T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 426
KARAR NO : 2015 / 435
KARAR TR : 1.6.2015
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : G.G. Vekili : Av. E.S. Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş. Vekili : Av. C.S. O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; davacının Ankara ili Yenimahalle TelekomMüdürlüğü’nde 399 sayılı KanunHükmünde Kararname’ye tabi sözleşmeli personelstatüsünde çalışmakta iken, TürkTelekom’un özelleştirilmesi sonucunda 406 sayılıKanunun Ek 29. ve 4046 sayılı Kanunun 22. Maddesi kapsamındaismi Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen ve18.06.2007 tarihinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ndegöreve başladığını, 5473 sayılı yasagereğince 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 31.01.2006tarihine kadar 40,00 TL ve 01.07.2006 tarihinden geçerli olmaküzere 31.12.2006 tarihine kadar 82.50 TL, 2007 yılında her ay1850 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanankatsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarakbelirlenen ek ödemenin, 2008 yılının ilk altı ayıiçin 2260 gösterge ile memur katsayısınınçarpımı ile bulunacak rakamın, 2008 Temmuz ayındaise 2660 gösterge rakamının memur katsayısı ileçarpımı sonucu bulunacak rakamın, Ağustos 2008 denitibaren de (9500*katsayı*xx/100) şeklinde formüle edilentutarın ve daha sonraki aylarda da katsayı artışınauygun olarak belirlenen artışların, ek ödeme olaraktediyesinin öngörüldüğünü, müvekkilininhem maaş ödemelerinin eksik yapılmış olduğunu,hem de maaş ilmuhaberi eksik oluşturularak yeniçalışma yerine eksik bildirilmiş olduğunu,müvekkil adına idareye yapmış olduğu 14.03.2011gün ve 16025 sayılı talep ve başvuruya ilişkin olarakverilen zımni red işleminin iptali ile davalı idaretarafından eksik ve hatalı olarak düzenlenmiş olan müvekkilineait maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilerek, davalı idareninhatalı işlemi nedeni ile yoksun kaldığı parasalhaklarının yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesinekarar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 16.İdare Mahkemesi: 30.06.2011 gün ve 2011/889 Esas,2011/829 Karar sayılı kararı ile aynen; “Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, Ankara,Yenimahalle Telekom Müdürlüğünde 399 sayılıKanun hükmünde Kararname hükümlerine tabisözleşmeli personel olarak çalışmakta iken30.03.2007 tarihinde 406 sayılı Kanunun Ek 29.maddesi ve 4046sayılı Kanunun 22. maddesi uyarınca ismi Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve 18.06.2007 tarihinde OrtaDoğu Teknik Üniversitesi'nde göreve başlayandavacının başvuru yaptığı tarih ile dava konusuişlemin tesis edildiği tarihte Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin tamamen özel hukuk tüzel kişisi olması veözel hukuk tüzel kişilerinin işlemlerine karşıidari yargıda dava açılmasına hukuken olanakbulunmaması karşısında, davacının maaş nakililmühaberinin düzeltilmesi istemiyle anılan şirketeyapmış olduğu başvurusunun zımnen reddine ilişkinişlemin iptali ve yoksun kaldığı parasalhaklarının tazmininden doğan uyuşmazlığıngörüm ve çözümü adli yargıya aitbulunmaktadır. Nitekim,benzer bir olayda Uyuşmazlık Mahkemesi'nce verilen 05/07/2010tarihli, E:2010/56, K:2010/157 sayılı kararında, idariyargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerine karşıaçılan davalara bakılabileceği, idare aleyhine davaaçılmayıp, işlemin tesis edildiği tarihte davalımevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş’nin bulunması durumunda, ortada idariyargı yetkisi kapsamında açılmış bir davabulunduğundan söz etmenin olanaksız olduğu,dolayısıyla davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği”şeklindeki gerekçesi ile davanın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesihükmü uyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, verilen karardavacı vekiline 15.07.2011 tarihinde, davalı vekiline 18.07.2011tarihinde tebliğ edilmiş olup, taraflarca süresi içinde temyizisteminde bulunulmadığından karara şerh edildiğiüzere 18.08.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekilibu kez aynı gerekçelerle; Maaş nakil ilmühaberinin, açıklananikramiye denge tazminatı, enflasyon farkları, kümülatifbrüt gelir vergi dilimlerine göre, kademeli olarakvergilendirilmiş ve bu şekilde davacının gelirindenönemli miktarda fuzulen gelir vergisi kesintisi ve diğer kalemleryansıtılmaması nedeniyle hukuka aykırı olarakdüzenlendiğinin tespitine, maaş nakil ilmühaberininaçıklanan hususlar gözetilerek düzeltilmesine,01.01.2006 tarihinden itibarendilekçe kapsamında açıklanan; ikramiye farkları,denge tazminatı, enflasyon farkları, kümülatif brütgelir vergi dilimlerine göre kademeli olarak haksız vergilendirilmekleyapılan fuzuli kesintilerin ve diğer kalem alacaklarınhakların doğum tarihinden (01.01.2006 dan başlayarak) itibarenfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ileşimdilik 1.000.00 TL sinin hakların doğum tarihinden itibarenişleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdanalınmasına karar verilmesi istemi ile adli yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara7.İş Mahkemesi:12.06.2012 gün ve 2011/880 Esas, 2012/404 Karar sayılıkararı ile aynen: “Ankara16.İş Mahkemesinin özelleştirme nedeniyle eksik vehatalı maaş nakil ilmühaberi nedeniyle yoksun kalınan parave haklara ilişkin 14.07.2011 Tarih E.2011/40 - K.2011/628Sayılı emsal davada özetle ‘...399 Sayılı Kanunhükmünde kararnameye ekli I sayılı cetvelde gösterilenkadrolar dışında 657 Sayılı Yasanın aylıkmemurlara en yüksek Devlet memuru aylığının ekgösterge dahil % 200'ünü geçmemek üzere her ay eködeme yapılabileceği düzenlendiği, 375Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek-3.madde kamugörevlilerine uygulanan genel nitelikli bir uygulama olmayıp, eködemeden yararlanmayanlara ek ödeme yapılmasınıiçerdiği, Yüksek Planlama Kurulu'da 40+40 zammıEk-3.madde çerçevesinde belirlediği, davacınıngeçiş ücreti de 2004 yılında olup,işçilikte bulunduğu dönemdeki ücreti (ilave tediye -ikramiye dahil sosyal haklarıyla) belirlendiğinden ek ödemedenfaydalandırılması söz konusu olmadığı,Ek-3.maddeye göre uygulamadaki anlaşmazlıklarıçözmeye yetkili olan Maliye Bakanlığı 08.05.2006Tarih 8021 sayılı yazısı ile de ek ödemeningeçiş ücretine ilavesinin mümkünolmadığı yönünden görüşbildirdiği’ şeklinde karar verildiği, taraflarca temyizedilmeksizin kesinleştiğianlaşılmıştır./Toplanan deliller ve emsal mahkemeilamı uyarınca davanın reddine” denilmek suretiyledavanın esastan reddine karar vermiş, karar davacıvekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 9.Hukuk Dairesi:16.06.2014 gün ve 2012/28362 Esas, 2014/19398 Karar sayılıkararı ile aynen: “…Görev kamu düzenindendir veyargılamanın her aşamasında resen dikkatealınmalıdır. Gerçekten özelleştirmedenönce statü hukuku hükümlerine tabi davacıniteliğindeki personel, özelleştirme sonrası belirli birsüreliğine davalı ile özel hukuk hükümlerine tabiolarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaş artışoranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikuramdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğinde olduklarıaçıktır. İdari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerekir./Mahkemece davanın HMK.nun114/1-b maddesi uyarınca "yargı yolunun caiz olmaması"nedeniyle aynı yasanın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddinekarar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasa girilerekdavanın reddine karar verilmesi hatalıdır.”şeklindekigerekçesi ile mahkeme kararının bozulmasınahükmetmiştir. Ankara7.İş Mahkemesi: 11.11.2014 gün ve 2014/1062 Esas, 2014/1073 Kararsayılı kararı ile; “Toplanan deliller ve Yargıtaybozma kararı uyarınca davanın HMK.’nun 114/1-b maddesiuyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle aynıyasanın 115/2.maddesi uyarınca usulden reddine” şeklindekigerekçesi ile yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın reddine karar vermiş, verilen karar davalı vekiline29.12.2014 tarihinde, davacı vekiline 06.01.2015 tarihinde tebliğedilmiş olup, taraflarca süresi içinde temyizedilmediğinden karara şerh edildiği üzere 15.01.2015tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili, idari ve adliyargı yerlerince verilen görevsizlik kararları nedeniyleoluşan olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Davalı Türk Telekom A.Ş.yönünden dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıyasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari veadli yargı dosyalarının 15.maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği, usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUNile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nde tekniker ünvanıylaçalışmakta iken kurumun özelleştirilmesi nedeni ilebaşka kuruma atanan davacının, hatalı düzenlenenmaaş nakil ilmuhaberinin yeniden düzenlenmesine ilişkinbaşvurusunun reddine ilişkin kararın iptali ile yanlışmaaş nakil ilmuhaberi nedeni ile uğradığı zararıntazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 1953 tarih ve 6145sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefonİşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılı Telgrafve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılı Yasa’yladeğiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis ve işletmesineilişkin hizmetler, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise, “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Şirket)” tarafından yürütülecek şekildeyeniden yapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceyekadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluşolduğu tartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkate alındığında,29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılı KHK kapsamı dışında kalmış veanılan KHK eki cetvellerden çıkarılmışolması nedeniyle, Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1,K:1996/1 sayılı ve özelleştirme kapsamında bulunan kamuiktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dört yıllıkyüksek öğrenim görme şartları aranır.(Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12md.) Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur” hükmünü almış;aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da işmevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri,cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali veözlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda, davalının hissedevir (14.11.2005) tarihinde davalı nezdinde tekniker olarak çalışmaktaiken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, yanlışmaaş nakil ilmuhaberi nedeni ile uğranılan zararın tazminiistemiyle; Ankara 16.İdare Mahkemesi’ne dava açıldığı,Ankara 16.İdare Mahkemesi’nin 30.06.2011 gün ve 2011/889 Esas,2011/829 Karar sayılı kararı ile davanın görev yönündenreddine karar verdiği, tarafların kararı temyiz etmemesiüzerine kesinleştiği, davacı vekilinin aynı talepleAnkara 7.İş Mahkemesi’ne dava açtığı, Ankara7.İş Mahkemesi’nin 12.06.2012 gün ve 2011/880 Esas, 2012/404Karar sayılı kararı ile davanın esastan reddine kararverdiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temyizedildiği, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 16.06.2014 gün ve2012/28362 Esas, 2014/19398 Karar sayılı kararı ilebozulduğu, Ankara 7.İş Mahkemesi’nin 11.11.2014 günve 2014/1062 Esas, 2014/1073 Karar sayılı kararı ile davanıngörev yönünden reddine karar verdiği, taraflarıntemyiz etmemesi üzerine kararın kesinleştiği,davacının 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesiuyarınca oluşan olumsuz görev uyuşmazlığınedeni ile görevli mahkemenin belirlenmesi için mahkememizemüracaat ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılandeğerlendirme neticesinde; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, Ankara 7.İşMahkemesi’nin görevsizlik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 7.İş Mahkemesi’nin 11.11.2014 gün ve2014/1062 Esas, 2014/1073 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 1.6.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy