T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 434
KARAR NO : 2015 / 440
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET : İmar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :N.Ç.
Vekilleri : Av.Dr.G. I. - Av.Ç.D.E.
Davalılar : 1- Osmangazi BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av.S.Y.
2-BursaBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av.M.P.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa 3. İdare Mahkemesinde2014/266 E. sayı ile Bursa İli, Osmangazi İlçesi,2.Bölge. Altınova Mah., H22D02D2D pafta, 3290 adada bulunan 1, 2, 3,4,5, nolu parsellerin sahipleri olan N.D., S. K., N.Ç., H.D. birliktedavacı gösterilerek dava açıldığını;Bursa 3.İdare Mahkemesinin, K:2014/203 sayı ile, davacıların her taşınmaza ilişkin olarak ayrıayrı dava açması gerektiğinden bahisle dilekçeninreddine karar verdiğini; iş bu davanın, bu nedenle her parseliçin ayrı olarak açılmış olduğunu;müvekkili Nuray Çiçek’in, adına kayıtlıolan, Bursa İli, Osmangazi İlçesi, 2.Bölge. AltınovaMah., H22D02D2D pafta, 3290 ada, 3 parsel, 181 m2'lik, taşınmazın tamamının maliki olduğunu; müvekkilinin,taşınmazının imar durumu ile ilgili olarak, 2002yılında, Osmangazi Belediyesi İmar İşleriMüdürlüğünden arsasının imar durumu veinşaat şekil hakkında bilgi istediğini, idarenincevap olarak, söz konusu parseller hakkında bilgi verdiğini,adı geçen parsellerin kentsel dönüşümamaçlı sağlıklaştırma projesi Yalova YoluGüzergahı uygulama imar planı kapsamında imar yolu ve parkalanı üzerinde kaldığını, Belediyelerinin 5yıllık imar kamulaştırma programındaolmadığı ve talep hakkında bir şeyyapılamadığını bildirdiğini; o günden bugüne kamulaştırmasız olarak müvekkilinintaşınmazı üzerindeki mülkiyet hakkınınengellendiğini; Osmangazi Belediye Başkanlığı'nahitaben yazılan 10.12.2013 tarihli dilekçede, OsmangaziBelediyesinin, müvekkilinin taşınmazı üzerine,aldığı karara uygun olarak Bursa İli, Osmangaziİlçesi, 2.Bölge, Altınova Mah., H22D02D2D pafta, 3290ada, 1-2-3-4-5 nolu parselleri üzerinde, bir inşagerçekleştirip gerçekleştirmediğini bildirmesinive müvekkillerinin mağduriyetini giderecek şekilde,taşınmaz bedelinin ve uğranılan zararın ödenmesinintalep edildiğini; Osmangazi Belediyesinin 16.01.2014 tarihli "ElAtma" konulu yazısında, herhangi bir fiili el atmanınbulunmadığını beyan etmekle yetinmiş olduğunu,uğranılan zararın giderilmesi ve taşınmaz bedelininödenmesi konusunda cevap vermediğini; zımni ret anlamınagelen ve Kamulaştırmasız el atmayı kabul eden bu yazıgereğince idarenin eylem ve işlemine karşı işbudavayı açmanın gerektiğini; davaya konutaşınmazlar üzerinde, Osmangazi Belediyesinin de ifadeettiği üzere, fiili bir el atmasının söz konusuolmadığını, hukuki bir el atmanın mevcutolduğunu; müvekkilinin, mülkiyet hakkınıkullanamaması nedeniyle taşınmazın bedeli veuğradığı zarar nedeniyle yasal süresi içindegörevli yargı yolu olan idari yargı merciinde işbudavanın açıldığını; UyuşmazlıkMahkemesinin ve diğer yargı organlarınınkararlarında, bu tür uyuşmazlıklarda görevliyargı kolunun idari yargı olduğunun açıkçabelirtildiğini; dava konusu yere ilişkin imar planınınkesinleşmesinden bugüne kadar 10 yıldan fazla bir zamangeçtiği halde, Davalı Belediyece ayrılma amacınauygun olarak kamulaştırma işlemi yapılmayarakMüvekkilinin mülkiyet hakkının, süresiz ve belirsizbir şekilde kısıtlanarak mağdur edildiğini; söz konusutaşınmazın, davalı belediyenin kamulaştırmasızel atması nedeniyle imar açısından kullanılamazdurumda olduğunu; müvekkilinin, taşınmazıüzerinde hiçbir tasarrufta bulunamadığını, bunedenle zarara uğradığını ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000.-TL.’nin el atma tarihinden itibaren, müvekkilinintaşınmazının bedeli ve yoksun kaldığıkazanç hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davalı idaredentahsiline karar verilmesi istemiyle Osmangazi BelediyeBaşkanlığına karşı idari yargı yerinde davaaçmış; Bursa 3. İdare Mahkemesi anılan belediyeyanında, Bursa Büyükşehir BelediyeBaşkanlığını da hasım mevkiinealmıştır.
Davalılardan Osmangazi BelediyeBaşkanlığı vekili, süresiiçinde görev itirazında bulunmuştur.
BURSA3.İDARE MAHKEMESİ: 25.12.2014 gün ve E:2014/588 sayı ile,“(…)3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinde'Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevredüzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine,yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve araziparçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıcabölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfusyoğunluklarını, gerektiğinde yapıyoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarınıngelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini,ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümügibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarınınhazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylıbir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olanplandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalarüzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imarplanı esaslarına göre çizilen ve çeşitlibölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk vedüzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulamaprogramlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğerbilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.'hükmüne, 6. maddesinde; 'Planlar, kapsadıkları alan veamaçları açısından; "Bölge Planlan"ve "İmar Planları", imar planları ise,"Nazım İmar Planları" ve "Uygulama imar Planları"olarak hazırlanır. Uygulama imar planları, gerektiğindeetaplar halinde de yapılabilir.’ hükmüne, 8. maddesinde;'Planların hazırlanmasında ve yürürlüğekonulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur, a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır, b) İmar Planları;Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydanagelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plankararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır.' hükmüne yer verilmektedir.
2577sayılı Yasanın 2. maddesinde; "İdari davatürleri, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konuve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı açılan iptal davaları; idari işlem veeylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları; kamuhizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan hertürlü idari sözleşmelerden dolayı açılandavalar olarak sayılmış; idari yargının idari eylem veişlemlerin hukuka uygunluğunun denetimini yapmakla görevliolduğu kurala bağlanmıştır.
İdariişlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavalarının; idari dava türlerinden biri olduğu idarehukukunun bilinen ilkelerindendir.
İdare,idare hukuku alanında kamu gücüne dayalı olarak re-sen vetek yanlı irade açıklaması sonucu tesis etmişolduğu işlemlere, hukuk alanında yeni durumlaroluşturmasıyla idari işlem kimliği kazandırmakta vekural olarak bu işlemler özel yasal düzenlemelerdışında, idari yargı denetimine tabi bulunmakta ve buişlemler nedeniyle açılan tam yargı davaları daidari yargının görev alanı içerisindekalmaktadır.
Dosyanınincelenmesinden, davacının, Bursa İli, Osmangaziİlçesi, 2. Bölge Altinova Mahallesi, H22D02D2D pafta, 3290ada, 3 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu,söz konusu taşınmazın uygulama imar planında yol vepark alanı olarak belirlendiği ve planın üzerinden 10yıllık bir süre geçmesine karşın herhangi birşey yapılmadığı ve hukuken el konulduğundanbahisle uğranıldığı belirtilen 4.000,00 TL maddizararın tazmini istemiyle bakılmakta olan iş bu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda,uyuşmazlığın, idarece yapılan imar planınedeniyle gerçekleştirilen hukuki el atma nedeniyleuğranıldığı belirtilen zararın tazmini istemiyleaçıldığı, bu haliyle davanın, idari işlemve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davasıniteliğinde olduğu ve idari yargının görevalanına girdiği sonuç ve kanaatinevarılmıştır.
Diğertaraftan, söz konusu taşınmazın bir kısmına yolyapılmak suretiyle fiilen el atıldığı iddiaedilmiş ise de; taşınmazın büyük birkısmına uygulama imar planı nedeniyle hukuken elatıldığı açık olup, söz konusu fiili elatmanın tespiti halinde fiilen el atılan kısma yönelikolarak ayrıca hüküm kurulacağı datartışmasızdır.
Açıklanannedenlerle davalı idarenin görev itirazının reddine…”karar vermiştir.
Davalılardan Osmangazi BelediyeBaşkanlığı vekilinin, adli yargı yararına olumlugörev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine,dava dosyası Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı'na gönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; “Bursa İli Osmangaziİlçesi 2. Bölge Altinova Mahallesi H22D02D2D pafta, 3290 ada 3nolu parsel sayılı 181 m2'lik taşınmazın maliki olandavacı tarafından açılan davada, söz konusutaşınmazın uygulama imar planında yol ve park alanıolarak belirlendiği, planın üzerinden 10 yıllık birsüre geçmesine rağmen, kamulaştırma işlemininyapılmadığı, bu suretle mülkiyet hakkınınsüresiz ve belirsiz bir şekilde kısıtlandığıgerekçesiyle, 4000 TL maddi zararın yasal faizi ile birliktetazminine karar verilmesi istemi ile idari yargı yerinde tam yargıdavası açılmıştır.
Davadosyasının incelenmesi sonucunda; Osmangazi İlçesi 2.Bölge Altınova Mahallesi H22D02D2D pafta, 3290 ada 3 nolu parselinuygulama imar planında yol ve park alanı olarak belirlendiği,planın üzerinden 10 yıllık bir süre geçmesinerağmen, davalı belediyece ayrılma amacına uygun olarakkamulaştırma yapılmadan ve Bursa BüyükşehirBelediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik DairesiBaşkanlığı Şehir PlanlamaMüdürlüğünün 09/06/2014 tarih ve 97648sayılı ve Osmangazi Belediye Başkanlığı İmarve Şehircilik Müdürlüğünün 05/06/2014 tarihve 15644 sayılı yazıları ve ekindeki belgelerden deanlaşılacağı üzere taşınmazın birkısmına asfalt döküp yol geçirilmek suretiyle elatılarak, davacının taşınmaz üzerindekihaklarının kısıtlandığıanlaşılmaktadır.
3194sayılı Kanunun 10. maddesinin "Belediyeler; imarplanlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imarprogramlarını hazırlarlar. Beş yıllık imarprogramlarının görüşülmesi sırasındailgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcilerigörüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısınakatılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonrakesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarınatahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beşyıllık imar programları sınırları içindekalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleriilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içindekamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamukuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur./ İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ileözel kanunları gereğince kısıtlama konulangayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerleilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgiliolarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder." hükmüile uygulama imar planlarında kamu yararına ayrılan yerlerinkamulaştırılmasını öngörmektedir.
Davaya konuolayda, davacının maliki olduğu taşınmazın imar planlarındayol ve park alanı olarak ayrılmasına rağmen idaretarafından yasada öngörülen süreyi de aşkınuzun bir süre kamulaştırma işlemlerinebaşvurulmadığı gibi, bir bölümünden asfaltyol geçirilmek suretiyle taşınmaza fiilen elatıldığı, bu suretle davacılarıntaşınmaz üzerindeki tasarruf hakkınınkısıtlandığı anlaşılmaktadır.
Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/2/1959 günlü,1958/17 E, 1959/15 K sayılı kararında,kamulaştırmasız el atma kavramı “İdareninkanunsuz bir hareketi” olarak tanımlanmış ve bu eylemdenkaynaklanan davaların mülkiyete tecavüzün önlenmesiveya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazminidavası mahiyetinde olduğu ve bu bakımdan adli yargınıngörevli olduğu kabul edilmiştir.
Bu nedenle,davalı idarenin imar mevzuatı hükümlerine tam uygun olmayanve hareketsizlikle beraber kısmen ve fiilen araziye yöneliktecavüzünün kamulaştırmasız el atma temelindehaksız fiilden kaynaklanan ve adli yargının görevalanına giren bir dava olduğu açıktır.
UyuşmazlıkMahkemesinin 17/11/2014 tarih ve 2014/1005-1046 sayılı kararındayer alan, "Belediyelerin 3194 sayılı İmar Kanunu 8. maddesive 18. maddesinin verdiği yetki ile arazi ve arsalar üzerinde imarplanlarının hazırlanması ve yürürlüğekonulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibi faaliyetlerikapsamında yaptıkları imar planlarından kaynaklananişlemlerin tek yanlı ve kamu gücüne dayanan iradeaçıklamaları ile tesis edilen genel ve düzenleyiciişlemler olduğu bu yönü ile de idari eylem veişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıyerlerinde çözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır. Buna karşılık, Belediyece,Kamulaştırma Kanununda öngörülen usul veyöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleriyapılmaksızın, dava konusu taşınmaza fiilen elatılması karşısında, idarenin bu eylemininkamulaştırmasız el atma niteliğinitaşıdığı açıktır. (...) İdarenindava konusu taşınmaza kamulaştırmasız elatmasından doğan zararın tazminine yönelik bulunandavanın, haksız fiillere ilişkin özel hukukhükümlerine göre görüm ve çözümüadli yargı yerinin görevine girmektedir." şeklindekigörüşte de aynı hususların vurgulandığıgörülmektedir.
Açıklanannedenlerle, açılan davanın adli yargı yerindegörüm ve çözümü gerekmektedir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanunun 10ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine…” karar vermiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre DanıştayBaşsavcısının yazılı düşüncesiistenilmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalılardan OsmangaziBelediye Başkanlığı vekilinin, anılan Yasanın10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nca, 10.maddede öngörülen biçimde, anılan davalı idare yönündenolumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Davacının Bursaİli, Osmangazi İlçesi, 2.Bölge. Altınova Mah.,H22D02D2D pafta, 3290 ada, 3 parsel sayılı taşınmazınınimar planında imar yolu ve park alanı üzerindekaldığı, bu suretle taşınmazakamulaştırmasız el atıldığından bahisleuğranılan zarara karşılık; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000.-TL.’nin el atma tarihinden itibaren, taşınmazın bedeli veyoksun kaldığı kazanç hesaplanarak yasal faiziylebirlikte davalı idareden tahsiliistemiyle açılmıştır.
3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediyebaşkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilanyerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğeyapılır, valilik itirazları ve planları onbeş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmü;
AynıKanun'un 18. maddesinde, “İmar hududu içinde bulunanbinalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer haksahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yolfazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunanyerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun adaveya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescilişlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilenyerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyelerveya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenlemedolayısıyla meydana gelen değer artışlarıkarşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye görealınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabitutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerininyüzde kırkını geçemez.
(Değişiküçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenlemeortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerinihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlıilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark,çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibiumumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başkamaksatlarla kullanılamaz.
Düzenlemeortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkradasözü geçen umumi hizmetler için, yenidenayrılması gereken yerlerin alanları toplamından azolduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçekamulaştırma yolu ile tamamlanır.
Herhangi birparselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasınıngerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı,kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.
Bu fıkrahükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazladüzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hükümo parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasınamani teşkil etmez…” hükmü yeralmıştır.
Davadosyasında bulunan Osmangazi Belediye Başkanlığı İmarve Şehircilik Müdürlüğünün, 5.6.2014gün ve 56591176/310.01.03./20206-15644 sayılıyazısında; “…Altınova Mahallesi, H22d 02d 2d pafta,3290 ada, 3 parsel, Büyükşehir BelediyeBaşkanlığınca 08.06.2003 gün ve 16021089/327 sayıile onaylı 1/1000 ölçekli Kentsel DönüşümSağlıklaştırma Projesi Yalova Yolu GüzergahıUygulama İmar Planı kapsamında 56.38 m2 lik kısmı yolda, 121.20m2 lik kısmı da yeşil alanda kalmakta ikenBüyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.07.2007 gün ve 487sayılı kararı 16011010/336 sayı ile Kentsel Dönüşümve Gelişim Alanı ilan edilmiştir.” denildiği; yineaynı Müdürlük tarafından hazırlanmışbulunan 16.5.2014 tarih ve 18456 sayılı Revizyon Krokisininincelenmesinden; Altınova mahallesi, 3290 adanın, 1, 2,3,4 ve 5 parselsayılı taşınmazlardan oluştuğu, 1-2-4-5 parsellerüzerinde, taralı olarak gösterilen 100 m2’likkısmına asfalt yol yapılmak suretiyle elatıldığının belirtildiği; söz konusukrokide, bu davanın konusunu oluşturan 3 parsel sayılıtaşınmaz üzerinde yol bulunmadığınıngörüldüğü, dolayısıyla butaşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
Olayda,davacının Bursa İli, Osmangazi İlçesi, AltınovaMahallesi, 3290 ada, 3 parsel sayılı taşınmazının1/5000 ölçekli Nazım imar planı kapsamındayeşil alanda; 1/1000 ölçekli KentselDönüşüm Sağlıklaştırma Projesi YalovaYolu Güzergâhı Uygulama İmar Planı kapsamındaise yol ve yeşil alanda kaldığı; aradan uzun süregeçmesine rağmen kamulaştırılmadığı,taşınmaz üzerinde düzenlemeyapılmadığı, kamulaştırmasız el atmanedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğininiddia edildiği; davanın konusunun, davalı idarece 3194sayılı Kanun uyarınca kamu gücü kullanılarak tekyanlı irade ile yapılan imar planında yer alan davacıya aittaşınmazın bedelinin tazminine ilişkin bulunduğuanlaşılmış olup, belirtilen duruma göre, imarplanı ve buna dayalı imar uygulaması sonucundauğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.
Öteyandan, taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakbaşka bir davacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin bazı fıkralarınıniptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda;Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak,davacının taşınmazının imar planlarında“ dere mutlak koruma alanı” nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazı imarplanında “spor alanı” olarak ayrılan diğer birdavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasalhaklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesineyapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde,iddiaların özünün Uyuşmazlık Mahkemesitarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukukkurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına veesas itibariyle yargılamanın sonucuna ilişkin olduğuanlaşılmaktadır. Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesitarafından usul şartlarına ve hukuka uygun olarakgerçekleştirilmiş olup, başvurucu derece mahkemelerindekendi delillerini ve iddialarını sunma fırsatınıbulmuş ve bunlar Uyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu, UyuşmazlıkMahkemesi kararının bariz bir şekilde keyfilik deiçermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun30.10.2013 tarih ve E:2013/603, K:2013/1503 sayılı kararıyla,imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır.
Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUN REDDİNE,1.6.2015 gününde, OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy