T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 294
KARAR NO : 2015 / 311
KARAR TR : 04.05.2015
ÖZET: Vatani görevini yapmakta iken sol bacağını kaybetmesi nedeniyle 2330 sayılı Kanun gereğince malulen emekli olan davacının, sağlık kurulu raporuna dayalı sporcu koşu protezi bedelinin davalı kurumca karşılanmaması nedeni ile ödemek zorunda kaldığı 99.876,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :V.S.
Vekili : Av. A.E.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili :Av. F.Ş.A. (Adli Yargıda)
OL A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; kamu personeli olmayan davacınınaskerliğini er olarak yaparken terör sonucuyaralandığını ve gazi olduğunu, davacıya sol dizaltı ampütasyonu (diz ve diz altından bacağınkazanılmış yokluğu) tanısı konulduğunu,davacının bacağının yokluğu nedeni ile sol dizaltı ampütasyonlu hastanın Aktif Yüksek Enerji DepolayanNitro Sporcu Koşu Protezi kullanmasının uygun olacağınaSağlık Bakanlığı İzmir Bozyaka Eğitim veAraştırma Hastanesi tarafından verilen sağlık kuruluraporu ile karar verildiğini, bunun üzerine davacının AsilOrtopedi isimli firmadan protezini teslim aldığını, protez bedelinin99.876,00 TL olduğunu, davacının protez bedelinin tahsili sebebiile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İzmirSosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nemüracaat ettiğini, fakat kendisine gelen 04.04.2013 tarihliyazıda hiçbir gerekçe gösterilmeden protez bedelininödenmesinin uygun olmadığının bildirildiğinibelirterek; protez bedeli olan 99.876,00 TL’nin yasal faizi ile birliktedavalı kurumdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR9. İŞ MAHKEMESİ : 13.11.2014 gün ve E:2013/347 K:2014/775sayılı kararında; “… Uyuşmazlık konusuolayın idari işlem ve idari eylem niteliğinde olduğu vedavanın çözüm yerinin idari yargı olduğuanlaşılmakla yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir…”şeklindeki gerekçe ile davanın usulden reddine kararvermiş, verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR4. İDARE MAHKEMESİ : 19.02.2015 gün E:2014/2052 sayı ilevermiş olduğu gönderme kararında; “…5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun incelenmesinden, ‘Kapsam’ başlıklı2. maddesinde; bu Kanunun; sosyal sigortalar ile genel sağlıksigortasından yararlanacak kişileri, işverenleri,sağlık hizmeti sunucularını, bu Kanunun uygulanmasıbakamından gerçek kişiler ile her türlü kamu veözel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliğiolmayan diğer kurum ve kuruluşları kapsadığı,‘ Genel Sağlık Sigortalısı Sayılanlar’başlıklı 60. maddesinin f fıkrasında, bu Kanun veya buKanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlikkanunlarına göre gelir veya aylık alan kişilerin maddekapsamında sayıldığı, ‘UyuşmazlıklarınÇözüm Yeri’ başlıklı 101. maddesinde, buKanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olarak ortayaçıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceğinin düzenlendiği ve 106. maddesinde ise;5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nunsağlık giderlerinin ödenmesine ilişkin düzenlemeninyer aldığı geçici 139. maddesininyürürlükten kaldırıldığıanlaşılmaktadır.
…
Uyuşmazlıkkonusu olayda, davacının kamu görevlisi olmadığı,askerlik görevini yaparken terör saldırısı sonucu gaziolduğu sabittir.
Belirtilenbu durum itibarıyla, kamu görevlisi olmayan davacınınprotez bedelinin tazminine yönelik davanın görüm veçözümünde yukarıda anılan 5510 sayılıYasa hükümleri uyarınca iş mahkemesi görevliolduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır…”şeklindeki gerekçe ile davanın adli yargınıngörev alanına girdiğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. Maddesi hükümleri uyarıncagörevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine karar vererek dosyayıMahkememize gönderilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 04.05.2015 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesi’nceanılan Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul veyönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkgörülmediğinden esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, vatani görevini yapmakta iken sol bacağınıkaybetmesi nedeniyle 2330 sayılı Kanun gereğince malulen emekliolan davacının, spor protez bedelinin davalı kurumcakarşılanmaması nedeni ile ödemek zorundakaldığı 99.876,00 TL’nin yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsili istemiyle açılmıştır.
Dosyalar kapsamında yapılan incelemede; davacı V.S.’ın2001 yılında askerlik görevini yerine getirirkenbacağını kaybetmesi nedeniyle 2330 sayılı Kanunagöre vazife malulü olarak T.C.Emekli Sandığı’ncaaylık bağlandığı, İzmir Bozyaka Eğitim veAraştırma Hastanesi’nin 28.11.2012 tarihli raporu ile “sol dizaltı ampülasyonlusu tanısıyla, hastanın biradet nitro sporcu koşu protezi kullanması uygundur…”şeklinde karar verildiği, bu karar üzerine davacıtarafından söz konusu protez için Asil Ortapedi Protez Ortez Yapımve Uygulama Merkezi’ne 99.876,00TL ödemeyapıldığı, fatura bedelinin tahsili için SGKİzmir Sosyal Güvenlik İl MüdürlüğüAlsancak Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’ne yapılanbaşvurunun reddi üzerine söz konusu fatura bedelinin faizi ilebirlikte tahsili için dava açıldığıanlaşılmaktadır.
31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlıkhizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beşfarklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimleri hakkında,bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleride dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla(RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redlesonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacakşekilde şu gerekçeye dayandırmıştır:“…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıkların çözümündeiş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Budurumda, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğegirmesinden önce iştirakçi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları ve tam yargı davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncedevredilen T.C. Emekli Sandığı GenelMüdürlüğünden 2330 sayılı Kanunkapsamında aylık alan davacı tarafından sağlıkkurulu raporu ile temini gerekli görülen spor protez bedelinintahsili için açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İzmir4. İdare Mahkemesi’nin başvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle İzmir 4. İdare Mahkemesi’ninBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 04.05.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy