T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 177
KARAR NO : 2015 / 193
KARAR TR : 6.4.2015
ÖZET: Davacıların oğlu ve kardeşlerinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazası olayında, Karayolları 12. Bölge Müdürlüğünün, kaza mahallinde oluşabilecek heyelan ve tehlikelere karşı yeteri kadar önlem almadığından bahisle, uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1-G.Ç. 2-D.Ç. 3-T.Ç. Vekillleri : Av.B.K. Davalılar : Adli Yargıda: 1- Y.E.Ö Vekilleri : Av. Ü.Ç.,Av.O.Ç. 2-Karayolları 12. BölgeMüdürlüğü Vekili : Av.S.P. İdari Yargıda: Karayolları12. Bölge Müdürlüğü O L A Y : Davacılarvekili dava dilekçesinde; müvekkillerden G.Ç.’nınoğlu ve D. ile Tülay’ın kardeşi olan Ü.Ç.’nın,12.01.2013 tarihinde Erzurum havaalanına gitmek üzere YeşilArtvin Seyahat’e ait 08 AK 666 plakalı otobüsebindiğini, otobüs seyir halindeyken Tortum ilçesisınırları içerisinde Ulubağ Köyü mevkiindeKopuk Sırtı Tepesinden yuvarlanan bir kayanın ön camdangirerek sağ ön koltukta oturmakta olan Ü.Ç.’nınbaşına çarptığını, ağıryaralı olarak kaldırıldığı ErzurumAraştırma Hastanesinde yapılan ameliyat sonucunda dakurtarılamayarak 4 gün sonunda adıgeçenin vefat ettiğini; başlatılan soruşturma kapsamında Tortum CumhuriyetSavcılığının soruşturması sonucu TortumAsliye Ceza Mahkemesinin 2013/124 Esas ve 2014/52 Karar sayılıdosyasında yargılama yapıldığını; yargılamadosyasında 13.02.2013 tarihli raporda kaza mahallinde oluşabilecekheyelan ve tehlikelere karşı yeteri kadar önlemalınmadığı gerekçesiyle Karayolları 12.Bölge Müdürlüğünün kusurlu bulunduğunu;Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafındandüzenlenen 09.05.2013 tarihli raporda da araçsürücüsünün ve maktülün de kusursuz bulunduğunu,yolun bakımından sorumlu olan kişinin sorumlu olduğununbildirildiğini; yolun bakımından sorumlu kişi olarakdavalı Y.E.Ö’ın tespit edildiğini; Tortum Asliye CezaMahkemesi tarafından yapılan yargılamada Adli Tıp KurumuTrafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda dakazanın meydana gelmesinde yolun bakımından sorumlu olankişi, kurum ve kuruluşların sorumlu olduğunun belirtildiğini; olaydan hemen sonra trafik memuru bilirkişi tarafındandüzenlenen raporda da kaza mahallinde oluşabilecek heyelan vetehlikelere karşı yeteri kadar önlem almamasındandolayı Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddelerine göreKarayolları 12.Bölge Müdürlüğününkusurlu bulunduğunu; esasen davalı Y.E.Ö’ın,davalı Karayolları 12. Bölge Müdürlüğüçalışanı olduğunu, bu nedenle Y.E.Ö’ınkusurundan kaynaklanan zarardan da davalı Karayolları 12. BölgeMüdürlüğünün müştereken vemüteselsilen sorumlu bulunduğunu; müvekkillerinin, Ü.Ç.’nınölümü ile büyük bir maneviçöküntü ve şok yaşadıklarını, müvekkillerinmaddi ve manevi zararlarının karşılanmadığını;daha önce eşini/babalarını kaybeden müvekkillerinin,ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını ifade ederek; davalılartarafından müştereken ve müteselsilen, fazlaya dairhakları saklı kalmak üzere ve hükmedilecek bütüntazminat miktarlarına olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak; müvekkillerdenG.Ç.’ya destekten yoksunluk kapsamında maddi tazminat olarak5.000.-TL ve manevi tazminat olarak 50.000.-TL ödenmesine, fazlahakların saklı tutulmasına; müvekkillerden D.Çadırcı ve Tülay Çadırcı yararınaayrı ayrı 30.000.-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesiistemiyle Y.E.Ö ve Karayolları 12. BölgeMüdürlüğüne karşı 29.5.2014 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır. TORTUMASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 16.9.2014 gün ve E:2014/153, K:2014/420sayı ile, dava dilekçesinin, tarafların cevapdilekçelerinin özetine yer verdikten sonra; Mahkemelerindeaçılan davaya konu olan olayda, davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün olayın gerçekleştiğibölgede yol yapımı işleminigerçekleştirdiği, davalı Y.E.Ö'ın iseKarayolları Genel Müdürlüğü bünyesindeçalışan kamu görevlisi olduğu, davacılarındava dilekçelerinde davalıların hizmet kusurlarınadayandıklarından davalı Karayolları GenelMüdürlüğü açısındanaçılan davanın İYUK uyarınca yargı yolubakımından mahkemelerinin görevsizliğine, dosyanınErzurum İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmişolduğu; davalı kamu görevlisi Y.E.Öaçısından ise Anayasanın 129. maddesi uyarıncadavanın husumetten reddine karar verildiği belirtilerek,hüküm fıkrasında tekraren; davalı KarayollarıGenel Müdürlüğü açısındanaçılan davanın mahkemelerinin yargı yolubakımından GÖREVSİZLİĞİNE, kararkesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli Erzurumİdare Mahkemesine talep halinde gönderilmesine; davalı Y.E.Öaçısından, açılan davanınAnayasanın 129. maddesi uyarınca husumetten REDDİNE kararvermiş; bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacılarvekili bu kez aynı istemle, yalnızca Karayolları 12. BölgeMüdürlüğüne karşı, idari yargı yerindedava açmıştır. ERZURUM2.İDARE MAHKEMESİ: 17.2.2015 gün ve E:2015/108 sayı ile,aynen; “(…) 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un "Yargı Mercilerinin Uyuşmazlık MahkemesineBaşvurmaları" başlıklı 19.maddesinde "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."hükmüne yer verilmiştir. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1.maddesinde; Kanununamacının Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2.maddesinde; bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun Karayollarındauygulanacağı, 10.maddesinde; yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan, 2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasa'nın 14.maddesiyle değişik 110.maddesinde;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir" hükmüne, Geçici21.maddesinde de; "Bu Kanunun 110.maddesinin 1.fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz." denilmiştir. Belediyealeyhine İdare Mahkemesinde açılan başka bir tazminattalepli tam yargı davasında, İdare Mahkemesi 2918sayılı Yasa'nın 110.maddesinin l.fıkrasının birincive ikinci cümlelerinin Anayasaya aykırı olduğukanısına varmış, idare Mahkemesinin bu iki cümleniniptali istemiyle yaptığı başvuruyu inceleyen AnayasaMahkemesi 08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayılı,08.11.2012 gün ve E:2012/l 18, K:2012/170 sayılı ve 28.05.2013gün ve E:2013/59, K:2013/68 sayılı aynı içeriklikararları ile; "2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110.maddesinin 1 .fıkrasında, bu Kanun’dandoğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir, itiraz başvurusundabulunan mahkeme ise İdare Mahkemesi olup davaya bakmakta görevli veyetkili mahkeme değildir. Başvurunun Mahkeme’ninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.” kararınavarmıştır. Davadosyasının incelenmesinden; 12/01/2013 tarihinde Yeşil ArtvinSeyehat'e ait olup Kemal BODUR'un sevk ve idaresinde bulunan 08 AK 666plakalı aracın Erzurum ili, Tortum ilçesi, Ulubağköyü mevkiinde seyir halinde iken kaza yapması nedeniyleuğranılan toplam 5.000,00.-TL maddi, 110.000,00-TL manevizararın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tazmine kararverilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla,2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninbenzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davaya bakmakla görevlibulunmadığı yolundaki kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin Karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim,01.08.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi'nin (Hukuk Bölümü) 01.07.2013 gün ve E: 2013/762K:2013/1083 sayılı kararı da aynı yöndedir. Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve işleyişiHakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda uyuşmazlıkmahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine…” kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.4.2015 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında davalılardan Karayolları 12. BölgeMüdürlüğü aleyhine açılan dava yönünden görevuyuşmazlığı doğduğu; idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacılarınoğlu ve kardeşlerinin ölümüyle sonuçlanantrafik kazası olayında, Karayolları 12. BölgeMüdürlüğünün, kaza mahallinde oluşabilecekheyelan ve tehlikelere karşı yeteri kadar önlemalmadığından bahisle, uğranılan maddi ve manevizararın tazmini istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altında hızsınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Davadosyasının incelenmesinden; davacıların oğlu vekardeşleri olan Ü.Ç.’nın; 12.01.2013tarihinde havaalanına gitmek üzere bindiği otobüse, seyirhalindeyken Tortum ilçesi sınırları içerisindeUlubağ Köyü mevkiinde Kopuk Sırtı Tepesindenyuvarlanan bir kayanın ön camdan girdiği, sağ önkoltukta oturmakta olan Ü.Ç.’nın başınaçarparak ağır yaralanmasına ve ölümüne yolaçtığı; trafik kazası olayında,Karayolları 12. Bölge Müdürlüğünün,kaza mahallinde oluşabilecek heyelan ve tehlikelere karşı yeterikadar önlem almadığından dolayı sorumlu bulunduğuiddia edilerek, uğranılan maddi ve manevi zararın tazminiistemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Erzurum 2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ileTortum Asliye Hukuk Mahkemesinin; 16.9.2014 gün ve E:2014/153, K:2014/420 sayılıkararının; davalı Karayolları 12. BölgeMüdürlüğü yönünden verdiğigörevsizliğe ilişkin kısmının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 2.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Tortum Asliye HukukMahkemesinin; 16.9.2014 gün ve E:2014/153, K:2014/420 sayılıKARARININ davalı Karayolları 12. BölgeMüdürlüğü yönünden verdiği GÖREVSİZLİĞEİLİŞKİN KISMININ KALDIRILMASINA, 6.4.2015 gününde, Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Somutuyuşmazlıkta, davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün karayolunun yapım, bakımve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanın meydanageldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı Yasanın KTK'nın 7.md. "Karayolları GenelMüdürlüğünün Yapım ve Bakımındansorumlu olduğu Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri alma ve aldırmanın" İdarenin görev veyetkileri arasında bulunduğuna işaret edilmiş, 6001Sayılı Karayolları GenelMüdürlüğünün teşkilat ve görevlerihakkındaki kanunun 4.md. "Hazırlayacağı programlaruyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarım sağlayacak şekilde sürekli bakımaltında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarımım yaptırmak, işletmek ve işlettirme" GenelMüdürlüğün görev ve yetkileri arasındagösterilmiş, TCAnayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumdaKarayolları Genel Müdürlüğünün sorumlulukalanındaki yolun yapım, bakım ve onanmınınyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunugerektiren bir husus olup olmadığının tespitinde esas almanidare hukuku kurallarına ve 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md.sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür... " hükmügetirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkçabelirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğununhangi yargı kolunda görüm ve çözümükonusunda yasada bir düzenleme bulunmadığından İdarive Adli Yargı organları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygunolarak Adli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan^ yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira;"T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dairbir işaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Özbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesi yürürlüktekalmaya devam eder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somutolaylarda o maddenin ne anlama geldiğine, yani nasılyorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onuuygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu redkararı verirken yaptığı yorumunun diğer mahkemeleribağlaması mümkün değildir. Bir kanun maddesininnasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve AskeriYargı organları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askerikollarının üst mahkemesi olmadığına göre buyargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesimümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiğiyorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza,Sayın çoğunluğun karan dayandırdığıT.C. Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik karannınbulunmaması, diğer yargı kolları ile arasında birgörev ihtilafının çıkmaması nedeniyleuygulanması mümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaİçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukukisorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı IYUK 2/1-b md. sayılan tam yargıdavasında görüm ve çözümünde İdariYargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğunun görüşünekatılamıyorum. ÜYE EYÜPSABRİ BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy