T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 262
KARAR NO : 2015 / 281
KARAR TR : 4.5.2015
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.A.T.S.Ş.
Vekili : Av. B.C.
Davalı : Elazığ BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av.T.E.
O L AY :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.1.2012 tarihindemüvekkili sigorta şirketi tarafından kasko sigortalı 06 KJ148 plaka sayılı aracın Elazığ Merkez GenaralEşref Bitlis Caddesini takiben Tofaş kavşağı istikametindeseyir halindeyken, davalı belediyeye ait rögar kapağınaçarpması sonucu, oluşan zararın müvekkilişirket tarafından zarar görene ödendiğini,kazanın meydana gelmesinde davalı belediyenin kusuru olduğunu,davalı idarenin müvekkilinin zararını karşılamadığınıbelirterek, 2.684,26 TL’nin davalıya başvuru tarihi olan16.1.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Elazığ3. Asliye Hukuk Mahkemesi: 17.4.2014 gün ve E:2013/90, K:2014/213sayı ile, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu olupolmadığının tespitinin gerektiği, adli tıp kurumuraporuna göre davalı belediyenin %75 oranında kusurluolduğu, davalının kusuru nedeniyle zarar görene davacısigorta şirketi tarafından ödenen miktardan davalınınsorumlu olmasının gerektiği, davalının %75oranındaki kusur oranın da dikkate alınarak Adli TıpKurumunca belirlenen 2.640,00 TL tazminatın davalıdan alınarakdavacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmenkabulüne, fazla talebin reddine karar vermiş, bu karar davalıidare vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi:3.7.2014 gün ve E:2014/12684, K:2014/10598 sayı ile, somutolayın davacı vekilinin, yol seviyesinde olmayan rögarkapağına çarpması sonucu meydana geldiğini,davalı belediyenin yolun gerekli bakım ve onarımınıyapmaması nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerekdavalının hizmet kusuruna dayandığını, bu durumdaMahkemenin, davaya bakma görevinin idari yargıya ait olduğundanyargı yolu bakımından görevsizliğine ve dava dilekçesininreddine karar vermesi gerekirken hüküm kurulmasınındoğru görülmediği, bu nedenle davalı vekilinin temyizitirazının kabulü ile hükmün bozulmasına kararvermiştir.
ELAZIĞ 3.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 16.12.2014 gün ve E:2014/557, K:2014/718 sayı ile,bozma ilamına uyarak, olayın yol seviyesinde olmayan rögarkapağının çarpması sonucu meydana geldiği,davalı belediyenin kendi hudutları içerisinde bulunan yolungerekli bakım ve onarımını yapmaması nedeniylekusurluğu olduğu gerekçesiyle davanınaçıldığı, kamu hizmeti görmekleyükümlü olan davalı belediyenin bu kusurunun hizmetsırasında verdiği zararlardan dolayıanlaşmazlığın çözüm yerinin mahkemelerinindeğil idare mahkemelerinin olduğu gerekçesiyle, yargıyolu caiz bulunmadığından davanın usulden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istem ile idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ELAZIĞ 1. İDARE MAHKEMESİ:3.3.2015 gün ve E:2015/178 sayı ile, dava konusuuyuşmazlığın 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun uygulanmasına ilişkin bir tazminat davasıolduğu, anılan Kanunun 110. maddesi uyarınca davanıngörüm ve çözümünde adli yargı mercileriningörevli olduğu gerekçesiyle adli yargının görevalanına giren davanın 2577 sayılı Yasa’nın14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca görev yönünden reddigerektiğinden, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Abdullah ERGİN, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 4.5.2015 günlütoplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyası örneğinin Mahkemece, ekinde adli yargıdosyası örneği ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığı hasarıödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesiisteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;Şirkete sigortalı vasıtanın geçirdiği trafikkazası neticesinde hasarlandığı, bahis konusu olayneticesinde vasıtada maddi hasarın meydana geldiği; tespitedilen hasar bedelinin sigortalı vasıta sahibine ödendiği,olayın meydana gelişinde davalı idarenin yol kusurunun tespitedildiği, meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına tazminatödeyen şirketin kusur nispetine göre faiziyle birliktedavalıdan tahsili istemiyle davanın açılmışolduğu anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Elazığ 1. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Elazığ 3.Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Elazığ 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Elazığ 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16.12.2014gün ve E:2014/557, K:2014/718 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 4.5.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Abdullah
ERGİN
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy