T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 212
KARAR NO : 2015 / 227
KARAR TR : 6.4.2015
ÖZET: Trafik kazası sonucu sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın bir kısmının davalı idarelerce giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı Vekilleri : Av.T.A. - Av. Y. Y. Av. A. Ö. Ç.-Av.Y. D. Davalılar : 1-Ergani BelediyeBaşkanlığı Vekili : Av.F. K. 2-Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av.R. Y. O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde; müvekkili Şirkete …sayılıpoliçe ile sigortalı bulunan Vedat Datumani’ye ait 08 AS 911plakalı vasıtanın, 25.10.2013 tarihinde, Bülent Temelyönetiminde, Diyarbakır İlinden Ergani İlçesinedoğru, Gülbaran Caddesi, Gülbaran Küme evleriistikametinden Gülbaran Mezarlığı İstikametine seyirhalinde iken, Gülbaran Küme Evleri yol ayrımınageldiği esnada, yolda gerekli trafik işaret ve levhalarınbulunmaması, trafik düzeni ve güvenliğiaçısından gerekli düzenleme ve işaretlemelerinbulunmaması sebebi ile meydana gelen tek taraflı trafik kazasıneticesinde hasarlandığını; bu kaza sebebi ilesigortalıya 16.12.2013 tarihinde, 19.400,00.TL.’sı tazminat ödendiğini;(19.400,00.TL.’sı aracın değeri -9.350,00.TL.’sı aracın hasarlı vaziyetteki değeri =10.050,00.TL.’sı hasar bedeli) kazanın, yolun bakım veonarımından sorumlu bulunan davalı belediyelerin,sorumluluklarında bulunan yolda gerekli işaretleme ve uyarılevhalarını bulundurmamaları, yolun trafik güvenliğinisağlayacak önlemleri almamaları sebebiyle meydana geldiğini;bu kazanın oluşumunda davalı belediyelerin % 75 oranındakusurlu bulunduğunu; davalılara 27.12.2013 tarihli yazılarıile ayrı ayrı müracaat edilmiş ise de, 16.1.2014 ve17.01.2014 tarihli yazılar ile olumsuz cevap verildiğini; müvekkiliŞirketin, ödediği 10.050,00.TL.’sı tazminat sebebiile, TTK.nun 1472. maddesine göre sigortalısının halefi olduğunuve davalı belediyelerin % 75 kusur nispetine isabet eden7.537,50.TL.’sının tahsili için davaaçtıklarını ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydı ile, 7.537,50.TL.’sıtazminatın, 16.12.2013 ödeme tarihinden itibaren, işleyen avansfaizi masraf ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardanmüştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istemiyle26.2.2014 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. ERGANİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:23.10.2014 gün ve E:2014/422,K:2014/1381 sayı ile, dava dosyasının kapsamlı birözetine yer verdikten sonra; tüm dosya kapsamına göre;davanın, konusu itibariyle idare tarafından üstlenilen kamuhizmetinin yürütülmesi sırasında davacınınuğradığını iddia ettiği zararın tazminineilişkin olduğunun anlaşıldığı; kamu hizmetigörmekle yükümlü olan belediyelerin, kamu hizmetlerisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi olmadığı, kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev veyetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararların,niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olduğu, buzararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerektiği; görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, mahkemece kendiliğinden(re'sen) dikkate alınması gerektiğinden bahisle; mahkemelerininHMK nun 114/1-b maddesi uyarınca (adli yargı) yolubakımından görevsiz bulunması nedeniyle davadilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar vermiş; bukarar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır. DİYARBAKIR2.İDARE MAHKEMESİ: 9.3.2015 gün ve E:2015/154 sayı ile, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19., 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunun 2. 14. ve 15. maddelerineyer verdikten sonra; 2918 sayılı Karayolları Trafik KanunununGörevli ve Yetkili Mahkeme başlıklı 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yer verildiği;dava dosyasının incelenmesinden, davacı R.S. A.Ş. vekiliAV. T.A. tarafından, , Diyarbakır İli, Erganiİlçesi, Gülbaran Caddesi, Gülbaran Küme evlericivarında sürücü Vedat Datumani'nin sevk ve idaresindeki 08AS 911 plakalı aracın karıştığı maddihasarlı trafik kazasında söz konusu aracı sigorta edenşirket sıfatıyla ödeme yapan davacı tarafından,kazanın meydana gelmesinde davalı idarelerin hizmet kusurubulunduğu iddia edilerek ödenen 7.537,50 TL'nin 16.12.2013 tarihindenitibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalı idarelerdentahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davada; Ergani AsliyeHukuk Mahkemesi'nin 23.10.2014 gün ve E:2014/422, K:2014/1381 sayılı,kararıyla uyuşmazlığın idari yargınıngörev alanına girdiğinden bahisle "görev ret"kararı verildiği, bunun üzerine bakılan davanınaçıldığının anlaşıldığı; olayda, Asliye Hukuk Mahkemesi kararında 2918 sayılı Kanununun110. maddesinin uygulanamayacağı, davanın dayanağıolan trafik kazasında işleteni veya sahibi devlet veya diğerkamu kuruluşları olan araçların yeralmadığı belirtilmişse de anılan Kanun maddesindeişleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceği hükmebağlandığından bu tür uyuşmazlıklarınadli yargı yerlerinde çözülmesi gerektiği sonucunavarıldığı; nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin05.11.2012 günlü, E:2012/144, K2012/224 sayılı kararıve istikrar kazanmış çok sayıda kararının da buyönde olduğu gerekçesiyle; davanın görevyönünden reddine, 2247 sayılı Kanunun 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için davadosyalarının Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı'na gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.4.2015 günlü toplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalıaracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın bir kısmının davalı idarelercegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacı Şirkete Kasko Sigorta Poliçesi ilesigortalı aracın, 25.10.2013 tarihinde, Diyarbakırİlinden Ergani İlçesine doğru, Gülbaran Caddesi,Gülbaran Küme evleri istikametinden GülbaranMezarlığı İstikametine seyir halinde iken, GülbaranKüme Evleri yol ayrımına geldiği esnada, meydana gelen tektaraflı trafik kazası neticesinde hasara uğradığı;bu kaza sebebi ile sigortalıya tazminat ödendiği;kazanın, yolun bakım ve onarımından sorumlubulunan davalı belediyelerin, sorumluluklarında bulunan yolda gerekliişaretleme ve uyarı levhalarını bulundurmamaları,yolun trafik güvenliğini sağlayacak önlemleri almamalarısebebiyle meydana geldiğinden bahisle; davalı belediyelerin %75 kusur nispetine isabet eden kısmının tazmini istemiyledava açıldığı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 2. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin23.10.2014 gün ve E:2014/422, K:2014/1381 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 6.4.2015 gününde, Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Somutuyuşmazlıkta, davalı Belediyenin karayolunun yapım,bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanınmeydana geldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı KTK'nm l0.md. "Belediyelerin yapım vebakımından sorumlu olduğu yollan, trafik düzen vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, karayoluyapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almakla görevli"olduğuna işaret edilmiş, TCAnayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577Sayılı IYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davalan, idari dava çeşitleriarasında" sayılmıştır. Bu durumdabelediye sınırları içindeki yolun yapım, bakımve onanmının yapılmadığı nedeniyle doğanzarann tazmininin amaçlanmış ölmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiği zarann ödetilmesineyönelik bulunan uyuşmazlık konusu davanın, olayda kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallanna ve 2577 Sayılı IYUK 2/1-bmd. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür... " hükmügetirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğun^ ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişitilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından İdari ve Adli Yargı organlanarasında çıkan görev uyuşmazlıklannısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlannın verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 SayılıYasa'nın amacma uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira;"T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dairbir işaret yolltur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamım veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Özbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesi yürürlüktekalmaya devam eder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somutolaylarda o maddenin ne anlama geldiğine, yani nasılyorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onuuygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu red karanverirken yaptığı yorumunun diğer mahkemeleribağlaması mümkün değildir. Bir kanun maddesininnasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve AskeriYargı organları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askerikollarının üst mahkemesi olmadığına göre buyargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesimümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiğiyorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri,diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin bu yorumlarınıbenimsemelerine bağlıdır. Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesikararlarında yapılan yorumlar diğer mahkemeleri bağla'maz.Zira Anayasa Mahkemesi kararlarınınbağlayıcılığı bu kararların hükümfıkralarına münhasırdır. (Türk Anayasa HukukuDersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza,Sayın çoğunluğun karan dayandırdığıT.C. Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kolları ile arasında birgörev ihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, Danıştay 15. DaireE. 2013/7688, K. 2013/7397 sayı, E. 2013/14339, K. 2014/182 sayı vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukukisorumluluğunun Adli Yargıda görüm ve çözümünüdüzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. ÜYE EYÜSABRİ BAYDAR
: R.S.A.Ş.
Full & Egal Universal Law Academy