyenAnayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmişbir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiğigörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin18.2.2014 gün ve E:2013/3, K:2014/123 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 1.6.2015 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Somutuyuşmazlıkta, davalılar Karayolları GenelMüdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesininkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zararaneden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı Yasanın KTK'nın 7.md. "Karayolları GenelMüdürlüğünün Yapım ve Bakımındansorumlu olduğu Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri alma ve aldırmanın" İdarenin görev veyetkileri arasında bulunduğuna işaret edilmiş, 2918Sayılı KTK'nın l0.md. "Belediyelerin yapım vebakımından sorumlu olduğu yolları, trafik düzen vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, karayoluyapısında ve üzerinde yapılacak çalışmalardagerekli tedbirleri almakla görevli" olduğu düzenlenmiş, 3030Sayılı Yasa'nın 6.md. "Büyükşehirdahilindeki meydan, bulvar, cadde ve anayolları yapma, yaptırma,bakım ve onarımını sağlama..."Büyükşehir Belediyesinin görevleri arasındabelirtilmiş, 6001Sayılı Karayolları GenelMüdürlüğünün teşkilat ve görevlerihakkındaki kanunun 4.md. "Hazırlayacağı programlaruyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarımını yaptırmak, işletmek ve işlettirme"Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasındagösterilmiş, TCAnayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumdaKarayolları Genel Müdürlüğü veBüyükşehir Belediyesinin sorumluluk alanındaki yolunyapım, bakım ve onarımınınyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görümve çözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayın çoğunluk,karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğanzararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür... " hükmügetirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkçabelirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından İdari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 SayılıYasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarım, kararadayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira;"T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dairbir işaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez. " hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, İdare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Özbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesi yürürlüktekalmaya devam eder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somutolaylarda o maddenin ne anlama geldiğine, yani nasılyorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onuuygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu redkararı verirken yaptığı yorumunun diğer mahkemeleribağlaması mümkün değildir. Bir kanun maddesininnasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- İdari veAskeri Yargı organları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, İdarive Askeri kollarının üst mahkemesi olmadığınagöre bu yargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empozeetmesi mümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesininverdiği yorumlu red kararlarının kendilerinden beklenenfonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesi kararlarınınbağlayıcılığı bu kararların hükümfıkralarına münhasırdır. (Türk Anayasa HukukuDersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza,Sayın çoğunluğun kararıdayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerininde uyuşmazlıkta uygulama yeribulunmamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev veyetkilerini düzenleyen T.C. Anayasasının 158. maddesiaçık hükmünden de anlaşıldığıüzere Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kollarıarasında olumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığınındoğması halinde Anayasa Mahkemesi görüşününüstün tutulacağına ilişkin düzenlemenin,uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesinin görevlilik veyagörevsizlik kararının bulunmaması, diğer yargıkolları ile arasında bir görev ihtilafınınçıkmaması nedeniyle uygulanması mümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaİçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukukisorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. ÜYE EYÜPSABRİ BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy