T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 456
KARAR NO : 2015 / 458
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :M.B.
Vekili :Av. E.B.
Davalı :Türk Telekomünikasyon AŞ.
Vekili : Av. A.D.Y. (AdliYargıda)
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıTürk Telekomünikasyon AŞ.de kapsam dışı personelolarak çalışmakta iken, davalı TürkTelekomünikasyon AŞ.nin 14.11.2005 tarihindeözelleştirilmesi sonucu kamuya nakil hakkını saklıtutmak kaydı ile 2.tip iş sözleşmesiimzaladığını, sonrasında 406 sayılıyasanın ek 29.maddesi uyarınca başka bir kamu kurumuna nakilolduğu, sonrasında maaş artışı ve eködemelerin lehine uygulanmadığının tespitedildiğini belirterek, maaş nakil belgesinin 4046 sayılıyasanın 22.maddesi ve 406 sayılı yasanın ek 29.maddesineuygun düzenlenmediğinden bahisle maaş nakil ilmühaberinin40,00 TL ilave edilmek suretiyle yeniden düzenlenmesine, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.01.2006-30.05.2006dönemine ilişkin beş aylık ek ödeme toplamı olan200,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
Ankara18.İş Mahkemesi: 29.12.2011 gün ve E:2010/1374, K:2011/1138sayılı kararında özetle; “...davacınınkapsamdışı personel yönetmeliğinin 15.maddesineaykırı bir ödeme yapıldığına dair biritirazının olmadığı, çok uzun bir süre alınanödemeleri ihtirazi kayıtsız aldığı,davacının statüsünü düzenleyenyönetmeliğin 85. ve 15. maddelerine göre davacıyayapılan ödemelerde bir eksiklik bulunmadığı,Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin son içtihatlarının da(Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 12.10.2009 gün, E:2009/21817,K:2009/26589) bu şekilde olduğu anlaşılmakla davacıtarafın davasının reddine karar verilmesi uygunbulunmuştur.” demek suretiyle davanın reddine kararvermiştir. İşbu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerineYargıtay 9. Hukuk Dairesi 20.02.2012 gün, E:2012/6160, K:2012/4846sayılı ilamı ile özetle; “...davacı ile ilgilidavalı işyerinde tüm bordrolar, ücret ve malihaklarına ilişkin işverence alınan tüm işletmeselkararlar getirtilmeli, davacının kapsamdışı nakle tabiolarak çalıştığı dönemde 406sayılı Kanun’un ek 29. ve sözleşmenin 7.maddeleriuyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399sayılı KHK’un ek II. cetveline tabiçalışanlara uygulanan artışlardanyararlandırılıp yararlandırılmadığı,artış yapılıp yapılmadığı, yapılanartışın tebliğlerle getirilen artışlarınaltında kalıp kalmadığı, tebliğlere göreyapılacak artışları kapsayacak şekilde maaş nakililmühaberinin düzenlenip düzenlenmediği,davacının fark alacağı olup olmadığıkonusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve sonucunagöre karar verilmelidir.” demek suretiyle hükmün esastanbozulmasına karar vermiştir. Ankara18.İş Mahkemesi: Yargıtay’ın bozma ilamınauyduktan sonra 06.03.2014 gün ve E:2012/311, K:2014/103 sayılıkararı ile özetle; “...yapılan tahkikat ve müzekkerecevapları sonrası alınan 13.12.2013 tarihli ek bilirkişiraporuyla davacının Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirim tarihindeki maaş nakililmühaberine 40,00 TL ek ödeme tutarının eklenmesigerektiğinin ve yine davacının nakil tarihine kadar tahakkukeden 200,00 TL alacağının bulunduğu hesap ve tespitedilmiş olmakla, belirtilen bu alacağın dava tarihinden itibarenişleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdantahsiline karar verilmesi uygun bulunmuştur.” demek suretiyledavanın kabulüne karar vermiştir. İşbukarara karşı davalı vekilince yapılan temyiz başvurusuüzerine Ankara 18.İş Mahkemesi 25.04.2014 gün ve E:2012/311,K:2014/103 sayılı Ek Kararında özetle; “...mahkememizeaçılan işbu davanın değeri 200,00 TL olup, kesinliksınırı içinde bulunduğundan, davalı vekilinintemyiz isteminin 6100 Sayılı HMK’un geçici 3/1 maddesiyollaması ile HUMK.’un 426/A, (Yeni H.M.K. 341.Madde) 432 maddeleriuyarınca reddine” şeklinde karar vermiştir. Davalıidare vekili işbu ek karar üzerine yeniden temyiz talebindebulunmuştur. Davalıvekilinin talebi üzerine Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 08.09.2014 günve E:2014/21400, K:2014/25330 sayılı ilamı ile özetle;“...davacının iş sözleşmesi ileçalıştığı dönemde, davalışirkete davacının ücreti konusunda “artışoranının, kamudaki memur maaş artışoranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerekir.” demek suretiyle hükmün bozulmasına kararvermiştir. Ankara18.İş Mahkemesi: Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin bozmailamına uyduktan sonra 04.12.2014 gün ve E:2014/747, K:2014/830sayılı kararı ile özetle; davanın idari yargıyerinde görülmesi gerektiğinden bahisle davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacıvekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara12. İdare Mahkemesi: 21.01.2015 gün ve E:2015/34, K:2015/34sayı ile özetle; davanın adli yargı yerindegörülmesi gerektiğinden bahisle, görev yönündenreddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinden 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, davacı vekilinin talebi üzerine, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle, UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalı kurumda görevyapmakta iken,406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen, sonrasında başka birkamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaş nakililmühaberinin yanlış düzenlendiği iddiasıylayeniden düzenlenmesi ve bundan kaynaklı olduğu iddia olunanzararın tazmini istemiyle açılmıştır. 1953 tarih ve 6145 sayılı Yasaile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesikurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılı Telgraf ve TelefonKanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılı Yasa’yladeğiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis veişletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise, “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Şirket)” tarafından yürütülecek şekildeyeniden yapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanun hükümlerisaklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil,sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum,kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlasıkamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük MilletMeclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılıKanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer TelekomünikasyonA.Ş.’ne satılmıştır. Busürece paralel olarak Türk Telekom personelinin durumuincelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerden çıkarılmışolması nedeniyle, Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1,K:1996/1 sayılı ve özelleştirme kapsamında bulunankamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi ve Bakanlığınteklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren yüzseksen gün içerisinde Bakanlar KuruluKararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür.Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlarve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasa koyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda, davalının hisse devir(14.11.2005) tarihinde çalışmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında başka bir kamu kurumu emrine atanandavacı tarafından, maaş nakil ilmühaberinin yenidendüzenlenmesi ve yanlış düzenlenmesi sebebiyleuğranıldığı iddia olunan zararın tazminiistemiyle dava açılmıştır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: “a) (Değişik:8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı görevli olduğundan Ankara 18. İşMahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. SO N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 18.İş Mahkemesince verilen 04.12.2014 gün veE:2014/747, K:2014/830 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 1.6.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy