T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 291
KARAR NO : 2015 / 308
KARAR TR : 4.5.2015
ÖZET : 14.02.1983-28.03.1984 tarihleri arasında Belediye Başkanı olarak görev yapan davacının, kendisine 5434 Sayılı Kanunun Ek 68.maddesi uyarınca makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı uygulanması istemiyle davalı idareye yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin, iptali ve bu işlem nedeniyle ödenmeyen parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Y.Y. Vekili :Av. R. A. (İdariYargıda) Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekilleri :Av. M.Ö. (İdariYargıda) Av. A. Z.Ö. (AdliYargıda) O L A Y :Davacı dava dilekçesinde; 14.02.1983-28.03.1984 tarihleriarasında Bitlis İli, Mutki İlçesi, BelediyeBaşkanı olarak görev yapması nedeniyle kendisine 5434Sayılı Kanunun Ek 68.maddesi uyarınca makam tazminatı vebuna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı uygulanmasıistemiyle davalı idareye yaptığı 02.08.2011 tarihlibaşvurusunun reddine ilişkin 09.09.2011 tarihli ve 43.930.009sayılı işlemin, 5393 Sayılı Kanunun 85.maddesiyledeğişik 5434 Sayılı Kanun’un ek 68.maddesikapsamında olmadığını gösterir bir ifadeninolmadığı, anılan Kanun maddesindeki şartlarıtaşıdığı belediye başkanlığıgörevini asaleten yürüttüğü, arananşartın belediye başkanlığı yapmış olmakolduğu, asalet veya vekalet ayrımıyapılmadığı, davalı idarece kullanılan takdiryetkisinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptalive bu işlem nedeniyle ödenmeyen parasal haklarınınödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 7.İdare Mahkemesi: 21.09.2012 gün ve E:2011/2416,K:2012/2404 sayılı kararı ile özetle; “...5510Sayılı Kanunun geçici 4.maddesinde BelediyeBaşkanlarına makam ve görev tazminatlarınınödenebilmesi için; 5434 sayılı Kanunun 39. ve Ek68.maddelerine atıf yapıldığı görülmeklebirlikte, uyuşmazlığın idareye başvuru ve işlemtarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nunGeçici 4.maddesi uyarınca çözülmesi gerektiği,5434 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihi itibariyleyürürlükten kalkan maddelerinin doğrudan davacıyauygulanma olanağı bulunmadığı ve anılan Kanunun101.maddesinde de, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceğinin kurala bağlandığı gözönüne alındığında; 5510 sayılı Kanununuygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığıngörüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğuanlaşılmaktadır.” demek suretiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez aynı istemle, adli yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 16.İş Mahkemesi: 22.05.2014 gün veE:2013/1185, K:2014/791 sayılı kararı ile özetle;“5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu’nun 01.10.2008 günüyürürlüğe giren 101.maddesinde, bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceğinin hüküm altınaalındığı, davalı SGKBaşkanlığı’na yönelik açılan vegörülen inceleme konusu davada; taraflar arasında hukukiuyuşmazlığın çözümünde 5510sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığından,101.madde hükümlerine göre sınırlı yetki iledonatılmış iş mahkemesi görevli olmayıp; idariyargının görevli olduğunun belirgin bulunmasına göre,yargıyolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesininreddine karar vermiştir. İş bu karara karşı yapılan temyiz başvurusuüzerine Yargıtay 10.Hukuk Dairesi 08.12.2014 gün veE:2014/22437, K:2014/25857 sayılı ilamı ile özetle;hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermiş ve kararkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 4.5.2015 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2247 sayılıYasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde,idari yargı ile adli yargı arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin istemiüzerine, adli yargı dosyasının son görevsizlikkararını veren mahkemece, idari yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 14.02.1983-28.03.1984tarihleri arasında Bitlis İli, Mutki İlçesi, BelediyeBaşkanı olarak görev yapan davacının, kendisine 5434Sayılı Kanunun Ek 68.maddesi uyarınca makam tazminatı vebuna bağlı olarak temsil veya görev tazminatıuygulanması istemiyle davalı idareye yaptığı02.08.2011 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 09.09.2011 tarihli ve43.930.009 sayılı işlemin, 5393 Sayılı Kanunun85.maddesiyle değişik 5434 Sayılı Kanun’un ek68.maddesi kapsamında olmadığını gösterir birifadenin olmadığı, anılan Kanun maddesindekişartları taşıdığı belediye başkanlığıgörevini asaleten yürüttüğü, arananşartın belediye başkanlığı yapmış olmakolduğu, asalet veya vekalet ayrımıyapılmadığı, davalı idarece kullanılan takdiryetkisinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptalive bu işlem nedeniyle ödenmeyen parasal haklarının ödenmesinekarar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. 5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanununun (5510 sayılı Kanunun 106. maddesiile mülga edilen) Ek 68.maddesinde; “(Değişik madde: 24/11/1994 - 4049/7 md.) (Değişikfıkra: 23/02/1995 - KHK - 547/13 md.) Makam tazminatı ile YüksekHakimlik ve temsil veya görev tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde bulunanlardan, 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılıKanunun 36 ncı maddesine göre istihdam edilenlere,Başbakanlıkta da makam tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde en az 6 ay çalışmış olmalarıkaydıyla bu tazminatlardan yüksek olanı esas alınaraködeme yapılır. (Ek cümle: 04/07/2001 - 631 S.KHK/1. md.)Makam veya yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde toplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerdehiç bulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı ay süreylebulundukları en üst görevleri için belirlenen görevtazminatı veya hizmet yılları itibarıyla belirlenengörev tazminatından yüksek olanı ödenir. Bu halde deiki yıllık süreyi doldurma şartı aranır. (Ekcümle: 12/02/2000 - 4505/3 md.) Ancak bu tazminatların ölenlerindul ve yetimlerine ödenmesinde iki yıl görev şartıaranmaz. (...) (Ekfıkra:07/12/2004 - 5272 S.K./86.mad) Sandıkça emekliaylığı bağlanan büyükşehir belediyebaşkanlarına 7000, il belediye başkanlarına 6000,ilçe belediye başkanlarına 3000, diğer belediyebaşkanlarına 1500 gösterge rakamı üzerinden, buMaddede belirtilen usul ve esaslar dahilinde makam tazminatı, bunabağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenir.Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içindefaturası karşılığında Hazineden tahsil olunur.Birinci fıkrada öngörülen iki yıllık süreninhesabında iştirâkçi olup olmadıklarınabakılmaksızın belediye başkanı olarak geçensürelerin tamamı dikkate alınır. (Ekfıkra: (12/02/2000 - 4505/3 md.) Temsil ve görev tazminatları; yönetimve denetim kurulu üyelikleri dahil olmak üzere kamu kesiminde her nesuretle olursa olsun aylık veya ücret alıpalmadıklarına bakılmaksızın görev alanlara budurumları devam ettiği sürece ödenmez. Tazminattanyararlanırken, yararlanma şartlarını kaybedenler engeç bir ay içinde durumu Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Genel Müdürlüğüne bildirirler.Bu durumun ortaya çıktığı tarihi takip edenaybaşından itibaren tazminat ödenmesine son verilir.Zamanında bildirimde bulunmayanlara ödenen tazminat kanuni faizi ilebirlikte geri alınır.(...) Butazminatlar, ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesindebelirtilen aylığa müstehak dul ve yetimlerine 68 incimaddesindeki oranlar üzerinden ödenir. Buödemeler, T.C. Emekli Sandığınca ödenmesinimüteakip iki ay içinde Genel Bütçeye giren kurumlardanayrılanlar için Hazineden, diğerleri için sonkurumlarından faturası karşılığında tahsiledilir.(...) denilmiş; 1.1.2007 tarihinde; maddenin “Bu tazminatlar,ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilenaylığa müstehak dul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlarüzerinden hesaplanır.” şeklindeki beşinci fıkrametni ile “Bu ödemeler, T.C. Emekli Sandığıncaödenmesini müteakip iki ay içinde Genel Bütçeyegiren kurumlardan ayrılanlar için Hazineden, diğerleriiçin son kurumlarından faturasıkarşılığında tahsil edilir.” şeklindeki sonfıkra metni yürürlüktenkaldırılmıştır. Diğer taraftan, 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesininbirinci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılıKanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı,diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekteolanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileriiçin belirtilmiş olan şartları haiz olduklarımüddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olaniştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığıalmakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz olduklarımüddetçe devam edilir.” hükmüne, aynı maddeninbeşinci fıkrasında ise; “ Bu madde kapsamınagirenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddeninuygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleriayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797 S.K/10.md.) Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olanöğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimlerisüresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.”hükmüne yer verilmiştir. 31.5.2006tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeye dayandırmıştır:“…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adli yargıyerinde çözümleneceği açıktır. Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığın çözümündeesas alınacağı tartışmasızdır. Budurumda, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğegirmesinden önce iştirakçi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları kapsamında bulunan; 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce, EmekliSandığı iştirakçisi olup, daha sonra emekli olandavacının, 14.02.1983-28.03.1984 tarihleri arasında BelediyeBaşkanı olarak görevlendirilmesinden dolayı, makam tazminatındanyararlandırılması istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksunkalınan tazminat tutarının yasal faiziyle birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığıdavanın idari yargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Ankara 7.İdare Mahkemesinceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 7.İdare Mahkemesince verilen 21.09.2012gün ve E:2011/2416, K:2012/2404 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 4.5.2015 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy