T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 186 KARAR NO : 2015 / 202 KARAR TR : 6.4.2015 ÖZET : İdari yargı yerinde açılan davanın kesinleşmemiş olduğu, adli yargı yerinde açılan davanın duruşmasının devam ettiği, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş kesin veya kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmadığı anlaşıldığından, 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde belirtilen koşulların oluşmaması nedeniyle, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk. K A R A R Davacı : S.M. Vekili : Av. L.K. Davalı : SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı (EmekliSandığı Genel Müdürlüğü) Vekilleri : Av. H.M. &Av.Y.A. ( Adli Yargıda) O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; Emekli Sandığı(1050 gün), askerlik borçlanması (600 gün) ve SSK (3366gün) primlerinin toplamı 5016 gün olduğundan emekli olmakiçin Sosyal Sigortalar Karabük İl Müdürlüğü’neyapmış olduğu talep neticesinde 2103138396 tahsis numarasıile emekli olduğunu, emekli olmadan önce 10.03.2001 tarihinde EmekliSandığı Genel Müdürlüğü’ndentalebi üzerine bildirilen hizmet durum belgesinde EmekliSandığı hizmet süresinin 2 yıl 11 ay olduğununbildirildiğini, T.C. Emekli Sandığı GenelMüdürlüğü’nün tarafına bildirmişolduğu hizmet durum belgesinde 2 yıl 11 ay olarak hesaplanan EmekliSandığı hizmet süresinin daha sonra kurumun SGK yagönderdiği yazıda 2 yıl 5 ay 14 gün olduğununbildirildiğini, bu nedenle davacıdan 01.02.2005 ile 22.06.2009tarihleri arasında fazla ödenen 26912.36 TL’nin iadesininistendiğini, oysa emekli sandığı tarafındanyanlış bilgi verilmesi neticesinde emekliliğe müstehakolmadığı halde emekli aylığı almasınınsorumlusunun tamamen kurum olduğunu, tamamen kurumun yanlışbilgi ve belge vermesinden kaynaklanan bu olayda kendisinin herhangi birsuçu olmadığından, kurumun talebinin red edilmesini vemağduriyetinin giderilmesi istemi ile adli yargı yerinde davaaçmıştır. Karabükİş Mahkemesi: 22.03.2012gün ve 2009/89 Esas, 2012/60 Karar sayılı kararı ile aynen:“davacınınEmekli Sandığı(1050 gün),askerlik borçlanması(600 gün) ve SSK (3366 gün) primlerinin toplamı 5016 günolduğundan emekli olmak için Sosyal Sigortalar Karabük II Müdürlüğüneyapmış olduğu talep neticesinde 2103138396 tahsis numarasıile emekli olduğu, hizmet durum belgesinde Emekli Sandığıhizmet süresinin 2 yıl 11 ay olduğunun bildirildiği, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğününtarafına bildirmiş olduğu hizmet duamı belgesinde 2yıl 11 ay olarak hesaplanan Emekli Sandığı hizmetsüresinin daha sonra kurumun SGK ya gönderdiği yazıda 2yıl 5 ay 14 gün olduğunun bildirildiği, ayrıca SGK'nuntarafına gönderdiği gelir bağlama kararında da EmekliSandığı hizmet süresinin 2 yıl 11 ay olduğununbildirildiği, davacının toplam hizmet süresinin 4850güne inmesi ve 5000 günden az olması nedeniyleyaşlılık aylığından yararlanmaşartlarını kaybettiği gerekçe gösterilerekyaşlılık aylığının iptal edildiği,ancak bu durumun davalı kurumun kendisinden kaynaklandığı,yaşlılık aylığı bağlanmasıişlemlerinde davacıya yükletilebilecek bir kusurunbulunmadığı, bu sebeple kurum işlemindeki hata nedeniyledavacının yaşlılık aylığınınkesilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağıanlaşıldığından davacınındavasının kabulüne” karar vermiş, karardavalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay10.Hukuk Dairesi: 28.06.2012 günve 2012/10700 Esas, 2012/12801 Karar sayılı kararı ile aynen:“Somut olayda, Mahkemece, Emekli Sandığına yönelikolarak davanın tefrik edilerek, uyuşmazlığınçözümünün idari yargıya ait olduğununbelirgin olması karşısında, “yargı yoluyanlışlığı nedeniyle dinlenmesi mümkünbulunmayan dava dilekçesinin reddine” karar verilmesi ve odavanın sonucunun işbu davada bekletici mesele sayılarak,sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekildehüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir./Ohalde davalı kurum avukatının bu yönleri amaçlayantemyiz itirazları kabul edilmeli ve hükümbozulmalıdır.” denilmek suretiyle hükmünbozulmasına karar vermiştir. Bozma kararı üzerine dosyaKarabük İş Mahkemesi’nin 2012/215 sayılıesasını almış, dosyanın duruşması devametmekte olup, dava 30.04.2015 tarihine ertelenmiştir. Davacıvekili Zonguldak İş Mahkemesi dosyası kesinleşmeden, 19.12.2013tarihli dilekçesi ile; davalı kurumun Emekli SandığıGenel Müdürlüğü’nce bildirilen hizmet durumbelgesinde müvekkilin Emekli Sandığı hizmet süresininyanlış hesaplanmış olması sebebiyle,yaşlılık aylığından yararlanma şartlarınıkaybettiği gerekçe gösterilerek davalı kurumtarafından yaşlılık aylığının iptaledilmesine dair kurum işleminin iptaline karar verilmesi istemi ile idari yargıyerinde dava açmıştır. Zonguldakİdare Mahkemesi: 09.01.2014gün ve 2013/1880 Esas, 2014/18 Karar sayılı kararı ileaynen: “2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde;idari davaların Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesibaşkanlıklarına hitaben yazılmış imzalıdilekçelerle açılacağı, dilekçelerde;tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadlarıveya ünvanları ve adresleri ile gerçek kişilere aitTürkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu vesebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idariişlemin yazılı bildirim tarihinin, vergi, resim, harç vebenzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarınailişkin davalarla, tam yargı davalarında uyuşmazlıkkonusu miktarın gösterileceği; dava konusu kararın vebelgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesineekleneceği ve dilekçeler ile bunlara ekli evrakınörneklerinin karşı taraf sayısından bir fazlaolacağı hükmüne yer verilmiştir. Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; iptaliistenilen işlemin dava dilekçesine eklenmesi ve/veya tarih vesayısı ile tebliğ (öğrenme) tarihinin davadilekçesinde gösterilmesi gerekirken, bu hususlara uyulmadandüzenlenen dava dilekçesinin yukarıda yer verilen Kanunhükmüne uygun olmadığı sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle; 2577 sayılı Kanun'un 3.maddesi hükmüne uygunbulunmayan dava dilekçesinin aynı Kanun'un 15. maddesinin1.fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın bildirimtarihinden itibaren (30) gün içinde belirtilen noksanlartamamlanarak yeniden dava açılmakta serbest olmak üzere reddine” karar vermiştir. Davacıvekili bu kez 19.02.2014 tarihli dilekçesi ile; aynıgerekçelerle Sosyal Sigortalar Genel MüdürlüğüSigorta Emeklilik İşlemleri DaireBaşkanlığı’nın 22.05.2009 tarih ve 35613sayılı kurum işleminin iptali talebi ile idari yargıyerinde dava açmıştır. Zonguldakİdare Mahkemesi: 25.02.2014 gün ve 2014/218 Esas, 2014/404 Kararsayılı kararı ile aynen: “2577 sayılı Kanun'un 32/1. maddesinde;"Göreve ilişkin hükümler saklı kalmakşartıyla bu kanunda veya özel kanunlarda yetkili idaremahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idaremahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyiyapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir."hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 15/1-a maddesinde de,idari yargının görevli olduğu konularda, görevli veyayetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetkiyönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veyayetkili mahkemeye gönderileceği hükmebağlanmıştır. Bu durumda; emekli olandavacının, hizmet süresinin yanlışhesaplandığından bahisle yaşlılıkaylığının kesilmesine ilişkin Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığınca tesis edilen dava konusu işleminiptali istemiyle açılan bu uyuşmazlığınçözümünde dava konusu işlemi tesis eden idareninbulunduğu Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle; 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin l/a bendiuyarınca davanın yetki yönünden reddine, davadosyasının yetkili Ankara İdare Mahkemesi’negönderilmesine” karar vermiştir. Ankara 4.İdare Mahkemesi: 07.04.2014 gün ve 2014/485 Esas, 2014/514 Kararsayılı kararı ile aynen: “5510Sayılı Kanunun değişik 106. maddesi ile, 142, 143, Ek 36,Geçici 20, 81, 87. maddeleri hariç yürürlüktenkaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 1.maddesinde, bu Kanunun amacının, iş kazalarıyla meslekhastalıkları, hastalık, analık, malullük,yaşlılık ve ölüm hallerinde bu Kanunda yazılışartlarla sosyal sigorta yardımları sağlanmasıolduğu belirtilmiş; 60. maddesinde, yaşlılıkaylığından yararlanma esas ve şartlarına, 61.maddesinde, yaşlılık aylığınınhesaplanmasına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, 134.maddesinde de, bu Kanunun uygulanmasından doğanuzlaşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalarabakmakla görevli mahkemelerde görüleceği kuralı yeralmıştır. 01.10.2008 tarihinden itibarenyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun 1. maddesinde, bu Kanununamacının, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasıbakımından kişileri güvence altına almak, busigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardanyararlanma şartlan ile finansman ve karşılanma yöntemlerinibelirlemek, sosyal sigortaların ve genel sağlıksigortasının işleyişi ile ilgili usul ve esaslarıdüzenlemek olduğu belirtilmiş; 28. maddesindeyaşlılık sigortasından yararlanma şartlarına, 29.maddesinde yaşlılık aylığınınhesaplanmasına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.Kanunun “Uyuşmazlıkların ÇözümYeri” başlıklı 101. maddesinde ise, bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıylailgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların işmahkemelerinde görüleceği kurala bağlanmıştır. Dosyanınincelenmesinden; Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunukapsamında Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olarak kendisineyaşlılık aylığı bağlanandavacının, hizmet süresinin yanlışhesaplandığından bahisle yaşlılıkaylığının kesildiği, anılan işlemin iptaliistemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın, SosyalSigortalar Kurumu sigortalısı olarak emekli olan davacının,506 sayılı Kanuna göre bağlanan yaşlılıkaylığının hizmet süresinin yanlışhesaplandığından bahisle kesilmesine ilişkin SosyalSigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Emeklilikişlemleri Daire Başkanlığı işlemindenkaynaklandığı anlaşılmakla, 5510 sayılıKanunun yukarıda belirtilen 101. maddesi hükmükarşısında, davanın görüm veçözümünde idari yargı yerinin değil, adliyargı yerinin (iş mahkemelerinin) görevli bulunduğusonucuna varılmaktadır. Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı idari Yargılama UsulüKanununun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine” karar vermiş, karar davacı vekiline26.05.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalıya tebliğedildiğine ve kararın kesinleştiğine ilişkin dosyakapsamında herhangi bir bilgi veya belge yeralmamaktadır. Davacıvekili 19.01.2015 tarihli dilekçesi ile ortaya çıkangörev uyuşmazlığının giderilmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini talepetmiş; Ankara 4.İdare Mahkemesince dosya Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.4.2015 günlütoplantısında; Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, başvurunun usul yönünden reddiyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada başvurunun usul yönünden reddigerektiği yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: 2709sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 158.maddesinin birinci fıkrasında “Uyuşmazlık Mahkemesiadli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözümlemeye yetkilidir”. denilmiş; 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde “Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu Kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir. Özel kanun uyarınca hakemebaşvurulmasının zorunlu olduğu hallerde, eğer hakemlikgörevi hakim tarafından yerine getirilmiş ise bu merci,davanın konusuna göre, yukarıdaki fıkrada yazılıadli veya idari yargı mercilerinden sayılır.”hükümleri yer almıştır. 2247 sayılı Yasanın14.maddesine göre; olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararın kesin veya kesinleşmiş olması gerekmekte; buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, hukuk uyuşmazlıklarındaancak davanın taraflarınca ileri sürülebilmektedir. Aynı Yasa’nın 27.maddesinde ise, Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlıkçıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarınailişkin istemleri önce şekil ve süre açısındaninceleyeceği; yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yerverilmiştir. Anılan hükümleregöre, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce bir görev ya dahüküm uyuşmazlığının incelenebilmesiiçin, uyuşmazlığa konu edilen karar veya kararların,adli, idari veya askeri yargı mercilerince ya da hakemliğin hakimtarafından yerine getirilmesinde olduğu gibi yargı mercisayılanlarca verilmesi ve 14.madde kapsamında olumsuz görevuyuşmazlığının varlığından sözedebilmek için de; adli, idari veya askeri yargı yerlerinden en azikisi tarafından konusu, tarafı ve sebebi aynı olan davalarda kesinolarak verilmiş veya kesinleşmiş görevsizlikkararlarının bulunması gerekmektedir. Dosya kapsamında yapılaninceleme neticesinde; Adli yargıda açılan davadadavacının, davalı idarenin haksız ödeme nedeni ileödenen 26912,36 TL’nin iadesi isteminin reddini talep ettiği,idari yargıda açılan davada ise davacının,yaşlılık aylığı bağlanmasıkararının iptaline ilişkin işlemin iptaline kararverilmesini istediği anlaşılmakla, her iki davanınkonusunun farklı olduğunda şüphe bulunmamaktadır. Bunedenle davacının talebi yönünden 2147 sayılıKanun’un 14.maddesinde öngörülen “davalarınkonusunun aynı olması” şartıgerçekleşmemiştir. Ayrıca; İdare Mahkemesince,Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilen idari yargıdosyasında; Ankara 4.İdare Mahkemesi’nce verilen görevsizlikkararının davacı vekiline tebliğ edildiği ancakdavalı vekiline tebliğ edildiğine ve kararınkesinleştiğine ilişkin dosya içerisinde herhangi birbilgi ve belgenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce, dosya içinde yeralmayan Karabük İş Mahkemesi’nin 2009/89 Esassayılı ve 2012/215 Esas sayılı dava dosyası Uyaportamında incelemeye açtırılmış olup,dosyaların incelenmesinden; Karabük İş Mahkemesi’nin22.03.2012 gün ve 2009/89 Esas, 2012/60 Karar sayılı kararıile esas yönünden davanın kabulüne karar verildiği,davalı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 10.HukukDairesi’nin 28.06.2012 gün ve 2012/10700 Esas, 2012/12801 Kararsayılı kararı ile görev yönünden bozmakararı verildiği, bozma kararı üzerine dosyanınKarabük İş Mahkemesi’nin 2012/215 sayılıesasına kaydedildiği, duruşmasının devam ettiğive duruşmasının 30.04.2015 tarihine ertelendiğianlaşılmıştır. Olayda, davacı vekilincegörevli merciin belirlenmesi için 2247 sayılıYasanın 14.maddesi kapsamında Mahkememize başvurulmuşolmasına karşın, Ankara 4.İdare Mahkemesi’ningörevsizlik kararı henüz kesinleşmediğinden veKarabük İş Mahkemesi dosyasının duruşmasıdevam ettiğinden, 2247 sayılı Yasanın 14. maddesindeöngörülen “kesin ve kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine” koşulu geçekleşmemiştir. Açıklanan nedenlerle,2247 sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun, aynı Yasanın27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. S O N U Ç : 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenkoşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynıYasa’nın 27. maddesi uyarınca REDDİNE, 6.4.2015gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy