T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 261
KARAR NO : 2015 / 280
KARAR TR : 4.5.2015
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.A.T.S.Ş.ti
Vekili :Av. B.O.
Davalı : UlaştırmaBakanlığı Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri : Av.A.E., Av.K.Ş.
OL A Y : Davacı vekili, dava dilekçesinde; şirketleribünyesinde kasko sigortalı olan 34 SJ 972 plakalı aracın,01.03.2013 tarihinde D-300 Karayolunda seyir halinde iken kaza yaparak maddihasara maruz kaldığını; aracın Elazığistikameti D-300-27-24+800 Km geldiği esnada, havanın sisli ve yolunkaygan olması nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybettiğini,aracın yoldan çıkarak Kurudere köyü girişindekiyol kenarında bulunan beton korkuluklara çarptığını, çarpmanın etkisi ile aracın yan yatarak Kurudereköyüne savrulduğunu, yol kenarında bulunan bahçeçitlerine çarparak tavanı üzerine durduğunu,sonuç olarak yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazasımeydana geldiğini; kazanın oluşmasında, KTK Madde 7-a Bendiekseninde, bakım ve onarım yükümlülüğüile gerekli olan işaretleri ve işaretçileri koymak ve bunlarailişkin gerekli önlemleri almak aldırmakyükümlülüğünü ihlal ettiğindendolayı davalının %50 oranında kusurlu bulunduğunu;kaza sonrası müvekkili sigorta şirketinin, toplam olarak 34.500TL tazminat ödediğini, 6.291,00 TL sovtaj bedeli aldığını; 28.209.00 TL olarak toplam tazminat miktarına istinaden %50 kusurüzerinden 14,104 TL TL’lik meblağı ise davalıkurumdan, ödeme tarihinden İtibaren işleyecek olan yasal faiziile birlikte defalarca talep ettiğini ancak davalı kurumun ödemeyapmadığını; Borçlar Kanunu ile 2918sayılı Kanunda, anılan kusurlar ile sebebiyet verdiğizararlardan araç sürücüsünün, araçsahibinin, kurum ve kuruluşların sorumlu tutulduğunu, TTK1301 md.nin Sigortacıya ödediği tazminatı haksız fiilile zarara sebebiyet verenlerden ve haksız fiilden sorumlu olanlardanmevcut kusur oranına göre geri alma hakkıtanıdığını ifade ederek; 14.104.00 TL rücuentazminatın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıile ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdantahsiline karar verilmesi istemiyle 26.6.2014 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
DavaÖmürlü İnş. Yapı San Tic.Ltd.Şti. ile HMCYapı San. Tic.Ltd.Şti.ne de ihbar edilmiştir.
BİNGÖL3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 22.10.2014 gün ve E:2014/477,K:2014/776 sayı ile, davanın, maddi ve manevi tazminat talebineilişkin olduğu; Yargıtay 17. HD. 29.09.2011 tarih, 2011/2144 E.2011/8376 K. Sayılı ilamında; "Davalılardan Belediyehakkında yolda bulunan münferit çukurlan kapatmamak ve trafikişaretleme eksikliği sebebiyle açılan davada hizmetkusuruna dayanılmaktadır. Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan Belediye kamu hizmeti sırasındaverdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Hizmet kusurundan kaynaklanan davalar idare aleyhine idariyargı yerinde tam yargı davası olarak ikame edilmesigerekmektedir."; Danıştay 10.Dairesi 31.10.2012 tarih,2011/11522 Esas- 2012/5347 Karar sayılı İlamında; "Mülkiyeti davacıya ait olan araçla yaptığıtrafik kazasının, havanın yağışlıolması, yol üzerine dökülen mazot ve motoryağının etkisiyle yolun kayganlaşması nedeniylemeydana geldiği, karayolunun bakım ve onarımından sorumluolan davalı idarenin, kendisine yasalarla verilmiş olangörevleri tam ve eksiksiz biçimde yerine getirmeyerek hizmet kusuruişlediği ileri sürülerek, maddi zararınınödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık, hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelenzararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanmakta olup, bunagöre davanın görüm ve çözümü idaremahkemelerine aittir. Adli yargının görevli olduğugerekçesiyle görev yönünden davanın reddine kararverilmesi hukuka aykırıdır. " denildiği; uyuşmazlığındavalı Karayolları Genel Müdürlüğününhizmet kusurundan kaynaklandığı, hizmet kusurundan kaynaklanandavalarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2.maddesi uyarınca idari yargının görevli olduğugerekçesiyle; HMK 114/1-B maddesi uyarınca mahkemelerinin görevsizliğinekarar vermiş; bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Kesinleşebu görevsizlik kararından sonra, Bingöl 3.Asliye HukukMahkemesi, : 22.10.2014 gün ve E:2014/477, K:2014/776 sayılı EKKARAR ile, “(…) Mahkememizce yapılan yargılamasonunda mahkememizin 22/10/2014 tarih, 2014/477 Esas, 2014/776 Kararsayılı kararı ile HMK'nın 114/1-B maddesi uyarıncamahkememizin görevsizliğine karar verilmiş, mahkememizgerekçeli kararı taraflara tebliğ olunarak temyizolunmaksızın 03/12/2014 tarihinde kesinleşmiş,kesinleşme tarihi üzerinden iki haftalık süregeçmesine rağmen taraflar dosyanın görevli mahkemeyegönderilmesine iliştin talepte bulunmamışlardır.
6100sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 20/1 maddesi delaletiyleHMK'nın 150/5. maddesi gereğince davanınaçılmamış sayılmasına karar vermekgerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:
HMK'nın 150. maddesi gereğince iş bu davanın AÇILMAMIŞSAYILMASINA; esasın bu şekilde kapatılmasına,…” şeklinde bir karar daha vermiştir.
Davacıvekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ELAZIĞ1.İDARE MAHKEMESİ: 10.2.2015 gün ve E:2015/47 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 6099sayılı Yasanın 14 üncü maddesiyle değişik110 uncu maddesinde; "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğerkamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." kuralına yerverilmiştir.
Bilindiğiüzere, söz konusu kanun hükmünün uygulanmasıkapsamında gerek ilk derece yargı yerleri (adli yargı-idariyargı) gerekse aynı yargı kolundaki ilk derece ve temyiz/itirazmercileri arasında görevli yargı yerinin belirlenmesi konusundauyuşmazlıklar ortaya çıkmış ve konuUyuşmazlık Mahkemesi'ne intikal ettirilmiştir.
Bu kapsamdaYüksek Mahkeme'ce yapılan değerlendirmede, 2918 sayılıKanun'un 110. maddesinde yapılan değişiklikten sonra meydanagelen maddi hasarlı trafik kazalarından kaynaklanan davalarınadli yargı yerinde görülmesi gerektiğinehükmedilmiştir. (Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümünün 04.06.2012 tarihli, E:2012/107, K2012/134sayılı ve 05.11.2012 tarihli, E:2012/144, K2012/224 sayılıkararlan)
Uyuşmazlıktaise; 01.03.2013 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı kaza sonrasındadavacı tarafından Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tazminatdavası açıldığı, adı geçen Mahkemeceyapılan yargılama, sonucunda 22.10.2014 tarihli, E:2014/477,K:2014/776 sayılı kararla, davanın idari yargınıngörevine girdiği belirtilerek görev ret kararıverildiği, davacının söz konusu tazmin talebinin işbudava dosyamız esasında yürütüldüğügörülmektedir.
Öteyandan; 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesinde“Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesininkarar vermesine değin erteler. / Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir”hükmü bulunmaktadır.
Yukarıdayer alan Uyuşmazlık Mahkemesi kararları kapsamındayapılan değerlendirmede; bakılmakta olan davanın konusunuoluşturan uyuşmazlığın çözümündeadli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle; görevli merciin belirlenmesi için dosyanınUYUŞMAZLIK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, davanınincelenmesinin Yüksek Mahkeme kararı gelinceye kadar ertelenmesine…”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 4.5.2015 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdaremahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenşekilde Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu, adli yargı yerinde, görevsizlik kararından sonra ek karar ile,6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi uyarınca davanınaçılmamış sayılmasına karar verildiğigörülmekteyse de; anılan maddenin adli yargıiçindeki görevsizlik veya yetkisizlik kararlarına ilişkinolduğu gözetildiğinde, verilen ek kararın hukukenkabul edilemeyeceği ve bir başka yargı kolunu işaret eden görevsizlikkararını ortadan kaldırmayacağı; bunundışında dosyada usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sigortalıaracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın bir kısmının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirkete kaskosigortalı olan aracın, 01.03.2013 tarihinde D-300 Karayolunda seyirhalinde iken Elazığ istikameti D-300-27-24+800 Km geldiğiesnada, havanın sisli ve yolun kaygan olması nedeni ilesürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği, aracınyoldan çıkarak Kurudere köyü girişindeki yolkenarında bulunan beton korkuluklara çarptığı, çarpmanın etkisi ile aracın yan yatarak Kurudereköyüne savrulduğu, yol kenarında bulunan bahçeçitlerine çarparak tavanı üzerine durduğu,yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiği, kazanın oluşumunda, davalı idarenin, ilgili mevzuatta yer alan gerekli önlemleri almadığı ilerisürülerek; uğranılan maddi zararakarşılık 14.104.00 TL rücuen tazminatın ödenmesiistemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevli olduğundan, Elazığ 1.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Bingöl 3. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen 22.10.2014 gün ve E:2014/477, K:2014/776sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Elazığ 1.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin22.10.2014 gün ve E:2014/477, K:2014/776 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 4.5.2015gününde, Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
KARŞIOY Somutuyuşmazlıkta, davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün karayolunun yapım, bakımve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanın meydanageldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı Yasanın KTK'nın 7.md. "Karayolları GenelMüdürlüğünün Yapım ve Bakımındansorumlu olduğu Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri alma ve aldırmanın" idarenin görev veyetkileri arasında bulunduğuna işaret edilmiş, 6001Sayılı Karayolları GenelMüdürlüğünün teşkilat ve görevlerihakkındaki kanunun 4.md. "Hazırlayacağı programlaruyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarımını yaptırmak, işletmek ve işlettirme"Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasındagösterilmiş, TCAnayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577Sayılı IYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumdaKarayolları Genel Müdürlüğünün sorumlulukalanındaki yolun yapım, bakım ve onarımınyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıIYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür..." hükmügetirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkçabelirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçların işletilmesinedeniyle verilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm ve çözümükonusunda yasada bir düzenleme bulunmadığından İdarive Adli Yargı organları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzere sözügeçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygunolarak Adli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira;"T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dairbir işaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamım veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Özbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesi yürürlüktekalmaya devam eder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somutolaylarda o maddenin ne anlama geldiğine, yani nasılyorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onuuygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu redkararı verirken yaptığı yorumunun diğer mahkemeleribağlaması mümkün değildir. Bir kanun maddesininnasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve AskeriYargı organları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askerikollarının üst mahkemesi olmadığına göre buyargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesimümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiğiyorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza,Sayın çoğunluğun karan dayandırdığı.T.C. Anayasasının 158. madde hükümlerininde uyuşmazlıktauygulama yeri bulunmamaktadır! Uyuşmazlık Mahkemesiningörev ve yetkilerini düzenleyen T.C. Anayasasının 158.maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kolları ile arasında birgörev ihtilafının çıkmaması nedeniyleuygulanması mümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıyla İçtihadedildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukukisorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı IYUK 2/1-b md. sayılan tam yargıdavasında görüm ve çözümünde İdariYargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. ÜYE EYÜPSABRİ BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy