T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 15
KARAR NO : 2015 / 269
KARAR TR : 4.5.2015
ÖZET : Davalı Belediye Başkanlığının yeni hizmet binasının açılışı sırasında binanın süslemesinde kullanılan ve tahtadan yapılan süslemenin, davacının üzerine düşmesi sonucu yaralanması nedeniyle oluştuğu öne sürülen manevi zararın, yasal faizi ile birlikte, davalı idareden tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :S.Y.
Vekili :Av. H.S.
Davalı :Çankaya Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. A.D.
O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.5.2013 tarihindeÇankaya Belediyesinin Kızılay’da bulunan yenibinasının açılışı sırasındabinanın süslenmesinde kullanılan tahtadan yapılan birpapatyanın davacının üzerine düşmesi sonucukafasından yaralanması nedeniyle oluştuğunuönesürerek 20.000,00 TL manevi zararın olay tarihi olan17.5.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktedavalı idareden tazmini istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalı Çankaya Belediye Başkanlığı vekilicevap dilekçesinde, iş bu davanın idari dava kapsamındaİdare Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, şöyleki; dava konusu iddialara ilişkin hususun idarenin işlem ve eylemleriile ilgili bir konu olduğunu ileri sürerek, görevitirazında bulunmuştur.
ANKARA 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 23.10.2014 gün veE:2014/404 sayı ile, adli yargı mercileri görevli olduğundanyargı yolu itirazının reddine karar vermiştir.
Davalı idare vekili süresi içerisinde verdiğidilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması talebinde bulunmuştur.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI: İdarenin yürütmekleyükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişindeveya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veyaboşluk olarak tanımlanan hizmet kusurunun; hizmetin kötüişlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi(eylemsizlik)hallerinde gerçekleştiği ve idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçtığı; olayda, davalı idareye ait binanınsüslenmesinde kullanılan tahtadan yapılan bir papatyanındavacının üzerine düşmesi sonucu kafasındanyaralanmasında, kamu hizmetini yürütmekle yükümlükılınan kamu kuruluşu tarafından, kamu hizmetininyöntemine ve hukuk kuralarına uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin belirlenmesigerektiği; buna göre davacının başında meydanagelen yaralanma nedeniyle oluşan zararda idarenin hizmet kusuru ya dabaşka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun2.maddesi uyarınca “İdari Yargı” yerlerine aitolduğu, bu nedenle 2247 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarıncaolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın13.maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısının da yazılı düşüncesiistenilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: Davacınıniddiasının dikkate alınarak, belediyenin görevinde olankamu hizmetini yürüttüğü sıradaki eylemindendoğan zararın giderilmesine yönelik olarak davaaçıldığının kabulü gerektiği; kamuhizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin; kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin; hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2.maddesinde; “idari dava türleri”arasında sayılan “idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları” kapsamında, idariyargı yerlerince yapılacağının açıkolduğu; kamu tüzel kişiliğini haiz olan davalıidarenin, hizmet vermek amacıyla yapılan binasınınaçılışı sırasında, kamu hizmetininişleyişindeki yetersizlik nedeniyle hizmet kusuru ortayaçıktığı ve bundan dolayı uğranılanzararların kusurlu hizmeti işleten davalı idarece tazminigerektiği önesürülerek açılan davanın,Anayasa’nın 125.maddesine göre ve 2577 sayılıYasa’nın 2/1-b maddesinde belirtilen tam yargı davası kapsamındaidari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği; bunedenle Danıştay Başsavcılığının 2247sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince yapmış olduğubaşvurunun kabulü ile Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/113esas sayılı görevlilik kararının kaldırılmasınakarar verilmesi gerektiği yolunda görüş bildirmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 4.5.2015 günlütoplantısında;
l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı idare vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı’nca, 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaidari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 17.5.2013 tarihinde Ankaraİli, Çankaya Belediye BaşkanlığınınKızılay’da bulunan yeni hizmet binasınınaçılışı sırasında, binanınsüslemesinde kullanılan ve tahtadan yapılan bir papatyanındavacının üzerine düşmesi sonucu yaralanmasınedeniyle oluştuğu önesürülen 20.000,00 TL manevizararın yasal faizi ile birlikte davalı idareden tazmini istemiyleaçılmıştır.
Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında, idareninkendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b.maddesinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde,her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumluolduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücutbütünlüğünün kısmen veya tamamenyitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddive manevi zararların tazminine ilişkin davalara asliye hukukmahkemelerinin bakacağı hükmüne, geçici 1.maddesinde ise, bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkinhükümlerinin, Kanunun yürürlüğe girmesindenönceki tarihte açılmış olan davalardauygulanmayacağı hükmüne yer verilmiş, bu Kanunun 3.maddesinin (1) numaralıfıkrasının birinci cümlesinin iptali amacıylaaçılan davada, Anayasa Mahkemesi, 16.2.2012 tarih ve E:2011/35,K:2012/23 sayılı kararıyla; dava konusu kuralla, sadecekişinin vücut bütünlüğüne verilen maddizararlar ile buna bağlı manevi zararların ve ölümnedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların tazmini konusunun kapsamaalındığı ve bu tazminat davalarına bakmagörevinin asliye hukuk mahkemelerine verildiği; buna göre,aynı idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğudiğer sebeplerden kaynaklanan zararların kapsama alınmadığı;sorumluluk sebebi aynı olsa da bu zararların tazminidavalarının idari yargıda görülmeye devam edeceği;bu durumda, idarenin aynı yapı içinde aldığıkararın bir bölümünün idari yargıda birbölümünün adli yargıda görülmesininyargılamanın bütünlüğünübozacağı; ayrıca iki ayrı yargı kolundagörülen davalarda, idarenin sorumluluğu, bu sorumluluğunkapsamı, idarenin tazmin yükümlülüğükonularında farklı sonuçlara ulaşabileceği; esasenidare hukukunda var olan hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk kavramlarının,kişilerin gördüğü zararların tazminindekullanılan ve kişilerin idare karşısında korunmakapsamını genişleten kavramlar olduğu; idare hukukunda,idarenin hiçbir kusuru olmasa da sosyal risk, terör eylemleri,fedakarlığın denkleştirilmesi gibi kusursuzsorumluluğa ilişkin kavramlara dayanılarak kişilerinuğradığı zararların tazmin edilmesininmümkün olduğu; özel hukuk alanındaki kusursuzsorumluluk hallerinin ise belirli konular için düzenlendiği vesınırlı olduğu; idarenin idare hukuku esaslarına dayanaraktesis ettiği tartışmasız bulunan eylem ve işlemler ileidarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerden kaynaklanan zararlarailişkin davaların idari yargı yerlerinde görülmesigerektiği; bu nedenle, yukarıda belirtildiği gibi, aynıidari eylem, işlem veya sorumluluk sebebinden kaynaklanan zararlarıntazminine ilişkin davaların farklı yargı yerlerindegörülmesinde kamu yararı ve haklı neden olduğununsöylenemeyeceği gerekçesiyle iptaline karar vermiştir.
İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğukamu hizmetine ilişkin olarak, kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları muhtel olanlar tarafından açılacak davalarıngörüm ve çözümünün, iptal ve tamyargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idariyargı yerine ait olduğu yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; 17.5.2013 tarihinde ÇankayaBelediyesinin Kızılay’da bulunan yeni binasınınaçılışı sırasında binanınsüslenmesinde kullanılan tahtadan yapılan bir papatyanındavacının üzerine düşmesi sonucu kafasındanyaralanması nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan17.5.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktedavalı idareden tahsili istemiyle uyuşmazlığa konudavanın açıldığıanlaşılmıştır.
Budurumda, yasal düzenlemeler ve dosyadaki belgeler birliktedeğerlendirildiğinde, taşınmazın idare vemuhafazası ile yükümlü bulunan idarenin bu göreviniyerine getirdiği sırada kişilere verdiği zararıntazmini istemiyle açılan davada, kamu hizmetinin yöntemine vehukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin; kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin; hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 2. maddesinde “idari dava türleri”arasında sayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayızarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargıdavası” kapsamında, idari yargı yerlerinceyapılacağı açıktır.
Belirtilen durum karşısında, davanın görümve çözümü idari yargı yerinin görevinegirdiğinden, Danıştay Başsavcısınınbaşvurusunun kabulü ile Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23.10.2014gün ve E:2014/404 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleDanıştay Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23.10.2014 günve E:2014/404 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 4.5.2015gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy